29 Eylül 2023 Cuma

AB RÜYASI KARABASAN OLDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Gerekirse AB ile yollar ayrılır.” açıklamasının üstüne MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bizim için Avrupa Birliği bitmiştir. AB'yle doğmadık, AB'siz de ölmeyiz. AB'yle var olmadık, AB'siz de yolda kalmayız. 60 yıl kaybettik, bir 60 yıl daha kaybedemeyiz, onun bunun ağzına bakamayız.” demişti.

Bu kadar laf edildi ama değişen bir şey yok!

16 Mayıs 2023 Salı

EKONOMİNİN HAKKINI VERMEK

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Türkiye için önemli bir seçim daha sona erdi.

Korku ile umut arasına hapsedilen seçmenin ortaya koyduğu sonuç itibarıyla, "var olanı kaybetme korkusunun" yanında mevcut sorunları çözme konusunda alternatiflerden yeterli umudu alamadığı görülmüş oldu.

Oluşan bu düşüncenin arkasında, şüphesiz, yönetim sistemini de payı var!..

Başkanlık Sistemi gereği, iki adaya ve tarafa entegre olan bir siyasal yapıya doğru gittiğimiz açıkça görülüyor.

14 Ocak 2023 Cumartesi

DÖNÜŞÜM SİYASETİNE YÖNELİN

Seçime yaklaştıkça iç ve dış politika çok hızlı bir şekilde değişime uğramaya başladı.

Avrupa Birliği’nde görevli Türkiye Cumhuriyeti heyetindekilerle yaptığım görüşmeler çarpıcı bazı bilgiler barındırıyor.

Avrupa Birliği’nin Erdoğan’ı istemediği bir sır değil.

Fakat son zamanlarda seçime doğru giderken devletler arasındaki diplomatik teamüllere zarar vermeyecek ölçüde iktidara yol açmamak için uğraştıklarını öğrendim.

10 Ocak 2023 Salı

GIDA KRİZİ GELİYOR

2022'de gıdada yaşanan fiyat hareketliliğinin arkasındaki  nedenlerden biri de Tahıl Kriziydi.

Ülkemiz gıda arz güvenliği konusunda sorun yaşamasa da üreticilerin ortaya çıkan enflasyon şokundan kaynaklı yaşadığı dalgalanmalar üretimi de etkiledi.

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi ise pandemi döneminde tüm dünyada çiftçiler canının derdine düşerek evinden çıkmazken bizim çiftçilerin tarımsal üretime devam etmek için çok talepte bulunduklarını ve bunun sonucu olarak da gıda arzında sorun yaşanmadığını dile getirdi.

27 Aralık 2022 Salı

TÜRKİYE MODELİ SORGULANACAK

Ekonomi ve enerji konusunda dönüm noktası olacak bir yıla giriyoruz.

Enerjide, Güney Gaz Koridoru olarak Avrupa’nın "güvenli sağlayıcısı olma" noktasında hızla ilerlerken Türkmenistan ve Azerbaycan gibi Türk Devletlerini de birer birer bulunduğumuz ekosistemin içine dâhil etme konusundaki maharetimiz, geleceğimizi de şekillendirecek önemli bir devlet politikası olarak oluşmak üzere...

13 Aralık 2022 Salı

GARİP BİR YOLSUZLUK DOSYASI

Genelde makro ekonomi ve enerji ile ilgileniyorum.

Tarım gibi spesifik alanlara ancak birilerinin dikkatimi o yöne çekmesi ile yönelebiliyorum.

Bu alanda yakın zamanda dikkatimi çeken bir olay oldu.

Türkiye Tarım Hayvancılık ve Arıcılık Platformu (TAHAP)’nun birkaç organizasyonunu takip ettim.

Kendi hâlinde bir şeyler yapmaya çalışan insanlar izlenimi edindim.

Fakat daha sonra gerek Kemal Kılıçdaroğlu gerek ise Doğu Perinçek, bu kuruluşun arıcılara yaptığı yolsuzluklardan bahsedince olayı araştırma sorumluluğum olduğu düşüncesine kapıldım.

Tarım alanında uzman meslektaşlarımdan Ankara’daki mağdurlarla bir görüşme ayarlamasını istedim.

Kısa zaman sonra bir görüşme gerçekleştirdim.

Uzun uzadıya olanları anlattılar.

