15 Kasım 2022 Salı

BOMBALARIN ESAS HEDEFİ

İstiklâl Caddesi’ndeki hain terör saldırısının üzerinden 24 saat geçmeden teröristin yakalanması, dosta güven düşmana korku verse de kaybettiğimiz canların acısı tarif edilemez.

“Seçime şurada ne kaldı?” derken çıkan bu bombalama hadisesi adeta 2015 dönemini akıllara getiriyor.

"İktidarı yıpratmak mı?" desek, "Seçim öncesi kamuoyunu yönlendirmek mi?" desek bilemiyor insan...

4 Ekim 2022 Salı

YOLUNACAK KAZA DÖNEN AVRUPALILAR

Enerji krizi derinleşecek...

Rusya’dan Almanya’ya oradan da Avrupa’ya dağılan doğal gazın taşıyıcısı olan Kuzey Akım 1 ve 2 boru hatları, düzenlenen sabotajla kullanılamaz hâle geldi.

Tamir sürecine ilişkin proseslere bakıldığı zaman ilkbahardan önce kesin bir sonuç alınması olası görünmeyen bu sabotaj, keskinleştiren kutupları birbirine düşürdü.

Rusya, "Anglosaksonları suçlu" diyerek İngiltere ve ABD'yi suçlarken suçlarken Norveç, Danimarka, Finlandiya, İsveç ve Almanya’dan gelen ilk işaretler Rusya’nın yaptığı iddiasına dayanıyor.

13 Eylül 2022 Salı

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ ÇIKIŞ GELDİ

Tam, “İşler sarpa saracak. Kasada para kalmadı.”, derken ortaya çıkan beklenmedik durumlar beni şaşırtmaya devam ediyor.

Ne kadar analiz yaparsanız yapın analizlerde her zaman bir “beklenmedik olaylar” sapması dikkate alınır.

“Artık bitti. Dolar en az 30 TL olur.” diyenlerin sesinin bir anda kesildiğini ve temkinli sessizlik moduna girdiğini görebilirsiniz.

Benzersiz ekonomi politikamızın ortaya koyduğu derin başarı nedeniyle beklenmedik bir katma değer elde ettiğimizi söylemek isterdim ama maalesef esas neden o değil.

23 Temmuz 2022 Cumartesi

ÇAPSIZLIK YARIŞI

ÇAPSIZLIK YARIŞI

Her kriz aynı zamanda bir fırsattır.

Önce krizi fark etmek, ardından krizin getirdiği düzendeki fırsatları kovalamak akla en yatkın yaklaşım olur.

Türkiye’nin etrafının çevrelendiği coğrafyalarda yaşanan krizler, Türkiye’ye büyük bir yük getirirken aynı zamanda büyük fırsatlar da sunuyor.

Son zamanda kabaca “Geri Çark Etme Politikası” denilebilecek bir yaklaşımın ardında yatan gerçek bu...

18 Mart 2022 Cuma

YEDİNCİ GÜÇ FIRSATI

ABD basınında Türkiye’nin S400’leri Ukrayna’ya konuşlandırması karşılığında F35 projesine dönebileceği hesapları yazılıyor.

Atlantik’in öteki tarafında bulunan süper güç, Rusya ile yakın ilişki içerisinde bir Türkiye istemiyor.

Yaptıklarının birçok pratik faydası görülse de Batı Bloğu'nda ABD otoritesine karşı gelen tek ülke olan Türkiye’nin başkaldırışı cezalandırılmaya çalışılıyor.

8 Mart 2022 Salı

ARTAN ENERJİ FİYATLARININ ARKASI

Küreselleşmenin dünyayı getirdiği şu hâle bakar mısınız...

Bir yerde ekmek kuyruğu oluyor.

Tüm dünya etkileniyor.

Bir yerde bir diktatör çıkıyor.

Kalan her yer rijit politikalardan nasibini alıyor.

Bir yerde çatışma hatta savaş çıkıyor.

18 Ocak 2022 Salı

BAL DÖK YALA MODELİ

Enflasyon zenginliği eriten felaket bir canavardır.

Bu canavarı alt edecek araçlar kullanılmazsa o zaman bu canavar kurbanını yavaş yavaş yer...

En sonunda ülke ekonomisine yapılan dış yatırım tamamıyla kesilir, içerideki kaynaklar da dışarıya kaçmaya başlar ve ülkenin iflası kaçınılmaz olur.

Ulusal paranın kullanımının azalması bu süreçte en belirleyici olan göstergedir.

Türkiye eski dönemlerde olduğu gibi neredeyse her yıl paraya bir sıfır eklenen dönemlere rahmet okutacak durumda.

2 Kasım 2021 Salı

TÜRKİYE’NİN KADER ORTAKLIĞI

Almanya, İkinci Dünya Savaşını (İDS) kaybetmesiyle birlikte ağır yaptırımlarla yüzleşti.

Ülke ikiye bölündü yarısı Batı Bloğunun yarısı ise Doğu Bloğunun bir parçası hâline geldi.

