30 Kasım 2021 Salı

ASGARİ ÜCRETİ BELİRLEYECEK UNSURLAR

Asgari Ücret Tespit Komisyonu bu hafta toplanıyor.

Gelen haberlere göre 1 Ocak 2022 tarihi itibarıyla uygulanacak asgari ücret rakamına ilişkin hükûmetin kararı kesinleşti.

Enflasyonun üzerinde olacağı vaadine bakılırsa geçen yıl yüzde 21,56 oranında yapılan artış kadar zam yapılması gerekiyor.

16 Kasım 2021 Salı

BU ÖRNEK BİZİ KATLAR

BU ÖRNEK BİZİ KATLAR

Son 150 yıllık dönüşüm, devletlerin kontrol edemeyeceği büyüklükte bir ekonomi oluşmasına neden oldu.

Özellikle 70’lerden sonra hızla yükselen finans ve türev araçlar piyasası buna ön ayak oldu.

Reel piyasalar yani üretimin yapıldığı gözle görülür ekonominin döndüğü piyasalar esas konumdan tali konuma geçti.

Finansal ekonomi, dünyayı şekillendiren bir boyuta ulaştı.

Altın karşılığında para basma ilkesinin son bulmasının getirdiği bu durum, dünya ekonomisini kontrol edilemeyecek boyuta ulaştırdı.

Ekonomiyi kontrol edemeyen devletlerin elinde, bol parayı çekecek güvenli liman oluşturmaktan başka bir şey kalmadı.

Şu an da tam olarak yaşadığımız şey bu.

Yani ekonomimize güveni artırarak yerli yatırımcıların dolara olan ilgisini azaltıp tersdolarizasyon sürecinde başarıyı sağlamak ve yatırımlarla reel büyümeyi artıracak bir seviyeye ulaşmak.

Bu hedeflere ulaşmak için piyasalara güven sağlamanın ne kadar önemli olduğunu anlamamız gerekiyor.

Birlikte “nasıl daha iyiye ulaşabileceğimizi” sormamız ve sorgulamamız şu aşamada olmazsa olmaz bir yaklaşım hâline geldi.

Bunun bir güzel örneği geçtiğimiz gün yaşandı.

TOGG üretimi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir araya getirdiği babayiğitler, iradelerini sağlam tuttu.

Devlet destek verdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı projeyi bir an olsun yalnız bırakmadı ve artık ufkun çok daha yakınlarına baktığımız bir döneme geldik.

“Vatandaşın hayalleriyle oynamayı bırakın. Otomobil yapmak, yol yapmaya köprü yapmaya benzemez.” sözleriyle yerli otomobilin yapılamayacağını vurgulayan CHP milletvekili Tahsin Tarhan’ın TOGG’un direksiyonuna geçmesi ise esas devrim oldu dersem sakın şaşırmayın.


Ekonomi güvenle inşa edilir demiştik ya...

İşte o güveni tesis eden yaklaşım tam olarak bu...

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tahsin Tarhan’ın önceki açıklamaları üzerinden polemik üretmek yerine daha yapıcı bir yolu seçti ve Milletvekili Tarhan’ı TOGG’un direksiyonuna geçmesi konusunda ikna etti.

Bakan Varank, büyüklük gösterdi ve ülkenin güvenine büyük bir katkı sundu.

Ama aynı şeyi CHP Milletvekili Tahsin Tarhan da yaptı.

İsterse inat edebilirdi.

Ama o katılmayı ve görüntü vermeyi tercih etti.

Ülkemizin başaramayacağı hiçbir şey yok.

Bizi biz yapan birlikte oluşumuz.

Eğer esas meselelerde birlikte hareket edebilirsek işte o görüntü tüm dünyaya güven verir.

Yoksa yurtdışındaki bilmem hangi ülkenin bize bir gram faydası olmaz.

Dostlarımızın bize desteği olsa da gerek Türk gerek ise İslâm Dünyası’nda yol açacak devlet olarak Türkiye’nin görülmesi zaten omuzlarımızdaki yükün büyüklüğünü gösteriyor.

Bizim bir olmamız şart.

DÜNYA DEVİ DİZE GELİYOR

Geçtiğimiz gün Danıştay’ın Coca Cola’nın içeriğine ilişkin bir bilirkişi tayin etmesine varan Ethem Öztürk isimli vatandaşın hukuk mücadelesini içeren haberleri hep birlikte okuduk.

Kıvanç duydum.

Türkiye’ye nereden geldiği bilinmeyen, muhtevası hakkında soru bile sorulamayan yağların, tütünlerin satıldığı dönemlerden bugünlere gelmek ancak kıvanç duyulacak bir şey.

Yargımızın da böyle bir karar verebilecek basirete kavuşması ekonomilerde güveni artıracak ikinci unsurun da iyileştiğini gösteriyor.

Çünkü adalete güvenmeyen paranın ülkeye girmesi ancak hayal olur.

Adaletin güçlüyü savunduğu bir düzende ise girişimcilerin ve yeni fikirlerin çıkması mümkün değildir.

Adalet ve güven bize sadece kazandırır.


16.11.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.






26 Ekim 2021 Salı

DEVLETİ KURTARMA REÇETESİ

DEVLETİ KURTARMA REÇETESİ

Enflasyonun ekonomiyi zora soktuğu artık herkesin hemfikir olduğu bir konu haline geldi.

Faiz-enflasyon ilişkisinde neden-sonuç üzerine yapılan tartışmalar bir yana vatandaşın cebindeki paranın pula dönmesi herkesin hayatında yaşadığı acı bir gerçek.