584 milyon yolsuzluk yapıldığını söylediler.

İddia edilen rakam müthiş!

Evrak istedim.

Bana takriben 1,5 milyonluk ödeme evrakı verdiler.

Hemen peşine düştüm.

AK Parti ve CHP’li bazı vekillerle görüştüm.

Ayrıca konunun tarafı olan ya da adı geçen çoğu kişi ile temasım oldu.

En sonun da cevap hakkı gereği TAHAP Başkanı Mustafa Sarıoğlu ile uzun görüşmelerim oldu.

TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu

584 milyon olduğu söylenen yolsuzluk rakamlarına rağmen TAHAP’ın yılbaşından bu yana hesap hareketlerinde 55 milyonluk bir hareket olduğunu verilen evraklarda gördüm.

Sonuç itibarıyla şunu söyleyeyim:

Taraflar hakkında beyanlarına göre halihazırda yolsuzluk ya da dolandırıcılıkla ilgili bir suç duyurusu bulunmuyor.

Cumhuriyet savcılarının çıkan haberler ve iddialara istinaden resen TAHAP Başkanından ifade almasının çok yerinde olacağını düşünüyorum.

Konu ile ilgili adı geçenler birlikte ortaya atılan iddialar, çok büyük bir vahameti ortaya koyuyor.

Devletin bu iddiaların üzerine gitmesi, kim kimi mağdur ettiyse muhakkak surette hesabını sorması çok ama çok elzem.

DOĞAL GAZDA TÜRK OYUNU

Piyasa boşluk kabul etmez. Eğer bir kâr fırsatı varsa muhakkak o birileri tarafından doldurulur.

Rusya’nın 155 milyar metre küp doğal gaz ihracatını sonlandıran Avrupa Birliği, gerekli teminin büyük çoğunluğunu ABD başta olmak üzere Cezayir ve Katar’dan LNG olarak karşılamaya çalıştığı bir süreç yaşıyoruz.

İtalya ve Hollanda gibi yaptırımı arka plana atan ülkelerin Rusya’dan aldığı LNG bile Rusya’nın boru hatlarından gelen doğal gazına alternatif olabilmiş değil.

155 milyar doğal gaz ihtiyacını ne LNG’den dönüştürecek tesis var de ne de yapılan tasarruflar bu ihtiyacı karşılayabilir.

Fırsat bu fırsat diyen Türkiye’nin talih kuşu ayağına geldi.

Nabucco projesiyle Rus gazına alternatif olması beklenen Türkmen ve Kazak gazlarını Avrupa’ya yâr etmeyen Rusya, hemen büyük anlaşmalarla bu ülkelerden gaz alma adımını atmıştı.

Riskin uzaklaştırdığını düşünen Rusya’nın karşısına Türkiye’nin Azerbaycan ile birlikte hayata geçirdiği TANAP çıktı.

16 milyar metre küpün sadece 6 milyarını alan Türkiye’nin 60 milyarlık tüketimi düşünülünce -çok da anlamlı olmayan bir sayı olsa da- hedef aslında hep daha fazlasıydı.

Nitekim bunu gören Rusya, Türk Akım boru hattı ile Karadeniz’den Avrupa’ya sevk edilecek 30 milyar metre küp kapasitede boru hattını inşa etti.

Türkiye’ye “al sana bir kaynak, bırak bu işleri” minvalinden bir adım olsa da Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla birlikte gelen Rus gazı yaptırımları, yepyeni bir imkân ortaya çıkardı.

Pas gelince gol atmamak olmaz.

Türkiye; Azerbaycan ve Türkmenistan ile Türkmen gazının Avrupa’ya ulaştırılma hedefini yani aslında maliyetinden dolayı gerçekleşmeyen Nabucco'yu harekete geçiriyor.


Rusya ile Avrupa’nın karşı karşıya gelmesini çok iyi kullanan Türkiye’nin bir enerji üssü olmasını sağlama politikası adım adım ilerliyor.

TANAP ve TAP hatlarına yapılacak eklerle birlikte ilk etapta Türkmen gazının Avrupa’ya ulaştırılması mümkün.

Rusya’nın satılamayan gazı Çin’e satması Türkmenlerin Çin’e gaz satma politikasını sekteye uğratabilir.

Bu nedenle Türkmenistan’ın projeye sıcak yaklaşması çok muhtemel...

