2 Mayıs 2023 Salı

BEDAVACILIK TERCİHLİ EKONOMİ

Doğal gaz bulundu, boru hatları döşendi, Karadeniz gazı sisteme eklendi.

“Açın kombileri, açın camları, yaz ayı demeyin, kombileri kökleyin...”, diyen arkadaşın sözlerini doğru çıkartırcasına 24 Nisan ile 31 Mayıs tarihleri arasında konutlardaki doğal gaz kullanımı Resmi Gazete’de yayımlanan kararlar ücretsiz hâle getirildi.

"Doğal Gaz Yok" diyenlerin abartması gibi, gelen gazı "kurtuluş" olarak görenler de abartıyor.

Peki bunun ülke ekonomisine gerçekten faydası ne?

22 Nisan 2023 Cumartesi

SİYASİLERİN PROPAGANDA SORUNLARI

Seçim süreciyle ilgili birtakım sorunlar baş göstermeye başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceden açıklanan takvime uygun olarak Karadeniz gazını şebekeye vermiş olması, seçmen nazarında "güven" oluştursa da, doğal gazın bir yıl "ücretsiz" verileceği vaadi, kısmi olarak oluşan bu güveni zedeledi.

Buna benzer söylemler bazı seçmenin aklında iktidarın, “Seçimi kazanmak için ne gerekiyorsa onu yaparız.” düşüncesine kapıldığı fikrini oluşturuyor.

Her istenileni vermek, bazen düşünülen sonucu üretmeyebilir.

7 Şubat 2023 Salı

KALPLER PIR PIR AĞIZLAR VIR VIR

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkez üssü olan, bir günde iki büyük deprem ile Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde can ve mal kayıplarına neden olan büyük bir afet kalplerimizi pır pır ettirdi.

Canımız yandı.

Depremin getirdiği o çaresizlik hissine karşı elimizin kolumuzun bağlı olması bir yana hayatlarımızda aslında gerçek ihtiyaçların bir anda farkına varacak vakti de bir anlığına denk getirdik.

20 Aralık 2022 Salı

YARGIYA YENİ ÇÖZÜMLER

Ekonominin hâli dışında bir konuyu gündeme almak şu sıralar kaleme alınacak ekonomi yazıları için epey zor.

Sistemik sorunları konuşmak bazen gündem dışı kalabiliyor.

Bunlardan belki unuttuğumuz ama en önemlilerinden biri olan rüşvete değineceğim biraz...

13 Aralık 2022 Salı

GARİP BİR YOLSUZLUK DOSYASI

Genelde makro ekonomi ve enerji ile ilgileniyorum.

Tarım gibi spesifik alanlara ancak birilerinin dikkatimi o yöne çekmesi ile yönelebiliyorum.

Bu alanda yakın zamanda dikkatimi çeken bir olay oldu.

Türkiye Tarım Hayvancılık ve Arıcılık Platformu (TAHAP)’nun birkaç organizasyonunu takip ettim.

Kendi hâlinde bir şeyler yapmaya çalışan insanlar izlenimi edindim.

Fakat daha sonra gerek Kemal Kılıçdaroğlu gerek ise Doğu Perinçek, bu kuruluşun arıcılara yaptığı yolsuzluklardan bahsedince olayı araştırma sorumluluğum olduğu düşüncesine kapıldım.

Tarım alanında uzman meslektaşlarımdan Ankara’daki mağdurlarla bir görüşme ayarlamasını istedim.

Kısa zaman sonra bir görüşme gerçekleştirdim.

Uzun uzadıya olanları anlattılar.

584 milyon yolsuzluk yapıldığını söylediler.

İddia edilen rakam müthiş!

Evrak istedim.

Bana takriben 1,5 milyonluk ödeme evrakı verdiler.

Hemen peşine düştüm.

AK Parti ve CHP’li bazı vekillerle görüştüm.

Ayrıca konunun tarafı olan ya da adı geçen çoğu kişi ile temasım oldu.

En sonun da cevap hakkı gereği TAHAP Başkanı Mustafa Sarıoğlu ile uzun görüşmelerim oldu.

TAHAP Genel Başkanı Mustafa Sarıoğlu

584 milyon olduğu söylenen yolsuzluk rakamlarına rağmen TAHAP’ın yılbaşından bu yana hesap hareketlerinde 55 milyonluk bir hareket olduğunu verilen evraklarda gördüm.

