26 Nisan 2022 Salı

VATANDAŞIN PLANI UYGULANSIN

Devlette devamlılık esastır.

Aynı zamanda devlette planlama da esastır.

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin planlı ve programlı bir zihinle ilerlemesini sağlayan önemli kurumlardan biri olarak arkada sessiz sedasız vazifesini icra eden Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) vardı.

5 Mart 2022 Cumartesi

SİYASİLERİN BENZEŞİP ORTAKLAŞAMADIKLARI

Altı siyasi partinin açıkladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmasına “Cumhur İttifakı”ndan hafta boyunca sert tepkiler geldi.

Tüm söylenenlerin yanında sistem önerisi hakkında uzun uzadıya çalışma yapıldığı belli oluyor.

Sayılan maddelerin bir kısmı halihazırda mevzuatımızda zaten var iken bazıları parlamenter sistemin ruhuna uyan öneriler...

Ama bazıları ise mevcut başkanlık sistemine kolaylıkla eklenebilecek ve sistem revizyonu tartışmalarına katkı sunabilecek niteliğe sahip.

8 Şubat 2022 Salı

100 GÜN ÖNE GEÇMEK GEREK

Ocak ayı enflasyonundaki artış herkesi tedirgin etti.

Türkiye Modeli adıyla ortaya koyulan yeni ekonomik düzenin zamlardan başka bir getirisi olup olmayacağı konusunda şüpheler ortaya çıkmaya başladı.

Bu şüphelerin ortaya çıkmasını destekleyecek veri şu an için sadece market raflarına gelen zamlardan ibaret.

Yaşananların her birinin açıklaması olmasına rağmen bu açıklamaların birbiriyle ilintili bir şekilde ortaya koyulamaması sürecin işleyişinde güven zedeleyici bir durum ortaya çıkarıyor.

Vatandaşın yaşadığı zorluğu göz ardı etmek, küçük görmek kimse tarafından hoş karşılanamaz.

16 Ekim 2021 Cumartesi

DEĞİŞİMİN DEĞİŞMEYENLERİNİ DEĞİŞTİRMEK

Türkiye için zor zamanlar...

Tüm dünyanın dönüştüğüm bir düzlemde değişim için atılmaya çalışılan adımlar günü kurtarmak olarak görülebiliyor.

Böyle bakanların bir kısmının haklılık payı olsa da Türkiye’nin coğrafyasındaki zorluğu anlamak oldukça dikkatli bir odak gerektiriyor.

Tenceresi kaynamayan, yılbaşında aldığı zammı yıl ortasına varmadan eriyen vatandaşın bu odakla konulara bakması beklenemez.

11 Eylül 2021 Cumartesi

HDP İTTİFAKLARLA “OY”NUYOR

2023 yılına yaklaştıkça siyasettin stresi de artıyor.

Birileri her geçen gün ittifaklar kuruyor, erken seçim tarihleri belirleyen kulis bilgisi yazıyor.

Kulislerde dolaşan birçok bilginin aslı astarı yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olmayacağını söyleyenler ile HDP’ye muhtaç olduğunu söyleyenler bilerek ya da bilmeyerek birilerinin oyununa alet oluyor.

Ekonominin vatandaşa getirdiği zorluğu siyaseten yönetemeyenler, sorunları bir yumak haline getirip Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sırtına yüklüyor.

Büyürken, gelişirken iyi; krizlerle baş edince iyi ama işler zora girince, dost bilinenlerin nasıl da “kardeş eti” yediğini görseniz şaşarsınız.

Liderinin yüzüne konuşamayanların arkadan nasıl da iş çevirdiğini bir bilseniz şaşarsınız.

Erdoğan, yılların yorgunluğunu sırtında taşıyor.

Sağına soluna baktığı zaman da ilk yola çıktıklarından kimseyi göremiyor.

Bunun Erdoğan’ın suçu olduğunu söyleyenler olsa da Erdoğan’ın karizmatik kişiliğinden nemalananların sürekli pohpohlanma arzusunda olması ise kimsenin dikkatini çekmiyor.

Son haftalarda Erdoğan’ın iktidarı CHP’ye  devretmemek için HDP ile bile görüştüğü söylendi.

Hâlbuki olay öyle değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’de görevlendirilen beş kişilik bir ekibin MHP’den gelen anayasa teklifini değerlendirdiğini açıklamıştı.

“Gönül ister ki toplumsal uzlaşı ile yeni bir anayasa yapalım.