Türkiye’nin böyle bir proje ile bölge sorunlarını çözmek için gücünü bir nebze daha artırması İran, Suriye, Irak, İsrail ve Yunanistan ile ilişkileri çok daha başka boyutlara getirme fırsatı anlamına gelebilir.

Bu fırsatı kaçırmamak gerekiyor.

Avrupa’dan yatırımlara finansal destek sağlanabilirse adımlar çok doğru bir hâl alır.

MİLYONER OLMA HAYALİ ENFLASYONA YENİLDİ

Geçen gün “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışmasında 1 milyonluk sorunun sorulmuş olması istenilen heyecanı oluşturmadı.

Çünkü milyoner olmak artık bir işe yaramıyor.


Programın ilk çıktığı zamanlarda bu para ile on tane ev alınabilse de şimdi bir ev bile alınamıyor.

Bence programın adı artık “Kim Milyarder Olmak İster?” şeklinde değiştirilmeli.

Acı tabloyu da hepimiz kabul etmeliyiz...

FAİZ YANLIŞINA ÇÖZÜM

Çok ciddi bir döviz krizine doğru hızla yaklaşıyoruz.

Yapılan değerlendirmelere göre 200 milyar dolarlık bir kaynağı kuru sabit tutmak için kullandık.

Hâlbuki bu kaynak kasada tutulsa, şu an zaten piyasa faizi en fazla yüzde 13 olurdu.

Eğer finansal araçlar üzerine bir kontrol gerekiyorsa bence bunun yapılması gereken tek alan krediler olmalı.

Yurtdışında maaşıyla geçimini rahatça idame ettiren insanların kredi alması epey zor.

Zaten bankaların haftanın her günü çalışmamasının bir sebebi de bu...

Bankaların kaynaklarını yatırım yapılacak alanlara yönlendirmesine yönelik mevzuatlar oluşturulmalı.


Bu saatten sonra ev ihtiyacı da kalmadı.

Lüks ev ihtiyacı için kredi kullandırılmasının da bir anlamı yok.

O zaman ekonomiyi geliştirmek için girişimcilik ve üretim yatırımı için kredi musluklarının açılmasından başka bir yol kalmadığı görülüyor.

İthal ikame sağlayan alanlarda devletin faiz desteği verdiği krediler ile yürütülen bir süreç yıllara sari olacak şekilde Türkiye’nin yükselmesi sonucundan başka bir yere çıkmayacaktır.

Kredi ve kredi kartı limitleri düşürülüp insanların ihtiyaçlarını sağlayacak kadar asgari ücret verilmesi finansal sistemi rahatlatacağı gibi sürdürülebilir ve katma değerli bir ekonomi kurulmasını imkân tanıyacaktır.

Böyle yürütülecek ekonomi yönetiminde tek ihtiyaç ARGE olacak. Bunun için de eğitim devrimine ihtiyacımız var.

Zincirin halkaları gibi olsa da gerçek bu...

Başka hedefler ve yöntemleri çözüm olarak göstermek bu gerçeği gizlemiyor.



13.12.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




15 Kasım 2022 Salı

BOMBALARIN ESAS HEDEFİ

İstiklâl Caddesi’ndeki hain terör saldırısının üzerinden 24 saat geçmeden teröristin yakalanması, dosta güven düşmana korku verse de kaybettiğimiz canların acısı tarif edilemez.

“Seçime şurada ne kaldı?” derken çıkan bu bombalama hadisesi adeta 2015 dönemini akıllara getiriyor.

"İktidarı yıpratmak mı?" desek, "Seçim öncesi kamuoyunu yönlendirmek mi?" desek bilemiyor insan...

11 Ekim 2022 Salı

MEYDANLARI DEĞİL CEPLERİ DOLDURALIM

Avrupa Birliği’nin Rusya’ya karşı hayata geçirdiği sekizinci yaptırım paketi ilişkilerin ticari boyutunun da iyiden iyiye kötüleşeceğini gösteriyor.

Rusya’dan petrol ürünleri alınmasını ve Avrupa vatandaşlarının Rus şirketlerinde "yönetici" olmasını yasaklayan yaptırım kararları Avrupa ile Rusya arasında azalan ticaretin Türkiye üzerinden yürütülmesini zorunlu kılıyor.

