17 Haziran 2023 Cumartesi

 İKTİDAR İLMEĞİN UCUNU VERDİ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Türkiye’nin gündeminde şu sıralar iki konu iyice öne çıktı:

1-İktidarın ekonomi politikası ne olacak?

2-Muhalefetin birlikteliği devam edecek mi?

CHP’deki “değişim” çıkışıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açıktan bayrak açması, Ankara’da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştükten sonra biraz durulmuşa benziyor.

10 Haziran 2023 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU'NA AKŞENER MODELİ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Sistemi değiştirme mottosu ile bir araya gelen muhalefetin, ilk turun sonunda birliktelik amacını yitirmesi, bundan sonraki süreçte "Birleştirici unsur ne olacak?" konusunda arayışı gündem getirdi.

İttifakı dağıtma isteğiyle, "Yalnız kalanı yutarlar..." düsturu arasında sıkışan muhalefetin, arafta kalan bu duyguları siyasetlerine de yansıyor.

Yalnız İYİ Parti, yeni dönemde, CHP'nin koltuğuna göz dikmiş durumda...

3 Haziran 2023 Cumartesi

BU ATEŞ SÖNMEZ

BU ATEŞ SÖNMEZ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Muhalefet kanadı yılgın, yıkık ve yenilmiş...

Alınan 25 milyon oyun hakkını vermekten bahseden liderlere rağmen seçmen, kazanamamış olmanın ruhu içinde kırgın ve istifa bekliyor.

Şu ana kadar istifa konusunda öne çıkan olmadığı gibi, seçmendeki gazı almak için de as kadrodan danışıklı istifa dışında bir adım gelmiş değil.

20 Mayıs 2023 Cumartesi

YOLUNMUŞ KAZ STRATEJİSİ
(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


İlk tur seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önüne gelen anketlerdeki oranlarla, seçim sonrasında ortaya çıkan tablonun, neredeyse birebir örtüşmesi, "Erdoğan’ın sağlam bir kadro" ile seçime hazırlandığını gösteriyor.

Seçim günü, Anadolu Ajansı’nın önceki seçimde, saat 22 sularında aşağı yukarı yüzde 90 açılan sandık sonuçlarını açıklamasına rağmen, bu seçimde, bu orana ulaşmasının gece 2 sularını bulması dikkatimi çekse de, çok temiz bir seçim olduğunu söyleyebilirim.

29 Nisan 2023 Cumartesi

LİDERLERE SEÇİM SORULARI

Ankara’da hem partilerin hem de vatandaşın nabzını tutmaya çalışıyorum.

Gördüğüm kadarıyla, yurtdışı seçmenlerin sandık başına gitmeye başladığı bugünlerde yurtiçindeki seçmenin kafası hâlâ karışık...

İstikrar isteyenlerin tercihi belliyken, sorunlara çözüm bulma konusunda "iktidarın yetersiz olduğu" eleştirilerine odaklananların ise muhalefetten beklentisinin yukarı çıkaramadığına şahit oluyorum.

15 Nisan 2023 Cumartesi

ADAYLARI SIKIŞTIRAN SÖYLEMLER

Ramazan ayın propaganda yapmak için çok yeterli bir zemin bırakmadığı için bu dönem daha çok seçim hazırlığı ile geçen bir zaman oldu.

Bayramdan sonra kabaca kalacak iki haftalık zaman Cumhurbaşkanı adaylarının kozlarını paylaşacağı, kıran kırana geçen bir yarışa sahne olacak...

8 Nisan 2023 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU İLE ERDOĞAN KARŞILAŞABİLİR

Milletvekili aday listelerini belirlemeye çalışan siyasi partiler ortak liste ile ayrı liste konusunda uzlaşma çabalarıyla geçen bir haftayı geride bıraktı.

Cumhurbaşkanlığını kazanma ve milletvekili sayısını artırmak adına Millet ve Cumhur İttifaklarında ittifakları genişletecek çalışmalar da devam etti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun "vaat verilmeyen ziyaretleri" ile aldığı destek, hafta boyunca gündeme gelirken Cumhur İttifakı’ndan son dakikada DSP hamlesi geldi.

