18 Şubat 2023 Cumartesi

ZÜLFÜ YÂRE DOKUN

Depremin ilk anından itibaren yeterli müdahale yapılmadığı eleştiri üzerinden ilerleyen bir deprem süreci geçirdik.

Yıllarca uzaklaştırmaya çalıştığımız hatta bazılarımız tarafından “Artık ne ihtiyacımız var?” dediğimiz Avrupa Birliği’nin oluşturduğu kriz yönetimi sayesinde birçok insanımızı enkaz altından kurtarmak için canla başla çalışan yabancı ekiplere şahit olduk.

Hatta Ermenistan, İsrail, Yunanistan gibi yıllarca karşı karşıya geldiğimiz ülkelerin ekiplerinin dur durak bilmeden çalıştıklarını gördük.

Ermenistan Dışişleri Bakanı mevkidaşı ile başka ülkelerde yaptığı normalleşme görüşmelerini bir kenara bırakarak taziye ve destek için ülkemize geldi.

11 Şubat 2023 Cumartesi

KADER DEĞİL KEDER!

Aynı gün Kahramanmaraş Pazarcık’ta 7,7 ve Elbistan'da 7,6 büyüklüğünde gerçekleşen depremler ne sürprizdi ne de saldırı...

Bazıları HAARP sistemi üzerinden Türkiye’ye saldırı yapıldığını söylerken bazıları da günler öncesinden büyükelçilerin Türkiye’de yaptığı güvenlik uyarılarının bu depremlerin olacağını önceden bildikleri düşüncesine dayandığını söylüyor.

Bazıları da ABD’nin yardım için uçak gemisini bölgeye göndermesini işgal fırsatını değerlendirme olarak görüyor.

NATO üslerinin bulunduğu, NATO tam bağımlı bir Türkiye’nin ABD uçak gemisi ile işgale mi ihtiyacı var Allah aşkına...

Yabancılar görüyor ama bizde hâlâ göremeyen çok kişi var.

Bu yaşanan öyle böyle bir afet değil.


Ne 17 Ağustos ne Van ne İzmir ne de başka bir deprem bu kadar büyük bir hasarı şu ana kadar Türkiye Cumhuriyetine vermedi.

Ortaya çıkan koordinasyonsuzluğun bir nedeni plansızlık ise önemli bir nedeni de afetin çok ama çok büyük olmasıdır.

Bu yaşadığımız afet 2004 yılında Endonezya'ya bağlı Açe'de 9,1 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunamide hayatını kaybeden 230 bin kişinin yaşadığı afete çok benziyor.

Açe Deprem öncesi ve sonrasındaki durumu gösteren uygu görüntüsü

Açe’de haftalarca yaralar sarılamamış, devlet kendisine gelememişti.

Türkiye hem güçlü hem de yalnız değil.

Sadece Avrupa’dan gelen 1500 kişi ve 100 köpekten oluşan uzman ekiple birlikte dost ve kardeş ülkelerden gelenlerle dünyanın dört bir yanından gelen hatırı sayılır bir destek var.

Ekonomisi güçlü ama binaları zayıf ülkemizin en azından kötü gün dostları çok fazla...

Hatta Yunanistan bile gönderdiği ekiple birlikte birçok canın kurtulmasına vesile oldu.


Avrupa'nın hakaretamiz bazı dergileri ahlaksızlaşsa da Miçotakis’in zor günde dayanışma çağrıları takdire şayan bir tutum...

Ama ülkemiz bu kaderi yaşamak zorunda değildi.

Kaderimiz kederimiz olmak zorunda değildi.

Siyasetin toptan başarısız olduğu bir durum ile karşı karşıyayız.

Twitter yasağı bir yana eksiklerin söylenmesine karşı tepki geliştirmek çok yersiz.

Böyle bir günde birlik ve dayanışma içinde olmak zorunda olduğumuz apaçık ortada...

