13 Eylül 2022 Salı

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ ÇIKIŞ GELDİ

Tam, “İşler sarpa saracak. Kasada para kalmadı.”, derken ortaya çıkan beklenmedik durumlar beni şaşırtmaya devam ediyor.

Ne kadar analiz yaparsanız yapın analizlerde her zaman bir “beklenmedik olaylar” sapması dikkate alınır.

“Artık bitti. Dolar en az 30 TL olur.” diyenlerin sesinin bir anda kesildiğini ve temkinli sessizlik moduna girdiğini görebilirsiniz.

Benzersiz ekonomi politikamızın ortaya koyduğu derin başarı nedeniyle beklenmedik bir katma değer elde ettiğimizi söylemek isterdim ama maalesef esas neden o değil.

13 Haziran 2022 Pazartesi

 DEVLET İLERLİYOR AZİZİM

Uzun zamandır yapmayı düşündüğüm bir araştırma gezisini sonunda hayata geçirebildim.

Türkiye’nin kuzeydoğusunun ekonomi, sosyal ve doğal yaşamına ilişkin bir süredir devam eden bir araştırma süreci içerisindeyim.

Yakında bazı kitaplarla da derinleştireceğim bu araştırmalarda, Türkiye’nin dokusunu ortaya çıkaracak anlamlı ve uygulanabilir hedefler belirleme noktasında vatandaş ve bir gazeteci olarak üzerime edindiğim vazifeyi yerine getirmeye gayret gösteriyorum.

1 Mart 2022 Salı

UCUZLATMANIN DENGELENMESİ

UCUZLATMANIN DENGELENMESİ

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali tüm dünya gündeminde yer alan başlıca konu olarak her yerde konuşuluyor.

Öyle ki insanlar ülkelerindeki sorunları bile unuttular.

Türkiye’de 28 Şubat gündemi hiç bu kadar geri plana düşmemişti.

Ayrıca 28 Şubat’ta 6 muhalefet partisinin açıkladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş Mutabakatı bile o kadar çalışmaya karşılık verecek bir etkiden uzak bir ilgi gördü.

18 Mayıs 2021 Salı

KAMU TURİSTLERLE DESTEKLEYECEK

Türkiye 17 günlük bir kapanmadan sonra günlük 60 bin dolayındaki kovid19 vaka sayısını 10 binli sayılara indirmeyi başardı.

Uzmanlar sosyal hayatın tam açılması için bu sayının binin altına inmesi gerektiğini söylüyorlar.

Bu performans ile bir hafta daha kapanmanın devam ettirilmesinin böyle bir tabloya kolaylıkla ulaşılmasını sağlayacağı teklifleri de masada duruyor.

Kabine kararlarından çıkarılması gereken sonuç:

“Ekonominin çarkları tekrar harekete geçirilmeli”

Uzun süredir mağduriyet yaşayan esnafın destek beklentisi süreci “bıçak kemiğe dayandı” fikrine yaklaştırırken yönetimin piyasaları en hızlı canlandıracak tedbirlere odaklanması “Enjoy I’m vacinnated” yani “Siz eğlenin ben aşı oldum” görselinin kullanıldığı video ile kendisini gösterdi.



Kamuoyu küçültücü gördüğü bu videoyu sert bir şekilde yargıladı.

Videoyu savunacak değilim ama Türkiye’ye tatile gelmek isteyen insanların böyle bir dönemde birinci önceliğinin ne olduğunu iyi anlamak gerekiyor.

Gelecek turistlerin kısa zamanda piyasayı hareketlendireceği herkesin  malumu...

Aksi durumda yüksek enflasyonu dizginlemek için alınan tedbirler nedeniyle kamu kaynaklarının piyasayı genişletici şekilde kullanılması pek mümkün görünmüyor.

Bu süreçte esnafı psikolojik olarak rahatlatacak vergi affı vs. gibi konularda gelecek hibeler psikolojik motivasyon sağlayacaktır.

Zaten satış yapamayan, geliri olmayan esnaftan vergi alınması çok mümkün değil.

Bu borçların ertelenmesi de önemli bir sonuç doğurmuyor.

Çünkü toplumun bu kesimi lüks ve refah içinde yaşamıyor.

Velhasıl kelam, lafı uzatmayalım. Destek şart!

Destek gelemiyorsa turisti destek olarak görmek en gerçekçi bakış olacak.

Kültür ve Turizm Bakanı’nın Rusya’da turizm diplomasisi yürütmesini ve Dışişleri Bakanı’nın “Turistlerin göreceği herkesi aşılayacağız” açıklamasını böyle okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sıkıntıya düşen insanlarımız, esnafımız, çalışanımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz” ifadesi aslında bu durumu açıklıyor.

SİYONİSTLERİN EKONOMİK GÜCÜNDEN KORKMAYIN

Gazze’de insan başına yarım kilo bomba atan İsrail’in yerleşim yerlerini bombalayarak aralarında birçok çocuğunda yer aldığı sivil Filistinlilere yaşatılan bu zulme sessiz kalmak insanlık için bir utanç vesikası...

Siyonist diasporanın dünya ekonomisindeki etkisinden çekinen devletler sessizliğini korusa da Siyonistlerin zulmüne direnen Filistinlilerin tedavilerinin Hıristiyan Hastanelerinde ücretsiz yapılıyor olmasına dikkat kesilmeli.

Hıristiyan hastaneleri yaralı Filistinlilerin tedavisini ücretsiz yapıyor

Dünya sessiz gibi görünse de aslında altta biriken büyük bir nefret var.

İsrailliler antisemitizme kayacak bu tehlikeli durumu düzeltme sorumluluğundalar.

Biden, Türkiye’deki muhalefeti destekleyerek mazluma arka çıkan Erdoğan’ı indireceği açıklamasının bir kısmını da iki devletli çözümü savunduğu Filistin meselesinde yapsa en azından kendi ile çelişmez.

ARI DİNDARLIĞI

Van 'da bal üretim verimini artırmak için duaya çıkan Kaymakam, Müftü ve cemaate arıların saldırması tebessüm ettirdi.

Acaba arıların gayrimüslimine mi denk geldiler?



Şaka bir yana tabii.

Türkiye bal üretiminde oldukça iyi bir yerde daha da iyi olması için propolis başta olmak üzere kovandaki diğer ürünlerin de hasat edileceği bir düzen kurulmalı.

Şu aşamada birçok petek sahibi arı sütü, arı ekmeği, propolis gibi ürünleri peteklerden ayrıştıramıyor.

Bu da ister istemez milli sermayenin bir kısmının kovanlardan çöpe gitmesi anlamına geliyor.

Bilinçli tarım bilinçli ekonominin önemli bir bileşeni.

Birçok verimsiz yönteme  rağmen Türkiye’nin tarımsal üretimde dünya sıralamasında ilklerde yer alması bilinçli üretimdeki artışla gelinebilecek noktayı gösteriyor.

Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2019 rakamlarına göre Türkiye’deki bazı tarım ürünlerinin dünya üretimindeki yerine bakınca potansiyel ortaya çıkıyor.

Kiraz, İncir, Kayısı, Fındık, Kuru Üzüm, Kuru Kayısı ve Kuru İncir’de dünya birincisi, Salatalık (Hıyar)’da dünya ikincisi, Mandalina, Domates, Biber, Elma’da dünya üçüncüsü, Çilek, Kestane, Zeytin, Ceviz’de dünya dördüncüsü ve Kuru Soğan ile Şeftali üretiminde ise dünya beşincisiyiz.


18.05.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.