Seçim gündemlerinin belirleyici konusu olan ekonomi, ne hikmetse bu seçimde hiç mi hiç gündeme gelmiyor.
İnsanlarımızın “Acaba dolar artacak mı?” diyerek, kazanç fırsatı aramak dışında ekonomiye ilgisi inanılmaz derecede yetersiz.
#AraFormül
acı reçete
Araba
at yarışı
Dış Güçler
dolar
ekonomi
ev
faiz
Fırsat
finansal okuryazarlık
iktidar
kazanç
kira
ortak fikir
problem
sabotaj
sistem
Terörist
Seçim gündemlerinin belirleyici konusu olan ekonomi, ne hikmetse bu seçimde hiç mi hiç gündeme gelmiyor.
İnsanlarımızın “Acaba dolar artacak mı?” diyerek, kazanç fırsatı aramak dışında ekonomiye ilgisi inanılmaz derecede yetersiz.
#AraFormül
Bilge Yılmaz
bütçe disiplini
çin
dolar
enerji
Irak
inşaat ekonomisi
kentsel dönüşüm
Lirası
Mehmet Şimşek
orta gelir
Rusya
Suriye
Ticaret
Ümit Özlale
yatırım programı
Korku ile umut arasına hapsedilen seçmenin ortaya koyduğu sonuç itibarıyla, "var olanı
kaybetme korkusunun" yanında mevcut sorunları çözme konusunda alternatiflerden yeterli umudu alamadığı görülmüş oldu.
Oluşan bu düşüncenin arkasında, şüphesiz, yönetim sistemini de payı var!..
Başkanlık Sistemi gereği, iki adaya ve tarafa entegre olan bir siyasal yapıya doğru gittiğimiz açıkça görülüyor.
#AraFormül
bütçe disiplini
Cari Açık
cari fazla
dolar
döviz açığı
enerji
enerji bağımlılığı.
faiz
ikame
nükleer enerji
seçim
seçim ekonomisi
sıcak para
Teknoloji
Üretim
Kasada para var mı?
Seçime giderken ve seçimden sonra bu soru epey bir gündemi
meşgul edecek gibi görünüyor.
Seçim ekonomisi işliyor mu?
Evet, işliyor.
Bütçe disiplini bozuldu mu?
Evet bozuldu.
Peki bu ekonomi neden batmıyor?
#AraFormül
Çin Modeli
dolar
ekonomik dönüşüm
ekonomik model
Enflasyon
ermenistan
ırak
imitasyon
iran
istihbarat
Kriz
planlı ekonomi
sınır ticareti
Startup
Suriye
toprak satışı
Yunanistan
Ülkemizin yaşadığı kırılmanın boyutu öyle böyle değil.
Deprem, düşündüğümüzden çok daha fazlasını etkileyecek!
Afet bölgesinde durumu bütün çıplaklığıyla ortaya koyan o
çok konuşulan valinin söyledikleri aslında önemli bir gerçeğin kelimelere kısmen
dökülmüş hâliydi.
Bundan sonra olacakların sadece bir kısmını tahayyül edebiliyoruz.
#AraFormül
ara formül
BİST
Dijital Para
dolar
EMD
Emtia
EYT
Hububat
İHS
Kadro
KPSS
meclis
Merkez Bankası
PTT
Sözleşmeli Personel
tahıl
TMO
TÜRİB
Yeni Evim Borsa
Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT), emeklilik hakkının verileceğini öğrendiği andan itibaren ve sözleşmeli kadrodakilerin kadro taleplerinin karşılanacağının açıklanmasından bu yana telefonlarım susmadı, eposta kutum rahata ermedi.
"EYT ne zaman çıkacak? Staj yapanların girişi kabul edilecek
mi? Daha önce sigortasız çalıştırıldığından dolayı EYT’den faydalanamayacaklara
ne gibi çözümler sunulacak?" diye soruları sıralayan “EYT’den faydalanamayanlar”ın derdi büyük...
Bazıları da tam tersi yönden baktı meseleye...
Akademisyen
aselsan
DİTİB
Dizi
doktor
dolar
ekonomi
Göç
Maaş
Mühendis
Pandemi
savunma sanayi
Türk Kültürü
Türkofobi
YÖK
Yumuşak Güç
Pandemiyle birlikte bozulan ekonomik göstergelerin artık düzelmeyeceğine olan inanç, birçok gencin ülkeyi terk etme kararı alması sonucunu beraberinde getirdi.