Öte taraftan bazı muhalefet partilerinden gelen açıklamalar ise tam bir fecaat..

Vatandaşın yardım kolilerine milletvekillerinin reklamlarını yapıştırmak mı dersiniz, hiçbir milletvekili ya da belediye personeli sahada değilken ortalığı ayağı kaldıranlar mı dersiniz, yoksa birkaç dönemdir belediye başkanlığı yapan şehirlerin dümdüz olmasını mı dersiniz bilemedim!

Çok öfkeliyim!..

İçim yanıyor!..

Enkaz altında insanların hâlâ sesleri gelirken ve kurtarılmayı beklerken ülkeyi bölenlere çok ama çok kızgınım.

Nedendir bilemiyorum ama basının birkaç yerdeki görüntüleri aktararak ortak yayın yapmasını da anlamış değilim.

Saldırı ihtimallerini bir kısmına cevap vereyim.

Konuştuğum uzmanların bir savaş silahı ihtimalinin imkânsız olduğu yönündeki bilimsel açıklamalarını burada uzun uzun anlatamam ama sözü özü; ABD’nin yıllar önce böyle bir çalışma başlattığını ama başarılı olamadığını bilin yeter!

Seçim döneminin hemen öncesinde böyle bir afet gelmesinin milletvekili seçilebilmek için hiçbir değeri tanımayanlarca fırsat olarak görüldüğünü ve aptal açıklamalarla milletin iyice canını sıktığını bilin isterim.

Vatandaş can derdine düşmüş, bu insan müsveddeleri de milletvekilliği ile için kendini gösterme derdinde...

Ülkemizin yaşadıklarının büyüklüğünü o kadar fazla ki... 

Milat Gazetesi’nin felaket boyunca attığı manşetler aslında durumu en güzel özetleyen ifadeler:

MEDET YA RÂB

ZAMANLA YARIŞ

UMUTLAR ÖLMESİN

KURTULUŞ SAVAŞI


Milat’ın manşetleri ve ilahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, sanırım tarihe düştükleri not ile söylenmesi gerekenleri yürekten güzel bir şekilde dile getirmiş. Bana da her kelimesine katıldığım bu düşünceleri aynen alıntılamak düşer:

“Bilim adamlarının, işin uzmanlarının sözü, bizim için dini bir emir gibidir. Uzmanları dinleyeceğiz. Bundan sonraki süreçte onları dinlemek zorundayız. Geçmişte dinlemediğimiz için başımıza felaket gelmişse bunu kaderle ifade etmeyeceğiz. Kader bu değil, kader akıllı düşünmektir, tedbir almaktır. ‘Akıldan daha büyük tedbir yok diyor’ sevgili Peygamberimiz... Bizim kader anlayışımızda bu vardır. Bütün tedbirleri alacağız, bize rağmen bir hadise olursa yapacak bir şey yok tabii. Bir yıllık binalar yıkılıyor. Demek ki orada bir hile var." 



11.02.2023 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.






21 Ocak 2023 Cumartesi

AL GÜLÜM VER GÜLÜM VAKTİ

Seçimin öne alınması kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat ağzından yapıldı.

Öne alınma gerekçesi olarak; mevsimsel şartlar ve seçime katılımın düşük olmasına neden olacak takvim gösteriliyor.

Hâlbuki bu takvim Eylül ayında belliydi.

Okulların kapanacağı, sınavların yapılacağı, hacıların gideceği tarih belliydi.

14 Ocak 2023 Cumartesi

DÖNÜŞÜM SİYASETİNE YÖNELİN

Seçime yaklaştıkça iç ve dış politika çok hızlı bir şekilde değişime uğramaya başladı.

Avrupa Birliği’nde görevli Türkiye Cumhuriyeti heyetindekilerle yaptığım görüşmeler çarpıcı bazı bilgiler barındırıyor.

Avrupa Birliği’nin Erdoğan’ı istemediği bir sır değil.

