25 Haziran 2018 Pazartesi

PARTİ HÜKÛMETİ DEĞİL, HÜKÛMET PARTİSİ

AK Parti sandıktan aldığı “yüzde 42,46 oy” ile birinci olarak eski sistemde “Hükûmet” denilen bir konumda yer aldı.

Aslında…

Yeni sistemde artık “Hükûmetin partisi” Mecliste birinci parti oldu diyebileceğiz.

Bu ayrımı tam olarak ortaya koyabilmemiz ancak “uyum yasaları” ortaya çıkınca ve Meclis çalışması başlayınca mümkün olacak. 

Recep Tayyip Erdoğan

Vakit Muhalefette Dönüşüm Vakti

Millet İttifakı ile bir ivme yakalanmaya çalışan muhalefet “Benzemezler İttifakı” kurduklarını gerçekten tescil etti.

Peki, muhalefet partileri için şimdi sırada ne var?

Kılıçdardoğlu’nun CHP’si, Muharrem İnce’nin tek başına aldığı oydan 8 puan aşağı oy aldı.

Kılıçdaroğlu’nun belirlediği CHP delegeleri bu duruma ölçüde sessiz kalacak?

“Mustafa Kemal’in Askerleri”nin verdiği oy ile Meclise giren “APO’nun Askerleri” bu ülkenin kurucu unsuru gerçek CHP’liler tarafından nasıl hazmedilecek?

Oy korkusu iyi gelmedi

Meral Akşener’in “dava adamı edasıyla” başlattığı hareketin, “oy korkusu” ile kendi tabanına yönelecek bir seçim süreci ortaya koyması İYİ Parti’ye “Meclisi” kazandırdı.

Ama Meral Hanım’a da tüm Türkiye’yi kucaklaması gereken bir “başkan” olamayacağını gösterdi.

Şimdi sıra Ümit Özdağ’da…

İlerleyen dönemde İYİ Parti’yi AK Parti’nin bazı politikalarını açıkça desteklerken bulabiliriz.

Masum (!) Terör Oyunu

HDP’liler seçim döneminde “Meclise girmezsek sokağa bunu yansıtırız” demişlerdi.

Bilindik saldırganlıkları gerçekleştirdikten sonra bilindik “mazlum” rolüne soyunmuşlardı, seçim propagandalarında…

“Sol tandanslı” bazı “ağabeylerimiz”in gayretleri boşa çıkmadı.

HDP, PKK’nın çöküşe geçtiği bir dönemde terör örgütleri ile arasına mesafe koyabilecek mi yoksa koymuş gibi mi görünecek?

Göreceğiz…

Saadetin "Saka"lığı...

Saadet Partisi, tam bir hayal kırıklığı yaşattı.

CHP ile ittifakında CHP’den “oy kotaracaklarını” söylemişlerdi ama görünüşe göre CHP’ye “oy taşımışlar”.

Halbuki…

Temel Karamollaoğlu’ndan fazla oy alan Parti’nin, bu fazla oyları nereden aldığını düşünen bir kafa ortaya çıksa(!) sonuca ulaşılacak.

Adı "Vatan"dı ama...

Doğu Perinçek, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için topladığı imzadan daha az oy aldı.

Bu da gösteriyor ki zorlama iş olmaz be kardeşim.

Halk koyun değil be kardeşim.

İlle de "şuraya git" deme be kardeşim...

Şimdi ne olacak?

Recep Tayyip Erdoğan, hikâyesine kaldığı yerden devam edecek,

Hızlıca yeni bir yönetim kuracak.

Amma ve lâkin…

Cumhurbaşkanlığı Sistemi ister istemez bir Başkanlık Sistemi modeli olarak toplumsal uzlaşıyı öngörüyor.

Aksi durumda bu sistem toplumsal hareketlilikler ortaya çıkarır.

Erdoğan, bu ihtimale karşı formülün dar bölge seçim sisteminden geçtiğini çok iyi biliyor.

Bu sebeple sistemin bekasının sağlanması için yapılması gereken devletin yapısal dönüşümünden sonra toplumun dönüşümünü gerçekleştirmek!

Dünyanın en ilerici ve özgürlükçü anayasasını yapmanın önünde kalan tek engel, Türk Milleti’nin en büyük engeli olan “uzlaş(a)ma(ma)” olarak görünüyor.

Yeni dönemin şifreli kelimeleri:

Siyasette Uzlaşma…

Ekonomide Verimlilik...

25.06.2018 tarihinde MİLAT GAZETESİ'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

0 yorum: