6 Ağustos 2022 Cumartesi

 İSTEYİN İSTEYEBİLDİĞİNİZ KADAR

ABD ile Çin arasındaki rekabeti kızıştıran ve bir çatışmaya dönüşmesi ihtimaline rağmen sorumsuzca Tayvan’a giden ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin ziyaretinde görünenden çok daha fazlası var.

Pelosi’nin uçağı yaklaşmadan önce tatbikatlar yapıp havadan ve karadan askeri hareketlilikle baskı kuran Çin’e stres testi yapıldı.

Hong Kong’taki olaylarda boyunun ölçüsünü alan Çin, ekonomisine ciddi katkı sunan Hong Kong’a sessiz kaldığı gibi ekonomisi büyük ölçüde bağımsız olan Tayvan’a da sessiz kalır mı?

Bu soruya cevap arandı ve de bulundu.

2 Ağustos 2022 Salı

ARZ TALEP DENGESİ BOZULURSA

Ekonomiye duyulan güvenin düşmesi ekonomi politikalarının getirdiği bir sonuç...

Ekonomi politikalarıyla ilgili yöneticilerin ortaya koydukları fikirlerin küresel piyasalarla ölçüldüğünde bir noktada "mantıksal tutarlığı" olsa da piyasadaki tüm aktörlerin piyasa yapıcıların istediği gibi davranmasını sağlamak kolay bir iş değil.

Yani devlet ne kadar regülasyon yani kurallar düzenlerse düzenlesin her zaman o kuralların arasından geçecekler, arkasından dolanacaklar olacaktır.

7 Haziran 2022 Salı

G10 HEDEFİNE REÇETE

Ülkemizin dünyadan farklı olarak ortaya koyduğu birkaç yaklaşım, aslında birbirini destekliyor.

Dış politikada Batılı güçlerin her dediğine “tamam” diyerek baş sallayan Türkiye’nin, bu güçleri “Biz sizinle denk statüdeyiz.” noktasına getirmesi diplomatik zeminde epey bir iş yapıldığını gösteriyor.

Trump gibi birine bile gözdağı verilmesi, Fransa’nın 100 yıldır hüküm sürdüğü bölgeden çıkarılması, Afrika ve Avrasya’da dengelerin bir tarafında yer alınması hatta taa Latin Amerika’da Venezuela’ya bile müdahil olunması öyle kolay yapılacak işler değil.

Türkiye’nin 90’lardan bu yana kırmaya çalıştığı kabuğu çatlatması ancak 20 sene sürdü.

Bu zamana kadar “Suyuna Gitme Politikası” Türk Dış Politikasının adeta bir özetiydi.

Tamam, dışarıda hem diplomatik hem de askeri bağlamda kabuğundan çıkan bir Türkiye var, peki ekonomide de durum böyle mi?

Maalesef hayır!..

2 Kasım 2021 Salı

TÜRKİYE’NİN KADER ORTAKLIĞI

Almanya, İkinci Dünya Savaşını (İDS) kaybetmesiyle birlikte ağır yaptırımlarla yüzleşti.

Ülke ikiye bölündü yarısı Batı Bloğunun yarısı ise Doğu Bloğunun bir parçası hâline geldi.

Batı Bloğu’nda yer alan Almanya, ABD’nin Avrupa’daki garnizonu haline getirildi.

27 Temmuz 2021 Salı

BAE’NİN OPEC+ İLE DARBE FİNANSMANI

OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı) üyeleri olan; İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Venezuela, Katar, Endonezya, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Nijerya, Ekvador, Gabon, Angola, Ekvator Ginesi ve Kongo’ya bir de Rusya’nın eklenmesiyle ortaya çıkan OPEC+ oluşumu dünya petrol fiyatlarını belirleyen yegâne kurum.

Arzı kısarak fiyatı belirleyen ve esasında monopol bir yapının kurulduğu petrol piyasası olmasına rağmen içten yanmalı motorların keşfinden bu yana en ucuz ve en verimli insan ve mal taşımacılığının sağlandığı tek piyasa...

15 Haziran 2021 Salı

EKONOMİ SAVAŞINDA “ATOM BOMBASI”

Dünyada inanılmaz bir rekabet var.

Kapitalist sistemin ortaya koyduğu serbest piyasa koşullarıyla ortaya çıkan çok uluslu şirketler Japonya örneğinde görüldüğü gibi güçlerini koruyabilmek için el altından ülke yönetimleriyle gizli anlaşmalar yapıyorlar.

Uzun yıllar boyunca ABD’nin, gücünü dayatarak mallarını veya silahlarını satmasını seyrettik.

Ülkelerin yıllar süren birikimleriyle oluşan kuruluşlarını özelleştirdikleri sırada arka plan görüşmeleriyle ABD ve dostlarına yarayan satışları gördük.