10 Haziran 2023 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU'NA AKŞENER MODELİ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Sistemi değiştirme mottosu ile bir araya gelen muhalefetin, ilk turun sonunda birliktelik amacını yitirmesi, bundan sonraki süreçte "Birleştirici unsur ne olacak?" konusunda arayışı gündem getirdi.

İttifakı dağıtma isteğiyle, "Yalnız kalanı yutarlar..." düsturu arasında sıkışan muhalefetin, arafta kalan bu duyguları siyasetlerine de yansıyor.

Yalnız İYİ Parti, yeni dönemde, CHP'nin koltuğuna göz dikmiş durumda...

25 Mart 2023 Cumartesi

YÜKÜ TAŞIYAMAYANLAR GİTMELİ

Haftalar süren yıkıcı depremin ardından yine haftalar süren yıkıcı siyasi bir atmosfere teslim oldu canım Türkiyem...

O kadar dert varken seçimi erken yapmak yerine zamanında yapmanın gerekliliği şu günlerde yaşadıklarımızdan bile anlaşılabilir aslında...

Depremzedelerin yaşadığı sorunları bir yana koysak bile enkaz altında eşini, çocuğunu veya anne babasını çıkarıp toprağa vermek isteyenler hâlâ acılı bir bekleyiş içindeler.

11 Mart 2023 Cumartesi

PROJELER SEÇİMİ GELİYOR

Millet İttifakı, pazarlık protokolü ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ortak aday olarak açıkladı.

Millet İttifakı’nın “Ülkede yanlış giden şeyler var.” diyerek kurduğu masanın Erdoğan karşıtlığı dışında çok az çözümde birleştiği bir yıl süren toplantıları izledik.

Her toplantı sonrasında açıklanan tutanaklarda birbirlerinin ayağına basmamak için özenle seçilen kelimelerin sıraya koyulduğunu, tabanlarda biriken gazın öteye gönderildiğine şahit olduk.

28 Ocak 2023 Cumartesi

ADAYLIK SAVUNMASI HAZIR

Altılı Masanın İYİ Parti ev sahipliğinde gerçekleşen 11.toplantıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olamayacağı ve buna ilişkin hukuki girişimlerde bulunulacağı kararı çıktı.

2007 yılında yapılan anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi anayasa hükmü hâline geldi.

11.Cumhurbaşkanı olarak “Kardeşim Abdullah” tabiriyle Abdullah Gül’ü öne çıkaran Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kararı Abdullah Gül’ün aynı zamanda Meclis’te seçilen son Cumhurbaşkanı olmasını sağladı.

14 Ocak 2023 Cumartesi

DÖNÜŞÜM SİYASETİNE YÖNELİN

Seçime yaklaştıkça iç ve dış politika çok hızlı bir şekilde değişime uğramaya başladı.

Avrupa Birliği’nde görevli Türkiye Cumhuriyeti heyetindekilerle yaptığım görüşmeler çarpıcı bazı bilgiler barındırıyor.

Avrupa Birliği’nin Erdoğan’ı istemediği bir sır değil.

Fakat son zamanlarda seçime doğru giderken devletler arasındaki diplomatik teamüllere zarar vermeyecek ölçüde iktidara yol açmamak için uğraştıklarını öğrendim.

10 Aralık 2022 Cumartesi

ZORLANAN CHP’NİN YIKIM OYUNU

Siyasetin kilitlendiği iki konu var:

Birisi “Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı” sorusu diğeri ise “erken seçim olup olmayacağı” sorusu...

Aslında bu iki konuyu birbirine bağlayan birkaç farklı konu daha var.

22 Ekim 2022 Cumartesi

LİDERLER KOZLARINI PAYLAŞSIN

Meclis’in açılmasıyla birlikte siyasetin de hareketlendiği o olağan günleri yaşıyoruz.

Her hafta düzenlenen grup toplantıları ile seçime doğru giderken birbirlerine karşı daha da sertleşen siyasiler, vatandaşın gönlünü alabilmek için söylem merkezli bir politikaya girdiler bile...

Çeşitli uzmanlarla anlaşarak seçim ve söylem politikası belirlense de son karar vatandaşın memnuniyetine veya ikna edilmesine göre verilir.

Hiçbir reel durumu dışlamayan ve sonuna kadar pragmatist olan vatandaşımız olduğu gerçeğini kabul edince analizleri yapmak daha kolay oluyor.

İdeolojik söylemler, inanç ve düşünce değerlemeleri yaparak vatandaşı olmadık yere koymamak gerekiyor.

10 Eylül 2022 Cumartesi

SİYASİ PARSA KAVGASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Balkan gezisi öncesiyle de sonrasıyla da oldukça keskin politika değişikliklerine sahne oldu.

Yola çıkmadan havalimanında yaptığı açıklamalarla Yunanistan’a Adalar konusunda verilen ültimatomun karşılık bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanlıların yola gelmeye başladığını vurguladı.

Yunan tarafından yapılan açıklamaları izlediğimizde “Bir gece ansızın gelebiliriz.” açıklamasıyla birlikte Yunanların kendilerini bir anda NATO’ya savurarak “Bu açıklama hiç hoş olmadı!” tadında bir geri vites yaptıklarını gördük.

İstenilen olmasa da en azından krizi tırmandırmak yerine korkuya boyun eğen Yunan siyasetçiler var.

4 Haziran 2022 Cumartesi

DOĞUDA NEDEN SADECE İKİ PARTİ VAR

Seçim takvimine girilmesiyle birlikte polemikler ve siyasetçilerin gövde gösterileri iyiden iyiye kendisini göstermeye başladı.

2023 Haziran seçimlerine neredeyse 1 yıl kaldı.

365 günün her biri seçim için belirleyici olacak...

Bu sürede halkın rüzgarını arkasına almaya çabalayan siyasetçilerin kaçırdığı çok önemli bir gerçek var: 

O da vatandaşın artık eski reflekslerden uzak olduğu gerçeği...

Yani sosyal medyası bir yanda, zengin Batılı devletlerin yaşam standartlarını talep edecek öngörü gösterilmesi başka bir yanda...

Vatandaşı ikna etmek hiç de kolay olmayacak...

21 Mayıs 2022 Cumartesi

GELİNİM SEN ANLA OYUNU

İnanılmaz bir haftayı daha geride bıraktık.

Külliye’de ardı ardına gerçekleşen önemli ziyaretlerden NATO’yu hareketlendiren çıkışa ve iç politikada keskin dönemeçlere kadar birçok olayı yine bir haftaya sıkıştırabildik.

Her bir olayın arkasında uzun uzadıya gündeme getirilecek meseleler var.

Analiz üstüne analiz yapmamız gerekir.

Bu sütunların yetersizliği yine potpuri yapmamıza neden olacak.

CANAN KAFTANCIOĞLU ve İSTANBUL MİTİNGİ

Canan Kaftancıoğlu’nun hukukumuza göre "suçlu" olduğu delilleriyle ispatlanmış ve hüküm altına alınmış durumda...

“Emsal olaylar var, onlara neden yargılama yapılmıyor?” diye soranlar oluyor.

Efendim, itirazı olan için yargı yolu açık, buyursunlar emsal gösterip dava açsınlar.

AK ile KARA belli olsun...

“Canan bizimdir!..” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mitingi Bursa’dan İstanbul’a alması olayını da çok iyi değerlendirmek gerekiyor.

HDP’lilerin yaptıklarından ötürü HDP’nin kapatılmasıyla ilgili bir gündem, sessizce orada bir yerde beklerken Canan Kaftancıoğlu’nun HDP’nin kapatılması istemine konu edilecek suçlardan son anda Yargıtay kararıyla kurtulması oldukça dikkate değer bir konu...