Başkanlık sistemi iki partili bir yapıyı dayatıyor.

1 Nisan 2023 Cumartesi

SİYASETİN YANLIŞ ANLAMALARI

Bu siyasetçilerin ağzından çıkan öyle sözler oluyor ki bazen anlamakta güçlük çekiyorum.

Vatandaşların sert tepkileri bile akıllarını başlarına aldırmıyor.

Böyle olunca hemen komplo teorileri başlıyor...

Komploları dinlemeyi sevsem de onlara kapılmayı pek sevmem, akıllıca da bulmam doğrusu...

11 Mart 2023 Cumartesi

PROJELER SEÇİMİ GELİYOR

Millet İttifakı, pazarlık protokolü ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ortak aday olarak açıkladı.

Millet İttifakı’nın “Ülkede yanlış giden şeyler var.” diyerek kurduğu masanın Erdoğan karşıtlığı dışında çok az çözümde birleştiği bir yıl süren toplantıları izledik.

Her toplantı sonrasında açıklanan tutanaklarda birbirlerinin ayağına basmamak için özenle seçilen kelimelerin sıraya koyulduğunu, tabanlarda biriken gazın öteye gönderildiğine şahit olduk.

31 Ocak 2023 Salı

BENİM GÜNAHIM NEYDİ KAMPANYASI

Bir televizyon programında EYT’nin çıktığı gün başlıktaki sözle bir kampanya başlatacağımı söylemiştim.

Daha kanunlaşmamış, sadece teklif olarak Meclis Başkanlığına sunulmuş olsa da Meclis aritmetiğindeki durum göz önünde bulundurulunca kısa zamanda kanunlaşacağı görülüyor. 

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) olarak bilinen 1999 öncesindeki çalışanların, kuralların değiştirildiği bir kanunla yaşadığı emeklilik hakkı kaybının mağduriyeti nihayet son bulmuş olacak.

28 Ocak 2023 Cumartesi

ADAYLIK SAVUNMASI HAZIR

Altılı Masanın İYİ Parti ev sahipliğinde gerçekleşen 11.toplantıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olamayacağı ve buna ilişkin hukuki girişimlerde bulunulacağı kararı çıktı.

2007 yılında yapılan anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi anayasa hükmü hâline geldi.

11.Cumhurbaşkanı olarak “Kardeşim Abdullah” tabiriyle Abdullah Gül’ü öne çıkaran Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kararı Abdullah Gül’ün aynı zamanda Meclis’te seçilen son Cumhurbaşkanı olmasını sağladı.

24 Aralık 2022 Cumartesi

CHP’DE MİRAS KAVGASI

İmamoğlu hakkında alınan mahkumiyet kararı sonrasında Meral Akşener’in hemen yanına koşması ve Saraçhane’de mahkeme günü alınan kararla bir miting yapılması Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimler tarafından epey eleştirilmişti.

Saraçhane mitinginde CHP Genel Başkan Yardımcılarının otobüsün üstüne çıkmaması bu temkinli ve tepkili tavrı göstermişti.

Aynı yerde bir gün sonra Kılıçdaroğlu’nun Altılı Masa’nın üyeleri ile ortak bir dilin geliştirildiği miting yapması İstanbul Belediye Başkanı’nı aslında bir nevi Altılı Masa’nın belediye başkanı hâline getirdi.

17 Aralık 2022 Cumartesi

LİDERLERİN YÜZDE 2 HESABI

Siyasetin tüm hesabı, 2023 Haziran seçiminin ilk turu üzerine yapılmaya başlandı.

Bu süreçte CHP ve AK Parti’nin ortak olduğu tek konu ise yüzde 2’ye yakın vatandaşın oy tercihinde değişiklik yapmak için canla başla çalıştıkları gerçeğidir.

Çünkü aradaki fark sadece bu kadar...

13 Aralık 2022 Salı

GARİP BİR YOLSUZLUK DOSYASI

Genelde makro ekonomi ve enerji ile ilgileniyorum.