Fakat son zamanlarda seçime doğru giderken devletler arasındaki diplomatik teamüllere zarar vermeyecek ölçüde iktidara yol açmamak için uğraştıklarını öğrendim.

31 Aralık 2022 Cumartesi

DEV AYNALARI YIKILACAK

Ankara’da bazı bakanların bir gelenek haline getirdiği yıl sonu değerlendirme toplantıları gündeme ilişkin biriken ne kadar soru varsa konuşulan meclislere dönüşmeye başladı.

Ülkenin gidişi konusunda alınan kararların arka planını öğrenme fırsatı bulduğumuz bu toplantılarda bende ilgi alanıma ilişkin soruları gündemi getirmeye çalışıyorum.

Bu hafta Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamaları bu açıdan çok önemliydi.

27 Aralık 2022 Salı

TÜRKİYE MODELİ SORGULANACAK

Ekonomi ve enerji konusunda dönüm noktası olacak bir yıla giriyoruz.

Enerjide, Güney Gaz Koridoru olarak Avrupa’nın "güvenli sağlayıcısı olma" noktasında hızla ilerlerken Türkmenistan ve Azerbaycan gibi Türk Devletlerini de birer birer bulunduğumuz ekosistemin içine dâhil etme konusundaki maharetimiz, geleceğimizi de şekillendirecek önemli bir devlet politikası olarak oluşmak üzere...

19 Kasım 2022 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU’NA BÜYÜK GOL

Memleketi Tunceli olan Kılıçdaroğlu’na, hemşehrisinden büyük bir gol geldi.

Aslında sadece Kılıçdaroğlu’na değil bütün Alevileri zan altında bırakan büyük bir ayıba imza atıldı.

Belediye’nin kaçak elektrik kullandığı itirafında bulunarak Halk TV’de Şule Aydın’ı bile şaşırtan Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, yaptığını "meşru" kabul etmesiyle birlikte iyice garip bir durum ortaya koydu.

12 Kasım 2022 Cumartesi

ZAFİYETİN TEKERRÜRÜ

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in ziyaretinin hemen ardından İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un gelişi Türkiye’nin NATO’da ne kadar önemli olduğu ve ikna edilmeye çalışıldığı gerçeğini gösteriyor.

Türkiye’nin, "çıkarları ölçüsünde var olmaktan" ziyade "ilkesel bir şekle sokmaya çalıştığı" NATO’nun aslında önemli krizlerinin büyük çoğunluğunu Türkiye üzerinden yaşadığını söylemekte fayda var.

15 Ekim 2022 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU’NUN DOĞRULARI VE YANLIŞLARI

İktidar ile muhalefet arasındaki atışmanın seçmenin gönlünü alma derdine dayandığını bilmeyen yoktur.

Neticede siyasetçiler bir araba olsa oy da onların yakıtı olurdu.

Yani oy yoksa yol da yok!

O nedenle dönem dönem verirler coşkuyu, ya da basarlar ötekileştirmeyi...

8 Ekim 2022 Cumartesi

TÜRKİYE YÜZYILI İLE GELEN STRATEJİ

Prag’da çok önemli bir zirve gerçekleşti.

İçerisinde Türkiye’nin de yer aldığı, Avrupa’yla şu veya bu şekilde teması olan 44 devletin bir araya geldiği Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri 13 yıl sonra tekrar Cumhurbaşkanlığı seviyesine çıkardı.

Bu adımla birlikte bir yandan da Esad ile görüşebileceği açıklamasını gündeme getirmesi Erdoğan’ın, Yunanistan üzerinden sıkıştıran ABD’ye karşı alan açma konusunda "aceleci" ama "istikrarlı" bir stratejiye giriştiğini gösteriyor.

24 Eylül 2022 Cumartesi

KAPKARIŞIK GÜNLER GELECEK

Dünyanın içinde bulunduğu sarmalın en büyük sebebi, güç dönüşümüne direnen tarafların oyunları ile yükselen güçlerin pervasızlıklarının çekişmesi aslında...

