1 Ekim 2022 Cumartesi

BEN OLSAM NE SORARDIM

BEN OLSAM NE SORARDIM

Seçim havasına girilmesi siyasetçileri epey gererken gazetecileri de epey zora sokuyor.

Sevmediğim bir ayrım olsa da “yandaş gazeteci” ifadesinin kullanılması bile yaşanan bu zorluğu gözler önüne seriyor.

Yayın politikası olarak “iktidara yakın düşüncede” olan medya kuruluşlarıyla aynı yayın politikaları gereği “muhalefete yakınsayan medya kuruluşlarının” çalışanları gerçekten de bazı zorluklarla karşılaşabiliyor.

Bazıları için “Hükümetin Adamı” ya da “Muhalefetin Kalemi” gibi ifadeler, bazen kolaylaştırıcı bir tabir olsa da gazeteciler için çok küçültücü bir şey...

21 Mayıs 2022 Cumartesi

GELİNİM SEN ANLA OYUNU

GELİNİM SEN ANLA OYUNU

İnanılmaz bir haftayı daha geride bıraktık.

Külliye’de ardı ardına gerçekleşen önemli ziyaretlerden NATO’yu hareketlendiren çıkışa ve iç politikada keskin dönemeçlere kadar birçok olayı yine bir haftaya sıkıştırabildik.

Her bir olayın arkasında uzun uzadıya gündeme getirilecek meseleler var.

Analiz üstüne analiz yapmamız gerekir.

Bu sütunların yetersizliği yine potpuri yapmamıza neden olacak.

CANAN KAFTANCIOĞLU ve İSTANBUL MİTİNGİ

Canan Kaftancıoğlu’nun hukukumuza göre "suçlu" olduğu delilleriyle ispatlanmış ve hüküm altına alınmış durumda...

“Emsal olaylar var, onlara neden yargılama yapılmıyor?” diye soranlar oluyor.

Efendim, itirazı olan için yargı yolu açık, buyursunlar emsal gösterip dava açsınlar.

AK ile KARA belli olsun...

“Canan bizimdir!..” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mitingi Bursa’dan İstanbul’a alması olayını da çok iyi değerlendirmek gerekiyor.

HDP’lilerin yaptıklarından ötürü HDP’nin kapatılmasıyla ilgili bir gündem, sessizce orada bir yerde beklerken Canan Kaftancıoğlu’nun HDP’nin kapatılması istemine konu edilecek suçlardan son anda Yargıtay kararıyla kurtulması oldukça dikkate değer bir konu...

Buna rağmen suçluluğu tescil edilen Canan Kaftancıoğlu’na parti içerisinde neredeyse hiç kimse destek vermezken Kılıçdaroğlu’nun sahiplenmesinin de bir amacı var:

Kılıçdaroğlu kitleleri harekete geçirecek bir hikâye arıyor.


Adalet Yürüyüşü’nün hikâyesi toplumda karşılık bulacak meselelerde CHP’nin nasıl da etkileşime girebildiğini gösterdi.

Kılıçdaroğlu yaklaşan seçim takviminde elindeki tüm fırsatları kullanmak istiyor.

Sertleşen dil ile birlikte “Çekilin önümden!” çıkışıyla partililere sınır koymasının tek sebebi de bu...

İstanbul Mitingi’ndeki etkileşim bu süreçte Kılıçdaroğlu’nun ne kadar karşılık bulacağını ve politikasını ne yöne evireceğini de belirleyecek...

Canan Kaftancıoğlu’nun daha fazla sahiplenilmesi durumunda CHP’nin kapatılması isteminin gündeme getirilme ihtimali olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Kapanır mı, tabii ki hayır!...

Ama siyasette bazen mağdur hikayesi yazmak için kışkırtmak gerekir...

MERAL AKŞENER POTAYA GİRİYOR

TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın “Meral Akşener ve Mansur Yavaş’a oy verecek kadar çaresiz değilim.” çıkışı ile HDP’li Ahmet Türk’ün “Kürtler, Mansur Yavaş’a oy vermez.” açıklaması gözlerden kaçmamalı...

İYİ Parti’nin oy oranının anketlerde yüzde 18’lerde çıkmaya başlaması ile bu açıklamaların oldukça büyük ilişkisi var.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 19 Mayıs’ta iktidar yolculuğunu başlattığını ilan etmesi anketlerdeki bu yükselişin dile yansıması oldu.

Süreç 2018’de olduğu gibi her adayın bağımsız çıkışana doğru gidiyor.

CHP içerisinde çok tepki alan İmamoğlu’nun İstanbul Mitinginde konuşma almak için parti içerisinde sürdürdüğü yoğun temas sonuç vermiş görünse de İmamoğlu’nun potaya girmesine yardım edecek isim yine Akşener olacak...

Kılıçdaroğlu’nun iyiden iyiye hedefine yerleştirdiği adaylık fikri ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın belirgin çıkışları, muhalefet kanadında işlerin daha da karışacağını gösteriyor.

NATO’DA İSVEÇ ve FİNLANDİYA ÇATLAĞI

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine veto çıkışı özellikle ABD’de çok konuşuldu.

Ülkemizin ikili ilişkilerde tarihin en kötü dönemini yaşadığı ABD’ye karşı ortaya koyabileceği iki önemli kart var: Biri jeopolitik ayrıcalığımız diğeri ise NATO içindeki konumumuz...

Yunanistan’a yapılan silah yığınağı ile birincisine kısmi bir alternatif oluşturulmaya çalışılsa da Boğazlardaki hakimiyetin Türkiye’yi eşsiz bir konumda tutmaya devam ettiği net bir şekilde görülüyor.

Ukrayna’ya saldırı sürecinde İsveç ve Finlandiya’yı NATO üyeliği konusunda tehdit eden Rusya’nın tüm yaptırımlara rağmen devrilememiş olması ile ABD’nin Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurma hayaline odaklanmasına karşı Türkiye, çıkışıyla Suriye’de Rusya ile yeni bir oyun kurmak istediğini gösteriyor olabilir.

Esed ile görüşerek siyasi bir çözüme ulaşmanın etrafından dolaşacak tek çözüm Rusya ile yol yürünmesinden geçiyor.

ABD’nin Türkiye’ye karşı pozisyon değiştirme ihtimali neredeyse sıfıra yakınken Türkiye’nin NATO’daki vetoyu kaldırmak için anlamlı adımlar görmek istemesi oldukça mantıklı...

Türkiye’nin çekinceleri Finlandiya ve İsveç üzerinden tüm NATO üyelerine “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!” tadında bir havada gidiyor.

Ama bu zamana kadar gerek PKK gerek FETÖ gerek ise sığınmacılar konusunda yalandan veya oyalamaktan başka bir şey yapmayan Batılıların hangi sözüne güvenilebilir?..



21.05.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




4 Aralık 2021 Cumartesi

TÜİK OLAYI DEVLETİ YORUYOR

Kanun devletlerinde her şey kurallar şeklinde ortaya koyulur.

Hukuk devletlerinde ise her olay kurallara bağlanamayacağı için olaylar olgulara dayandırılır.

Olgulara göre de kararlar verilir.

Türkiye bir “hukuk devleti” olarak yönetilmekte olduğu için kanunların herhangi bir sınırlayıcılığı olmadığı müddetçe hukuka aykırı iş ve işlemlerden kaçınmak vatandaş ve kamuyu temsil edenlerin ortak yükümlülüğüdür.

20 Kasım 2021 Cumartesi

SUFLE SİYASETİ VE DEĞİŞEN STRATEJİLER

Kılıçdaroğlu’nun helâlleşme çıkışı mütedeyyin kesim tarafından, seçime yaklaşırken sıklıkla karşılaştıkları “çarşaflılara rozet takarak sempatik görünme stratejisi” olarak yorumlandı.

CHP içerisinde ise tabandan kafa karışıklığıyla birlikte gelen “Kiminle helalleşeceksin?” soruları havada uçuştu.

Tabana kayıtsız kalamayan Kılıçdaroğlu, TBMM grup toplantısında normalde hiç yapmadığı bir şeyi yaptı ve kağıttan metin okudu.

22 Mayıs 2021 Cumartesi

Z KUŞAĞINA İSTİKRARLI KOALİSYON MU?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener uzun süredir il il geziyor.

Vatandaşın derdini vatandaşın ayağına giderek dinliyor.

Geçtiğimiz gün son durağı Rize oldu.

Orada birçok olay yaşandı.

27 Haziran 2018 Çarşamba

KILIÇDAROĞLU’NUN “MASUMİYETİ”
Kılıçdaroğlu’nun elinde değil aslında biliyor musunuz?

Türkiye’de bir uzlaşı kültürü yok ki…

Rahmetli Turgut Özal’ın çağımızın kelimesi “iş birliği, uzlaşı” diyerek “Türk siyasetine” teslim ettiği girişimin üzerinden 30 yıldan fazla zaman geçti.

Buna rağmen, Türkiye’nin “iş birliği ve uzlaşı” konusunda gelebildiği nokta ortada…

Peki, ama neden olmuyor?