Sonuç itibarıyla şunu söyleyeyim:

Taraflar hakkında beyanlarına göre halihazırda yolsuzluk ya da dolandırıcılıkla ilgili bir suç duyurusu bulunmuyor.

Cumhuriyet savcılarının çıkan haberler ve iddialara istinaden resen TAHAP Başkanından ifade almasının çok yerinde olacağını düşünüyorum.

Konu ile ilgili adı geçenler birlikte ortaya atılan iddialar, çok büyük bir vahameti ortaya koyuyor.

Devletin bu iddiaların üzerine gitmesi, kim kimi mağdur ettiyse muhakkak surette hesabını sorması çok ama çok elzem.

DOĞAL GAZDA TÜRK OYUNU

Piyasa boşluk kabul etmez. Eğer bir kâr fırsatı varsa muhakkak o birileri tarafından doldurulur.

Rusya’nın 155 milyar metre küp doğal gaz ihracatını sonlandıran Avrupa Birliği, gerekli teminin büyük çoğunluğunu ABD başta olmak üzere Cezayir ve Katar’dan LNG olarak karşılamaya çalıştığı bir süreç yaşıyoruz.

İtalya ve Hollanda gibi yaptırımı arka plana atan ülkelerin Rusya’dan aldığı LNG bile Rusya’nın boru hatlarından gelen doğal gazına alternatif olabilmiş değil.

155 milyar doğal gaz ihtiyacını ne LNG’den dönüştürecek tesis var de ne de yapılan tasarruflar bu ihtiyacı karşılayabilir.

Fırsat bu fırsat diyen Türkiye’nin talih kuşu ayağına geldi.

Nabucco projesiyle Rus gazına alternatif olması beklenen Türkmen ve Kazak gazlarını Avrupa’ya yâr etmeyen Rusya, hemen büyük anlaşmalarla bu ülkelerden gaz alma adımını atmıştı.

Riskin uzaklaştırdığını düşünen Rusya’nın karşısına Türkiye’nin Azerbaycan ile birlikte hayata geçirdiği TANAP çıktı.

16 milyar metre küpün sadece 6 milyarını alan Türkiye’nin 60 milyarlık tüketimi düşünülünce -çok da anlamlı olmayan bir sayı olsa da- hedef aslında hep daha fazlasıydı.

Nitekim bunu gören Rusya, Türk Akım boru hattı ile Karadeniz’den Avrupa’ya sevk edilecek 30 milyar metre küp kapasitede boru hattını inşa etti.

Türkiye’ye “al sana bir kaynak, bırak bu işleri” minvalinden bir adım olsa da Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla birlikte gelen Rus gazı yaptırımları, yepyeni bir imkân ortaya çıkardı.

Pas gelince gol atmamak olmaz.

Türkiye; Azerbaycan ve Türkmenistan ile Türkmen gazının Avrupa’ya ulaştırılma hedefini yani aslında maliyetinden dolayı gerçekleşmeyen Nabucco'yu harekete geçiriyor.


Rusya ile Avrupa’nın karşı karşıya gelmesini çok iyi kullanan Türkiye’nin bir enerji üssü olmasını sağlama politikası adım adım ilerliyor.

TANAP ve TAP hatlarına yapılacak eklerle birlikte ilk etapta Türkmen gazının Avrupa’ya ulaştırılması mümkün.

Rusya’nın satılamayan gazı Çin’e satması Türkmenlerin Çin’e gaz satma politikasını sekteye uğratabilir.

Bu nedenle Türkmenistan’ın projeye sıcak yaklaşması çok muhtemel...

Türkiye’nin böyle bir proje ile bölge sorunlarını çözmek için gücünü bir nebze daha artırması İran, Suriye, Irak, İsrail ve Yunanistan ile ilişkileri çok daha başka boyutlara getirme fırsatı anlamına gelebilir.

Bu fırsatı kaçırmamak gerekiyor.

Avrupa’dan yatırımlara finansal destek sağlanabilirse adımlar çok doğru bir hâl alır.

MİLYONER OLMA HAYALİ ENFLASYONA YENİLDİ

Geçen gün “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışmasında 1 milyonluk sorunun sorulmuş olması istenilen heyecanı oluşturmadı.

Çünkü milyoner olmak artık bir işe yaramıyor.


Programın ilk çıktığı zamanlarda bu para ile on tane ev alınabilse de şimdi bir ev bile alınamıyor.