"Osmanlı’nın paylaşımı" gündemi geldiği zaman insan hakları, demokrasi ve üstün ahlâk konusunu rafa kaldıran Batılıların, çıkarları için Sevr'i dayatması hümanist ve liberal duruşların nasıl da umursanmadığını gösterdi.

Dış politikada çıkarların gündemden hiç düşmediği bir dünyada yaşıyoruz hâlâ...

10 Eylül 2022 Cumartesi

SİYASİ PARSA KAVGASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Balkan gezisi öncesiyle de sonrasıyla da oldukça keskin politika değişikliklerine sahne oldu.

Yola çıkmadan havalimanında yaptığı açıklamalarla Yunanistan’a Adalar konusunda verilen ültimatomun karşılık bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanlıların yola gelmeye başladığını vurguladı.

Yunan tarafından yapılan açıklamaları izlediğimizde “Bir gece ansızın gelebiliriz.” açıklamasıyla birlikte Yunanların kendilerini bir anda NATO’ya savurarak “Bu açıklama hiç hoş olmadı!” tadında bir geri vites yaptıklarını gördük.

İstenilen olmasa da en azından krizi tırmandırmak yerine korkuya boyun eğen Yunan siyasetçiler var.

2 Temmuz 2022 Cumartesi

BÜYÜK RESİM

BÜYÜK RESİM

Vatandaşın derdi açlıkyokluk ve yoksunluk iken, birkaç haftadır gündemden düşmeyen Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyeliğine koyduğumuz veto gündemi de artık ortadan kalktı.

Geldik yine vatandaşın yokluğuna...

Asgari ücrete yapılması planlanan ya da gündeme getirilen hiçbir rakamın dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırına yaklaşamadığı gerçeği çarpıveriyor suratlarımıza...

Savaş bitti! Hepimiz evimize döndük ama fark ettik ki aslında dönecek bir ev yok...

Ama yaşasın, savaşı kazandık(!)

Peki gerçekten öyle mi?

21 Mayıs 2022 Cumartesi

GELİNİM SEN ANLA OYUNU

İnanılmaz bir haftayı daha geride bıraktık.

Külliye’de ardı ardına gerçekleşen önemli ziyaretlerden NATO’yu hareketlendiren çıkışa ve iç politikada keskin dönemeçlere kadar birçok olayı yine bir haftaya sıkıştırabildik.

Her bir olayın arkasında uzun uzadıya gündeme getirilecek meseleler var.

Analiz üstüne analiz yapmamız gerekir.

Bu sütunların yetersizliği yine potpuri yapmamıza neden olacak.

CANAN KAFTANCIOĞLU ve İSTANBUL MİTİNGİ

Canan Kaftancıoğlu’nun hukukumuza göre "suçlu" olduğu delilleriyle ispatlanmış ve hüküm altına alınmış durumda...

“Emsal olaylar var, onlara neden yargılama yapılmıyor?” diye soranlar oluyor.

Efendim, itirazı olan için yargı yolu açık, buyursunlar emsal gösterip dava açsınlar.

AK ile KARA belli olsun...

“Canan bizimdir!..” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mitingi Bursa’dan İstanbul’a alması olayını da çok iyi değerlendirmek gerekiyor.

HDP’lilerin yaptıklarından ötürü HDP’nin kapatılmasıyla ilgili bir gündem, sessizce orada bir yerde beklerken Canan Kaftancıoğlu’nun HDP’nin kapatılması istemine konu edilecek suçlardan son anda Yargıtay kararıyla kurtulması oldukça dikkate değer bir konu...

Buna rağmen suçluluğu tescil edilen Canan Kaftancıoğlu’na parti içerisinde neredeyse hiç kimse destek vermezken Kılıçdaroğlu’nun sahiplenmesinin de bir amacı var:

Kılıçdaroğlu kitleleri harekete geçirecek bir hikâye arıyor.


