22 Eylül 2023 Cuma

EZİYETİN FAİZİ

EZİYETİN FAİZİ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın)


Ekonomi ve finans çevrelerinin nefesini tutarak beklediği aylık olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından çıkan faiz kararı beklentileri az çok karşıladı.

Piyasa beklentisi bir önceki faiz artışındaki 750 baz puanlık seviyeyi fiyatlamıştı.

Buna göre trading denilen işi yapanlar, piyasalarda anlık fiyat oynamalarına karşı pozisyon almış ve dalgalanacak araçlardan çıkarak nakit pozisyonu geçmişti.

Fakat 500 baz puan artış sonrasında faizin 25’ten 30’a çıkması, beklentileri bir miktar söndürdü.

14 Şubat 2023 Salı

AYAĞA KALKMA PLANI

Ülkemizin yaşadığı afette mobil telefonların nasıl da hayat kurtarmaya aracılık ettiğine şahit olduk.

Ellerinde telefonlarla ulaşabildikleri sosyal mecralardan yardım isteyenlerin çığlıklarına destek veren sosyal medya fenomenlerini "Oturduğu yerden ahkâm kesiyor!" eleştirisiyle ötekileştirmenin kime ne faydası var?

Takipçi kastıkları eleştirisini ise çok anlamsız buluyorum.

Böyle bir ihtiyaçları olmadığı açıkça ortada...

7 Şubat 2023 Salı

KALPLER PIR PIR AĞIZLAR VIR VIR

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkez üssü olan, bir günde iki büyük deprem ile Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde can ve mal kayıplarına neden olan büyük bir afet kalplerimizi pır pır ettirdi.

Canımız yandı.

Depremin getirdiği o çaresizlik hissine karşı elimizin kolumuzun bağlı olması bir yana hayatlarımızda aslında gerçek ihtiyaçların bir anda farkına varacak vakti de bir anlığına denk getirdik.

31 Ocak 2023 Salı

BENİM GÜNAHIM NEYDİ KAMPANYASI

Bir televizyon programında EYT’nin çıktığı gün başlıktaki sözle bir kampanya başlatacağımı söylemiştim.

Daha kanunlaşmamış, sadece teklif olarak Meclis Başkanlığına sunulmuş olsa da Meclis aritmetiğindeki durum göz önünde bulundurulunca kısa zamanda kanunlaşacağı görülüyor. 

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) olarak bilinen 1999 öncesindeki çalışanların, kuralların değiştirildiği bir kanunla yaşadığı emeklilik hakkı kaybının mağduriyeti nihayet son bulmuş olacak.

24 Ocak 2023 Salı

HALK HAREKETLERİ ARTACAK

İnsanlarımızın siyasi yakınlık ve menfaat ortaklığı ile bir araya gelebildiği siyaset kulvarındaki tavrın aynısını ekonomi meselelerinde de gerçekleşmesi ne iyi olurdu!

Pozitif örneklerin neden birbirini çok az etkilediği gerçeğini anlamanın zor, yorumlamanın namümkün bir durumu meydana getiriyor olmasını bir kenara bırakarak sorunlara bakabilsek keşke...

Ama ne Dünya öyle bir yer ne de Türkiye...

17 Ocak 2023 Salı

KAMU VİCDANI RAHATLATILMALI

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT), emeklilik hakkının verileceğini öğrendiği andan itibaren ve sözleşmeli kadrodakilerin kadro taleplerinin karşılanacağının açıklanmasından bu yana telefonlarım susmadı, eposta kutum rahata ermedi.

"EYT ne zaman çıkacak? Staj yapanların girişi kabul edilecek mi? Daha önce sigortasız çalıştırıldığından dolayı EYT’den faydalanamayacaklara ne gibi çözümler sunulacak?" diye soruları sıralayan “EYT’den faydalanamayanlar”ın derdi büyük...

Bazıları da tam tersi yönden baktı meseleye...

10 Ocak 2023 Salı

GIDA KRİZİ GELİYOR

2022'de gıdada yaşanan fiyat hareketliliğinin arkasındaki  nedenlerden biri de Tahıl Kriziydi.

