16 Mayıs 2023 Salı

EKONOMİNİN HAKKINI VERMEK

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Türkiye için önemli bir seçim daha sona erdi.

Korku ile umut arasına hapsedilen seçmenin ortaya koyduğu sonuç itibarıyla, "var olanı kaybetme korkusunun" yanında mevcut sorunları çözme konusunda alternatiflerden yeterli umudu alamadığı görülmüş oldu.

Oluşan bu düşüncenin arkasında, şüphesiz, yönetim sistemini de payı var!..

Başkanlık Sistemi gereği, iki adaya ve tarafa entegre olan bir siyasal yapıya doğru gittiğimiz açıkça görülüyor.

21 Şubat 2023 Salı

İMİTASYON FEYİZLER

Ülkemizin yaşadığı kırılmanın boyutu öyle böyle değil.

Deprem, düşündüğümüzden çok daha fazlasını etkileyecek!

Afet bölgesinde durumu bütün çıplaklığıyla ortaya koyan o çok konuşulan valinin söyledikleri aslında önemli bir gerçeğin kelimelere kısmen dökülmüş hâliydi.

Bundan sonra olacakların sadece bir kısmını tahayyül edebiliyoruz.

14 Ocak 2023 Cumartesi

DÖNÜŞÜM SİYASETİNE YÖNELİN

Seçime yaklaştıkça iç ve dış politika çok hızlı bir şekilde değişime uğramaya başladı.

Avrupa Birliği’nde görevli Türkiye Cumhuriyeti heyetindekilerle yaptığım görüşmeler çarpıcı bazı bilgiler barındırıyor.

Avrupa Birliği’nin Erdoğan’ı istemediği bir sır değil.

Fakat son zamanlarda seçime doğru giderken devletler arasındaki diplomatik teamüllere zarar vermeyecek ölçüde iktidara yol açmamak için uğraştıklarını öğrendim.

31 Aralık 2022 Cumartesi

DEV AYNALARI YIKILACAK

Ankara’da bazı bakanların bir gelenek haline getirdiği yıl sonu değerlendirme toplantıları gündeme ilişkin biriken ne kadar soru varsa konuşulan meclislere dönüşmeye başladı.

Ülkenin gidişi konusunda alınan kararların arka planını öğrenme fırsatı bulduğumuz bu toplantılarda bende ilgi alanıma ilişkin soruları gündemi getirmeye çalışıyorum.

Bu hafta Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamaları bu açıdan çok önemliydi.

12 Kasım 2022 Cumartesi

ZAFİYETİN TEKERRÜRÜ

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in ziyaretinin hemen ardından İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un gelişi Türkiye’nin NATO’da ne kadar önemli olduğu ve ikna edilmeye çalışıldığı gerçeğini gösteriyor.

Türkiye’nin, "çıkarları ölçüsünde var olmaktan" ziyade "ilkesel bir şekle sokmaya çalıştığı" NATO’nun aslında önemli krizlerinin büyük çoğunluğunu Türkiye üzerinden yaşadığını söylemekte fayda var.

8 Ekim 2022 Cumartesi

TÜRKİYE YÜZYILI İLE GELEN STRATEJİ

Prag’da çok önemli bir zirve gerçekleşti.

İçerisinde Türkiye’nin de yer aldığı, Avrupa’yla şu veya bu şekilde teması olan 44 devletin bir araya geldiği Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri 13 yıl sonra tekrar Cumhurbaşkanlığı seviyesine çıkardı.

Bu adımla birlikte bir yandan da Esad ile görüşebileceği açıklamasını gündeme getirmesi Erdoğan’ın, Yunanistan üzerinden sıkıştıran ABD’ye karşı alan açma konusunda "aceleci" ama "istikrarlı" bir stratejiye giriştiğini gösteriyor.

24 Eylül 2022 Cumartesi

KAPKARIŞIK GÜNLER GELECEK

Dünyanın içinde bulunduğu sarmalın en büyük sebebi, güç dönüşümüne direnen tarafların oyunları ile yükselen güçlerin pervasızlıklarının çekişmesi aslında...

"Osmanlı’nın paylaşımı" gündemi geldiği zaman insan hakları, demokrasi ve üstün ahlâk konusunu rafa kaldıran Batılıların, çıkarları için Sevr'i dayatması hümanist ve liberal duruşların nasıl da umursanmadığını gösterdi.

Dış politikada çıkarların gündemden hiç düşmediği bir dünyada yaşıyoruz hâlâ...