Adalet Yürüyüşü’nün hikâyesi toplumda karşılık bulacak meselelerde CHP’nin nasıl da etkileşime girebildiğini gösterdi.

Kılıçdaroğlu yaklaşan seçim takviminde elindeki tüm fırsatları kullanmak istiyor.

Sertleşen dil ile birlikte “Çekilin önümden!” çıkışıyla partililere sınır koymasının tek sebebi de bu...

İstanbul Mitingi’ndeki etkileşim bu süreçte Kılıçdaroğlu’nun ne kadar karşılık bulacağını ve politikasını ne yöne evireceğini de belirleyecek...

Canan Kaftancıoğlu’nun daha fazla sahiplenilmesi durumunda CHP’nin kapatılması isteminin gündeme getirilme ihtimali olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Kapanır mı, tabii ki hayır!...

Ama siyasette bazen mağdur hikayesi yazmak için kışkırtmak gerekir...

MERAL AKŞENER POTAYA GİRİYOR

TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın “Meral Akşener ve Mansur Yavaş’a oy verecek kadar çaresiz değilim.” çıkışı ile HDP’li Ahmet Türk’ün “Kürtler, Mansur Yavaş’a oy vermez.” açıklaması gözlerden kaçmamalı...

İYİ Parti’nin oy oranının anketlerde yüzde 18’lerde çıkmaya başlaması ile bu açıklamaların oldukça büyük ilişkisi var.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 19 Mayıs’ta iktidar yolculuğunu başlattığını ilan etmesi anketlerdeki bu yükselişin dile yansıması oldu.

Süreç 2018’de olduğu gibi her adayın bağımsız çıkışana doğru gidiyor.

CHP içerisinde çok tepki alan İmamoğlu’nun İstanbul Mitinginde konuşma almak için parti içerisinde sürdürdüğü yoğun temas sonuç vermiş görünse de İmamoğlu’nun potaya girmesine yardım edecek isim yine Akşener olacak...

Kılıçdaroğlu’nun iyiden iyiye hedefine yerleştirdiği adaylık fikri ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın belirgin çıkışları, muhalefet kanadında işlerin daha da karışacağını gösteriyor.

NATO’DA İSVEÇ ve FİNLANDİYA ÇATLAĞI

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine veto çıkışı özellikle ABD’de çok konuşuldu.

Ülkemizin ikili ilişkilerde tarihin en kötü dönemini yaşadığı ABD’ye karşı ortaya koyabileceği iki önemli kart var: Biri jeopolitik ayrıcalığımız diğeri ise NATO içindeki konumumuz...

Yunanistan’a yapılan silah yığınağı ile birincisine kısmi bir alternatif oluşturulmaya çalışılsa da Boğazlardaki hakimiyetin Türkiye’yi eşsiz bir konumda tutmaya devam ettiği net bir şekilde görülüyor.

Ukrayna’ya saldırı sürecinde İsveç ve Finlandiya’yı NATO üyeliği konusunda tehdit eden Rusya’nın tüm yaptırımlara rağmen devrilememiş olması ile ABD’nin Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurma hayaline odaklanmasına karşı Türkiye, çıkışıyla Suriye’de Rusya ile yeni bir oyun kurmak istediğini gösteriyor olabilir.

Esed ile görüşerek siyasi bir çözüme ulaşmanın etrafından dolaşacak tek çözüm Rusya ile yol yürünmesinden geçiyor.

ABD’nin Türkiye’ye karşı pozisyon değiştirme ihtimali neredeyse sıfıra yakınken Türkiye’nin NATO’daki vetoyu kaldırmak için anlamlı adımlar görmek istemesi oldukça mantıklı...

Türkiye’nin çekinceleri Finlandiya ve İsveç üzerinden tüm NATO üyelerine “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!” tadında bir havada gidiyor.