Ülkemiz gıda arz güvenliği konusunda sorun yaşamasa da üreticilerin ortaya çıkan enflasyon şokundan kaynaklı yaşadığı dalgalanmalar üretimi de etkiledi.

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi ise pandemi döneminde tüm dünyada çiftçiler canının derdine düşerek evinden çıkmazken bizim çiftçilerin tarımsal üretime devam etmek için çok talepte bulunduklarını ve bunun sonucu olarak da gıda arzında sorun yaşanmadığını dile getirdi.

3 Ocak 2023 Salı

27 Aralık 2022 Salı

TÜRKİYE MODELİ SORGULANACAK

Ekonomi ve enerji konusunda dönüm noktası olacak bir yıla giriyoruz.

Enerjide, Güney Gaz Koridoru olarak Avrupa’nın "güvenli sağlayıcısı olma" noktasında hızla ilerlerken Türkmenistan ve Azerbaycan gibi Türk Devletlerini de birer birer bulunduğumuz ekosistemin içine dâhil etme konusundaki maharetimiz, geleceğimizi de şekillendirecek önemli bir devlet politikası olarak oluşmak üzere...

20 Aralık 2022 Salı

YARGIYA YENİ ÇÖZÜMLER

Ekonominin hâli dışında bir konuyu gündeme almak şu sıralar kaleme alınacak ekonomi yazıları için epey zor.

Sistemik sorunları konuşmak bazen gündem dışı kalabiliyor.

Bunlardan belki unuttuğumuz ama en önemlilerinden biri olan rüşvete değineceğim biraz...

13 Aralık 2022 Salı

GARİP BİR YOLSUZLUK DOSYASI

Genelde makro ekonomi ve enerji ile ilgileniyorum.

Tarım gibi spesifik alanlara ancak birilerinin dikkatimi o yöne çekmesi ile yönelebiliyorum.

Bu alanda yakın zamanda dikkatimi çeken bir olay oldu.

Türkiye Tarım Hayvancılık ve Arıcılık Platformu (TAHAP)’nun birkaç organizasyonunu takip ettim.

Kendi hâlinde bir şeyler yapmaya çalışan insanlar izlenimi edindim.

Fakat daha sonra gerek Kemal Kılıçdaroğlu gerek ise Doğu Perinçek, bu kuruluşun arıcılara yaptığı yolsuzluklardan bahsedince olayı araştırma sorumluluğum olduğu düşüncesine kapıldım.

Tarım alanında uzman meslektaşlarımdan Ankara’daki mağdurlarla bir görüşme ayarlamasını istedim.

Kısa zaman sonra bir görüşme gerçekleştirdim.

Uzun uzadıya olanları anlattılar.

584 milyon yolsuzluk yapıldığını söylediler.

İddia edilen rakam müthiş!

Evrak istedim.

Bana takriben 1,5 milyonluk ödeme evrakı verdiler.

Hemen peşine düştüm.

AK Parti ve CHP’li bazı vekillerle görüştüm.

Ayrıca konunun tarafı olan ya da adı geçen çoğu kişi ile temasım oldu.

En sonun da cevap hakkı gereği TAHAP Başkanı Mustafa Sarıoğlu ile uzun görüşmelerim oldu.

TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu

584 milyon olduğu söylenen yolsuzluk rakamlarına rağmen TAHAP’ın yılbaşından bu yana hesap hareketlerinde 55 milyonluk bir hareket olduğunu verilen evraklarda gördüm.

Sonuç itibarıyla şunu söyleyeyim:

Taraflar hakkında beyanlarına göre halihazırda yolsuzluk ya da dolandırıcılıkla ilgili bir suç duyurusu bulunmuyor.

Cumhuriyet savcılarının çıkan haberler ve iddialara istinaden resen TAHAP Başkanından ifade almasının çok yerinde olacağını düşünüyorum.

Konu ile ilgili adı geçenler birlikte ortaya atılan iddialar, çok büyük bir vahameti ortaya koyuyor.

Devletin bu iddiaların üzerine gitmesi, kim kimi mağdur ettiyse muhakkak surette hesabını sorması çok ama çok elzem.

DOĞAL GAZDA TÜRK OYUNU

Piyasa boşluk kabul etmez. Eğer bir kâr fırsatı varsa muhakkak o birileri tarafından doldurulur.

Rusya’nın 155 milyar metre küp doğal gaz ihracatını sonlandıran Avrupa Birliği, gerekli teminin büyük çoğunluğunu ABD başta olmak üzere Cezayir ve Katar’dan LNG olarak karşılamaya çalıştığı bir süreç yaşıyoruz.

İtalya ve Hollanda gibi yaptırımı arka plana atan ülkelerin Rusya’dan aldığı LNG bile Rusya’nın boru hatlarından gelen doğal gazına alternatif olabilmiş değil.

155 milyar doğal gaz ihtiyacını ne LNG’den dönüştürecek tesis var de ne de yapılan tasarruflar bu ihtiyacı karşılayabilir.

Fırsat bu fırsat diyen Türkiye’nin talih kuşu ayağına geldi.

Nabucco projesiyle Rus gazına alternatif olması beklenen Türkmen ve Kazak gazlarını Avrupa’ya yâr etmeyen Rusya, hemen büyük anlaşmalarla bu ülkelerden gaz alma adımını atmıştı.

Riskin uzaklaştırdığını düşünen Rusya’nın karşısına Türkiye’nin Azerbaycan ile birlikte hayata geçirdiği TANAP çıktı.

16 milyar metre küpün sadece 6 milyarını alan Türkiye’nin 60 milyarlık tüketimi düşünülünce -çok da anlamlı olmayan bir sayı olsa da- hedef aslında hep daha fazlasıydı.

Nitekim bunu gören Rusya, Türk Akım boru hattı ile Karadeniz’den Avrupa’ya sevk edilecek 30 milyar metre küp kapasitede boru hattını inşa etti.

Türkiye’ye “al sana bir kaynak, bırak bu işleri” minvalinden bir adım olsa da Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla birlikte gelen Rus gazı yaptırımları, yepyeni bir imkân ortaya çıkardı.

Pas gelince gol atmamak olmaz.

Türkiye; Azerbaycan ve Türkmenistan ile Türkmen gazının Avrupa’ya ulaştırılma hedefini yani aslında maliyetinden dolayı gerçekleşmeyen Nabucco'yu harekete geçiriyor.


Rusya ile Avrupa’nın karşı karşıya gelmesini çok iyi kullanan Türkiye’nin bir enerji üssü olmasını sağlama politikası adım adım ilerliyor.

TANAP ve TAP hatlarına yapılacak eklerle birlikte ilk etapta Türkmen gazının Avrupa’ya ulaştırılması mümkün.

Rusya’nın satılamayan gazı Çin’e satması Türkmenlerin Çin’e gaz satma politikasını sekteye uğratabilir.

Bu nedenle Türkmenistan’ın projeye sıcak yaklaşması çok muhtemel...

Türkiye’nin böyle bir proje ile bölge sorunlarını çözmek için gücünü bir nebze daha artırması İran, Suriye, Irak, İsrail ve Yunanistan ile ilişkileri çok daha başka boyutlara getirme fırsatı anlamına gelebilir.

Bu fırsatı kaçırmamak gerekiyor.

Avrupa’dan yatırımlara finansal destek sağlanabilirse adımlar çok doğru bir hâl alır.

MİLYONER OLMA HAYALİ ENFLASYONA YENİLDİ

Geçen gün “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışmasında 1 milyonluk sorunun sorulmuş olması istenilen heyecanı oluşturmadı.

Çünkü milyoner olmak artık bir işe yaramıyor.


Programın ilk çıktığı zamanlarda bu para ile on tane ev alınabilse de şimdi bir ev bile alınamıyor.

Bence programın adı artık “Kim Milyarder Olmak İster?” şeklinde değiştirilmeli.

Acı tabloyu da hepimiz kabul etmeliyiz...

FAİZ YANLIŞINA ÇÖZÜM

Çok ciddi bir döviz krizine doğru hızla yaklaşıyoruz.

Yapılan değerlendirmelere göre 200 milyar dolarlık bir kaynağı kuru sabit tutmak için kullandık.

Hâlbuki bu kaynak kasada tutulsa, şu an zaten piyasa faizi en fazla yüzde 13 olurdu.

Eğer finansal araçlar üzerine bir kontrol gerekiyorsa bence bunun yapılması gereken tek alan krediler olmalı.

Yurtdışında maaşıyla geçimini rahatça idame ettiren insanların kredi alması epey zor.

Zaten bankaların haftanın her günü çalışmamasının bir sebebi de bu...

Bankaların kaynaklarını yatırım yapılacak alanlara yönlendirmesine yönelik mevzuatlar oluşturulmalı.


Bu saatten sonra ev ihtiyacı da kalmadı.

Lüks ev ihtiyacı için kredi kullandırılmasının da bir anlamı yok.

O zaman ekonomiyi geliştirmek için girişimcilik ve üretim yatırımı için kredi musluklarının açılmasından başka bir yol kalmadığı görülüyor.

İthal ikame sağlayan alanlarda devletin faiz desteği verdiği krediler ile yürütülen bir süreç yıllara sari olacak şekilde Türkiye’nin yükselmesi sonucundan başka bir yere çıkmayacaktır.

Kredi ve kredi kartı limitleri düşürülüp insanların ihtiyaçlarını sağlayacak kadar asgari ücret verilmesi finansal sistemi rahatlatacağı gibi sürdürülebilir ve katma değerli bir ekonomi kurulmasını imkân tanıyacaktır.

Böyle yürütülecek ekonomi yönetiminde tek ihtiyaç ARGE olacak. Bunun için de eğitim devrimine ihtiyacımız var.

Zincirin halkaları gibi olsa da gerçek bu...

Başka hedefler ve yöntemleri çözüm olarak göstermek bu gerçeği gizlemiyor.



13.12.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




6 Aralık 2022 Salı

HOŞ SADA POLİTİKASI

Ülkenin bir vizyona ihtiyacı olduğunu düşünen CHP’nin açıkladığı Vizyon Belgesi alışılmışın dışında bir şekilde anlatıldı.

Çok teorik ve bir o kadar da açıklayıcı bir anlatım dilinin tercih edilmesi istenilen havanın yakalanmasını güçleştirdi.

Benzer bir durum Türkiye Yüzyılı açıklamasıyla iktidar kanadında da gerçekleşmişti.

Vatandaştan gelen bu tepkinin arkasında yatan sebep, vatandaşın istedikleriyle siyasetçinin dilinin uyuşamamasından olsa gerek.

29 Kasım 2022 Salı

YATIRIM İRADESİNDE YÖNETİM PAYI

İktidarla muhalefet arasında her daim konuşulan konular genel itibarıyla yapılan ihaleler ve halkın yaşamını kolaylaştıracak ekonomik adımlar üzerinden vücut bulur.

Bazen sosyal meseleler ve devletin kurumsal yapısındaki tıkanıklar da muhalefet için eleştiri de bir araç olarak ortaya çıkar.

Adalet mekanizmasındaki aksamalar hem iş insanlarının hem de vatandaşların rahatsızlık duyacağı konular arasında da sayılabilir.

22 Kasım 2022 Salı

DEMOKRASİ VE ORTA SINIF

Demokrasinin teminatı orta sınıftır.

Türkiye Modeli ile başlayan ve TL emisyon artışı ile kurdaki dengeyi "ihracatta avantajlı noktaya getirmeyi" hedefleyen politikanın, ucuz emek kullanımı ile sermayeye “gel gel” denilmesi, alım gücü azalan vatandaşların orta gelir grubundan hızla alt gelir grubuna geçmesine neden oluyor.

Aslında yaptığımız bir şemayı kurtarmak için mucizeleri reddetmekten başka bir şey değil.

15 Kasım 2022 Salı

BOMBALARIN ESAS HEDEFİ

İstiklâl Caddesi’ndeki hain terör saldırısının üzerinden 24 saat geçmeden teröristin yakalanması, dosta güven düşmana korku verse de kaybettiğimiz canların acısı tarif edilemez.

“Seçime şurada ne kaldı?” derken çıkan bu bombalama hadisesi adeta 2015 dönemini akıllara getiriyor.

"İktidarı yıpratmak mı?" desek, "Seçim öncesi kamuoyunu yönlendirmek mi?" desek bilemiyor insan...

8 Kasım 2022 Salı

2.NÜKLEER SANTRALİ İSVEÇ YAPSIN

Türkiye’nin ve tüm dünyanın ortaklaştığı konulardan biri resesyon bir diğeri ise enerji krizi...

"Enerji Krizi Türkiye’yi teğet geçti!" diyebiliriz.

Çünkü, ödemeler ertelendi ve halihazırda Avrupa’nın neredeyse yarı fiyatına kullanılan enerji ile avantajlı bir duruma geçildi.

Lakin 2019’da 7 milyar dolar fatura çıkan doğal gazda o eşik çoktan 30 milyar doları aştı bile...

Çözüm ise Akkuyu’daki gibi nükleer atılımda saklı.

1 Kasım 2022 Salı

VATAN HİZMETİNDE YARIŞ

Türkiye ekonomisinin gelişimini sağlayacak ve oluşan konsensüsü tüm dünyaya ilan edecek iki önemli olay yaşandı.

Biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı açıklamasıydı.

Büyük bir şov ile sahneye gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılayan partililer, heyecan ve coşku ile salonu hareketlendirdi.

“Açıkçası ben de yeni bir şeyler mi geliyor acaba?” diye kendime sordum.

25 Ekim 2022 Salı

EKONOMİK DEVRİM NASIL OLUR?

Ekonomilerin gelişmesinin altında yatan itici güç her zaman için Araştırma Geliştirme yani ARGE yatırımlarıdır.

ARGE’ye yapılan yatırımdaki artış, dünya ekonomisinden alınmak istenen payın daha yüksek olmasının arzulandığı sonucunu doğurur.

Devletin ARGE'de devrim yapması veya tüm ARGE’nin devlet tarafından yapılması beklenmez.

Zira devlet, bu alanda yaptığı yatırımlar ile bir süreç yürüttüğünde; çokça harcanan para ama ortaya çıkmayan ürünler gerçeğine savrulup kalır.

ARGE konusundan kabaca söylemek gerekirse ya Stalin gibi "gaddar" ya Güney Kore gibi "darbeci" ya da Batılılar gibi "kâr merkezli" bir sistem kurmak zorundasınız.

18 Ekim 2022 Salı

 DAHA FAZLA YATIRIM MÜMKÜN

Yatırım olmadan sağlıklı bir büyümenin olması mümkün değil.

Çünkü Türkiye’nin sürekli artan bir nüfusu var.

Bu nüfusun bırakın kaliteli bir eğitim ve sağlık hizmetini almayı, yeterli olan hizmete bile hâlâ ulaşabilmiş değil.

Son 20 yılda bu konuda ciddi bir yol gidilmiş olsa da gidilen yolun 9 ayda büyük oranda geri gittiği bir süreç yaşadık.

Gelişmiş ülkelerde insanlar çocuklarının gelişim çağında omega desteği sağlayarak zeka ve kavrama kabiliyetlerini ileri taşımaya çalışırken hatta Japonya’da bu bir devlet politikası hâlini almışken bizim gidecek daha çok yolumuzun olduğu belli azizim.

11 Ekim 2022 Salı

MEYDANLARI DEĞİL CEPLERİ DOLDURALIM

Avrupa Birliği’nin Rusya’ya karşı hayata geçirdiği sekizinci yaptırım paketi ilişkilerin ticari boyutunun da iyiden iyiye kötüleşeceğini gösteriyor.

Rusya’dan petrol ürünleri alınmasını ve Avrupa vatandaşlarının Rus şirketlerinde "yönetici" olmasını yasaklayan yaptırım kararları Avrupa ile Rusya arasında azalan ticaretin Türkiye üzerinden yürütülmesini zorunlu kılıyor.

Geçen hafta gelen baskılarla birlikte Mir ödeme sistemini kullanmayacağını açıklayan kamu bankalarının ardından yeni bir çözüm olarak TROY (Türkiye’nin ödeme yöntemi) kullanımının konuşulmaya başlanması Türkiye’nin Rusya ile ticarette her yolu deneyeceğini gösteriyor.