1 kuruşun 26; 25 kuruşun 39; 50 kuruşun üretimi için 66 kuruş değerinde bakır, nikel ve çinko kullanılması yüksek enflasyon ile Türk Lirasındaki değer kaybının ülkemizi getirdiği son nokta oldu.

29 Haziran 2021 Salı

KRİPTO PARALARIN YENİ VATANI

Çin, milenyum sonrasında ucuz is gücü ile çektiği doğrudan yabancı yatırımlar sayesinde verdiği bütçe fazlasını devlet kapitalizmi çerçevesinde gelecek menfaatlerine yönelik yatırımlara dönüştürdü.

Kuşak ve Yol Girişimi ile hayat bulan bu niyet bütçe fazlası 1 trilyon ABD doları cinsinden tahvilin kullanımına imkân verdi.

Asya Altyapı ve Yatırım Bankası ile bölgenin kalkınması ve zenginleşmesinin önünü açacak çılgın projelere imza atıldı.

Tüm bu hedeflerle birlikte Bir yandan da ABD ile süren ekonomik savaşta öne geçmek isteyen Çin, ABD dolarının rezerv para olma durumunu sarsmayı kafasına koymuştu.

29 Mayıs 2021 Cumartesi

DOLAR ARTSA NE OLMAZ! NE ZAMAN UMRUMUZDA OLMAZ?

Dolar bir anda yükselişe geçti.

Hemen başladılar yine...

“Neler oluyor, yoksa yine Türkiye için yeni bir plan mı devreye sokuldu”...

Hayır efendim.

Yok öyle bir şey...



EĞER,

İsrail Başbakanı Netanyahu, “iktidarını korumak için” gaza getirdiği “aşırılık yanlısı Yahudiler” ile başlatılan Filistinli katliamıyla hedeflerine ulaşırken Türkiye’nin öncülük yaptığı “Uluslararası Barış Gücü” çağrısı olumlu sonuçlansaydı...

O zaman olurdu.

EĞER,

Bazı siyasilerden gelen talihsiz benzetmelerle Netanyahu’nun yaptıklarını küçülten ve “birliği bozan tavır” olmasaydı ve tüm ülke tek ses olarak uluslararası kamuoyuna “dış güçleri rahatsız edecek” şekilde çağrıda bulunsaydı...

O zaman olurdu.

EĞER,

Sedat Peker konuşmaya başladığında “İşte şimdi seni yedik Erdoğan” diyenlerin; PKK ve FETÖ’nün bazı söylemlerine sahip çıktığı gibi mafyanın da bazı söylemlerine sahip çıkması sonuç verseydi...

O zaman olurdu.

Sedat Peker

EĞER,

Tüm eleştirilere rağmen ortada sürdürülebilir bir düzen olmasaydı ve vatandaşa sadece ekonomi denilen “kocaman kamyon’un asfaltı” olma görevi verilmiş olsaydı.

O zaman olurdu.

EĞER,

Tüm dünyanın çaresizce bakakaldığı bir dönemde “Aşı olmazsa biteriz” diyenlerin “Biz gönderemedik bari korona göndersin” umutlarını bitirecek aşı anlaşmaları yapılmasaydı...

O zaman olurdu.

DOLAR ARTINCA HİÇ Mİ BİR ŞEY OLMAYACAK?

Olur tabii...

EĞER,

Kısa zamanda turistlerin geleceği bir düzen kurulamaz ve ekonominin sıcaklığı küresel ısınmayı geçerse o zaman vatandaşın istiklâl ruhuna bürünerek “Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım” ruhu kendisini gösterirse...

Bir şey olur.

EĞER,

Risk primleri (CDS) 400’ü geçen 3 ülkeden biri olma durumunu değiştirecek anayasa değişikliğinde uzlaşma zemini bulunmazsa...

Bir şey olur.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov

EĞER,

Çin ve Rusya, Türkiye’nin  onlara bağımlı olduğunu düşünürse Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “Kırım’ı Rusya’nın sınırları içinde tanıma tehdidi” sadece bir başlangıç olur ve o zaman...

Bir şey olur.

EĞER,

Geçmişin karanlık dönemlerinde yaşananları Erdoğan’a yüklemek için fırsat kollayanlara bu fırsat verilirse işte o zaman...

Bir şey olur.

DOLARIN HAREKETİNE BAKILMAYACAK GÜNLER GELECEK Mİ?

Sorusunu soranların taşıdıkları umudun varlığı o günlerin en büyük müjdecisi iken;

BİR DE,

Taksim gibi “girilemez” denilen yerlere camii açmak önemli ama  tüm bu camileri açarken bahçesine çocuk parkı koyup içlerine kreş eklemenin farkındalığı da anlaşılırsa o günler gelir.

Taksim Camii açılışı

BİR DE,

Neyin doğru neyin yanlış olduğuna sosyal medyada TT olduğuna göre karar vermek yerine vicdanlarımızı kullanırsak o günler gelir.

BİR DE,

Eğitimin yatırımla taçlandığı bir düzen kurarsak o günler gelir.

BİR DE,

Kahvedeki dostlarla muhabbetli kanka hâlimiz mahalle siyasetine de bulaşırsa o günler gelir.

AMA EN ÖNEMLİSİ

Siyaseti kardeşi kardeşe düşman edecek bir dilden hepimizi kuşatacak bir dile taşımak zorunda olduğumuzu anlarsak işte tam da o zaman o günler gelir.


29.05.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.