17 Eylül 2022 Cumartesi

BATI MI DOĞU MU?

BATI MI DOĞU MU?

Kalem kılıçtan keskindir, derler.

Bu sözü söylemenin bir sebebi de devletler arasında savaşlarla yani kılıçla elde edilen kazanımların masadaki anlaşmayla yani kalemle kaybedilmesi ya da daha da geliştirilmesinden dolayıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son zamanlarda “Doğu Bloğu” (Tanımlama olarak daha iyi bir ifade şu an için yok) ülkeleri ile fazlaca kareye girmeye başlamasının yanında aynı masayı da paylaşması bu zamana kadar ortaya koyulan “Yeni Osmanlı” yakıştırmalarına alternatif getireceğe benziyor.

Rusya ile üç ay içinde üçüncü kez bir araya gelinirken bir yandan da ABD ile kurulan stratejik mekanizmanın üçüncü tur görüşmeleri yapılıyor.

Yani Türkiye ne yardan ne de serden geçmiyor.

7 Eylül 2022 Çarşamba

20 Ağustos 2022 Cumartesi

BİTMEYEN VALS POLİTİKASI

Rusya’yı caydırmak için uygulanan yaptırımların hiçbir işe yaramadığı ortadayken naralar atmaya devam eden Avrupa’nın önde gelen devletleri, hâlâ açıktan sanki başarılı olmuşçasına sallıyorlar da sallıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile birlikte Ukrayna’da Zelenskiy ile bir araya gelebilirken bir yandan da işgali kınayıp, BAYRAKTAR SİHA’ları satıyor.

Başka bir yandan da Rusya’ya uygulanan yaptırıma katılmayıp daha ötesine geçerek S400 alımı konusunda yeni anlaşmalar yapıyor.

7 Haziran 2022 Salı

G10 HEDEFİNE REÇETE

G10 HEDEFİNE REÇETE

Ülkemizin dünyadan farklı olarak ortaya koyduğu birkaç yaklaşım, aslında birbirini destekliyor.

Dış politikada Batılı güçlerin her dediğine “tamam” diyerek baş sallayan Türkiye’nin, bu güçleri “Biz sizinle denk statüdeyiz.” noktasına getirmesi diplomatik zeminde epey bir iş yapıldığını gösteriyor.

Trump gibi birine bile gözdağı verilmesi, Fransa’nın 100 yıldır hüküm sürdüğü bölgeden çıkarılması, Afrika ve Avrasya’da dengelerin bir tarafında yer alınması hatta taa Latin Amerika’da Venezuela’ya bile müdahil olunması öyle kolay yapılacak işler değil.

Türkiye’nin 90’lardan bu yana kırmaya çalıştığı kabuğu çatlatması ancak 20 sene sürdü.

Bu zamana kadar “Suyuna Gitme Politikası” Türk Dış Politikasının adeta bir özetiydi.

Tamam, dışarıda hem diplomatik hem de askeri bağlamda kabuğundan çıkan bir Türkiye var, peki ekonomide de durum böyle mi?

Maalesef hayır!..

17 Mayıs 2022 Salı

YAZBOZ POLİTİKASI OLMASIN

Türkiye Modeli’nin temel dayanağını ihracat odaklı büyüme olarak açıklayan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin ve bu hedeflemeye yakınsayan politikalar ile destek veren Merkez Bankası’nın duruşuyla kur krizinden bu yana altı aylık bir süreci bitirdik.

İlk çıktılara göre enflasyon artışının devam ettiği görülürken ithalat odaklı büyümeye alternatif olacak bazı sektörlerde hızlanan bir yerlileşme olduğunu tablolara yansıdı.

İhracat odaklı büyüme uzun soluklu bir iş...

Bunu sağlayacak teknik alt yapıyı kurmak vakit ister.

Gelin birlikte bilanço cetvelini çizerek duruma bir bakalım.

14 Mayıs 2022 Cumartesi

KÜFEMİZ KIRILDI TARTIMIZ BOZULDU

2023 Haziran seçimleri yaklaştıkça siyasetin sertleşen dili iyiden iyiye kendisini gösteriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun devlete alenen hakaretten aldığı cezayı onayan Yargıtay’ın "silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan verilen kararı bozması bile adaletin tecelli edildiği algısını neden olmadı.

Hukukun siyasileştiği bir düzleme gelinmesinde muhakkak surette siyasetin ağır yükümlülüğü var.