22 Nisan 2023 Cumartesi

SİYASİLERİN PROPAGANDA SORUNLARI

Seçim süreciyle ilgili birtakım sorunlar baş göstermeye başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceden açıklanan takvime uygun olarak Karadeniz gazını şebekeye vermiş olması, seçmen nazarında "güven" oluştursa da, doğal gazın bir yıl "ücretsiz" verileceği vaadi, kısmi olarak oluşan bu güveni zedeledi.

Buna benzer söylemler bazı seçmenin aklında iktidarın, “Seçimi kazanmak için ne gerekiyorsa onu yaparız.” düşüncesine kapıldığı fikrini oluşturuyor.

Her istenileni vermek, bazen düşünülen sonucu üretmeyebilir.

Toplumun dinamikleri oldukça değişkendir.

Sanırım bu seçimde öne çıkan iki adayın da bu dinamikleri zedeleyen ciddi propaganda hataları var.

Bunların başında, 6 Şubat depreminin yıkıcı etkisi nedeniyle seçim döneminde miting yapılmayacağı açıklaması geliyor.

Hâlbuki bugüne kadar liderlerin ayrı ayrı illerde gerek açılış gerek ise temel atma üzerinden mitingler tertip ettiklerini görüyoruz.

Bunun gibi arkadan dolanmalar, seçimi kazanma konusunda verdikleri sözleri hiçe saydıkları düşüncesiyle bir kısım seçmenin bağlılığını zedeleyen bir tablo oluşturuyor.

Öte taraftan sosyal medyada ortaya koyulan saldırgan tutum, gördüğüm kadarıyla, seçmeni artık çok da ilgilendirmiyor.

Soğan, geçim sıkıntısı ve deprem meselesi trend topic olurken, diğer siyasi meseleler çoğu zaman listeye bile giremiyor.


Bu da toplumun aslında ekonomi konusunda ayağı yere basan çözümler beklediği sonucunu doğuruyor.

Şu ana kadar liderleri, milletvekili aday listeleri ve propaganda politikaları hakkında strateji belirleme süreçleri meşgul etti.

Kılıçdaroğlu’nun seccadeye basma meselesi Erdoğan tarafından meydanlara taşınsa da, çok karşılık bulmadı.

Kılıçdaroğlu ise öne geçmek için tabiri caizse “Alevi” kartını masaya sürdü ve ilk kez açık ve net bir şekilde kimliği üzerinden siyaset yapmaya başladı.

Bu da muhalefet içinde "Kılıçdaroğlu'na tepkili seçmenin bu gerekçe ile sandığa gitmesini önleme..." amacını taşıyora benziyor.

Şu ana kadar kendi seçmenlerini konsolide etmeye çalışan liderlerin, Ramazan Bayramının hemen ardından meydanlara ineceğini öğrendim.

Millet İttifakı da, Cumhur İttifakı da meydan siyaseti yapacaklarını ortaya koyarak, deprem gündemini tamamıyla meydanlara taşıyacaklarını gösterdiler.

Zaten başka türlü olması da beklenemezdi.

Seçim döneminde vatandaşa dokunmadan propaganda yapılması istense bile mümkün değil.

Bu nedenle de, depremzedelere miting yapılmayacağına ilişkin verilen sözler taa en başında yanlıştı.

Hatta bana göre, seçim takviminin öne çekilmesi bile yanlıştı.

Neyse, oraları geçtik artık.

Ama gelecek dönemin siyasetini şekillendirecek yegane durum, seçmeni memnun edecek politikaları ortaya koyabilmekten geçiyor.

Seçmen şu an tamamıyla "geçim sıkıntısı" noktasında konsolide olmuş durumda...

Tabii ki iktidardan da muhalefetten de "Ne yaparsa yapsın!.." tam destek veren bir seçmen kitlesi var.

Liderler onları zaten cepte görüyor.

Sorun ise ortadaki kararsızları ve ekonomik mağduriyetten dolayı tercihte bulunacakları ikna edecek çalışmanın olmayışı...

Nasıl olur da bu gündem ıskalanır, akıl alır gibi değil doğrusu!..


Dron gemisi, Karadeniz gazı ve deprem konutlarının temelinin atılmasıyla kentsel dönüşüm söylemine kilitlenen iktidar ile gündemi 418 milyar doları geri getirmek, 300 milyar dolar kredi sözü alındığını ilan etmek ile pahalılık olduğu söylemine kilitlenen bir muhalefet var.

Vatandaş büyük ölçüde eski reflekslerini değiştirdi.

Fakat nedense bunu anlamak istemeyen bir siyaset var.

Sosyal medya, insanların gözünü açtı.

Belki onlarca yıl zorlukla verilebilecek eleştirel düşünce, sadece sosyal medya kullanımı ile toplumun bir kesiminde oluşturuldu.

Belki biraz fazla oluşturuldu ama olsun.

Aklını kullanan insan ile makule ulaşabilirsiniz.

Duygularıyla sandığa giden seçmen ile sadece suçlamalar ve gereksiz gaza gelmelere muhatap olursunuz.

ikisini de istemeyen seçmeni ikna etmek için 20 günlük propaganda süreci kaldı.

Süreci doğru yöneten, yarışı kazanır.

Benden söylemesi...


Bu yazı, 22.04.2023 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlandı.

İlgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz.






0 yorum:

Yorumunuz kısa zamanda yayımlanacaktır.

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.