Batı Bloğu’nda yer alan Almanya, ABD’nin Avrupa’daki garnizonu haline getirildi.

25 Eylül 2021 Cumartesi

DEĞERLİ YALNIZLIĞI BİTİRECEK FIRSAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in 76.Genel Kurul açılışındaki Liderler Zirvesi'nde konuşma yapmak için gittiği ABD’den döndü.

Orada yaptığı açıklamaların büyük çoğunluğu Türkiye’nin “iç gündemine” yönelikti.

ABD’den ayrılmadan önce yaptığı açıklamalar ise Türkiye’nin “dış politikasına” ilişkin konulardan oluştu.

27 Temmuz 2021 Salı

BAE’NİN OPEC+ İLE DARBE FİNANSMANI

OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı) üyeleri olan; İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Venezuela, Katar, Endonezya, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Nijerya, Ekvador, Gabon, Angola, Ekvator Ginesi ve Kongo’ya bir de Rusya’nın eklenmesiyle ortaya çıkan OPEC+ oluşumu dünya petrol fiyatlarını belirleyen yegâne kurum.

Arzı kısarak fiyatı belirleyen ve esasında monopol bir yapının kurulduğu petrol piyasası olmasına rağmen içten yanmalı motorların keşfinden bu yana en ucuz ve en verimli insan ve mal taşımacılığının sağlandığı tek piyasa...

19 Haziran 2021 Cumartesi

KARAYILAN’I “OĞLU” BİTİRECEK

Türkiye Cumhuriyeti, uzun yıllardır temel sorunlarını çözme iradesi gösteriyor.

Başta Ermeni, Alevi ve Kürt açılımlarıyla ilerletilen bir dizi sürecin bazılarında başarıya ulaşıldı.

Azınlık cemaatlerinin haklarının verilmesi temel sorunlardan birçoğunun çözümünü kolaylaştırırken "Sözde Soykırım" konusunda maalesef yeterli yol alınamadı.

Ergenekon Olayı ile Aleviler ötekileştirildi.

Kürt açılımıyla kanayan bir yaranın kapatılmasına küresel güç dengeleri müsaade etmedi ve süreci baltaladı.

Çok doğal!...

Neticede PKK’nın kontrolünde gerçekleşen büyük bir uyuşturucu trafiği var.

Mafyanın ve tüm illegal yapıların yer aldığı bu düzenden nemalananlar, bu çarkın durmasına olumlu bakmadı.

Farklı farklı ülkelerdeki bazı siyasilerin de bu işten nemalandığı söylentileri PKK’nın hayatta kalmasını gerekli kıldı.

Bunların yanında İsrail’in bölge denklemi ve ABD’nin oyun kurgusunun yanında Yunanistan, Fransa ve Almanya’nın tutumlarını da dışlamamak gerekiyor.

Bahsi geçenlerin ayakçısı FETÖ’nün süreci baltalayan girişimleri başlamadan önce “Acaba bu iş gerçekten de başarılı olacak mı?” sorusu akıllarda yer ediniyordu.

PKK’nın direkt muhatap alınmasından rahatsız olan birçok kişi bu ihtimale karşı bir süre yumruklarını sıkmayı tercih etti.

Süreç son bulup da tekrar silahlar çekilince FETÖ’nün emniyet güçleri ve TSK içindeki kolları ile Türkiye’nin mücadelesi zafiyete uğratıldı.

Sonuçta herkes “Keşke böyle bir yola girilmeseydi” eleştirisini yaptı.

15 Temmuz’dan sonra FETÖ’nün Jandarma, Polis ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden büyük ölçüde temizlenmesi PKK ile mücadelede önemli bir yol alınmasını beraberinde getirdi.

İnsansız Hava Aracı (İHA) ile başlayan doğru istihbarat toplama süreci, FETÖ’den arındırılmış güvenlik güçlerinin daha etkili saldırılar düzenlenmesine imkân verince PKK’ya karşı hızlı bir üstünlük kuruldu.

Bir de Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA)’nın bu serüvene katılması Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Polis güçlerinin elini daha da rahatlatacak bir süreci beraberinde getirdi.

4 yıldır hızla gerileyen PKK yapılanması ülke içinde neredeyse bitme noktasına geldi.

Öyle ki 2021 yılı başından bu yana örgüte katılım 20 kişi ile sınırlı kaldı.

Bunların büyük çoğunluğunu da Türkiye dışından katılımlar oluşturdu.

Ayrıca 2021 yılı başından bu yana 80 kişiye ulaşan teslim olan sayısı örgütteki çözülmenin ne boyutta olduğunu açıkça gösteriyor.

Güvenlik kaynaklarıyla yaptığım görüşmede ülkenin her yerinde PKK’ya yönelik ihbarların arttığını ve vatandaşlarımızın PKK’nın ülkenin hiçbir yerinde varlık göstermesine tahammülü olmadığını öğrendim.

Başarılı operasyonlarla sürekli küçülen terör örgütünün içinde kazanların kaynadığını söyleyen İçişlerinin kıdemli personelleri, örgütte çekirdek kadro denilen üst yönetimin örgüt üyeleri tarafından sorgulanır hâle geldiğine vurgu yapıyorlar.

Tam bu aşamada kırmızı kod ile aranan ve örgütün içinde önemli bir yeri olan Özgür Gabar kod adıyla bilinen sözde Botan Eyalet Sorumlusu Fırat Şişman’ın 8 Nisan’daki operasyonla ele geçirilmesi bambaşka bir serüveni başlattı.

Özgür Gabar Kod Adlı Fırat Şişman

Çatışmada yaralanan ve vücuduna 7 kurşun isabet eden Fırat Şişman, öleceğini düşündüğü bir anda Jandarmanın kanıyla hayata döndü.

Gördüğü muamele karşısında şoka uğrayan Şişman 11 yaşından bu yana PKK’nın söylediği yalanları ancak fark etti.

90 günlük bir tedavi süreci sonrasında adli süreç devam ederken PKK içerisinde söylenen yalanları açıkça ortaya döken Şişman’ın açıklamaları Pazar günü Milat Gazetesinde geniş bir şekilde yer bulacak.

Murat Karayılan’ın “oğlum” dediği Fırat Şişman’ın açıklamaları örgütte birçok yeni kopmaya neden olacaktır.

Murat Karayılan

Bu süreci yakından takip etmeye devam edeceğim.

Bir yandan bu açıklamaların HDP’nin kapatılma davasıyla ilişkilendirileceğini şimdiden söylemek işten bile değil.

Bir kısım zevat muhakkak suyu bulandırmak için çabalayacak hatta HDP İzmir İl Binasına yapılan saldırıyla bile bağlantı kuracaktır.


Bunlara itibar edilmemeli.

Çok acayip şeyler olacak...

Detayları paylaşacağım.


19.06.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

12 Haziran 2021 Cumartesi

ERDOĞAN’IN NATO KLASÖRÜ

Türkiye’de gündem 14 Haziran Pazartesi Günü yapılacak NATO toplantısına odaklanmış durumda.

ABD Başkanı Joe Biden’a Erdoğan ile görüşmesini soran gazetecilerin aldığı yanıt klasik bir Türk-Amerikan ilişkileri anlatımından öte bir şey değil.

Ne Biden PKK/PYD’den vazgeçer ne de Türkiye S400’den...

Trump döneminde “BÜYÜK ABD(!)”nin yaptığı “ekonominizi mahvederim” tehdidi havada kaldı.

1 Haziran 2021 Salı

DİASPORAYA YATIRIMCI MİSYONU

Osmanlı döneminde Türkler, uygulanan iskân politikası nedeniyle Balkanların dört bir yanına dağıtılmıştı.

Yüzyıllar boyunca bulundukları toprakları vatan belleyen Türkler, 1800’lü yıllar boyunca Osmanlı Devleti’nin yaşadığı küçülme ile bambaşka bir şok yaşadı.

Avrupa’nın Haçlı Seferleriyle ötekileştirdiği Osmanlı’ya duyduğu kin, Avusturya hezimeti sonrasında politikaya dönüştü.

Faturası da Balkanlardaki Türklere kesildi.

25 Mayıs 2021 Salı

Z KUŞAĞI EKONOMİSİ

Son yıllarda siyasetçilerin ve pazarlamacıların ilgi odağı haline gelen Z kuşağı üzerine birçok yazı ve araştırma kaleme alınıyor.

Her insan belli bir yaşa gelince aşağı yukarı benzer şeyleri yaşayarak benzer talep ve tercihlerde bulunuyor.

İnsanların tercihleri üzerine ürün ve hizmet üreten firmalar, üretim ve pazarlama sürecinde muhakkak bu yaş gruplarının tercihlerini analiz ediyor.

11 Mayıs 2021 Salı

ABD’YE UÇAK KAZIĞI

Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşanan sıkıntıların ABD ile ilişkilerdeki siyasi sorunlardan  kaynaklandığına dair birçok analiz var.

Bir taraftan dışarıda;

“Türkiye’nin Arap coğrafyasında artan itibarı ve bunun en somut yansıması olarak da Suriye ile ekonomik entegrasyona varan bir eşiğe gelinmesi”

Diğer taraftan içeride ise bu sürecin;

“Alevi, Kürt ve Ermeni açılımları ile desteklemesi”

“Yurta Sulh Cihanda Sulh” politikasının kaçınılmaz bir sonucuydu.

15 Aralık 2020 Salı

 TÜRKİYE’YE YAPTIRIM UYGULANACAK MI?

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesi ABD’den gelebilecek yaptırımlar konusuydu.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’nin Rusya’dan S400 hava savunma sistemleri alması nedeniyle Savunma Sanayi Başkanlığına ve Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir’e yaptırım uygulanacağını açıkladı.

Pompeo bu adımı “Rusya’nın savunma sektörü ile önemli işlemlere müsamaha göstermeyeceğiz” ifadesiyle gerekçelendirdi.

Bir de CAATSA yaptırımları var.