23 Mayıs 2023 Salı

AYI SALDIRISI PARADOKSU
(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Seçim gündemlerinin belirleyici konusu olan ekonomi, ne hikmetse bu seçimde hiç mi hiç gündeme gelmiyor.

İnsanlarımızın “Acaba dolar artacak mı?” diyerek, kazanç fırsatı aramak dışında ekonomiye ilgisi inanılmaz derecede yetersiz.

16 Mayıs 2023 Salı

EKONOMİNİN HAKKINI VERMEK

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Türkiye için önemli bir seçim daha sona erdi.

Korku ile umut arasına hapsedilen seçmenin ortaya koyduğu sonuç itibarıyla, "var olanı kaybetme korkusunun" yanında mevcut sorunları çözme konusunda alternatiflerden yeterli umudu alamadığı görülmüş oldu.

Oluşan bu düşüncenin arkasında, şüphesiz, yönetim sistemini de payı var!..

Başkanlık Sistemi gereği, iki adaya ve tarafa entegre olan bir siyasal yapıya doğru gittiğimiz açıkça görülüyor.

11 Nisan 2023 Salı

KASAYA PARA NASIL KONUR?

Kasada para var mı?

Seçime giderken ve seçimden sonra bu soru epey bir gündemi meşgul edecek gibi görünüyor.

Seçim ekonomisi işliyor mu?

Evet, işliyor.

Bütçe disiplini bozuldu mu?

Evet bozuldu.

Peki bu ekonomi neden batmıyor?

21 Şubat 2023 Salı

İMİTASYON FEYİZLER

Ülkemizin yaşadığı kırılmanın boyutu öyle böyle değil.

Deprem, düşündüğümüzden çok daha fazlasını etkileyecek!

Afet bölgesinde durumu bütün çıplaklığıyla ortaya koyan o çok konuşulan valinin söyledikleri aslında önemli bir gerçeğin kelimelere kısmen dökülmüş hâliydi.

Bundan sonra olacakların sadece bir kısmını tahayyül edebiliyoruz.

17 Ocak 2023 Salı

KAMU VİCDANI RAHATLATILMALI

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT), emeklilik hakkının verileceğini öğrendiği andan itibaren ve sözleşmeli kadrodakilerin kadro taleplerinin karşılanacağının açıklanmasından bu yana telefonlarım susmadı, eposta kutum rahata ermedi.

"EYT ne zaman çıkacak? Staj yapanların girişi kabul edilecek mi? Daha önce sigortasız çalıştırıldığından dolayı EYT’den faydalanamayacaklara ne gibi çözümler sunulacak?" diye soruları sıralayan “EYT’den faydalanamayanlar”ın derdi büyük...

Bazıları da tam tersi yönden baktı meseleye...

12 Temmuz 2022 Salı

GİTMEKTEN BAŞKA ÇÖZÜM

Pandemiyle birlikte bozulan ekonomik göstergelerin artık düzelmeyeceğine olan inanç, birçok gencin ülkeyi terk etme kararı alması sonucunu beraberinde getirdi.

Genç işsizler arasında pay almak yerine başka diyarlarda yeni bir kader arayanlara alternatif sunamamanın getirdiği o kahredici durumu içinde yaşayan bir avuç insan dışında bu konuya içerlenen de olmadı.

Ama konu ne zaman ki doktorlara, askeri teknoloji geliştiren mühendislere geldi, işte o zaman işler değişti.

Savunma sanayi konusunda son altı yıldır hiçbir şeyden geri durulmayarak her türlü teşvik verildi.

Dolar/TL dengesinin bozulmasından önce gerek ASELSAN gerek ise savunma sanayinin özel sektör ayağında stratejik projelerde yer alan beyinlere yurtdışından gelen sözde yüksek maaşlı davetlerle ülkemizin askeri yükselişine ket vurulmaya çalışıldı.

Hemen gereken tedbirler alındı ve maaş skalası düzeltildi.



Bunun iyi şeyler hanesine yazıldığını savunma sanayi projelerinin hızla devam etmesinden ve ardı ardına envantere katılan yeni silahlardan anlayabiliyoruz.