Geçen hafta gelen baskılarla birlikte Mir ödeme sistemini kullanmayacağını açıklayan kamu bankalarının ardından yeni bir çözüm olarak TROY (Türkiye’nin ödeme yöntemi) kullanımının konuşulmaya başlanması Türkiye’nin Rusya ile ticarette her yolu deneyeceğini gösteriyor.

8 Ekim 2022 Cumartesi

TÜRKİYE YÜZYILI İLE GELEN STRATEJİ

Prag’da çok önemli bir zirve gerçekleşti.

İçerisinde Türkiye’nin de yer aldığı, Avrupa’yla şu veya bu şekilde teması olan 44 devletin bir araya geldiği Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri 13 yıl sonra tekrar Cumhurbaşkanlığı seviyesine çıkardı.

Bu adımla birlikte bir yandan da Esad ile görüşebileceği açıklamasını gündeme getirmesi Erdoğan’ın, Yunanistan üzerinden sıkıştıran ABD’ye karşı alan açma konusunda "aceleci" ama "istikrarlı" bir stratejiye giriştiğini gösteriyor.

4 Ekim 2022 Salı

YOLUNACAK KAZA DÖNEN AVRUPALILAR

Enerji krizi derinleşecek...

Rusya’dan Almanya’ya oradan da Avrupa’ya dağılan doğal gazın taşıyıcısı olan Kuzey Akım 1 ve 2 boru hatları, düzenlenen sabotajla kullanılamaz hâle geldi.

Tamir sürecine ilişkin proseslere bakıldığı zaman ilkbahardan önce kesin bir sonuç alınması olası görünmeyen bu sabotaj, keskinleştiren kutupları birbirine düşürdü.

Rusya, "Anglosaksonları suçlu" diyerek İngiltere ve ABD'yi suçlarken suçlarken Norveç, Danimarka, Finlandiya, İsveç ve Almanya’dan gelen ilk işaretler Rusya’nın yaptığı iddiasına dayanıyor.

26 Eylül 2022 Pazartesi

İLK SIFIRLAYAN TÜRKİYE OLDU

Kovid-19 salgını ile birlikte dünya büyük bir imtihan atlattı.

Eskiden milyonlarca insanın ölümünün önü alınamaz ve bunun ekonomi üzerindeki etkisine dikkat edilmezdi.

Bugün ise her bir insanın kapitalist sistemin hem yıkımı hem de devamını sağlayan yegane unsuru olduğu bir dünya var.

Kafa karıştırıcı bu gerçekliğin altında yatan nüans ise çok basit...

24 Eylül 2022 Cumartesi

KAPKARIŞIK GÜNLER GELECEK

Dünyanın içinde bulunduğu sarmalın en büyük sebebi, güç dönüşümüne direnen tarafların oyunları ile yükselen güçlerin pervasızlıklarının çekişmesi aslında...

"Osmanlı’nın paylaşımı" gündemi geldiği zaman insan hakları, demokrasi ve üstün ahlâk konusunu rafa kaldıran Batılıların, çıkarları için Sevr'i dayatması hümanist ve liberal duruşların nasıl da umursanmadığını gösterdi.

Dış politikada çıkarların gündemden hiç düşmediği bir dünyada yaşıyoruz hâlâ...

17 Eylül 2022 Cumartesi

BATI MI DOĞU MU?

BATI MI DOĞU MU?

Kalem kılıçtan keskindir, derler.

Bu sözü söylemenin bir sebebi de devletler arasında savaşlarla yani kılıçla elde edilen kazanımların masadaki anlaşmayla yani kalemle kaybedilmesi ya da daha da geliştirilmesinden dolayıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son zamanlarda “Doğu Bloğu” (Tanımlama olarak daha iyi bir ifade şu an için yok) ülkeleri ile fazlaca kareye girmeye başlamasının yanında aynı masayı da paylaşması bu zamana kadar ortaya koyulan “Yeni Osmanlı” yakıştırmalarına alternatif getireceğe benziyor.

Rusya ile üç ay içinde üçüncü kez bir araya gelinirken bir yandan da ABD ile kurulan stratejik mekanizmanın üçüncü tur görüşmeleri yapılıyor.

Yani Türkiye ne yardan ne de serden geçmiyor.

