Türkiye,
kendine özgü dinamikleri olan bir ülke.
Ne
Avrupa'ya ne Asya'ya ne Ortadoğu’ya benzer…
Türklerin
geleneksel Batı-Doğu şeklinde ayrılan devlet yönetiminde; “Büyük Kardeşler”
devletin başı olarak "Doğu" kanadını, “Küçük Kardeşler” ise "Batı"
kanadını yönetirdi.
Türkler,
azimli bir millet…
Her
zaman ileriyi hedefleyen bir zihin var.
Büyük
kardeşin derdi büyük: Çin.
Küçük
için, “Ata’ya saygı” kaçınılmaz.
O
zaman gidecek tek yer kalıyor o da "Batı"...
Öyle
veya böyle yüzünü hep "Batı"ya dönen
bir "Doğu" olarak, tam bir medeniyet
tasavvuru ortaya koyuyor Türkiye…
Bu
yolculukta ilerlerken “yetmiş iki buçuk
milletle” kaynaşıyor...
Beraber yürüyor...
Bir
de üstüne İslâm ile müşerref olunca;
Apayrı bir “güzellik”,
Apayrı bir “vizyon” kazanıyor…
"Batı"nın
kendi içinde yaşadığı bitmek tükenmek bilmeyen savaşlar,
Batılıların barış temelli bir sistem oluşturmasına neden oluyor
ya…
İşte
bu sistem "Batı"ya yaklaşan her bünyeye tesir ediyor…