Olursa olur olmazsa Cumhur İttifakı olarak kendimiz yeni bir anayasa çıkarırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işte “uzlaşı” arayışı bu yaşananlar...

Talimatlar verildi.

Sessiz bir şekilde yol gidiliyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi (CHS)’ni değiştirmeyi kafasına koyan muhalefet kanadını da memnun edecek bir değişiklik şu an siyasette yaşanan gerilimi tamamen bitirecektir.

HDP’nin oylarını anayasa değişikliği için değil de erken seçim için bir zorunluluk olarak gösterenler aslında Türkiye’nin yaşadıklarını tam olarak okuyamıyorlar.

Süreci kavramak yoğun bir dikkat gerektiriyor.

HDP’nin kapatılmasının hiçbir anlamı yok.

Bu tehdit ile masaya oturtmanın da hiçbir anlamı yok.

HDP’nin AK Parti ile anlaşsa bile seçmenine bunu anlatması da mümkün değil.

O zaman konuşulacak tek şey anayasa değişikliği olacaktır.

“Yetmez ama evet” düşüncesinde bir anayasa hazırlığı birincil öncelik durumunda.

CHS’nin ayakta kalması ülkede istikrarın korunması için çok önemli.

HDP bu talebi gördüğü için Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın “HDP ortak aday çıkarılması fikrine açıktır ama isimleri şimdi tartışmayalım. Önce ilkeler ve seçim güvenliği konuşulmalı.” açıklamasıyla şifreleri verdi.


HDP Eş Başkanı Mithat Sancar

HDP, Cumhurbaşkanlığı sisteminin belli şartlarda ayakta kalmasına razı...

Ama hangi şartlar?

MAALESEF YİNE BÜROKRASİ KAZANDI

CHS ile gelen "iki dönem şartı" aslında "Türk demokrasisi için büyük bir reform".

Eğer bir değişiklik olmaz ise bir daha Recep Tayyip Erdoğan gibi 20 sene bilfiil ülkenin tek elden yönetilemeyeceği anlaşılıyor.

Muhalefet kanadı ise sanki bir yirmi yıl yönetecekmiş gibi hemen sistemi kaldırmanın derdinde.

Aslında dertleri uzun yönetim değil.

Küçük yönetimleri ile meşru alanlar açmak.

Eski koalisyon sistemlerindeki “az olanın değerli olduğu” zamanları özlüyorlar.

Peki ama bunun ülkeye ne faydası var?

Koalisyonlar; tam demokratik, çoğulcu siyasi sistemlerde ve buna uygun toplumlarda uygulanabilecek en akılcı sistem.

Eğri oturalım, doğru konuşalım:

Türkiye bu şartları ne kadar sağlıyor.

Bizim siyasetçilerimiz ayakları yere basmayan vaatlerle koltuğa oturup sonrasında bürokratların getirdiği evrakları imzalamak üzerine bir siyaset yapıyorlar.

CHS aslında bu bürokratik oligarşiyi büyük oranda yıktı ama başka bir bürokrasi gücü meydana getirdi.

Artık etrafını siyasilerden ziyade bürokratların sardığı bir Cumhurbaşkanı var.

Eski sistemde bürokrasiyi dengeleyen siyaset vardı ama yeni sistemde yöneticinin bu sarılmış hâli başka bir sorunu beraberinde getiriyor.

Bu soruna çözüm, MHP’nin yeni anayasa teklifinde yer alan seçimle gelen Cumhurbaşkanı Yardımcıları önerisiyle gelecektir.

Cumhurbaşkanı etrafındaki bürokrasiye hapsedilmeyecek ve siyasi teması devam edecek.

Gelen bilgiler de AK Parti’nin MHP’nin teklifini büyük ölçüde kabul edeceği yönünde görünüyor.

Anlaşılan 2021’in son ayları çok sıcak geçecek.


11.09.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

25 Haziran 2018 Pazartesi

PARTİ HÜKÛMETİ DEĞİL, HÜKÛMET PARTİSİ
AK Parti sandıktan aldığı “yüzde 42,46 oy” ile birinci olarak eski sistemde “Hükûmet” denilen bir konumda yer aldı.

Aslında…

Yeni sistemde artık “Hükûmetin partisi” Mecliste birinci parti oldu diyebileceğiz.

Bu ayrımı tam olarak ortaya koyabilmemiz ancak “uyum yasaları” ortaya çıkınca ve Meclis çalışması başlayınca mümkün olacak.