21 Haziran 2022 Salı

PİYASA YAPAR GERİSİ BAKAR

Amerikan Merkez Bankası (FED)’nın 75 baz puanlık faiz artışı sonrasında tüm dünyadaki merkez bankaları da peş peşe faiz artırdı.

Bir tek Japonya’nın geri durduğunu gördük, onların da yıllardır enflasyona ihtiyacı olduğu gerçeği baskın geldi.

Türkiye Modeli ile enflasyonist ortamda büyüme yaklaşımının tercih edildiği açıklamalarını yapan yetkililer daha sonra düşük faizin sabit kalacağını da belirtmişti.

Ara ara yapılan döviz müdahaleleri ile Merkez Bankası rezervlerindeki hatırı sayılır azalmalar, Türkiye’nin dövize olan bağımlılığını kritik eşiğe getirdi.

22 Mart 2022 Salı

EKONOMİNİN GÖRÜNEMEYENLERİ

Benzersiz günlerden geçiyoruz.

Neler yaşanıyor neler. Bakın hele!

Rusya, devlet tahvilleriyle hazine borçlanmasının ve enerji şirketlerinin yurt dışından aldığı toplamda 150 milyar ABD Dolar dolayında borçların faiz ödemesini yaptı.

Putin, şirketlerin borçlarını Ruble ile ödeyebileceğine dair bir kararname çıkarmasına rağmen aksi yönde hareket ederek uluslararası piyasaların aldığı tavrın ülkesinin ekonomisine ne derece etki ettiğini tüm dünyaya göstermiş oldu.

Bu etkiyi bilen hatta kullanan bir diğer devlet olan Çin ise Rusya’nın emperyalist çıkışına destek vermeyip bazı şirketler yoluyla da yaptırımlara katıldığında bir bildiği varmış demek!

25 Ocak 2022 Salı

HESABI VERİLEBİLECEK KAYNAK KULLANILACAK

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati cumartesi günü ekonomist ve akademisyenlerle bir araya geldi.

Toplantıya katılan isimlerden büyük çoğunluğu sosyal medya ve televizyonlarda yaptıkları yorumlarla mevcut politikalara karşı muhalif olarak biliniyorlar.

Toplantıdan sonra gerek katılımcıların yaptığı açıklamalara gerek ise kaynaklarıma dayanarak yaptığım değerlendirmeye göre konuşulanların bugünün konusu değil yarını konusu olduğunu söylemek işten bile değil.

Ne demektir bu?

18 Ocak 2022 Salı

BAL DÖK YALA MODELİ

Enflasyon zenginliği eriten felaket bir canavardır.

Bu canavarı alt edecek araçlar kullanılmazsa o zaman bu canavar kurbanını yavaş yavaş yer...

En sonunda ülke ekonomisine yapılan dış yatırım tamamıyla kesilir, içerideki kaynaklar da dışarıya kaçmaya başlar ve ülkenin iflası kaçınılmaz olur.

Ulusal paranın kullanımının azalması bu süreçte en belirleyici olan göstergedir.

Türkiye eski dönemlerde olduğu gibi neredeyse her yıl paraya bir sıfır eklenen dönemlere rahmet okutacak durumda.

1 Ocak 2022 Cumartesi

YIL OLMUŞ 2022: BU ÇAĞDA BU KAFA

Bitmez denilen 2021 yılı da bitti.

2020’den 2021’e geçerken salgınla birlikte gelen karamsarlık yılın ilk başlarında hastalığa karşı aşının geliştirilmesi ile iyimser bir havaya girmişti.

Yaz aylarıyla birlikte tüm dünya yeniden “önce ekonomi” sonra da “uluslararası ve ulusal siyaset”in pençesine düştü.

Bu dönemde seçime giren ülkelerdeki hükûmetler çok şansızdı.

21 Aralık 2021 Salı

ÇÖZÜMLÜ ÇÖZÜMSÜZLÜKTE BOCALAMAK

İktidarda proje var açıklama yok.

Muhalefette ise açıklama çok ama proje yok.

İkisi de doğru bir iletişim değil.

İktidarın yaptığının arkasında yatan nedenleri açıklayayım. Muhalefetin ki de başka bir yazıya kalsın.

18 Aralık 2021 Cumartesi

SİYASETİN DOLAR PLANI NE OLACAK?

Türkiye’de siyasi partilerin geleceği "orta direk" diye tabir edilen vatandaşların tercihlerine bağlıdır.

Süleyman Demirel, Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Recep Tayyip Erdoğan’ın sağ seçmenin gönlüne girmesinde esas formül orta direği genişletecek adımlar atmalarıydı.


Son 10 yılda yaşanan gelişmeler karşısında alt gelir grubunun iyiden iyiye zora girmesiyle birlikte darbe girişimi sonrasındaki süreçte dış ve iç politikadaki gelişmelere bağlı olarak Türk ekonomisinde yaşanan zorluklar, artık orta direği iyiden iyiye geçim derdine soktu.

14 Aralık 2021 Salı

YABANCI DEĞİL YERLİ YATIRIM

ABD dolarına olan talep inanılmaz boyutlara ulaştı.

Perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulundan çıkacak yeni faiz kararı öncesinde piyasalar faiz indirimi konusunda yeni bir refleks gösteriyor.

İndirim kararıyla birlikte dolarda meydana gelecek kısa süreli çıkıştan faydalanmak isteyenler varını yoğunu dolara yatırıyor.

Bu da sadece pazartesi günü için neredeyse bir liraya varan gün içi fiyat değişimlerine neden oluyor.

30 Kasım 2021 Salı

ASGARİ ÜCRETİ BELİRLEYECEK UNSURLAR

Asgari Ücret Tespit Komisyonu bu hafta toplanıyor.

Gelen haberlere göre 1 Ocak 2022 tarihi itibarıyla uygulanacak asgari ücret rakamına ilişkin hükûmetin kararı kesinleşti.

Enflasyonun üzerinde olacağı vaadine bakılırsa geçen yıl yüzde 21,56 oranında yapılan artış kadar zam yapılması gerekiyor.

16 Kasım 2021 Salı

BU ÖRNEK BİZİ KATLAR

Son 150 yıllık dönüşüm, devletlerin kontrol edemeyeceği büyüklükte bir ekonomi oluşmasına neden oldu.

Özellikle 70’lerden sonra hızla yükselen finans ve türev araçlar piyasası buna ön ayak oldu.

Reel piyasalar yani üretimin yapıldığı gözle görülür ekonominin döndüğü piyasalar esas konumdan tali konuma geçti.

Finansal ekonomi, dünyayı şekillendiren bir boyuta ulaştı.

Altın karşılığında para basma ilkesinin son bulmasının getirdiği bu durum, dünya ekonomisini kontrol edilemeyecek boyuta ulaştırdı.

Ekonomiyi kontrol edemeyen devletlerin elinde, bol parayı çekecek güvenli liman oluşturmaktan başka bir şey kalmadı.

Şu an da tam olarak yaşadığımız şey bu.

Yani ekonomimize güveni artırarak yerli yatırımcıların dolara olan ilgisini azaltıp tersdolarizasyon sürecinde başarıyı sağlamak ve yatırımlarla reel büyümeyi artıracak bir seviyeye ulaşmak.

Bu hedeflere ulaşmak için piyasalara güven sağlamanın ne kadar önemli olduğunu anlamamız gerekiyor.

Birlikte “nasıl daha iyiye ulaşabileceğimizi” sormamız ve sorgulamamız şu aşamada olmazsa olmaz bir yaklaşım hâline geldi.

Bunun bir güzel örneği geçtiğimiz gün yaşandı.

TOGG üretimi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir araya getirdiği babayiğitler, iradelerini sağlam tuttu.

Devlet destek verdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı projeyi bir an olsun yalnız bırakmadı ve artık ufkun çok daha yakınlarına baktığımız bir döneme geldik.

“Vatandaşın hayalleriyle oynamayı bırakın. Otomobil yapmak, yol yapmaya köprü yapmaya benzemez.” sözleriyle yerli otomobilin yapılamayacağını vurgulayan CHP milletvekili Tahsin Tarhan’ın TOGG’un direksiyonuna geçmesi ise esas devrim oldu dersem sakın şaşırmayın.


Ekonomi güvenle inşa edilir demiştik ya...

İşte o güveni tesis eden yaklaşım tam olarak bu...

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tahsin Tarhan’ın önceki açıklamaları üzerinden polemik üretmek yerine daha yapıcı bir yolu seçti ve Milletvekili Tarhan’ı TOGG’un direksiyonuna geçmesi konusunda ikna etti.

Bakan Varank, büyüklük gösterdi ve ülkenin güvenine büyük bir katkı sundu.

Ama aynı şeyi CHP Milletvekili Tahsin Tarhan da yaptı.

İsterse inat edebilirdi.

Ama o katılmayı ve görüntü vermeyi tercih etti.

Ülkemizin başaramayacağı hiçbir şey yok.

Bizi biz yapan birlikte oluşumuz.

Eğer esas meselelerde birlikte hareket edebilirsek işte o görüntü tüm dünyaya güven verir.

Yoksa yurtdışındaki bilmem hangi ülkenin bize bir gram faydası olmaz.

Dostlarımızın bize desteği olsa da gerek Türk gerek ise İslâm Dünyası’nda yol açacak devlet olarak Türkiye’nin görülmesi zaten omuzlarımızdaki yükün büyüklüğünü gösteriyor.

Bizim bir olmamız şart.

DÜNYA DEVİ DİZE GELİYOR

Geçtiğimiz gün Danıştay’ın Coca Cola’nın içeriğine ilişkin bir bilirkişi tayin etmesine varan Ethem Öztürk isimli vatandaşın hukuk mücadelesini içeren haberleri hep birlikte okuduk.

Kıvanç duydum.

Türkiye’ye nereden geldiği bilinmeyen, muhtevası hakkında soru bile sorulamayan yağların, tütünlerin satıldığı dönemlerden bugünlere gelmek ancak kıvanç duyulacak bir şey.

Yargımızın da böyle bir karar verebilecek basirete kavuşması ekonomilerde güveni artıracak ikinci unsurun da iyileştiğini gösteriyor.

Çünkü adalete güvenmeyen paranın ülkeye girmesi ancak hayal olur.

Adaletin güçlüyü savunduğu bir düzende ise girişimcilerin ve yeni fikirlerin çıkması mümkün değildir.

Adalet ve güven bize sadece kazandırır.


16.11.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.






26 Ekim 2021 Salı

DEVLETİ KURTARMA REÇETESİ

Enflasyonun ekonomiyi zora soktuğu artık herkesin hemfikir olduğu bir konu haline geldi.

Faiz-enflasyon ilişkisinde neden-sonuç üzerine yapılan tartışmalar bir yana vatandaşın cebindeki paranın pula dönmesi herkesin hayatında yaşadığı acı bir gerçek.

1 kuruşun 26; 25 kuruşun 39; 50 kuruşun üretimi için 66 kuruş değerinde bakır, nikel ve çinko kullanılması yüksek enflasyon ile Türk Lirasındaki değer kaybının ülkemizi getirdiği son nokta oldu.

29 Haziran 2021 Salı

KRİPTO PARALARIN YENİ VATANI

Çin, milenyum sonrasında ucuz is gücü ile çektiği doğrudan yabancı yatırımlar sayesinde verdiği bütçe fazlasını devlet kapitalizmi çerçevesinde gelecek menfaatlerine yönelik yatırımlara dönüştürdü.

Kuşak ve Yol Girişimi ile hayat bulan bu niyet bütçe fazlası 1 trilyon ABD doları cinsinden tahvilin kullanımına imkân verdi.

Asya Altyapı ve Yatırım Bankası ile bölgenin kalkınması ve zenginleşmesinin önünü açacak çılgın projelere imza atıldı.

Tüm bu hedeflerle birlikte Bir yandan da ABD ile süren ekonomik savaşta öne geçmek isteyen Çin, ABD dolarının rezerv para olma durumunu sarsmayı kafasına koymuştu.

29 Mayıs 2021 Cumartesi

DOLAR ARTSA NE OLMAZ! NE ZAMAN UMRUMUZDA OLMAZ?

Dolar bir anda yükselişe geçti.

Hemen başladılar yine...

“Neler oluyor, yoksa yine Türkiye için yeni bir plan mı devreye sokuldu”...

Hayır efendim.

Yok öyle bir şey...



EĞER,

İsrail Başbakanı Netanyahu, “iktidarını korumak için” gaza getirdiği “aşırılık yanlısı Yahudiler” ile başlatılan Filistinli katliamıyla hedeflerine ulaşırken Türkiye’nin öncülük yaptığı “Uluslararası Barış Gücü” çağrısı olumlu sonuçlansaydı...

O zaman olurdu.

EĞER,

Bazı siyasilerden gelen talihsiz benzetmelerle Netanyahu’nun yaptıklarını küçülten ve “birliği bozan tavır” olmasaydı ve tüm ülke tek ses olarak uluslararası kamuoyuna “dış güçleri rahatsız edecek” şekilde çağrıda bulunsaydı...

O zaman olurdu.

EĞER,

Sedat Peker konuşmaya başladığında “İşte şimdi seni yedik Erdoğan” diyenlerin; PKK ve FETÖ’nün bazı söylemlerine sahip çıktığı gibi mafyanın da bazı söylemlerine sahip çıkması sonuç verseydi...

O zaman olurdu.

Sedat Peker

EĞER,

Tüm eleştirilere rağmen ortada sürdürülebilir bir düzen olmasaydı ve vatandaşa sadece ekonomi denilen “kocaman kamyon’un asfaltı” olma görevi verilmiş olsaydı.

O zaman olurdu.

EĞER,

Tüm dünyanın çaresizce bakakaldığı bir dönemde “Aşı olmazsa biteriz” diyenlerin “Biz gönderemedik bari korona göndersin” umutlarını bitirecek aşı anlaşmaları yapılmasaydı...

O zaman olurdu.

DOLAR ARTINCA HİÇ Mİ BİR ŞEY OLMAYACAK?

Olur tabii...

EĞER,

Kısa zamanda turistlerin geleceği bir düzen kurulamaz ve ekonominin sıcaklığı küresel ısınmayı geçerse o zaman vatandaşın istiklâl ruhuna bürünerek “Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım” ruhu kendisini gösterirse...

Bir şey olur.

EĞER,

Risk primleri (CDS) 400’ü geçen 3 ülkeden biri olma durumunu değiştirecek anayasa değişikliğinde uzlaşma zemini bulunmazsa...

Bir şey olur.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov

EĞER,

Çin ve Rusya, Türkiye’nin  onlara bağımlı olduğunu düşünürse Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “Kırım’ı Rusya’nın sınırları içinde tanıma tehdidi” sadece bir başlangıç olur ve o zaman...

Bir şey olur.

EĞER,

Geçmişin karanlık dönemlerinde yaşananları Erdoğan’a yüklemek için fırsat kollayanlara bu fırsat verilirse işte o zaman...

Bir şey olur.

DOLARIN HAREKETİNE BAKILMAYACAK GÜNLER GELECEK Mİ?

Sorusunu soranların taşıdıkları umudun varlığı o günlerin en büyük müjdecisi iken;

BİR DE,

Taksim gibi “girilemez” denilen yerlere camii açmak önemli ama  tüm bu camileri açarken bahçesine çocuk parkı koyup içlerine kreş eklemenin farkındalığı da anlaşılırsa o günler gelir.

Taksim Camii açılışı

BİR DE,

Neyin doğru neyin yanlış olduğuna sosyal medyada TT olduğuna göre karar vermek yerine vicdanlarımızı kullanırsak o günler gelir.

BİR DE,

Eğitimin yatırımla taçlandığı bir düzen kurarsak o günler gelir.

BİR DE,

Kahvedeki dostlarla muhabbetli kanka hâlimiz mahalle siyasetine de bulaşırsa o günler gelir.

AMA EN ÖNEMLİSİ

Siyaseti kardeşi kardeşe düşman edecek bir dilden hepimizi kuşatacak bir dile taşımak zorunda olduğumuzu anlarsak işte tam da o zaman o günler gelir.


29.05.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.