20 Ağustos 2022 Cumartesi

BİTMEYEN VALS POLİTİKASI

Rusya’yı caydırmak için uygulanan yaptırımların hiçbir işe yaramadığı ortadayken naralar atmaya devam eden Avrupa’nın önde gelen devletleri, hâlâ açıktan sanki başarılı olmuşçasına sallıyorlar da sallıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile birlikte Ukrayna’da Zelenskiy ile bir araya gelebilirken bir yandan da işgali kınayıp, BAYRAKTAR SİHA’ları satıyor.

Başka bir yandan da Rusya’ya uygulanan yaptırıma katılmayıp daha ötesine geçerek S400 alımı konusunda yeni anlaşmalar yapıyor.

13 Ağustos 2022 Cumartesi

SIRA SATRANÇ'TAKİ SON KALEYE GELDİ

Azez’de yakılan Türk bayrağı, ABD’nin Irak’a girerek orayı bataklığa çevirmesi sonrasında gündeme gelen görüntüleri anımsattı.

Türkiye’nin Amerika’dan farkı, gittiği yeri sömürmesi değil ihya etmesidir.

Türkleri, "suçlu" gösteren ve iki millet arasına "nifak tohumları" serpmeye çalışanların gündeme sokmaya çalıştığı kaos tablosu çok iyi analiz edilmeli.

Sürece bir bakalım.

23 Temmuz 2022 Cumartesi

ÇAPSIZLIK YARIŞI

ÇAPSIZLIK YARIŞI

Her kriz aynı zamanda bir fırsattır.

Önce krizi fark etmek, ardından krizin getirdiği düzendeki fırsatları kovalamak akla en yatkın yaklaşım olur.

Türkiye’nin etrafının çevrelendiği coğrafyalarda yaşanan krizler, Türkiye’ye büyük bir yük getirirken aynı zamanda büyük fırsatlar da sunuyor.

Son zamanda kabaca “Geri Çark Etme Politikası” denilebilecek bir yaklaşımın ardında yatan gerçek bu...

11 Haziran 2022 Cumartesi

SAVAŞ GERGİNLİĞİ SEÇİM STRATEJİSİ Mİ?

Yaklaşan seçimin getirdiği baskıyla ekonomide yaşanan sorunların iktidar tarafından Suriye ve Ege denizinde yükseltilen gerginlikle örtmeye çalışıldığı iddiaları iyiden iyiye ağızlarda dolaşır oldu.

Suriye’de ABD ve Rusya ile yapılan anlaşmalarda iki tarafın da sözünü tutmadığı ve Türkiye’nin çekincelerine cevap vermediği ortada olan bir gerçek.

Ukrayna işgalinin getirdiği odaklanmanın Rusya’yı yorması, Türkiye’nin Suriye’de denklem değiştirici bir fırsat yakalamasına imkân verdi.

Buna rağmen Tel Rıfat ve Münbiç’te hava koridorunun Ruslar ve Amerikalılar tarafından kontrol edilmesi, Türkiye’nin olası operasyonlarının önünde en büyük engel olmaya devam ediyor.

7 Haziran 2022 Salı

G10 HEDEFİNE REÇETE

Ülkemizin dünyadan farklı olarak ortaya koyduğu birkaç yaklaşım, aslında birbirini destekliyor.

Dış politikada Batılı güçlerin her dediğine “tamam” diyerek baş sallayan Türkiye’nin, bu güçleri “Biz sizinle denk statüdeyiz.” noktasına getirmesi diplomatik zeminde epey bir iş yapıldığını gösteriyor.

Trump gibi birine bile gözdağı verilmesi, Fransa’nın 100 yıldır hüküm sürdüğü bölgeden çıkarılması, Afrika ve Avrasya’da dengelerin bir tarafında yer alınması hatta taa Latin Amerika’da Venezuela’ya bile müdahil olunması öyle kolay yapılacak işler değil.

Türkiye’nin 90’lardan bu yana kırmaya çalıştığı kabuğu çatlatması ancak 20 sene sürdü.

Bu zamana kadar “Suyuna Gitme Politikası” Türk Dış Politikasının adeta bir özetiydi.

Tamam, dışarıda hem diplomatik hem de askeri bağlamda kabuğundan çıkan bir Türkiye var, peki ekonomide de durum böyle mi?

Maalesef hayır!..

21 Mayıs 2022 Cumartesi

GELİNİM SEN ANLA OYUNU

İnanılmaz bir haftayı daha geride bıraktık.

Külliye’de ardı ardına gerçekleşen önemli ziyaretlerden NATO’yu hareketlendiren çıkışa ve iç politikada keskin dönemeçlere kadar birçok olayı yine bir haftaya sıkıştırabildik.

Her bir olayın arkasında uzun uzadıya gündeme getirilecek meseleler var.

Analiz üstüne analiz yapmamız gerekir.

Bu sütunların yetersizliği yine potpuri yapmamıza neden olacak.