Buna rağmen suçluluğu tescil edilen Canan Kaftancıoğlu’na parti içerisinde neredeyse hiç kimse destek vermezken Kılıçdaroğlu’nun sahiplenmesinin de bir amacı var:

Kılıçdaroğlu kitleleri harekete geçirecek bir hikâye arıyor.


Adalet Yürüyüşü’nün hikâyesi toplumda karşılık bulacak meselelerde CHP’nin nasıl da etkileşime girebildiğini gösterdi.

Kılıçdaroğlu yaklaşan seçim takviminde elindeki tüm fırsatları kullanmak istiyor.

Sertleşen dil ile birlikte “Çekilin önümden!” çıkışıyla partililere sınır koymasının tek sebebi de bu...

İstanbul Mitingi’ndeki etkileşim bu süreçte Kılıçdaroğlu’nun ne kadar karşılık bulacağını ve politikasını ne yöne evireceğini de belirleyecek...

Canan Kaftancıoğlu’nun daha fazla sahiplenilmesi durumunda CHP’nin kapatılması isteminin gündeme getirilme ihtimali olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Kapanır mı, tabii ki hayır!...

Ama siyasette bazen mağdur hikayesi yazmak için kışkırtmak gerekir...

MERAL AKŞENER POTAYA GİRİYOR

TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın “Meral Akşener ve Mansur Yavaş’a oy verecek kadar çaresiz değilim.” çıkışı ile HDP’li Ahmet Türk’ün “Kürtler, Mansur Yavaş’a oy vermez.” açıklaması gözlerden kaçmamalı...

İYİ Parti’nin oy oranının anketlerde yüzde 18’lerde çıkmaya başlaması ile bu açıklamaların oldukça büyük ilişkisi var.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 19 Mayıs’ta iktidar yolculuğunu başlattığını ilan etmesi anketlerdeki bu yükselişin dile yansıması oldu.

Süreç 2018’de olduğu gibi her adayın bağımsız çıkışana doğru gidiyor.

CHP içerisinde çok tepki alan İmamoğlu’nun İstanbul Mitinginde konuşma almak için parti içerisinde sürdürdüğü yoğun temas sonuç vermiş görünse de İmamoğlu’nun potaya girmesine yardım edecek isim yine Akşener olacak...

Kılıçdaroğlu’nun iyiden iyiye hedefine yerleştirdiği adaylık fikri ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın belirgin çıkışları, muhalefet kanadında işlerin daha da karışacağını gösteriyor.

NATO’DA İSVEÇ ve FİNLANDİYA ÇATLAĞI

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine veto çıkışı özellikle ABD’de çok konuşuldu.

Ülkemizin ikili ilişkilerde tarihin en kötü dönemini yaşadığı ABD’ye karşı ortaya koyabileceği iki önemli kart var: Biri jeopolitik ayrıcalığımız diğeri ise NATO içindeki konumumuz...

Yunanistan’a yapılan silah yığınağı ile birincisine kısmi bir alternatif oluşturulmaya çalışılsa da Boğazlardaki hakimiyetin Türkiye’yi eşsiz bir konumda tutmaya devam ettiği net bir şekilde görülüyor.

Ukrayna’ya saldırı sürecinde İsveç ve Finlandiya’yı NATO üyeliği konusunda tehdit eden Rusya’nın tüm yaptırımlara rağmen devrilememiş olması ile ABD’nin Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurma hayaline odaklanmasına karşı Türkiye, çıkışıyla Suriye’de Rusya ile yeni bir oyun kurmak istediğini gösteriyor olabilir.

Esed ile görüşerek siyasi bir çözüme ulaşmanın etrafından dolaşacak tek çözüm Rusya ile yol yürünmesinden geçiyor.

ABD’nin Türkiye’ye karşı pozisyon değiştirme ihtimali neredeyse sıfıra yakınken Türkiye’nin NATO’daki vetoyu kaldırmak için anlamlı adımlar görmek istemesi oldukça mantıklı...

Türkiye’nin çekinceleri Finlandiya ve İsveç üzerinden tüm NATO üyelerine “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!” tadında bir havada gidiyor.

Ama bu zamana kadar gerek PKK gerek FETÖ gerek ise sığınmacılar konusunda yalandan veya oyalamaktan başka bir şey yapmayan Batılıların hangi sözüne güvenilebilir?..



21.05.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




2 Nisan 2022 Cumartesi

12 Mart 2022 Cumartesi

DAHA FAYDALI SİYASET

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşta Çin’in Rusya’yı desteklemesi beklense de aslında Batı tarafında yer alması Çin için daha kârlı bir senaryo...

Düşenin dostu olmaz derler.

Çatışmaların başlamasından bu yana Ruble’nin Dolar karşısında yüzde 60’tan fazla değer kaybetmesi Rusya’nın ilk tahvil ödemesini yapamayacağına olan inancı arttı.

Rusya, bölgesinde etkin bir ülke olsa da ekonomide petrol ve doğal gaz dışında kayda değer bir alan üretememesi bu ürünlere getirilen ambargolar nedeniyle gücünün kırılması anlamına geliyor.

Bu durumdan da daha ucuza petrol alan Çin çok güzel faydalanıyor.

15 Ocak 2022 Cumartesi

EDİRNE - İMRALI MESAJININ ARKASINDAKİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kısa zaman önce sokağı karıştıranların 15 Temmuz’da olduğu gibi karşılarında halkı göreceğini söyledikten kısa zaman sonra Kazakistan’da sokak olaylarının çıkması ve ardından yaşananların arka planında ABD’nin adının geçmesi acaba Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajının yurt içine değil de yurt dışına mı olduğu sorusunu akıllara getirdi?

27 Kasım 2021 Cumartesi

İYİLEŞTİRİLMİŞ BAŞKANLIK SİSTEMİ VE SAĞ İTTİFAK

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, İYİ Parti ve CHP’nin aksine Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi (CHS) ile yönetilebileceğini fakat bazı revizyonlar gerektiğini açıkladı.

Demokratik Başkanlık Sistemi ya da İyileştirilmiş Başkanlık Sistemi gibi isimlerle denetimi artıracak adımlar atılabileceğine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay başkanlığında yürütülen CHS revizyonu çalışmaları yeni anayasa çalışmaları ile birleşerek AK Parti ve MHP arasındaki görüşmelerde ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor.

20 Kasım 2021 Cumartesi

SUFLE SİYASETİ VE DEĞİŞEN STRATEJİLER

Kılıçdaroğlu’nun helâlleşme çıkışı mütedeyyin kesim tarafından, seçime yaklaşırken sıklıkla karşılaştıkları “çarşaflılara rozet takarak sempatik görünme stratejisi” olarak yorumlandı.

CHP içerisinde ise tabandan kafa karışıklığıyla birlikte gelen “Kiminle helalleşeceksin?” soruları havada uçuştu.

Tabana kayıtsız kalamayan Kılıçdaroğlu, TBMM grup toplantısında normalde hiç yapmadığı bir şeyi yaptı ve kağıttan metin okudu.

11 Eylül 2021 Cumartesi

HDP İTTİFAKLARLA “OY”NUYOR

2023 yılına yaklaştıkça siyasettin stresi de artıyor.

Birileri her geçen gün ittifaklar kuruyor, erken seçim tarihleri belirleyen kulis bilgisi yazıyor.

Kulislerde dolaşan birçok bilginin aslı astarı yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olmayacağını söyleyenler ile HDP’ye muhtaç olduğunu söyleyenler bilerek ya da bilmeyerek birilerinin oyununa alet oluyor.

Ekonominin vatandaşa getirdiği zorluğu siyaseten yönetemeyenler, sorunları bir yumak haline getirip Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sırtına yüklüyor.

Büyürken, gelişirken iyi; krizlerle baş edince iyi ama işler zora girince, dost bilinenlerin nasıl da “kardeş eti” yediğini görseniz şaşarsınız.