13 Eylül 2022 Salı

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ ÇIKIŞ GELDİ

Tam, “İşler sarpa saracak. Kasada para kalmadı.”, derken ortaya çıkan beklenmedik durumlar beni şaşırtmaya devam ediyor.

Ne kadar analiz yaparsanız yapın analizlerde her zaman bir “beklenmedik olaylar” sapması dikkate alınır.

“Artık bitti. Dolar en az 30 TL olur.” diyenlerin sesinin bir anda kesildiğini ve temkinli sessizlik moduna girdiğini görebilirsiniz.

Benzersiz ekonomi politikamızın ortaya koyduğu derin başarı nedeniyle beklenmedik bir katma değer elde ettiğimizi söylemek isterdim ama maalesef esas neden o değil.

10 Eylül 2022 Cumartesi

SİYASİ PARSA KAVGASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Balkan gezisi öncesiyle de sonrasıyla da oldukça keskin politika değişikliklerine sahne oldu.

Yola çıkmadan havalimanında yaptığı açıklamalarla Yunanistan’a Adalar konusunda verilen ültimatomun karşılık bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanlıların yola gelmeye başladığını vurguladı.

Yunan tarafından yapılan açıklamaları izlediğimizde “Bir gece ansızın gelebiliriz.” açıklamasıyla birlikte Yunanların kendilerini bir anda NATO’ya savurarak “Bu açıklama hiç hoş olmadı!” tadında bir geri vites yaptıklarını gördük.

İstenilen olmasa da en azından krizi tırmandırmak yerine korkuya boyun eğen Yunan siyasetçiler var.

7 Eylül 2022 Çarşamba

20 Ağustos 2022 Cumartesi

BİTMEYEN VALS POLİTİKASI

Rusya’yı caydırmak için uygulanan yaptırımların hiçbir işe yaramadığı ortadayken naralar atmaya devam eden Avrupa’nın önde gelen devletleri, hâlâ açıktan sanki başarılı olmuşçasına sallıyorlar da sallıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile birlikte Ukrayna’da Zelenskiy ile bir araya gelebilirken bir yandan da işgali kınayıp, BAYRAKTAR SİHA’ları satıyor.

Başka bir yandan da Rusya’ya uygulanan yaptırıma katılmayıp daha ötesine geçerek S400 alımı konusunda yeni anlaşmalar yapıyor.

13 Ağustos 2022 Cumartesi

SIRA SATRANÇ'TAKİ SON KALEYE GELDİ

Azez’de yakılan Türk bayrağı, ABD’nin Irak’a girerek orayı bataklığa çevirmesi sonrasında gündeme gelen görüntüleri anımsattı.

Türkiye’nin Amerika’dan farkı, gittiği yeri sömürmesi değil ihya etmesidir.

Türkleri, "suçlu" gösteren ve iki millet arasına "nifak tohumları" serpmeye çalışanların gündeme sokmaya çalıştığı kaos tablosu çok iyi analiz edilmeli.

Sürece bir bakalım.

2 Ağustos 2022 Salı

ARZ TALEP DENGESİ BOZULURSA

Ekonomiye duyulan güvenin düşmesi ekonomi politikalarının getirdiği bir sonuç...

Ekonomi politikalarıyla ilgili yöneticilerin ortaya koydukları fikirlerin küresel piyasalarla ölçüldüğünde bir noktada "mantıksal tutarlığı" olsa da piyasadaki tüm aktörlerin piyasa yapıcıların istediği gibi davranmasını sağlamak kolay bir iş değil.

Yani devlet ne kadar regülasyon yani kurallar düzenlerse düzenlesin her zaman o kuralların arasından geçecekler, arkasından dolanacaklar olacaktır.

23 Temmuz 2022 Cumartesi

ÇAPSIZLIK YARIŞI

ÇAPSIZLIK YARIŞI

Her kriz aynı zamanda bir fırsattır.

Önce krizi fark etmek, ardından krizin getirdiği düzendeki fırsatları kovalamak akla en yatkın yaklaşım olur.

Türkiye’nin etrafının çevrelendiği coğrafyalarda yaşanan krizler, Türkiye’ye büyük bir yük getirirken aynı zamanda büyük fırsatlar da sunuyor.

Son zamanda kabaca “Geri Çark Etme Politikası” denilebilecek bir yaklaşımın ardında yatan gerçek bu...