Genç işsizler arasında pay almak yerine başka diyarlarda
yeni bir kader arayanlara alternatif sunamamanın getirdiği o kahredici durumu içinde yaşayan bir avuç insan dışında bu konuya içerlenen de olmadı.
Ama konu ne zaman ki doktorlara,
askeri teknoloji geliştiren mühendislere
geldi, işte o zaman işler değişti.
Savunma sanayi
konusunda son altı yıldır hiçbir şeyden geri durulmayarak her türlü teşvik
verildi.
Dolar/TL dengesinin
bozulmasından önce gerek ASELSAN
gerek ise savunma sanayinin özel sektör ayağında stratejik projelerde yer alan beyinlere yurtdışından gelen sözde yüksek maaşlı davetlerle
ülkemizin askeri yükselişine ket
vurulmaya çalışıldı.
Hemen gereken tedbirler alındı ve maaş skalası düzeltildi.
Bunun iyi şeyler hanesine yazıldığını savunma sanayi projelerinin hızla devam etmesinden ve ardı ardına envantere katılan yeni silahlardan anlayabiliyoruz.
Asgari Ücret
CDS
dolar
Döviz
Enflasyon
faiz
FED
GES
Katılım Bankacılığı
KKVM
Melek Yatırımcı
Merkez Bankası
Türkiye Modeli
Yatırım
Amerikan Merkez Bankası (FED)’nın 75 baz puanlık faiz artışı sonrasında tüm dünyadaki merkez bankaları da peş peşe faiz artırdı.
Bir tek Japonya’nın geri durduğunu gördük, onların da yıllardır
enflasyona ihtiyacı olduğu gerçeği baskın geldi.
Türkiye Modeli ile
enflasyonist ortamda büyüme yaklaşımının tercih edildiği açıklamalarını yapan yetkililer daha sonra düşük faizin sabit kalacağını da belirtmişti.
Ara ara yapılan döviz müdahaleleri ile Merkez Bankası rezervlerindeki hatırı sayılır azalmalar, Türkiye’nin dövize olan bağımlılığını kritik eşiğe getirdi.
AB
ABD
Ayçiçeği
Borsa
Buğday
çin
Doğal Gaz
dolar
Emtia
Enerji Şirketleri
faiz
Gıda
Hüseyin Baş
Petrol
Putin
Ruble
Rusya
tarım
TÜİK
Türkiye Tohumcular Birliği
Benzersiz günlerden geçiyoruz.
Neler yaşanıyor neler. Bakın hele!
Rusya, devlet tahvilleriyle hazine borçlanmasının ve enerji
şirketlerinin yurt dışından aldığı toplamda 150 milyar ABD Dolar dolayında borçların
faiz ödemesini yaptı.
Putin, şirketlerin borçlarını Ruble ile ödeyebileceğine dair
bir kararname çıkarmasına rağmen aksi yönde hareket ederek uluslararası
piyasaların aldığı tavrın ülkesinin ekonomisine ne derece etki ettiğini tüm
dünyaya göstermiş oldu.
Bu etkiyi bilen hatta kullanan bir diğer devlet olan Çin ise Rusya’nın emperyalist çıkışına destek vermeyip bazı şirketler yoluyla da yaptırımlara katıldığında bir bildiği varmış demek!
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati cumartesi günü ekonomist ve akademisyenlerle bir araya geldi.
Toplantıya katılan isimlerden büyük çoğunluğu sosyal medya
ve televizyonlarda yaptıkları yorumlarla mevcut politikalara karşı muhalif
olarak biliniyorlar.
Toplantıdan sonra gerek katılımcıların yaptığı açıklamalara
gerek ise kaynaklarıma dayanarak yaptığım değerlendirmeye göre konuşulanların
bugünün konusu değil yarını konusu olduğunu söylemek işten bile değil.
Ne demektir bu?
Enflasyon zenginliği eriten felaket bir canavardır.
Bu canavarı alt edecek araçlar kullanılmazsa o zaman bu
canavar kurbanını yavaş yavaş yer...
En sonunda ülke ekonomisine yapılan dış yatırım tamamıyla
kesilir, içerideki kaynaklar da dışarıya kaçmaya başlar ve ülkenin iflası kaçınılmaz
olur.
Ulusal paranın kullanımının azalması bu süreçte en
belirleyici olan göstergedir.
Türkiye eski dönemlerde olduğu gibi neredeyse her yıl paraya bir sıfır eklenen dönemlere rahmet okutacak durumda.
Bitmez denilen 2021 yılı da bitti.
2020’den 2021’e geçerken salgınla birlikte gelen karamsarlık
yılın ilk başlarında hastalığa karşı aşının geliştirilmesi ile iyimser bir
havaya girmişti.
Yaz aylarıyla birlikte tüm dünya yeniden “önce ekonomi”
sonra da “uluslararası ve ulusal siyaset”in pençesine düştü.
Bu dönemde seçime giren ülkelerdeki hükûmetler çok şansızdı.
İktidarda proje var açıklama yok.
Muhalefette ise
açıklama çok ama proje yok.
İkisi de doğru bir iletişim değil.
İktidarın yaptığının arkasında yatan nedenleri açıklayayım. Muhalefetin ki de başka bir yazıya kalsın.
Türkiye’de siyasi partilerin geleceği "orta direk" diye tabir edilen vatandaşların tercihlerine bağlıdır.
Süleyman Demirel, Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Recep Tayyip
Erdoğan’ın sağ seçmenin gönlüne girmesinde esas formül orta direği genişletecek
adımlar atmalarıydı.
Son 10 yılda yaşanan gelişmeler karşısında alt gelir grubunun iyiden iyiye zora girmesiyle birlikte darbe girişimi sonrasındaki süreçte dış ve iç politikadaki gelişmelere bağlı olarak Türk ekonomisinde yaşanan zorluklar, artık orta direği iyiden iyiye geçim derdine soktu.
ABD dolarına olan talep inanılmaz boyutlara ulaştı.
Perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulundan
çıkacak yeni faiz kararı öncesinde piyasalar faiz indirimi konusunda yeni bir
refleks gösteriyor.
İndirim kararıyla birlikte dolarda meydana gelecek kısa
süreli çıkıştan faydalanmak isteyenler varını yoğunu dolara yatırıyor.
Bu da sadece pazartesi günü için neredeyse bir liraya varan gün içi fiyat değişimlerine neden oluyor.
AB
ABD
Altın
Asgari Ücret
BAE
biden
çin
dolar
FED
Fiyat İstikrarı
Merkez Bankası
Ortadoğu
Petrol
Rekabet
Rezerv Para
Suudi Arabistan
Üretim
Yeşil Dönüşüm
Yuan
Asgari Ücret Tespit Komisyonu bu hafta toplanıyor.
Gelen haberlere göre 1 Ocak 2022 tarihi itibarıyla
uygulanacak asgari ücret rakamına
ilişkin hükûmetin kararı kesinleşti.
Enflasyonun üzerinde olacağı vaadine bakılırsa geçen yıl yüzde 21,56 oranında yapılan artış kadar zam yapılması gerekiyor.
Adalet
Altın
chp
Coca Cola
cumhurbaşkanı erdoğan
Danıştay
dolar
Finans
Güven
Mustafa Varank
Reel Büyüme
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
Tahsin Tarhan
TersDolarizasyon
TOGG
Türev Araçlar
Son 150 yıllık dönüşüm, devletlerin kontrol edemeyeceği büyüklükte bir ekonomi oluşmasına neden oldu.
Özellikle 70’lerden sonra hızla yükselen finans ve türev
araçlar piyasası buna ön ayak oldu.
Reel piyasalar yani üretimin yapıldığı gözle görülür
ekonominin döndüğü piyasalar esas konumdan tali konuma geçti.
Finansal ekonomi, dünyayı şekillendiren bir boyuta ulaştı.
Altın karşılığında para basma ilkesinin son bulmasının
getirdiği bu durum, dünya ekonomisini kontrol edilemeyecek boyuta ulaştırdı.
Ekonomiyi kontrol edemeyen devletlerin elinde, bol parayı
çekecek güvenli liman oluşturmaktan başka bir şey kalmadı.
Şu an da tam olarak yaşadığımız şey bu.
Yani ekonomimize güveni artırarak yerli yatırımcıların
dolara olan ilgisini azaltıp tersdolarizasyon sürecinde başarıyı sağlamak ve
yatırımlarla reel büyümeyi artıracak bir seviyeye ulaşmak.
Bu hedeflere ulaşmak için piyasalara güven sağlamanın ne
kadar önemli olduğunu anlamamız gerekiyor.
Birlikte “nasıl daha iyiye ulaşabileceğimizi” sormamız ve
sorgulamamız şu aşamada olmazsa olmaz bir yaklaşım hâline geldi.
Bunun bir güzel örneği geçtiğimiz gün yaşandı.
TOGG üretimi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir araya
getirdiği babayiğitler, iradelerini sağlam tuttu.
Devlet destek verdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı projeyi bir an olsun yalnız
bırakmadı ve artık ufkun çok daha yakınlarına baktığımız bir döneme geldik.
“Vatandaşın hayalleriyle oynamayı bırakın. Otomobil yapmak,
yol yapmaya köprü yapmaya benzemez.” sözleriyle yerli otomobilin yapılamayacağını
vurgulayan CHP milletvekili Tahsin Tarhan’ın TOGG’un direksiyonuna geçmesi ise
esas devrim oldu dersem sakın şaşırmayın.
Ekonomi güvenle inşa edilir demiştik ya...
İşte o güveni tesis eden yaklaşım tam olarak bu...
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tahsin Tarhan’ın
önceki açıklamaları üzerinden polemik üretmek yerine daha yapıcı bir yolu seçti
ve Milletvekili Tarhan’ı TOGG’un direksiyonuna geçmesi konusunda ikna etti.
Bakan Varank, büyüklük gösterdi ve ülkenin güvenine büyük
bir katkı sundu.
Ama aynı şeyi CHP Milletvekili Tahsin Tarhan da yaptı.
İsterse inat edebilirdi.
Ama o katılmayı ve görüntü vermeyi tercih etti.
Ülkemizin başaramayacağı hiçbir şey yok.
Bizi biz yapan birlikte oluşumuz.
Eğer esas meselelerde birlikte hareket edebilirsek işte o
görüntü tüm dünyaya güven verir.
Yoksa yurtdışındaki bilmem hangi ülkenin bize bir gram
faydası olmaz.
Dostlarımızın bize desteği olsa da gerek Türk gerek ise
İslâm Dünyası’nda yol açacak devlet olarak Türkiye’nin görülmesi zaten
omuzlarımızdaki yükün büyüklüğünü gösteriyor.
Bizim bir olmamız şart.
DÜNYA DEVİ DİZE
GELİYOR
Geçtiğimiz gün Danıştay’ın Coca Cola’nın içeriğine ilişkin
bir bilirkişi tayin etmesine varan Ethem Öztürk isimli vatandaşın hukuk
mücadelesini içeren haberleri hep birlikte okuduk.
Kıvanç duydum.
Türkiye’ye nereden geldiği bilinmeyen, muhtevası hakkında
soru bile sorulamayan yağların, tütünlerin satıldığı dönemlerden bugünlere
gelmek ancak kıvanç duyulacak bir şey.
Yargımızın da böyle bir karar verebilecek basirete kavuşması
ekonomilerde güveni artıracak ikinci unsurun da iyileştiğini gösteriyor.
Çünkü adalete güvenmeyen paranın ülkeye girmesi ancak hayal
olur.
Adaletin güçlüyü savunduğu bir düzende ise girişimcilerin ve
yeni fikirlerin çıkması mümkün değildir.
Adalet ve güven bize sadece kazandırır.
16.11.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.
Enflasyonun ekonomiyi zora soktuğu artık herkesin hemfikir olduğu bir konu haline geldi.
Faiz-enflasyon ilişkisinde neden-sonuç üzerine yapılan
tartışmalar bir yana vatandaşın cebindeki paranın pula dönmesi herkesin
hayatında yaşadığı acı bir gerçek.
1 kuruşun 26; 25 kuruşun 39; 50 kuruşun üretimi için 66 kuruş değerinde bakır, nikel ve çinko kullanılması yüksek enflasyon ile Türk Lirasındaki değer kaybının ülkemizi getirdiği son nokta oldu.
ABD Doları
ara formül
Asya Altyapı ve Yatırım Bankası
Bitcoin
çin
Dijital Para
Doğal Gaz
dolar
enerji
G7
Kömür
Kripto Para
Kuşak ve Yol
Lütfi Elvan
Malaka Boğazı
Myanmar
Petrol
Yuan
Çin, milenyum sonrasında ucuz is gücü ile çektiği doğrudan yabancı yatırımlar sayesinde verdiği bütçe fazlasını devlet kapitalizmi çerçevesinde gelecek menfaatlerine yönelik yatırımlara dönüştürdü.
Kuşak ve Yol Girişimi ile hayat bulan bu niyet bütçe fazlası
1 trilyon ABD doları cinsinden tahvilin kullanımına imkân verdi.
Asya Altyapı ve Yatırım Bankası ile bölgenin kalkınması ve
zenginleşmesinin önünü açacak çılgın projelere imza atıldı.
Tüm bu hedeflerle birlikte Bir yandan da ABD ile süren ekonomik savaşta öne geçmek isteyen Çin, ABD dolarının rezerv para olma durumunu sarsmayı kafasına koymuştu.
Dolar bir anda yükselişe geçti.
Hemen başladılar yine...
“Neler oluyor, yoksa yine
Türkiye için yeni bir plan mı devreye sokuldu”...
Hayır efendim.
Yok öyle bir şey...
EĞER,
İsrail Başbakanı
Netanyahu, “iktidarını korumak için”
gaza getirdiği “aşırılık yanlısı
Yahudiler” ile başlatılan Filistinli katliamıyla hedeflerine ulaşırken Türkiye’nin
öncülük yaptığı “Uluslararası Barış Gücü”
çağrısı olumlu sonuçlansaydı...
O zaman olurdu.
EĞER,
Bazı siyasilerden gelen talihsiz benzetmelerle Netanyahu’nun yaptıklarını küçülten ve “birliği bozan tavır” olmasaydı ve tüm
ülke tek ses olarak uluslararası kamuoyuna “dış
güçleri rahatsız edecek” şekilde çağrıda bulunsaydı...
O zaman olurdu.
EĞER,
Sedat Peker konuşmaya başladığında “İşte şimdi seni yedik Erdoğan” diyenlerin; PKK ve FETÖ’nün bazı söylemlerine sahip çıktığı gibi mafyanın da bazı söylemlerine sahip çıkması sonuç verseydi...
O zaman olurdu.
![]() |
| Sedat Peker |
EĞER,
Tüm eleştirilere rağmen ortada sürdürülebilir bir düzen
olmasaydı ve vatandaşa sadece ekonomi denilen “kocaman kamyon’un asfaltı”
olma görevi verilmiş olsaydı.
O zaman olurdu.
EĞER,
Tüm dünyanın çaresizce bakakaldığı bir dönemde “Aşı olmazsa biteriz” diyenlerin “Biz gönderemedik bari korona göndersin”
umutlarını bitirecek aşı anlaşmaları yapılmasaydı...
O zaman olurdu.
DOLAR ARTINCA HİÇ Mİ
BİR ŞEY OLMAYACAK?
Olur tabii...
EĞER,
Kısa zamanda turistlerin geleceği bir düzen kurulamaz ve ekonominin
sıcaklığı küresel ısınmayı geçerse o zaman vatandaşın istiklâl ruhuna bürünerek
“Yırtarım dağları, enginlere sığmam
taşarım” ruhu kendisini gösterirse...
Bir şey olur.
EĞER,
Risk primleri (CDS) 400’ü geçen 3 ülkeden biri olma durumunu
değiştirecek anayasa değişikliğinde uzlaşma zemini bulunmazsa...
Bir şey olur.
![]() |
| Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov |
EĞER,
Çin ve Rusya, Türkiye’nin onlara bağımlı olduğunu düşünürse Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “Kırım’ı Rusya’nın sınırları içinde tanıma tehdidi”
sadece bir başlangıç olur ve o zaman...
Bir şey olur.
EĞER,
Geçmişin karanlık dönemlerinde yaşananları Erdoğan’a yüklemek
için fırsat kollayanlara bu fırsat verilirse işte o zaman...
Bir şey olur.
DOLARIN HAREKETİNE
BAKILMAYACAK GÜNLER GELECEK Mİ?
Sorusunu soranların taşıdıkları umudun varlığı o günlerin en
büyük müjdecisi iken;
BİR DE,
Taksim gibi “girilemez”
denilen yerlere camii açmak önemli ama tüm
bu camileri açarken bahçesine çocuk parkı koyup içlerine kreş eklemenin
farkındalığı da anlaşılırsa o günler gelir.
![]() |
| Taksim Camii açılışı |
BİR DE,
Neyin doğru neyin yanlış olduğuna sosyal medyada TT olduğuna
göre karar vermek yerine vicdanlarımızı kullanırsak o günler gelir.
BİR DE,
Eğitimin yatırımla taçlandığı bir düzen kurarsak o günler
gelir.
BİR DE,
Kahvedeki dostlarla muhabbetli kanka hâlimiz mahalle
siyasetine de bulaşırsa o günler gelir.
AMA EN ÖNEMLİSİ
Siyaseti kardeşi kardeşe düşman edecek bir dilden hepimizi
kuşatacak bir dile taşımak zorunda olduğumuzu anlarsak işte tam da o zaman o
günler gelir.
29.05.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.
Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesi ABD’den gelebilecek yaptırımlar konusuydu. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo , Türkiye’nin Rus...