Liderinin yüzüne konuşamayanların arkadan nasıl da iş çevirdiğini bir bilseniz şaşarsınız.

Erdoğan, yılların yorgunluğunu sırtında taşıyor.

Sağına soluna baktığı zaman da ilk yola çıktıklarından kimseyi göremiyor.

Bunun Erdoğan’ın suçu olduğunu söyleyenler olsa da Erdoğan’ın karizmatik kişiliğinden nemalananların sürekli pohpohlanma arzusunda olması ise kimsenin dikkatini çekmiyor.

Son haftalarda Erdoğan’ın iktidarı CHP’ye  devretmemek için HDP ile bile görüştüğü söylendi.

Hâlbuki olay öyle değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’de görevlendirilen beş kişilik bir ekibin MHP’den gelen anayasa teklifini değerlendirdiğini açıklamıştı.

“Gönül ister ki toplumsal uzlaşı ile yeni bir anayasa yapalım.

Olursa olur olmazsa Cumhur İttifakı olarak kendimiz yeni bir anayasa çıkarırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işte “uzlaşı” arayışı bu yaşananlar...

Talimatlar verildi.

Sessiz bir şekilde yol gidiliyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi (CHS)’ni değiştirmeyi kafasına koyan muhalefet kanadını da memnun edecek bir değişiklik şu an siyasette yaşanan gerilimi tamamen bitirecektir.

HDP’nin oylarını anayasa değişikliği için değil de erken seçim için bir zorunluluk olarak gösterenler aslında Türkiye’nin yaşadıklarını tam olarak okuyamıyorlar.

Süreci kavramak yoğun bir dikkat gerektiriyor.

HDP’nin kapatılmasının hiçbir anlamı yok.

Bu tehdit ile masaya oturtmanın da hiçbir anlamı yok.

HDP’nin AK Parti ile anlaşsa bile seçmenine bunu anlatması da mümkün değil.

O zaman konuşulacak tek şey anayasa değişikliği olacaktır.

“Yetmez ama evet” düşüncesinde bir anayasa hazırlığı birincil öncelik durumunda.

CHS’nin ayakta kalması ülkede istikrarın korunması için çok önemli.

HDP bu talebi gördüğü için Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın “HDP ortak aday çıkarılması fikrine açıktır ama isimleri şimdi tartışmayalım. Önce ilkeler ve seçim güvenliği konuşulmalı.” açıklamasıyla şifreleri verdi.


HDP Eş Başkanı Mithat Sancar

HDP, Cumhurbaşkanlığı sisteminin belli şartlarda ayakta kalmasına razı...

Ama hangi şartlar?

MAALESEF YİNE BÜROKRASİ KAZANDI

CHS ile gelen "iki dönem şartı" aslında "Türk demokrasisi için büyük bir reform".

Eğer bir değişiklik olmaz ise bir daha Recep Tayyip Erdoğan gibi 20 sene bilfiil ülkenin tek elden yönetilemeyeceği anlaşılıyor.

Muhalefet kanadı ise sanki bir yirmi yıl yönetecekmiş gibi hemen sistemi kaldırmanın derdinde.

Aslında dertleri uzun yönetim değil.

Küçük yönetimleri ile meşru alanlar açmak.

Eski koalisyon sistemlerindeki “az olanın değerli olduğu” zamanları özlüyorlar.

Peki ama bunun ülkeye ne faydası var?

Koalisyonlar; tam demokratik, çoğulcu siyasi sistemlerde ve buna uygun toplumlarda uygulanabilecek en akılcı sistem.

Eğri oturalım, doğru konuşalım:

Türkiye bu şartları ne kadar sağlıyor.

Bizim siyasetçilerimiz ayakları yere basmayan vaatlerle koltuğa oturup sonrasında bürokratların getirdiği evrakları imzalamak üzerine bir siyaset yapıyorlar.

CHS aslında bu bürokratik oligarşiyi büyük oranda yıktı ama başka bir bürokrasi gücü meydana getirdi.

Artık etrafını siyasilerden ziyade bürokratların sardığı bir Cumhurbaşkanı var.

Eski sistemde bürokrasiyi dengeleyen siyaset vardı ama yeni sistemde yöneticinin bu sarılmış hâli başka bir sorunu beraberinde getiriyor.

Bu soruna çözüm, MHP’nin yeni anayasa teklifinde yer alan seçimle gelen Cumhurbaşkanı Yardımcıları önerisiyle gelecektir.

Cumhurbaşkanı etrafındaki bürokrasiye hapsedilmeyecek ve siyasi teması devam edecek.

Gelen bilgiler de AK Parti’nin MHP’nin teklifini büyük ölçüde kabul edeceği yönünde görünüyor.

Anlaşılan 2021’in son ayları çok sıcak geçecek.


11.09.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

10 Temmuz 2021 Cumartesi

DOĞU’DA SEÇİM STRATEJİSİ VE REKABET

Cumhurbaşkanı Erdoğan Sincan’da TOKİ’nin 1 milyonuncu evini teslim etti.

TOKİ hazineye ait araziler üzerinden oluşturduğu gelir modeliyle 1 milyon vatandaşın kaliteli ve ucuz ev sahibi olmasını sağladı.

26 Haziran 2021 Cumartesi

ANKARA KRİTERLERİ YAZILACAK

Türkiye’nin siyasi iklimi çok değişken...

Dünya, küresel iklim değişikliğini gündemine almış  çözüme dönük adımları bir bir atarken Türkiye’nin siyaset iklimindeki değişiklik çözümden uzak bir şekilde adeta küresele meydan okuyor.

İçte ve dışta yaşanan gelişmelerin bu ruh hali üzerinde etkisi büyük.

19 Haziran 2021 Cumartesi

KARAYILAN’I “OĞLU” BİTİRECEK

Türkiye Cumhuriyeti, uzun yıllardır temel sorunlarını çözme iradesi gösteriyor.

Başta Ermeni, Alevi ve Kürt açılımlarıyla ilerletilen bir dizi sürecin bazılarında başarıya ulaşıldı.

Azınlık cemaatlerinin haklarının verilmesi temel sorunlardan birçoğunun çözümünü kolaylaştırırken "Sözde Soykırım" konusunda maalesef yeterli yol alınamadı.

Ergenekon Olayı ile Aleviler ötekileştirildi.

Kürt açılımıyla kanayan bir yaranın kapatılmasına küresel güç dengeleri müsaade etmedi ve süreci baltaladı.

Çok doğal!...

Neticede PKK’nın kontrolünde gerçekleşen büyük bir uyuşturucu trafiği var.

Mafyanın ve tüm illegal yapıların yer aldığı bu düzenden nemalananlar, bu çarkın durmasına olumlu bakmadı.

Farklı farklı ülkelerdeki bazı siyasilerin de bu işten nemalandığı söylentileri PKK’nın hayatta kalmasını gerekli kıldı.

Bunların yanında İsrail’in bölge denklemi ve ABD’nin oyun kurgusunun yanında Yunanistan, Fransa ve Almanya’nın tutumlarını da dışlamamak gerekiyor.

Bahsi geçenlerin ayakçısı FETÖ’nün süreci baltalayan girişimleri başlamadan önce “Acaba bu iş gerçekten de başarılı olacak mı?” sorusu akıllarda yer ediniyordu.

PKK’nın direkt muhatap alınmasından rahatsız olan birçok kişi bu ihtimale karşı bir süre yumruklarını sıkmayı tercih etti.

Süreç son bulup da tekrar silahlar çekilince FETÖ’nün emniyet güçleri ve TSK içindeki kolları ile Türkiye’nin mücadelesi zafiyete uğratıldı.

Sonuçta herkes “Keşke böyle bir yola girilmeseydi” eleştirisini yaptı.

15 Temmuz’dan sonra FETÖ’nün Jandarma, Polis ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden büyük ölçüde temizlenmesi PKK ile mücadelede önemli bir yol alınmasını beraberinde getirdi.

İnsansız Hava Aracı (İHA) ile başlayan doğru istihbarat toplama süreci, FETÖ’den arındırılmış güvenlik güçlerinin daha etkili saldırılar düzenlenmesine imkân verince PKK’ya karşı hızlı bir üstünlük kuruldu.

Bir de Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA)’nın bu serüvene katılması Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Polis güçlerinin elini daha da rahatlatacak bir süreci beraberinde getirdi.

4 yıldır hızla gerileyen PKK yapılanması ülke içinde neredeyse bitme noktasına geldi.

Öyle ki 2021 yılı başından bu yana örgüte katılım 20 kişi ile sınırlı kaldı.

Bunların büyük çoğunluğunu da Türkiye dışından katılımlar oluşturdu.

Ayrıca 2021 yılı başından bu yana 80 kişiye ulaşan teslim olan sayısı örgütteki çözülmenin ne boyutta olduğunu açıkça gösteriyor.

Güvenlik kaynaklarıyla yaptığım görüşmede ülkenin her yerinde PKK’ya yönelik ihbarların arttığını ve vatandaşlarımızın PKK’nın ülkenin hiçbir yerinde varlık göstermesine tahammülü olmadığını öğrendim.

Başarılı operasyonlarla sürekli küçülen terör örgütünün içinde kazanların kaynadığını söyleyen İçişlerinin kıdemli personelleri, örgütte çekirdek kadro denilen üst yönetimin örgüt üyeleri tarafından sorgulanır hâle geldiğine vurgu yapıyorlar.

Tam bu aşamada kırmızı kod ile aranan ve örgütün içinde önemli bir yeri olan Özgür Gabar kod adıyla bilinen sözde Botan Eyalet Sorumlusu Fırat Şişman’ın 8 Nisan’daki operasyonla ele geçirilmesi bambaşka bir serüveni başlattı.

Özgür Gabar Kod Adlı Fırat Şişman

Çatışmada yaralanan ve vücuduna 7 kurşun isabet eden Fırat Şişman, öleceğini düşündüğü bir anda Jandarmanın kanıyla hayata döndü.

Gördüğü muamele karşısında şoka uğrayan Şişman 11 yaşından bu yana PKK’nın söylediği yalanları ancak fark etti.

90 günlük bir tedavi süreci sonrasında adli süreç devam ederken PKK içerisinde söylenen yalanları açıkça ortaya döken Şişman’ın açıklamaları Pazar günü Milat Gazetesinde geniş bir şekilde yer bulacak.

Murat Karayılan’ın “oğlum” dediği Fırat Şişman’ın açıklamaları örgütte birçok yeni kopmaya neden olacaktır.

Murat Karayılan

Bu süreci yakından takip etmeye devam edeceğim.

Bir yandan bu açıklamaların HDP’nin kapatılma davasıyla ilişkilendirileceğini şimdiden söylemek işten bile değil.

Bir kısım zevat muhakkak suyu bulandırmak için çabalayacak hatta HDP İzmir İl Binasına yapılan saldırıyla bile bağlantı kuracaktır.


Bunlara itibar edilmemeli.

Çok acayip şeyler olacak...

Detayları paylaşacağım.


19.06.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

12 Haziran 2021 Cumartesi

ERDOĞAN’IN NATO KLASÖRÜ

Türkiye’de gündem 14 Haziran Pazartesi Günü yapılacak NATO toplantısına odaklanmış durumda.

ABD Başkanı Joe Biden’a Erdoğan ile görüşmesini soran gazetecilerin aldığı yanıt klasik bir Türk-Amerikan ilişkileri anlatımından öte bir şey değil.

Ne Biden PKK/PYD’den vazgeçer ne de Türkiye S400’den...

Trump döneminde “BÜYÜK ABD(!)”nin yaptığı “ekonominizi mahvederim” tehdidi havada kaldı.