Bence programın adı artık “Kim Milyarder Olmak İster?” şeklinde değiştirilmeli.

Acı tabloyu da hepimiz kabul etmeliyiz...

FAİZ YANLIŞINA ÇÖZÜM

Çok ciddi bir döviz krizine doğru hızla yaklaşıyoruz.

Yapılan değerlendirmelere göre 200 milyar dolarlık bir kaynağı kuru sabit tutmak için kullandık.

Hâlbuki bu kaynak kasada tutulsa, şu an zaten piyasa faizi en fazla yüzde 13 olurdu.

Eğer finansal araçlar üzerine bir kontrol gerekiyorsa bence bunun yapılması gereken tek alan krediler olmalı.

Yurtdışında maaşıyla geçimini rahatça idame ettiren insanların kredi alması epey zor.

Zaten bankaların haftanın her günü çalışmamasının bir sebebi de bu...

Bankaların kaynaklarını yatırım yapılacak alanlara yönlendirmesine yönelik mevzuatlar oluşturulmalı.


Bu saatten sonra ev ihtiyacı da kalmadı.

Lüks ev ihtiyacı için kredi kullandırılmasının da bir anlamı yok.

O zaman ekonomiyi geliştirmek için girişimcilik ve üretim yatırımı için kredi musluklarının açılmasından başka bir yol kalmadığı görülüyor.

İthal ikame sağlayan alanlarda devletin faiz desteği verdiği krediler ile yürütülen bir süreç yıllara sari olacak şekilde Türkiye’nin yükselmesi sonucundan başka bir yere çıkmayacaktır.

Kredi ve kredi kartı limitleri düşürülüp insanların ihtiyaçlarını sağlayacak kadar asgari ücret verilmesi finansal sistemi rahatlatacağı gibi sürdürülebilir ve katma değerli bir ekonomi kurulmasını imkân tanıyacaktır.

Böyle yürütülecek ekonomi yönetiminde tek ihtiyaç ARGE olacak. Bunun için de eğitim devrimine ihtiyacımız var.

Zincirin halkaları gibi olsa da gerçek bu...

Başka hedefler ve yöntemleri çözüm olarak göstermek bu gerçeği gizlemiyor.



13.12.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




4 Ekim 2022 Salı

YOLUNACAK KAZA DÖNEN AVRUPALILAR

Enerji krizi derinleşecek...

Rusya’dan Almanya’ya oradan da Avrupa’ya dağılan doğal gazın taşıyıcısı olan Kuzey Akım 1 ve 2 boru hatları, düzenlenen sabotajla kullanılamaz hâle geldi.

Tamir sürecine ilişkin proseslere bakıldığı zaman ilkbahardan önce kesin bir sonuç alınması olası görünmeyen bu sabotaj, keskinleştiren kutupları birbirine düşürdü.

Rusya, "Anglosaksonları suçlu" diyerek İngiltere ve ABD'yi suçlarken suçlarken Norveç, Danimarka, Finlandiya, İsveç ve Almanya’dan gelen ilk işaretler Rusya’nın yaptığı iddiasına dayanıyor.

13 Eylül 2022 Salı

KÖPRÜDEN ÖNCEKİ ÇIKIŞ GELDİ

Tam, “İşler sarpa saracak. Kasada para kalmadı.”, derken ortaya çıkan beklenmedik durumlar beni şaşırtmaya devam ediyor.

Ne kadar analiz yaparsanız yapın analizlerde her zaman bir “beklenmedik olaylar” sapması dikkate alınır.

“Artık bitti. Dolar en az 30 TL olur.” diyenlerin sesinin bir anda kesildiğini ve temkinli sessizlik moduna girdiğini görebilirsiniz.

Benzersiz ekonomi politikamızın ortaya koyduğu derin başarı nedeniyle beklenmedik bir katma değer elde ettiğimizi söylemek isterdim ama maalesef esas neden o değil.

30 Ağustos 2022 Salı

ÇORAP SÖKÜĞÜNÜ ÇEKİN

Ekonomi ve siyasetin mafya düzeni ile birbirine girmesinin arkasında tüm değerlerin yıpratılması ve her türlü ceza riskini göze alma cesaretinin kazanıldığı önceki örnekler var.

Ne bankalar battı ne binalar yıkıldı ne ocaklar söndü ama hesabı sorulmasını bırakın gündeme bile gelmemiş ne kadar çok olay var tarihimizde...

100.yılımıza girmeyi odak noktasına aldığımız şu zamanlarda devletimizin kuruluşundan bu yana yapılanlardan dolayı helalleşmeyi gündemine almayanlar o kadar çok ki...

Siyasi rant için hamaset yapanlarla siyasetçi, bürokrat hatta adaletteki "birtakım" yozlaşmış kişilere verilen "ortaklık" adındaki rüşvetlerle vatandaşın ve devletin zarara uğratıldığı o kadar hadise var ki...

5 Temmuz 2022 Salı

GELİNEBİLECEK NOKTA

Asgari geçim ücreti olarak belirtilen asgari ücrette sadece en temel gıda harcamaları hesaplanıyor yani kira, elektrik, su, doğal gaz (ısınma), telefon, internet, giyim kuşam, sağlık, eğitim gibi diğer temel harcama kalemlerinin hiçbirisi bu hesaba katılmıyor.

5 bin 500 TL olarak güncellenene asgari ücretin yanında dört kişilik bir ailenin sadece açlık sınırının 6 bin 300 TL dolayında olduğu birçok muhatap tarafından açıklandı.

Toplumun yüzde 50’den fazlasının asgari ücretle geçimini sağladığı, işsizlik oranlarının da hâlâ yüzde 10’un üzerinde olduğu gerçeğine bakarsak birçok dört kişilik ailenin sadece 5 bin 500 TL ile geçinmek zorunda olduğu gerçeğini görürüz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın enflasyonda kalıcı düşüş için 2023’ün Şubat, Mart aylarını işaret etmesi bugünü kurtaramayan insanlar için epey uzak bir tarih olarak duruyor.

5 Nisan 2022 Salı

KÜRESEL DEĞER PLANI

Herkes kendi derdine düşmüş...

Ama aslında neler oluyor neler...

ABD uzun soluklu planlarıyla sadece bazı ülkeleri hedeflediğini gösterse de işin aslı öyle değil.

Birkaç ülkenin adı zikredilse de aslında plan büyük!

İçinde korkuların da umutların da yer aldığı bir rapsodi adeta...

Bakalım o inci gibi dizilen planlara biraz... 

29 Mart 2022 Salı

BUZLARI ERİTİP BAHARA KOŞMAK

28 Mart 1991 Altunköprü Katliamı, ne Hocalı'dan ne de Kıbrıs’taki Kanlı Noel’den farklı değil.

Amaç Türk’ü yok ederek bölgenin hâkimi olmak.

Ah akıllım!

Türk’ün varlığının bölgeye emperyalistlerin gelmeme garantisi olduğunu bir anlasan.

Ah bir anlasan!

22 Mart 2022 Salı

EKONOMİNİN GÖRÜNEMEYENLERİ

Benzersiz günlerden geçiyoruz.

Neler yaşanıyor neler. Bakın hele!

Rusya, devlet tahvilleriyle hazine borçlanmasının ve enerji şirketlerinin yurt dışından aldığı toplamda 150 milyar ABD Dolar dolayında borçların faiz ödemesini yaptı.

Putin, şirketlerin borçlarını Ruble ile ödeyebileceğine dair bir kararname çıkarmasına rağmen aksi yönde hareket ederek uluslararası piyasaların aldığı tavrın ülkesinin ekonomisine ne derece etki ettiğini tüm dünyaya göstermiş oldu.

Bu etkiyi bilen hatta kullanan bir diğer devlet olan Çin ise Rusya’nın emperyalist çıkışına destek vermeyip bazı şirketler yoluyla da yaptırımlara katıldığında bir bildiği varmış demek!

26 Şubat 2022 Cumartesi

SAVAŞIN ÖRTÜK NEDENLERİ

Siyasetin nabzı tavan yapmışken ortaya çıkan Ukrayna gündemi hem muhalefet partilerinin grup toplantılarında konuştuklarını hem de 28 Şubat’taki ortak açıklamayı şimdiden gölgede bıraktı.

Ölmeden önce Çar (Deli) Petro, Lenin, Stalin’in ardından adını Rusların ve dünyanın hafızasına kazıma imajı çizen Putin’in Ukrayna işgali, SSCB hayalinin hayata geçirilmesi projesi gibi görülse de gerçek bundan çok farklı...

23 Kasım 2021 Salı

GIDA ENFLASYONU, ENERJİ VE PARA POLİTİKASI

Türkiye Ekmek Üreticileri İşverenleri Sendikası ( TESİS) tarafından yapılan açıklamaya göre ekmek fiyatlarında artış yapılarak ekmeğin yeni fiyatının 3-4 TL’ye satılacağı ilen edildi.

Gerekçe olarak ise piyasada un bulunamadığı için fiyatlardaki 4 kata varan artışlar gösterildi.

Talep tarafında bir büyüme olmamasına yani vatandaş daha fazla ekmek almamasına rağmen un fiyatlarındaki bu artışta akaryakıt, doğal gaz ve elektrik başta olmak odun ve kömürdeki neredeyse 10 kata varan fiyat artışlarının bir sonucu...

Doğal gaz ve akaryakıtta devlet destekleri olmasına rağmen odunda böyle bir destek yok.

14 Eylül 2021 Salı

KONUŞMAK BEDAVA

KONUŞMAK BEDAVA

Bir dönem “Ağzı olan konuşuyor” ifadesi ülkede sıklıkla telaffuz edilirdi.

İşinin ehli olmayan, bir birikimi bulunmayan kişilerin sokak diliyle “işkembeden konuşması” bugün bile herkesin şikâyet ettiği bir konu olmaya devam ediyor.

Herkesin hemfikir olmasına rağmen neredeyse kimsenin bu huyundan vazgeçmemesi ise ayrıca araştırmalara konu olacak bir hadise...

Kapitalizm, profesyonelleşmeyi ve işini en ucuza en iyi yapmayı teşvik eder.

Eğer mal ve hizmetler en ucuz ve en kaliteli noktasına doğru ilerlemiyorsa o zaman serbest piyasa şartlarının tam olarak oluşturulamadığı görülür.

Türkiye, hizmetlerde dünyanın önünde bile yer alırken mal üretiminde eksik bir noktada kalıyor.

Geliştirdiğimiz çok az nihai ürün ile dünya piyasasında yer edinebiliyoruz.

Ama sanırım TOGG bu konuda büyük bir yeniliği beraberinde getirecek.

Türkiye’nin ürettiği nihai ürünlerinin en büyüğü olma yolunda giden bir TOGG var.

Tabii ki bu ürün tüm dünyaya değil sadece “gelişmiş dünyaya” sunulacak bir ürün.

Çünkü birçok ülke bırakın elektrikli otomobili daha ısınma sorununu çözecek enerjiye sahip değil.

Ulaşımda petrol ürünlerine ısınmada ise doğal gaza yönelen dünyanın hidrokarbon talebi çok yüksek.

Ve giderek de artmaya devam ediyor.

Son yapılan araştırmalar dünyadaki mevcut petrol ve doğal gaz üretiminin neredeyse yarı yarıya azaltılması durumunda 2050 yılına kadar hedef sıcaklık değerlerinin tutulacağına inanıyor.

27 Temmuz 2021 Salı

BAE’NİN OPEC+ İLE DARBE FİNANSMANI

OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı) üyeleri olan; İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Venezuela, Katar, Endonezya, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Nijerya, Ekvador, Gabon, Angola, Ekvator Ginesi ve Kongo’ya bir de Rusya’nın eklenmesiyle ortaya çıkan OPEC+ oluşumu dünya petrol fiyatlarını belirleyen yegâne kurum.

Arzı kısarak fiyatı belirleyen ve esasında monopol bir yapının kurulduğu petrol piyasası olmasına rağmen içten yanmalı motorların keşfinden bu yana en ucuz ve en verimli insan ve mal taşımacılığının sağlandığı tek piyasa...

29 Haziran 2021 Salı

KRİPTO PARALARIN YENİ VATANI

Çin, milenyum sonrasında ucuz is gücü ile çektiği doğrudan yabancı yatırımlar sayesinde verdiği bütçe fazlasını devlet kapitalizmi çerçevesinde gelecek menfaatlerine yönelik yatırımlara dönüştürdü.

Kuşak ve Yol Girişimi ile hayat bulan bu niyet bütçe fazlası 1 trilyon ABD doları cinsinden tahvilin kullanımına imkân verdi.

Asya Altyapı ve Yatırım Bankası ile bölgenin kalkınması ve zenginleşmesinin önünü açacak çılgın projelere imza atıldı.

Tüm bu hedeflerle birlikte Bir yandan da ABD ile süren ekonomik savaşta öne geçmek isteyen Çin, ABD dolarının rezerv para olma durumunu sarsmayı kafasına koymuştu.