ABD dolarına olan talep inanılmaz boyutlara ulaştı.
Perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulundan
çıkacak yeni faiz kararı öncesinde piyasalar faiz indirimi konusunda yeni bir
refleks gösteriyor.
İndirim kararıyla birlikte dolarda meydana gelecek kısa
süreli çıkıştan faydalanmak isteyenler varını yoğunu dolara yatırıyor.
Bu da sadece pazartesi günü için neredeyse bir liraya varan gün içi fiyat değişimlerine neden oluyor.
Piyasadaki öngörülebilirlik büyük zarar gördüğü için
yatırımcı fiyatlandırma konusunda sağlıklı karar veremiyor.
Yıllarca büyük zorluklarla birikim yapan vatandaş ise
elindekinin değerini yitirmek istemediği için dolar ve altında kalmaya devam
ediyor.
Bu da bankalardaki mevduatta yüzde 62 oranında dolarizasyona
ulaşılmasına neden oluyor.
Ülkenin zor bir dönemden geçtiği herkesin malumu...
Böyle zamanlarda insanların birikimlerini korumaya çalışması
kabul edilebilir bir refleks olsa da herkesin bu refleksi göstermesi ekonomi
için zor olan koşulları daha zor hâle getiriyor.
Döviz bürosunda çalışan bir arkadaşımın aktardığına göre
dilenciler bile paralarını dolara çeviriyorlar.
Sabah dilendiği para ile akşam yemek alamayacağından korkan
dilenci ne piyasa bilir ne faiz...
Tam bu durumda piyasadaki dedikodu sarmalıyla fiyat
belirleme refleksinin oluşması hepimizi yoruyor.
Rusya iki puan artan enflasyon sonrasında fiyatlama
mekanizmasında bozulma olmaması ve dolar rezervlerinin azalmaması için
olağanüstü kararlar alma durumuna geldi.
ABD’nin yükselen enflasyonunun kalıcı olduğunu kabul etmesi
sonrasında yakın zamanda dolar tahvillerinin faizlerini artırması beklentisi en
yüksek reel getiriyi arayan para baronlarının ABD piyasalarına dönmesi sonucu
beraberinde getirecek.
Böylece de dünyada yatırımlar azalacak, mal ve hizmetler
buna bağlı olarak azalacak ve enflasyon küresel olarak daha da yükselecek.
Bu zorlukların içinde sistem değiştirmek isteyen Türkiye’nin
iş gücü maliyeti konusunda dünyaya özellikle de Avrupalı yatırımcıya sunduğu
avantajın üstünde bir ucuzlama söz konusu olmuş durumda.
Merkez Bankası’nın bu aşamada fiyatı kontrol etmeye
çalışarak ödemeler dengesindeki yükü kontrol altına alacak müdahalelerde
bulunması yeterli olmuyor.
Perşembe günü faizi sabit tutması dolar/TL tarafından bir
durulmayı beraberinde getirse de sonuçta yükseliş trendinin hızını
kesmeyecektir.
Serbest piyasayı bozmayacak ölçüde yeni adımlar atılması çok
önemli.
Faiz artırılmayacağı konusunda Hazine ve Maliye Bakanı
Nureddin Nebati’nin açık beyanı var.
Bu beyanın Merkez Bankasını bağlaması, dünyada kabul edilen
durumun Türkiye’de görülmemesi nedeniyle serbest piyasa şartlarıyla ilgili
şüpheye düşmesine neden oluyor.
Bakan Nebati’nin "Türkiye Modeli" olarak tanımladığı yeni
sistemin tutmaması durumunda üzüleceğini açıklaması ise ayrıca tartışma konusu
oldu.
| Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati |
Sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin daha açık bir yol
haritasının paylaşılması en azından kur üzerindeki oynaklığı bir nebze olsun
bitirecek, fiyatlama davranışını normale döndürecektir.
Yeni ekonomik programdaki hedeflere göre farklı bir
istikamete yol alınması şu anda elde bir harita olmadan ilerlendiği algısını yaymakta
ve piyasayı panik havasına sokmaktadır.
Bu panik havası yabancı yatırımcı için de pek kabul görün
bir durum değil.
Bu durumda yabancı kaynaklarla değil de yerli kaynaklarla
bir ihracat modeli oluşturulacağı fikri daha ağır basıyor gibi...
14.12.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.
0 yorum:
Yorumunuz kısa zamanda yayımlanacaktır.
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.