Tarım gibi spesifik alanlara ancak birilerinin dikkatimi o yöne çekmesi ile yönelebiliyorum.

Bu alanda yakın zamanda dikkatimi çeken bir olay oldu.

Türkiye Tarım Hayvancılık ve Arıcılık Platformu (TAHAP)’nun birkaç organizasyonunu takip ettim.

Kendi hâlinde bir şeyler yapmaya çalışan insanlar izlenimi edindim.

Fakat daha sonra gerek Kemal Kılıçdaroğlu gerek ise Doğu Perinçek, bu kuruluşun arıcılara yaptığı yolsuzluklardan bahsedince olayı araştırma sorumluluğum olduğu düşüncesine kapıldım.

Tarım alanında uzman meslektaşlarımdan Ankara’daki mağdurlarla bir görüşme ayarlamasını istedim.

Kısa zaman sonra bir görüşme gerçekleştirdim.

Uzun uzadıya olanları anlattılar.

584 milyon yolsuzluk yapıldığını söylediler.

İddia edilen rakam müthiş!

Evrak istedim.

Bana takriben 1,5 milyonluk ödeme evrakı verdiler.

Hemen peşine düştüm.

AK Parti ve CHP’li bazı vekillerle görüştüm.

Ayrıca konunun tarafı olan ya da adı geçen çoğu kişi ile temasım oldu.

En sonun da cevap hakkı gereği TAHAP Başkanı Mustafa Sarıoğlu ile uzun görüşmelerim oldu.

TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu

584 milyon olduğu söylenen yolsuzluk rakamlarına rağmen TAHAP’ın yılbaşından bu yana hesap hareketlerinde 55 milyonluk bir hareket olduğunu verilen evraklarda gördüm.

Sonuç itibarıyla şunu söyleyeyim:

Taraflar hakkında beyanlarına göre halihazırda yolsuzluk ya da dolandırıcılıkla ilgili bir suç duyurusu bulunmuyor.

Cumhuriyet savcılarının çıkan haberler ve iddialara istinaden resen TAHAP Başkanından ifade almasının çok yerinde olacağını düşünüyorum.

Konu ile ilgili adı geçenler birlikte ortaya atılan iddialar, çok büyük bir vahameti ortaya koyuyor.

Devletin bu iddiaların üzerine gitmesi, kim kimi mağdur ettiyse muhakkak surette hesabını sorması çok ama çok elzem.

DOĞAL GAZDA TÜRK OYUNU

Piyasa boşluk kabul etmez. Eğer bir kâr fırsatı varsa muhakkak o birileri tarafından doldurulur.

Rusya’nın 155 milyar metre küp doğal gaz ihracatını sonlandıran Avrupa Birliği, gerekli teminin büyük çoğunluğunu ABD başta olmak üzere Cezayir ve Katar’dan LNG olarak karşılamaya çalıştığı bir süreç yaşıyoruz.

İtalya ve Hollanda gibi yaptırımı arka plana atan ülkelerin Rusya’dan aldığı LNG bile Rusya’nın boru hatlarından gelen doğal gazına alternatif olabilmiş değil.

155 milyar doğal gaz ihtiyacını ne LNG’den dönüştürecek tesis var de ne de yapılan tasarruflar bu ihtiyacı karşılayabilir.

Fırsat bu fırsat diyen Türkiye’nin talih kuşu ayağına geldi.

Nabucco projesiyle Rus gazına alternatif olması beklenen Türkmen ve Kazak gazlarını Avrupa’ya yâr etmeyen Rusya, hemen büyük anlaşmalarla bu ülkelerden gaz alma adımını atmıştı.

Riskin uzaklaştırdığını düşünen Rusya’nın karşısına Türkiye’nin Azerbaycan ile birlikte hayata geçirdiği TANAP çıktı.

16 milyar metre küpün sadece 6 milyarını alan Türkiye’nin 60 milyarlık tüketimi düşünülünce -çok da anlamlı olmayan bir sayı olsa da- hedef aslında hep daha fazlasıydı.

Nitekim bunu gören Rusya, Türk Akım boru hattı ile Karadeniz’den Avrupa’ya sevk edilecek 30 milyar metre küp kapasitede boru hattını inşa etti.

Türkiye’ye “al sana bir kaynak, bırak bu işleri” minvalinden bir adım olsa da Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla birlikte gelen Rus gazı yaptırımları, yepyeni bir imkân ortaya çıkardı.

Pas gelince gol atmamak olmaz.

Türkiye; Azerbaycan ve Türkmenistan ile Türkmen gazının Avrupa’ya ulaştırılma hedefini yani aslında maliyetinden dolayı gerçekleşmeyen Nabucco'yu harekete geçiriyor.


Rusya ile Avrupa’nın karşı karşıya gelmesini çok iyi kullanan Türkiye’nin bir enerji üssü olmasını sağlama politikası adım adım ilerliyor.

TANAP ve TAP hatlarına yapılacak eklerle birlikte ilk etapta Türkmen gazının Avrupa’ya ulaştırılması mümkün.

Rusya’nın satılamayan gazı Çin’e satması Türkmenlerin Çin’e gaz satma politikasını sekteye uğratabilir.

Bu nedenle Türkmenistan’ın projeye sıcak yaklaşması çok muhtemel...

Türkiye’nin böyle bir proje ile bölge sorunlarını çözmek için gücünü bir nebze daha artırması İran, Suriye, Irak, İsrail ve Yunanistan ile ilişkileri çok daha başka boyutlara getirme fırsatı anlamına gelebilir.

Bu fırsatı kaçırmamak gerekiyor.

Avrupa’dan yatırımlara finansal destek sağlanabilirse adımlar çok doğru bir hâl alır.

MİLYONER OLMA HAYALİ ENFLASYONA YENİLDİ

Geçen gün “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışmasında 1 milyonluk sorunun sorulmuş olması istenilen heyecanı oluşturmadı.

Çünkü milyoner olmak artık bir işe yaramıyor.


Programın ilk çıktığı zamanlarda bu para ile on tane ev alınabilse de şimdi bir ev bile alınamıyor.

Bence programın adı artık “Kim Milyarder Olmak İster?” şeklinde değiştirilmeli.

Acı tabloyu da hepimiz kabul etmeliyiz...

FAİZ YANLIŞINA ÇÖZÜM

Çok ciddi bir döviz krizine doğru hızla yaklaşıyoruz.

Yapılan değerlendirmelere göre 200 milyar dolarlık bir kaynağı kuru sabit tutmak için kullandık.

Hâlbuki bu kaynak kasada tutulsa, şu an zaten piyasa faizi en fazla yüzde 13 olurdu.

Eğer finansal araçlar üzerine bir kontrol gerekiyorsa bence bunun yapılması gereken tek alan krediler olmalı.

Yurtdışında maaşıyla geçimini rahatça idame ettiren insanların kredi alması epey zor.

Zaten bankaların haftanın her günü çalışmamasının bir sebebi de bu...

Bankaların kaynaklarını yatırım yapılacak alanlara yönlendirmesine yönelik mevzuatlar oluşturulmalı.


Bu saatten sonra ev ihtiyacı da kalmadı.

Lüks ev ihtiyacı için kredi kullandırılmasının da bir anlamı yok.

O zaman ekonomiyi geliştirmek için girişimcilik ve üretim yatırımı için kredi musluklarının açılmasından başka bir yol kalmadığı görülüyor.

İthal ikame sağlayan alanlarda devletin faiz desteği verdiği krediler ile yürütülen bir süreç yıllara sari olacak şekilde Türkiye’nin yükselmesi sonucundan başka bir yere çıkmayacaktır.

Kredi ve kredi kartı limitleri düşürülüp insanların ihtiyaçlarını sağlayacak kadar asgari ücret verilmesi finansal sistemi rahatlatacağı gibi sürdürülebilir ve katma değerli bir ekonomi kurulmasını imkân tanıyacaktır.

Böyle yürütülecek ekonomi yönetiminde tek ihtiyaç ARGE olacak. Bunun için de eğitim devrimine ihtiyacımız var.

Zincirin halkaları gibi olsa da gerçek bu...

Başka hedefler ve yöntemleri çözüm olarak göstermek bu gerçeği gizlemiyor.



13.12.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




6 Aralık 2022 Salı

HOŞ SADA POLİTİKASI

Ülkenin bir vizyona ihtiyacı olduğunu düşünen CHP’nin açıkladığı Vizyon Belgesi alışılmışın dışında bir şekilde anlatıldı.

Çok teorik ve bir o kadar da açıklayıcı bir anlatım dilinin tercih edilmesi istenilen havanın yakalanmasını güçleştirdi.

Benzer bir durum Türkiye Yüzyılı açıklamasıyla iktidar kanadında da gerçekleşmişti.

Vatandaştan gelen bu tepkinin arkasında yatan sebep, vatandaşın istedikleriyle siyasetçinin dilinin uyuşamamasından olsa gerek.

3 Aralık 2022 Cumartesi

EHVENİ ŞERDEN FAZLASI GEREK

Haftanın başında Altılı Masanın geç kalan somutlaştırılmış anayasa teklifi ile ülkenin sistemsel dönüşümünü konuşurken hafta sonuna gelmeden sahte doktorlarla ve üç harfli marketler ile siyasilerin atışmasına ulaştık.

Ekonomideki “başarı(!)” gündeme gelecek konularda dış politikanın öncelenmesi tercihini ortaya çıkarsa da vatandaşın tercihi de derdi gibi çok net.

Bir iktidara bakıyorum bir de muhalefete...

19 Kasım 2022 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU’NA BÜYÜK GOL

Memleketi Tunceli olan Kılıçdaroğlu’na, hemşehrisinden büyük bir gol geldi.

Aslında sadece Kılıçdaroğlu’na değil bütün Alevileri zan altında bırakan büyük bir ayıba imza atıldı.

Belediye’nin kaçak elektrik kullandığı itirafında bulunarak Halk TV’de Şule Aydın’ı bile şaşırtan Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, yaptığını "meşru" kabul etmesiyle birlikte iyice garip bir durum ortaya koydu.

15 Ekim 2022 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU’NUN DOĞRULARI VE YANLIŞLARI

İktidar ile muhalefet arasındaki atışmanın seçmenin gönlünü alma derdine dayandığını bilmeyen yoktur.

Neticede siyasetçiler bir araba olsa oy da onların yakıtı olurdu.

Yani oy yoksa yol da yok!

O nedenle dönem dönem verirler coşkuyu, ya da basarlar ötekileştirmeyi...

1 Ekim 2022 Cumartesi

BEN OLSAM NE SORARDIM

Seçim havasına girilmesi siyasetçileri epey gererken gazetecileri de epey zora sokuyor.

Sevmediğim bir ayrım olsa da “yandaş gazeteci” ifadesinin kullanılması bile yaşanan bu zorluğu gözler önüne seriyor.

Yayın politikası olarak “iktidara yakın düşüncede” olan medya kuruluşlarıyla aynı yayın politikaları gereği “muhalefete yakınsayan medya kuruluşlarının” çalışanları gerçekten de bazı zorluklarla karşılaşabiliyor.

Bazıları için “Hükümetin Adamı” ya da “Muhalefetin Kalemi” gibi ifadeler, bazen kolaylaştırıcı bir tabir olsa da gazeteciler için çok küçültücü bir şey...

24 Eylül 2022 Cumartesi

KAPKARIŞIK GÜNLER GELECEK

Dünyanın içinde bulunduğu sarmalın en büyük sebebi, güç dönüşümüne direnen tarafların oyunları ile yükselen güçlerin pervasızlıklarının çekişmesi aslında...

"Osmanlı’nın paylaşımı" gündemi geldiği zaman insan hakları, demokrasi ve üstün ahlâk konusunu rafa kaldıran Batılıların, çıkarları için Sevr'i dayatması hümanist ve liberal duruşların nasıl da umursanmadığını gösterdi.

Dış politikada çıkarların gündemden hiç düşmediği bir dünyada yaşıyoruz hâlâ...