13 Kasım 2021 Cumartesi

İTTİFAKTA AYRIŞARAK BİRLEŞME DÖNEMİ

Oğuzhan Asiltürk’ün vefatından sonra camianın Milli Görüş’ün yeni lideri konumuna getirdiği Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmede ayrışma ve birleşme arasında gidip gelen bir ruh hali hüküm sürdü.

Külliye ve Saadet Partili kaynaklardan derlediğim bilgilere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan ile koltuk krizi yaşanması meselesi bir kurgudan ibaret...

19 Ekim 2021 Salı

EKONOMİDE “VAKİT NAKİTTİR” DÖNEMİ

1 ABD Dolarının 9,30 TL seviyelerinde işlem gördüğü bir dönemde toplanan Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu’nun vereceği politika faizi kararı piyasalar tarafından karışık bir beklenti doğurdu.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun “Çekirdek Enflasyon” vurgusu sonrasında manşet enflasyon hedeflemesinin terk edilmesiyle birlikte yeni faiz kararının neye göre verileceği piyasalar tarafından tam anlaşılmış değil.

5 Ekim 2021 Salı

EKONOMİDE SORUMLU BELLİ OLDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’nin 27.Dönem 5.Yasama Yılı açış konuşmasında ekonomiye dair birçok yeni açıklamada bulundu.

Türkiye’nin son 19 yılda elde ettiği her kazanım gibi ekonominin de sorumluluğunun kendisine ait olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklaması çok anlamlı.

Zira daha öncesinde ekonominin yurtdışından yapılan operasyonlarla kaosa sokulmaya çalışıldığı bir süreç yaşandığı ifadeleri vardı.

20 Temmuz 2021 Salı

 KIBRIS’A EKONOMİK ÖZGÜRLÜK

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıl dönümü olan 20 Temmuz’un yâd edilmesi kapsamında KKTC ziyareti gerçekleştirmeleri Yunanistan ve GKRY’nin yakın takibinde yer alıyor.

Annan Planı’yla Ada’da barış ve birlik oluşturma imkânını rafa kaldıran Rum tarafının uzlaşmaz tavrı Cenevre’de Ersin Tatar yönetimindeki görüşmelerde bir daha ispatlanmıştı.

Artık Ada’da değişim zamanının geldiğini vurgulayan Türkiye için yeni bir serüven başlayacak...

10 Temmuz 2021 Cumartesi

DOĞU’DA SEÇİM STRATEJİSİ VE REKABET

Cumhurbaşkanı Erdoğan Sincan’da TOKİ’nin 1 milyonuncu evini teslim etti.

TOKİ hazineye ait araziler üzerinden oluşturduğu gelir modeliyle 1 milyon vatandaşın kaliteli ve ucuz ev sahibi olmasını sağladı.

18 Mayıs 2021 Salı

KAMU TURİSTLERLE DESTEKLEYECEK

Türkiye 17 günlük bir kapanmadan sonra günlük 60 bin dolayındaki kovid19 vaka sayısını 10 binli sayılara indirmeyi başardı.

Uzmanlar sosyal hayatın tam açılması için bu sayının binin altına inmesi gerektiğini söylüyorlar.

Bu performans ile bir hafta daha kapanmanın devam ettirilmesinin böyle bir tabloya kolaylıkla ulaşılmasını sağlayacağı teklifleri de masada duruyor.

Kabine kararlarından çıkarılması gereken sonuç:

“Ekonominin çarkları tekrar harekete geçirilmeli”

Uzun süredir mağduriyet yaşayan esnafın destek beklentisi süreci “bıçak kemiğe dayandı” fikrine yaklaştırırken yönetimin piyasaları en hızlı canlandıracak tedbirlere odaklanması “Enjoy I’m vacinnated” yani “Siz eğlenin ben aşı oldum” görselinin kullanıldığı video ile kendisini gösterdi.



Kamuoyu küçültücü gördüğü bu videoyu sert bir şekilde yargıladı.

Videoyu savunacak değilim ama Türkiye’ye tatile gelmek isteyen insanların böyle bir dönemde birinci önceliğinin ne olduğunu iyi anlamak gerekiyor.

Gelecek turistlerin kısa zamanda piyasayı hareketlendireceği herkesin  malumu...

Aksi durumda yüksek enflasyonu dizginlemek için alınan tedbirler nedeniyle kamu kaynaklarının piyasayı genişletici şekilde kullanılması pek mümkün görünmüyor.

Bu süreçte esnafı psikolojik olarak rahatlatacak vergi affı vs. gibi konularda gelecek hibeler psikolojik motivasyon sağlayacaktır.

Zaten satış yapamayan, geliri olmayan esnaftan vergi alınması çok mümkün değil.

Bu borçların ertelenmesi de önemli bir sonuç doğurmuyor.

Çünkü toplumun bu kesimi lüks ve refah içinde yaşamıyor.

Velhasıl kelam, lafı uzatmayalım. Destek şart!

Destek gelemiyorsa turisti destek olarak görmek en gerçekçi bakış olacak.

Kültür ve Turizm Bakanı’nın Rusya’da turizm diplomasisi yürütmesini ve Dışişleri Bakanı’nın “Turistlerin göreceği herkesi aşılayacağız” açıklamasını böyle okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sıkıntıya düşen insanlarımız, esnafımız, çalışanımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz” ifadesi aslında bu durumu açıklıyor.

SİYONİSTLERİN EKONOMİK GÜCÜNDEN KORKMAYIN

Gazze’de insan başına yarım kilo bomba atan İsrail’in yerleşim yerlerini bombalayarak aralarında birçok çocuğunda yer aldığı sivil Filistinlilere yaşatılan bu zulme sessiz kalmak insanlık için bir utanç vesikası...

Siyonist diasporanın dünya ekonomisindeki etkisinden çekinen devletler sessizliğini korusa da Siyonistlerin zulmüne direnen Filistinlilerin tedavilerinin Hıristiyan Hastanelerinde ücretsiz yapılıyor olmasına dikkat kesilmeli.

Hıristiyan hastaneleri yaralı Filistinlilerin tedavisini ücretsiz yapıyor

Dünya sessiz gibi görünse de aslında altta biriken büyük bir nefret var.

İsrailliler antisemitizme kayacak bu tehlikeli durumu düzeltme sorumluluğundalar.

Biden, Türkiye’deki muhalefeti destekleyerek mazluma arka çıkan Erdoğan’ı indireceği açıklamasının bir kısmını da iki devletli çözümü savunduğu Filistin meselesinde yapsa en azından kendi ile çelişmez.

ARI DİNDARLIĞI

Van 'da bal üretim verimini artırmak için duaya çıkan Kaymakam, Müftü ve cemaate arıların saldırması tebessüm ettirdi.

Acaba arıların gayrimüslimine mi denk geldiler?



Şaka bir yana tabii.

Türkiye bal üretiminde oldukça iyi bir yerde daha da iyi olması için propolis başta olmak üzere kovandaki diğer ürünlerin de hasat edileceği bir düzen kurulmalı.

Şu aşamada birçok petek sahibi arı sütü, arı ekmeği, propolis gibi ürünleri peteklerden ayrıştıramıyor.

Bu da ister istemez milli sermayenin bir kısmının kovanlardan çöpe gitmesi anlamına geliyor.

Bilinçli tarım bilinçli ekonominin önemli bir bileşeni.

Birçok verimsiz yönteme  rağmen Türkiye’nin tarımsal üretimde dünya sıralamasında ilklerde yer alması bilinçli üretimdeki artışla gelinebilecek noktayı gösteriyor.

Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2019 rakamlarına göre Türkiye’deki bazı tarım ürünlerinin dünya üretimindeki yerine bakınca potansiyel ortaya çıkıyor.

Kiraz, İncir, Kayısı, Fındık, Kuru Üzüm, Kuru Kayısı ve Kuru İncir’de dünya birincisi, Salatalık (Hıyar)’da dünya ikincisi, Mandalina, Domates, Biber, Elma’da dünya üçüncüsü, Çilek, Kestane, Zeytin, Ceviz’de dünya dördüncüsü ve Kuru Soğan ile Şeftali üretiminde ise dünya beşincisiyiz.


18.05.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.