4 Aralık 2021 Cumartesi

TÜİK OLAYI DEVLETİ YORUYOR

Kanun devletlerinde her şey kurallar şeklinde ortaya koyulur.

Hukuk devletlerinde ise her olay kurallara bağlanamayacağı için olaylar olgulara dayandırılır.

Olgulara göre de kararlar verilir.

Türkiye bir “hukuk devleti” olarak yönetilmekte olduğu için kanunların herhangi bir sınırlayıcılığı olmadığı müddetçe hukuka aykırı iş ve işlemlerden kaçınmak vatandaş ve kamuyu temsil edenlerin ortak yükümlülüğüdür.

27 Kasım 2021 Cumartesi

İYİLEŞTİRİLMİŞ BAŞKANLIK SİSTEMİ VE SAĞ İTTİFAKI

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, İYİ Parti ve CHP’nin aksine Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi (CHS) ile yönetilebileceğini fakat bazı revizyonlar gerektiğini açıkladı.

Demokratik Başkanlık Sistemi ya da İyileştirilmiş Başkanlık Sistemi gibi isimlerle denetimi artıracak adımlar atılabileceğine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay başkanlığında yürütülen CHS revizyonu çalışmaları yeni anayasa çalışmaları ile birleşerek AK Parti ve MHP arasındaki görüşmelerde ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor.

20 Kasım 2021 Cumartesi

SUFLE SİYASETİ VE DEĞİŞEN STRATEJİLER

Kılıçdaroğlu’nun helâlleşme çıkışı mütedeyyin kesim tarafından, seçime yaklaşırken sıklıkla karşılaştıkları “çarşaflılara rozet takarak sempatik görünme stratejisi” olarak yorumlandı.

CHP içerisinde ise tabandan kafa karışıklığıyla birlikte gelen “Kiminle helalleşeceksin?” soruları havada uçuştu.

Tabana kayıtsız kalamayan Kılıçdaroğlu, TBMM grup toplantısında normalde hiç yapmadığı bir şeyi yaptı ve kağıttan metin okudu.

16 Kasım 2021 Salı

BU ÖRNEK BİZİ KATLAR

BU ÖRNEK BİZİ KATLAR

Son 150 yıllık dönüşüm, devletlerin kontrol edemeyeceği büyüklükte bir ekonomi oluşmasına neden oldu.

Özellikle 70’lerden sonra hızla yükselen finans ve türev araçlar piyasası buna ön ayak oldu.

Reel piyasalar yani üretimin yapıldığı gözle görülür ekonominin döndüğü piyasalar esas konumdan tali konuma geçti.

Finansal ekonomi, dünyayı şekillendiren bir boyuta ulaştı.

Altın karşılığında para basma ilkesinin son bulmasının getirdiği bu durum, dünya ekonomisini kontrol edilemeyecek boyuta ulaştırdı.

Ekonomiyi kontrol edemeyen devletlerin elinde, bol parayı çekecek güvenli liman oluşturmaktan başka bir şey kalmadı.

Şu an da tam olarak yaşadığımız şey bu.

Yani ekonomimize güveni artırarak yerli yatırımcıların dolara olan ilgisini azaltıp tersdolarizasyon sürecinde başarıyı sağlamak ve yatırımlarla reel büyümeyi artıracak bir seviyeye ulaşmak.

Bu hedeflere ulaşmak için piyasalara güven sağlamanın ne kadar önemli olduğunu anlamamız gerekiyor.

Birlikte “nasıl daha iyiye ulaşabileceğimizi” sormamız ve sorgulamamız şu aşamada olmazsa olmaz bir yaklaşım hâline geldi.

Bunun bir güzel örneği geçtiğimiz gün yaşandı.

TOGG üretimi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir araya getirdiği babayiğitler, iradelerini sağlam tuttu.

Devlet destek verdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı projeyi bir an olsun yalnız bırakmadı ve artık ufkun çok daha yakınlarına baktığımız bir döneme geldik.

“Vatandaşın hayalleriyle oynamayı bırakın. Otomobil yapmak, yol yapmaya köprü yapmaya benzemez.” sözleriyle yerli otomobilin yapılamayacağını vurgulayan CHP milletvekili Tahsin Tarhan’ın TOGG’un direksiyonuna geçmesi ise esas devrim oldu dersem sakın şaşırmayın.


Ekonomi güvenle inşa edilir demiştik ya...