CANAN KAFTANCIOĞLU ve İSTANBUL MİTİNGİ

Canan Kaftancıoğlu’nun hukukumuza göre "suçlu" olduğu delilleriyle ispatlanmış ve hüküm altına alınmış durumda...

“Emsal olaylar var, onlara neden yargılama yapılmıyor?” diye soranlar oluyor.

Efendim, itirazı olan için yargı yolu açık, buyursunlar emsal gösterip dava açsınlar.

AK ile KARA belli olsun...

“Canan bizimdir!..” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mitingi Bursa’dan İstanbul’a alması olayını da çok iyi değerlendirmek gerekiyor.

HDP’lilerin yaptıklarından ötürü HDP’nin kapatılmasıyla ilgili bir gündem, sessizce orada bir yerde beklerken Canan Kaftancıoğlu’nun HDP’nin kapatılması istemine konu edilecek suçlardan son anda Yargıtay kararıyla kurtulması oldukça dikkate değer bir konu...

Buna rağmen suçluluğu tescil edilen Canan Kaftancıoğlu’na parti içerisinde neredeyse hiç kimse destek vermezken Kılıçdaroğlu’nun sahiplenmesinin de bir amacı var:

Kılıçdaroğlu kitleleri harekete geçirecek bir hikâye arıyor.


Adalet Yürüyüşü’nün hikâyesi toplumda karşılık bulacak meselelerde CHP’nin nasıl da etkileşime girebildiğini gösterdi.

Kılıçdaroğlu yaklaşan seçim takviminde elindeki tüm fırsatları kullanmak istiyor.

Sertleşen dil ile birlikte “Çekilin önümden!” çıkışıyla partililere sınır koymasının tek sebebi de bu...

İstanbul Mitingi’ndeki etkileşim bu süreçte Kılıçdaroğlu’nun ne kadar karşılık bulacağını ve politikasını ne yöne evireceğini de belirleyecek...

Canan Kaftancıoğlu’nun daha fazla sahiplenilmesi durumunda CHP’nin kapatılması isteminin gündeme getirilme ihtimali olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Kapanır mı, tabii ki hayır!...

Ama siyasette bazen mağdur hikayesi yazmak için kışkırtmak gerekir...

MERAL AKŞENER POTAYA GİRİYOR

TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın “Meral Akşener ve Mansur Yavaş’a oy verecek kadar çaresiz değilim.” çıkışı ile HDP’li Ahmet Türk’ün “Kürtler, Mansur Yavaş’a oy vermez.” açıklaması gözlerden kaçmamalı...

İYİ Parti’nin oy oranının anketlerde yüzde 18’lerde çıkmaya başlaması ile bu açıklamaların oldukça büyük ilişkisi var.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 19 Mayıs’ta iktidar yolculuğunu başlattığını ilan etmesi anketlerdeki bu yükselişin dile yansıması oldu.

Süreç 2018’de olduğu gibi her adayın bağımsız çıkışana doğru gidiyor.

CHP içerisinde çok tepki alan İmamoğlu’nun İstanbul Mitinginde konuşma almak için parti içerisinde sürdürdüğü yoğun temas sonuç vermiş görünse de İmamoğlu’nun potaya girmesine yardım edecek isim yine Akşener olacak...

Kılıçdaroğlu’nun iyiden iyiye hedefine yerleştirdiği adaylık fikri ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın belirgin çıkışları, muhalefet kanadında işlerin daha da karışacağını gösteriyor.

NATO’DA İSVEÇ ve FİNLANDİYA ÇATLAĞI

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine veto çıkışı özellikle ABD’de çok konuşuldu.

Ülkemizin ikili ilişkilerde tarihin en kötü dönemini yaşadığı ABD’ye karşı ortaya koyabileceği iki önemli kart var: Biri jeopolitik ayrıcalığımız diğeri ise NATO içindeki konumumuz...

Yunanistan’a yapılan silah yığınağı ile birincisine kısmi bir alternatif oluşturulmaya çalışılsa da Boğazlardaki hakimiyetin Türkiye’yi eşsiz bir konumda tutmaya devam ettiği net bir şekilde görülüyor.

Ukrayna’ya saldırı sürecinde İsveç ve Finlandiya’yı NATO üyeliği konusunda tehdit eden Rusya’nın tüm yaptırımlara rağmen devrilememiş olması ile ABD’nin Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurma hayaline odaklanmasına karşı Türkiye, çıkışıyla Suriye’de Rusya ile yeni bir oyun kurmak istediğini gösteriyor olabilir.

Esed ile görüşerek siyasi bir çözüme ulaşmanın etrafından dolaşacak tek çözüm Rusya ile yol yürünmesinden geçiyor.

ABD’nin Türkiye’ye karşı pozisyon değiştirme ihtimali neredeyse sıfıra yakınken Türkiye’nin NATO’daki vetoyu kaldırmak için anlamlı adımlar görmek istemesi oldukça mantıklı...

Türkiye’nin çekinceleri Finlandiya ve İsveç üzerinden tüm NATO üyelerine “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!” tadında bir havada gidiyor.

Ama bu zamana kadar gerek PKK gerek FETÖ gerek ise sığınmacılar konusunda yalandan veya oyalamaktan başka bir şey yapmayan Batılıların hangi sözüne güvenilebilir?..



21.05.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




7 Mayıs 2022 Cumartesi

SURİYELİLERİ "BİR" GÖRME YANLIŞI

Birkaç aydır yükselen yabancı düşmanlığı dalgasının "arkasındaki dinamikler" çok iyi anlaşılmalı.

Fizikteki temel kaidelerden biri her maddenin bir esneme noktası olduğu gerçeğidir.

Eğer maddeyi o noktadan daha fazla bir kuvvete tabi tutarsanız madde kırılır.

Sosyal doku da böyledir.

Eğer sosyolojik gerçeklerden uzak kalınırsa o zaman toplum da bir yerde kırılır.

İşte birkaç aydır bu kırılmayı yaşıyoruz.

16 Nisan 2022 Cumartesi

ÇILGIN PLANA İRAN DESTEĞİ GELİR Mİ?

İsveç Başbakanı NATO’ya üyelik başvuru yaptıklarını açıkladı.

Finlandiya’nın da eli kulağında...

Rusya’nın tehditleriyle ortaya çıkan tablo, Çin’in ekonomi ile dağıtacağı Batı Blokunu tekrar diri ve bir hâle getirdi.

Peki bunun ne kadarı ABD planı?

“Aaa kuşa bak!” diyerek dalı gösterenin aklındakilere şöyle bir bakalım.

12 Şubat 2022 Cumartesi

İSRAİL PLANI İLE İRAN YOLU

Türkiye’nin taraf olduğu ve çözemediği birçok sorun var.

Suriye ve Libya gibi direkt müdahil olduklarının dışında bir de Ukrayna ile Rusya arasındaki Donbass krizi ile Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Karabağ krizi gibi dolaylı müdahil olduğu konular var.

Ülkemiz yaşanan tüm zorluklara rağmen hem Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini yürütmeye çalışırken bir yandan da dünyada yaşanan güç değişimine göre adım atarak Rusya ve Çin ile ilişkilerini ilerletmeye gayret gösteriyor.

29 Ocak 2022 Cumartesi

ABD'NİN 15 TEMMUZ'U GELİYOR

2022 yılının başından bu yana dünyanın gündeminde üç önemli konu var.

Biri, enerji dönüşümünün getirdiği enerji kriziyle mücadele ve dönüşümü devam ettirme arzusu...

Diğeri, tüm dünyada artan enflasyon ile birlikte FED faiz artışı ile ortaya çıkacak büyüme krizi...

Sonuncusu ise Türkiye’nin denizden iki komşusu olan Rusya ile Ukrayna arasında bir savaş çıkma beklentisi...

Tüm bu olayları yakından takip eden Türkiye'nin de bir planı var.

21 Aralık 2021 Salı

ÇÖZÜMLÜ ÇÖZÜMSÜZLÜKTE BOCALAMAK

İktidarda proje var açıklama yok.

Muhalefette ise açıklama çok ama proje yok.

İkisi de doğru bir iletişim değil.

İktidarın yaptığının arkasında yatan nedenleri açıklayayım. Muhalefetin ki de başka bir yazıya kalsın.

30 Ekim 2021 Cumartesi

CUMHURİYET DEĞERLERİNİ CANLANDIRMA

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 98.sini Cuma günü ülke olarak kutladık.

Şöyle bir bakınca; 98 yılda nereden nereye geldi Türkiye...

Yönetimin hangi dönemde, kimin elinde olduğunun hiçbir önemi yok. Devlet ayakta kalmak için dönemin şartlarına adapte olmayı çok iyi biliyor.

Bu da Türkiye’nin devlet geleneğinin ne kadar köklü olduğunu gösteriyor.

28 Eylül 2021 Salı

DENGELER RUSYA’DA DEĞİŞECEK

Küresel piyasaları etkileyecek sıcaklıkta olaylar yaşanmak üzere...

Türkiye, ABD, Rusya ve Çin’i içine alan bir dizi gelişme hem güç dengelerini hem de ekonomileri derin bir şekilde etkileyecek.

Riskleri sıralayarak sürece bir bakalım: