14 Şubat 2023 Salı

AYAĞA KALKMA PLANI

Ülkemizin yaşadığı afette mobil telefonların nasıl da hayat kurtarmaya aracılık ettiğine şahit olduk.

Ellerinde telefonlarla ulaşabildikleri sosyal mecralardan yardım isteyenlerin çığlıklarına destek veren sosyal medya fenomenlerini "Oturduğu yerden ahkâm kesiyor!" eleştirisiyle ötekileştirmenin kime ne faydası var?

Takipçi kastıkları eleştirisini ise çok anlamsız buluyorum.

Böyle bir ihtiyaçları olmadığı açıkça ortada...

8 Kasım 2021 Pazartesi

TEL RIFAT BİRKAÇ SAATE KONTROL ALTINA ALINIR

PYD, RUSYA’YA YANAŞMAYA BAŞLADI

Türkiye’nin Tel Rıfat konusundaki ciddiyetinden korkan PYD’nin ABD’nin bölgeden çekilme ihtimaline karşı Rusya’ya sığındığını ve Esed ile masaya oturduğunu belirten Suriye Milli Ordusu (SMO) Özel Kuvvetler Komutanı Yarbay Abdunnasır Ebu Celâl, PYD’nin ABD’nin boş bıraktığı alanlara Rus bayrağı çekmeye başladığını söyledi.

SMO: TEL RIFAT BİRKAÇ SAATE ALINIR

TSK ve SMO’nun operasyonel gücünün PYD’yi korkuttuğunu belirten Ebu Celâl, harekât için hazır olunduğunu söyleyerek, “Tel Rıfat’ı birkaç saate kontrol altına alırız” dedi.

SÜLEYMANÎ ÖLÜNCE BİRBİRLERİNE DÜŞTÜLER

İran’ın Kudüs Gücü Komutanı General Kâsım Süleymanî’nin ABD operasyonu ile öldürülmesi sonrasında Suriye’deki İranlı güçlerin kendi aralarında ayrılığa düştüğünü kaydeden Ebu Celâl, bölgedeki güçlerin komuta kademesini ve finansal desteklerini çok iyi bildiklerini ve istihbarat olarak hazırlık içinde olduklarını söyledi.

Suriye Milli Ordusu (SMO) Özel Kuvvetler Komutanı Yarbay Abdunnasır Ebu Celâl, Milat Gazetesi Ankara Temsilcimiz Neşat Gündoğdu’ya sahadaki askeri durumu anlattı. Yaklaşan Tel Rıfat operasyonuna ilişkin bilgiler verdi.

Suriye Milli Ordusu (SMO) Özel Kuvvetler Komutanı Yarbay Abdunnasır Ebu Celâl, Türkiye’nin Tel Rıfat konusundaki ısrarı nedeniyle PKK-PYD-YPG güçlerinin Esed ile masaya oturduğunu ve bazı bölgelerin kontrolünün dahi bırakılarak Türkiye ile karşı karşı gelmekten kurtulmaya çalışıldığını söyledi. Ebu Celâl, TSK tarafından başlatılacak bir operasyonla Tel Rıfat’ın birkaç saat içinde kontrol altına alınabileceğine değinerek SMO ve TSK arasındaki doku uyumunun tam olduğunun altını çizdi.

Günde 9 bombalama oluyor

Esed Rejimi ve destekçilerinin insan haklarını umursamadan sivillere saldırdığını belirten Ebu Celâl, “Uluslararası anlaşmalarda yasaklanan misket, vakum ve varil bombalarının kullanımı devam ediyor. Günde 9’a kadar çıkan hava bombardımanlarında bir okul ve hastanelerin hedef alınması birçok masum sivilin hayatına mâl oluyor.” ifadelerini kullandı.

SMO’nun istihbarat gücü etkili

Suriye istihbaratından çok sayıda kişinin kendilerine katıldığı kaydeden Ebu Celâl, “Kâsım Süleymanî sonrasında İranlı gruplara kimlerin destek verdiğini çok iyi biliyoruz. Yurtdışında operasyonel gücümüz var. El Muhaberat dâhil Suriye’deki her yerde güçlü istihbarat kaynaklarımız var. İran, Kâsım Süleymanî’nin yerine Muzaffer Vahidi’yi görevlendirdi. İran destekli güçlerin yönetim ve lojistik desteğinde değişim oldu. İran’ın Halep ve Şam’daki kollarını da biliyoruz.” şeklinde konuştu.

Muhalifler ölümüne savaşıyor

Çatışmaların ölümüne yapıldığını asla geri çekilme olmadığını dile getiren Ebu Celâl, “Çatışmalar alan hakimiyeti sağlanana kadar devam ediyor. Rus uçaklarından gelen bombalamalar sonrasında ağır yaralılar olabiliyor. Bunların çoğunun uzuvları kesiliyor. İyileştikten sonra tekrar savaşmak istiyorlar ama geri hizmette çalışmaları için onları zor ikna ediyoruz. Dünyadaki engelli insan ortalaması yüzde 10, Suriye’de ise bu oran yüzde 25’e yaklaşmış durumda.” ifadelerini kullandı.

PYD Rus bayrakları çekiyor

Türkiye’nin Tel Rıfat’a operasyon yapma konusundaki ciddiyetinin PYD-YPG-PKK’yi korkuttuğunu dile getiren Ebu Celâl, “PYD 50 bin askeri olmasına rağmen Araplardan zorla askere alarak sayıyı artırmaya çalışıyor. ABD’nin bölgeden çıkacağına dair haberler de gelmeye başlayınca PYD’nin Ruslarla anlaş yapmaya çabaladığı ve Esed ile masaya oturduğu bilgisini aldık. ABD’nin olmadığı yerlerde Rus bayrakları dalgalanmaya başladı. Tel Rıfat’a bir saldırı olmasın diye Ruslarla daha fazla yakınlaşmaya başladılar. PYD, Esed Rejimi ile bir anlaşma yaparak çıkma durumuna geldi. Tel Rıfat köy gibi bir yer eğer bir operasyon olursa birkaç saat içinde kontrol altına alınır.” dedi.

Süleymanî ölünce İran güçleri birbirine girdi

Ebu Celâl, ABD’nin İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kâsım Süleymanî’nin ABD operasyonuyla öldürülmesi sonrasında Suriye’deki İran güçleri arasında anlaşmazlıklar çıktığına değinerek, “Afgan ve Hizbullah’ın yanında Kâsım Süleymanî’nin 4.Tümen’inden katılanlarla birlikte 80 bin kişiden oluşan İran güçleri, Süleymanî’nin ölümünden sonra ev ve alan paylaşımında anlaşmazlıklar yaşamaya başladı. Bazı durumlarda kendi aralarında ufak çaplı çatışmalar çıktığı da oluyor. Bu güçler çok acımasız operasyonlar yapıyorlar. Humus’ta nehrin üstünün insan bedenleriyle örtüldüğü El  Nehir katliamında Kâsım Süleymanî’nin imzası var. Sivillere karşı gerçekleştirilen tüm sivil katliamların sorumlularını tek tek biliyoruz. Bunların hepsi uluslararası kamuoyuna hesap verecek.” diye konuştu.


MİLAT GAZETESİ'nde yayımlanan röportaja buradan ulaşabilirsiniz.







19 Haziran 2021 Cumartesi

KARAYILAN’I “OĞLU” BİTİRECEK

Türkiye Cumhuriyeti, uzun yıllardır temel sorunlarını çözme iradesi gösteriyor.

Başta Ermeni, Alevi ve Kürt açılımlarıyla ilerletilen bir dizi sürecin bazılarında başarıya ulaşıldı.

Azınlık cemaatlerinin haklarının verilmesi temel sorunlardan birçoğunun çözümünü kolaylaştırırken "Sözde Soykırım" konusunda maalesef yeterli yol alınamadı.

Ergenekon Olayı ile Aleviler ötekileştirildi.

Kürt açılımıyla kanayan bir yaranın kapatılmasına küresel güç dengeleri müsaade etmedi ve süreci baltaladı.

Çok doğal!...

Neticede PKK’nın kontrolünde gerçekleşen büyük bir uyuşturucu trafiği var.

Mafyanın ve tüm illegal yapıların yer aldığı bu düzenden nemalananlar, bu çarkın durmasına olumlu bakmadı.

Farklı farklı ülkelerdeki bazı siyasilerin de bu işten nemalandığı söylentileri PKK’nın hayatta kalmasını gerekli kıldı.

Bunların yanında İsrail’in bölge denklemi ve ABD’nin oyun kurgusunun yanında Yunanistan, Fransa ve Almanya’nın tutumlarını da dışlamamak gerekiyor.

Bahsi geçenlerin ayakçısı FETÖ’nün süreci baltalayan girişimleri başlamadan önce “Acaba bu iş gerçekten de başarılı olacak mı?” sorusu akıllarda yer ediniyordu.

PKK’nın direkt muhatap alınmasından rahatsız olan birçok kişi bu ihtimale karşı bir süre yumruklarını sıkmayı tercih etti.

Süreç son bulup da tekrar silahlar çekilince FETÖ’nün emniyet güçleri ve TSK içindeki kolları ile Türkiye’nin mücadelesi zafiyete uğratıldı.

Sonuçta herkes “Keşke böyle bir yola girilmeseydi” eleştirisini yaptı.

15 Temmuz’dan sonra FETÖ’nün Jandarma, Polis ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden büyük ölçüde temizlenmesi PKK ile mücadelede önemli bir yol alınmasını beraberinde getirdi.

İnsansız Hava Aracı (İHA) ile başlayan doğru istihbarat toplama süreci, FETÖ’den arındırılmış güvenlik güçlerinin daha etkili saldırılar düzenlenmesine imkân verince PKK’ya karşı hızlı bir üstünlük kuruldu.

Bir de Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA)’nın bu serüvene katılması Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Polis güçlerinin elini daha da rahatlatacak bir süreci beraberinde getirdi.

4 yıldır hızla gerileyen PKK yapılanması ülke içinde neredeyse bitme noktasına geldi.

Öyle ki 2021 yılı başından bu yana örgüte katılım 20 kişi ile sınırlı kaldı.

Bunların büyük çoğunluğunu da Türkiye dışından katılımlar oluşturdu.

Ayrıca 2021 yılı başından bu yana 80 kişiye ulaşan teslim olan sayısı örgütteki çözülmenin ne boyutta olduğunu açıkça gösteriyor.

Güvenlik kaynaklarıyla yaptığım görüşmede ülkenin her yerinde PKK’ya yönelik ihbarların arttığını ve vatandaşlarımızın PKK’nın ülkenin hiçbir yerinde varlık göstermesine tahammülü olmadığını öğrendim.

Başarılı operasyonlarla sürekli küçülen terör örgütünün içinde kazanların kaynadığını söyleyen İçişlerinin kıdemli personelleri, örgütte çekirdek kadro denilen üst yönetimin örgüt üyeleri tarafından sorgulanır hâle geldiğine vurgu yapıyorlar.

Tam bu aşamada kırmızı kod ile aranan ve örgütün içinde önemli bir yeri olan Özgür Gabar kod adıyla bilinen sözde Botan Eyalet Sorumlusu Fırat Şişman’ın 8 Nisan’daki operasyonla ele geçirilmesi bambaşka bir serüveni başlattı.

Özgür Gabar Kod Adlı Fırat Şişman

Çatışmada yaralanan ve vücuduna 7 kurşun isabet eden Fırat Şişman, öleceğini düşündüğü bir anda Jandarmanın kanıyla hayata döndü.

Gördüğü muamele karşısında şoka uğrayan Şişman 11 yaşından bu yana PKK’nın söylediği yalanları ancak fark etti.

90 günlük bir tedavi süreci sonrasında adli süreç devam ederken PKK içerisinde söylenen yalanları açıkça ortaya döken Şişman’ın açıklamaları Pazar günü Milat Gazetesinde geniş bir şekilde yer bulacak.

Murat Karayılan’ın “oğlum” dediği Fırat Şişman’ın açıklamaları örgütte birçok yeni kopmaya neden olacaktır.

Murat Karayılan

Bu süreci yakından takip etmeye devam edeceğim.

Bir yandan bu açıklamaların HDP’nin kapatılma davasıyla ilişkilendirileceğini şimdiden söylemek işten bile değil.

Bir kısım zevat muhakkak suyu bulandırmak için çabalayacak hatta HDP İzmir İl Binasına yapılan saldırıyla bile bağlantı kuracaktır.


Bunlara itibar edilmemeli.

Çok acayip şeyler olacak...

Detayları paylaşacağım.


19.06.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.