İşte o güveni tesis eden yaklaşım tam olarak bu...

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tahsin Tarhan’ın önceki açıklamaları üzerinden polemik üretmek yerine daha yapıcı bir yolu seçti ve Milletvekili Tarhan’ı TOGG’un direksiyonuna geçmesi konusunda ikna etti.

Bakan Varank, büyüklük gösterdi ve ülkenin güvenine büyük bir katkı sundu.

Ama aynı şeyi CHP Milletvekili Tahsin Tarhan da yaptı.

İsterse inat edebilirdi.

Ama o katılmayı ve görüntü vermeyi tercih etti.

Ülkemizin başaramayacağı hiçbir şey yok.

Bizi biz yapan birlikte oluşumuz.

Eğer esas meselelerde birlikte hareket edebilirsek işte o görüntü tüm dünyaya güven verir.

Yoksa yurtdışındaki bilmem hangi ülkenin bize bir gram faydası olmaz.

Dostlarımızın bize desteği olsa da gerek Türk gerek ise İslâm Dünyası’nda yol açacak devlet olarak Türkiye’nin görülmesi zaten omuzlarımızdaki yükün büyüklüğünü gösteriyor.

Bizim bir olmamız şart.

DÜNYA DEVİ DİZE GELİYOR

Geçtiğimiz gün Danıştay’ın Coca Cola’nın içeriğine ilişkin bir bilirkişi tayin etmesine varan Ethem Öztürk isimli vatandaşın hukuk mücadelesini içeren haberleri hep birlikte okuduk.

Kıvanç duydum.

Türkiye’ye nereden geldiği bilinmeyen, muhtevası hakkında soru bile sorulamayan yağların, tütünlerin satıldığı dönemlerden bugünlere gelmek ancak kıvanç duyulacak bir şey.

Yargımızın da böyle bir karar verebilecek basirete kavuşması ekonomilerde güveni artıracak ikinci unsurun da iyileştiğini gösteriyor.

Çünkü adalete güvenmeyen paranın ülkeye girmesi ancak hayal olur.

Adaletin güçlüyü savunduğu bir düzende ise girişimcilerin ve yeni fikirlerin çıkması mümkün değildir.

Adalet ve güven bize sadece kazandırır.


16.11.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.






14 Kasım 2021 Pazar

YİNE KAMU ÇALIŞANINA ASILSIZ İFTİRA

Sözcü’nün Mahmudiye Kaymakamı Harun Reşit Han’ın eşi Kübra Han ile ilgili haberini CHP’li Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan “iftira bu” diyerek yalanladı.

CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI: SOLCU OLMAK YANLIŞ YAPMA HAKKI VERMEZ

Mahmudiye Hastanesi Müdürü Erman Atalar’ın işe gelmemesi nedeniyle hakkında disiplin işlemi başlatıldığını buna misille olarak kaymakamın eşini hedef aldığını belirten Başkan İshak Gündoğmuş, Erman Atalar’ın kendisine daha önce geldiğini ve “Ben sosyal demokratım, solcuyum” dediğini belirterek, “Tamam öylesin ama o sana yanlış yapma özgürlüğünü vermiyor.” dediğini aktardı.


Vatandaşa hizmet eden kamu görevlilerini hedef alan Sözcü Gazetesi, olayların arkasına bakmadan gerçek dışı haberlere imza atmaya devam ediyor.

Son kurban olarak Eskişehir’in Mahmudiye İlçesi Kaymakamını gözüne kestiren Sözcü Gazetesi’nin yaptığı itibar suikastı yenilir yutulur cinsten değil.

Mahmudiye Kaymakamı Harun Reşit Han’ın Mahmudiye Devlet Hastanesi’nde görevli eşi Kübra Han’ı Kaymakamlıktaki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) bünyesinde görevlendiren hastane yönetiminin kararını görmezden gelen Sözcü Gazetesi, görevlendirme yapılan yerdeki çalışmasını dikkate almadan Kaymakamın eşi Kübra Han’ı bankamatik memurluğuyla suçlamasını CHP’li Mahmudiye İlçe Belediye Başkanı İshak Gündoğan “iftira bu” diyerek yalanladı.

Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

CHP’li Belediye Başkanı Yalanladı

Haberde Mahmudiye Hastane Müdürü Erman Atalar’ın, Kaymakamın eşi Kübra Han’ı hastanedeki görevine gelmediği iddiasıyla tutanak tuttuğu belirtilmesine rağmen olayın öyle olmadığı anlaşıldı. Hastane Müdürü Erman Atalar’ın aylarca hastaneye uğramaması nedeniyle hastane yönetimi ile arasında problem çıktığını ve hakkında disiplin süreci işletildiğini söyleyen Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Erman Atalar’ın bu usulsüzlüğü nedeniyle hakkında tutanak tutulmasından sonra misille olarak Kaymakamın eşi hakkında tezvirat ürettiğini dile getirip şunları söyledi: “Arkadaşımız biraz sıkıntılı. Ben biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partili bir belediyeyim. Objektif bakarım. Bazıları kaymakamı farklı görür, hükûmeti farklı görür ama dürüst konuşmak gerekirse kaymakamın eşi orada (SYDV) çalışan birisi. İşine gidiyor geliyor. Ben görüyorum. Bakıcısı da var, oğluna da o bakıyor. Bu yapılan şey yanlış. İftira bu. Bir kaymakamın eşi veya belediye başkanın eşi çalışmaz diye bir şey yok. İşine gidiyor geliyor. Ben de vakıftaki çalışmalarını görüyorum. Hatta vakıftaki görev yapan başka bir kadın memurun pandemi dolayısıyla rahatsızlanması sırasında Kübra hanımın onun yerine de canla başla çalıştığını gördüm. Erman Atalar doğru düzgün işe gelip gitmiyor. Hastane yönetimi ile sıkıntılı günler geçirdiğini duyuyorum. Disipline verilmiş. Burada çamur at izi kalsın olayı var. Ben vicdanen yanlışsa, ‘yanlış’ derim. Böyle bir şey varsa, ‘var’ derim. Şu durumda Erman Atalar’ın yanlış yaptığını söyleyebilirim.”

Mahmudiye Hastanesi Müdürü Erman Atalar

Solculuk Yanlış Yapma Hakkı Vermez

Daha önce “Sosyal demokratım. Solcuyum.” diyerek Erman Atalar’ın kendisini ziyaret ettiğini söyleyen Başkan Gündoğan, “Tamam öylesin ama o sana yanlış yapma özgürlüğü vermiyor” diyerek şunları söyledi: “Hiçbir şey yok, kaymakamın alakası yok. Bir hastane yönetimi var. Mahmudiye’de hastane yönetiminin de müdürü. Dolayısıyla işe gelmediği için oradakilerin tartıştığını duydum. Dolayısıyla bir kaymakamın eşine böyle iftira atmak, işe gelmiyor demek, ayıp şeyler bunlar. Kendi disipline de verilmiş, ceza da almış. Durup dururken bir insanı disipline vermezler değil mi? Benim de çalışanım var. Ben onları tolere ediyorum ama aşırı bir yere giderse her şeyin bir aktı var değil mi? Bize Allah soracak. Danışmadan para almak, oradaki düzeni bozmak hoş değil. Sen hastane müdürüsün. İşine baksana. Ben onu yanlış gördüm. Her türlü gerçek bilgiyi kamuoyunda da veririm. O arkadaşımızla benim bir şeyim yok. Benim gönlümde herkes eşittir. Görüşü, kimliği ne olursa olsun aynıdır. Tepkim asla değişmez. Ben köyde büyüdüm. Bize verilen aile terbiyesine göre yanlış babam da yapsa yanlış olduğunu söylerim. Ayıp yani. Ben de ayıplarım”.

Kaymakam Harun Reşit Han ve Eşi Kübra Han sık sık ilçede yaşayan ihtiyaç sahibi vatandaşlara ziyarette bulunuyor onların dertlerini dinleyerek yardımcı olmaya çalışıyorlar.


15.11.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan habere buradan ulaşabilirsiniz.




30 Ekim 2021 Cumartesi

CUMHURİYET DEĞERLERİNİ CANLANDIRMA

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 98.sini Cuma günü ülke olarak kutladık.

Şöyle bir bakınca; 98 yılda nereden nereye geldi Türkiye...

Yönetimin hangi dönemde, kimin elinde olduğunun hiçbir önemi yok. Devlet ayakta kalmak için dönemin şartlarına adapte olmayı çok iyi biliyor.

Bu da Türkiye’nin devlet geleneğinin ne kadar köklü olduğunu gösteriyor.