Ama bu zamana kadar gerek PKK gerek FETÖ gerek ise sığınmacılar konusunda yalandan veya oyalamaktan başka bir şey yapmayan Batılıların hangi sözüne güvenilebilir?..



21.05.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




16 Nisan 2022 Cumartesi

ÇILGIN PLANA İRAN DESTEĞİ GELİR Mİ?

İsveç Başbakanı NATO’ya üyelik başvuru yaptıklarını açıkladı.

Finlandiya’nın da eli kulağında...

Rusya’nın tehditleriyle ortaya çıkan tablo, Çin’in ekonomi ile dağıtacağı Batı Blokunu tekrar diri ve bir hâle getirdi.

Peki bunun ne kadarı ABD planı?

“Aaa kuşa bak!” diyerek dalı gösterenin aklındakilere şöyle bir bakalım.

26 Mart 2022 Cumartesi

NATO’NUN GÖREMEDİĞİ DENGE

NATO’suz bir bahar yaşar mıyız, diye soranların taleplerini güçlendiren bir NATO toplantısı yaşandı.

İttifakın doğu kanadı olarak görülen Romanya, Macaristan, Polonya ve Slovakya’ya destek kararı çıkarken ittifakın gerçekten en doğusunda yer alan Türkiye için ise hiçbir destekleyici karar verilmedi.

Aksine Rusya ile ilişkileri canlı tutmasının yanında ayrıca arabuluculuk çabalarıyla olası barışın zeminini oluşturması nedeniyle NATO’nun ve Batı’nın liderliğine soyunan bir avuç devleti epey rahatsız etti.

26 Şubat 2022 Cumartesi

SAVAŞIN ÖRTÜK NEDENLERİ

Siyasetin nabzı tavan yapmışken ortaya çıkan Ukrayna gündemi hem muhalefet partilerinin grup toplantılarında konuştuklarını hem de 28 Şubat’taki ortak açıklamayı şimdiden gölgede bıraktı.

Ölmeden önce Çar (Deli) Petro, Lenin, Stalin’in ardından adını Rusların ve dünyanın hafızasına kazıma imajı çizen Putin’in Ukrayna işgali, SSCB hayalinin hayata geçirilmesi projesi gibi görülse de gerçek bundan çok farklı...

12 Şubat 2022 Cumartesi

İSRAİL PLANI İLE İRAN YOLU

Türkiye’nin taraf olduğu ve çözemediği birçok sorun var.

Suriye ve Libya gibi direkt müdahil olduklarının dışında bir de Ukrayna ile Rusya arasındaki Donbass krizi ile Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Karabağ krizi gibi dolaylı müdahil olduğu konular var.

Ülkemiz yaşanan tüm zorluklara rağmen hem Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini yürütmeye çalışırken bir yandan da dünyada yaşanan güç değişimine göre adım atarak Rusya ve Çin ile ilişkilerini ilerletmeye gayret gösteriyor.

6 Kasım 2021 Cumartesi

HEDEFİNİZ “DOĞU”, İLERİ...

Gün geçmiyor ki Türkiye yeni bir ayrımcılığa maruz kalmasın!

Güzel ülkemizde olan meseleleri kendi içimizde çözme sancımız bizleri epey yoruyor.

Bir de yorgunluğumuzu katlayan, sınırlarımız dışındaki “dostlarımız” olmasa ne de güzel olacak!

Ama gel gör ki o da mümkün değil.

28 Eylül 2021 Salı

DENGELER RUSYA’DA DEĞİŞECEK

Küresel piyasaları etkileyecek sıcaklıkta olaylar yaşanmak üzere...

Türkiye, ABD, Rusya ve Çin’i içine alan bir dizi gelişme hem güç dengelerini hem de ekonomileri derin bir şekilde etkileyecek.

Riskleri sıralayarak sürece bir bakalım: