14 Aralık 2021 Salı

YABANCI DEĞİL YERLİ YATIRIM

ABD dolarına olan talep inanılmaz boyutlara ulaştı.

Perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulundan çıkacak yeni faiz kararı öncesinde piyasalar faiz indirimi konusunda yeni bir refleks gösteriyor.

İndirim kararıyla birlikte dolarda meydana gelecek kısa süreli çıkıştan faydalanmak isteyenler varını yoğunu dolara yatırıyor.

Bu da sadece pazartesi günü için neredeyse bir liraya varan gün içi fiyat değişimlerine neden oluyor.

Piyasadaki öngörülebilirlik büyük zarar gördüğü için yatırımcı fiyatlandırma konusunda sağlıklı karar veremiyor.


Yıllarca büyük zorluklarla birikim yapan vatandaş ise elindekinin değerini yitirmek istemediği için dolar ve altında kalmaya devam ediyor.

Bu da bankalardaki mevduatta yüzde 62 oranında dolarizasyona ulaşılmasına neden oluyor.

Ülkenin zor bir dönemden geçtiği herkesin malumu...

Böyle zamanlarda insanların birikimlerini korumaya çalışması kabul edilebilir bir refleks olsa da herkesin bu refleksi göstermesi ekonomi için zor olan koşulları daha zor hâle getiriyor.


Döviz bürosunda çalışan bir arkadaşımın aktardığına göre dilenciler bile paralarını dolara çeviriyorlar.

Sabah dilendiği para ile akşam yemek alamayacağından korkan dilenci ne piyasa bilir ne faiz...

Tam bu durumda piyasadaki dedikodu sarmalıyla fiyat belirleme refleksinin oluşması hepimizi yoruyor.

Rusya iki puan artan enflasyon sonrasında fiyatlama mekanizmasında bozulma olmaması ve dolar rezervlerinin azalmaması için olağanüstü kararlar alma durumuna geldi.


ABD’nin yükselen enflasyonunun kalıcı olduğunu kabul etmesi sonrasında yakın zamanda dolar tahvillerinin faizlerini artırması beklentisi en yüksek reel getiriyi arayan para baronlarının ABD piyasalarına dönmesi sonucu beraberinde getirecek.

Böylece de dünyada yatırımlar azalacak, mal ve hizmetler buna bağlı olarak azalacak ve enflasyon küresel olarak daha da yükselecek.

Bu zorlukların içinde sistem değiştirmek isteyen Türkiye’nin iş gücü maliyeti konusunda dünyaya özellikle de Avrupalı yatırımcıya sunduğu avantajın üstünde bir ucuzlama söz konusu olmuş durumda.

Merkez Bankası’nın bu aşamada fiyatı kontrol etmeye çalışarak ödemeler dengesindeki yükü kontrol altına alacak müdahalelerde bulunması yeterli olmuyor.


Perşembe günü faizi sabit tutması dolar/TL tarafından bir durulmayı beraberinde getirse de sonuçta yükseliş trendinin hızını kesmeyecektir.

Serbest piyasayı bozmayacak ölçüde yeni adımlar atılması çok önemli.

Faiz artırılmayacağı konusunda Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin açık beyanı var.

Bu beyanın Merkez Bankasını bağlaması, dünyada kabul edilen durumun Türkiye’de görülmemesi nedeniyle serbest piyasa şartlarıyla ilgili şüpheye düşmesine neden oluyor.

Bakan Nebati’nin "Türkiye Modeli" olarak tanımladığı yeni sistemin tutmaması durumunda üzüleceğini açıklaması ise ayrıca tartışma konusu oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati

Sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin daha açık bir yol haritasının paylaşılması en azından kur üzerindeki oynaklığı bir nebze olsun bitirecek, fiyatlama davranışını normale döndürecektir.

Yeni ekonomik programdaki hedeflere göre farklı bir istikamete yol alınması şu anda elde bir harita olmadan ilerlendiği algısını yaymakta ve piyasayı panik havasına sokmaktadır.

Bu panik havası yabancı yatırımcı için de pek kabul görün bir durum değil.

Bu durumda yabancı kaynaklarla değil de yerli kaynaklarla bir ihracat modeli oluşturulacağı fikri daha ağır basıyor gibi...

 

14.12.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.





0 yorum: