4 Nisan 2023 Salı

TÜRKİYE'NİN SEÇİM SONRASI PLANI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılacağı açıklaması birçoklarını memnun etse de daha ocak ayında alınan zamların seçime varmadan büyük ölçüde erimeye başladığı açıkça görülüyor.

Enflasyonla anlamlı mücadele edilmediği müddetçe ne zam haberleri ne de 2000 lira altındaki borçları silmek gibi kısmi çözümler biter.

İktidarın ekonomi politikasındaki ana amacı; cari fazla kurumsal hâle getirebilmek için Çin’in Avrupa pazarına yaptığı satıştan hatırı sayılır miktarı Türkiye üzerinden satmak...

10 Ocak 2023 Salı

GIDA KRİZİ GELİYOR

2022'de gıdada yaşanan fiyat hareketliliğinin arkasındaki  nedenlerden biri de Tahıl Kriziydi.

Ülkemiz gıda arz güvenliği konusunda sorun yaşamasa da üreticilerin ortaya çıkan enflasyon şokundan kaynaklı yaşadığı dalgalanmalar üretimi de etkiledi.

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi ise pandemi döneminde tüm dünyada çiftçiler canının derdine düşerek evinden çıkmazken bizim çiftçilerin tarımsal üretime devam etmek için çok talepte bulunduklarını ve bunun sonucu olarak da gıda arzında sorun yaşanmadığını dile getirdi.

27 Aralık 2022 Salı

TÜRKİYE MODELİ SORGULANACAK

Ekonomi ve enerji konusunda dönüm noktası olacak bir yıla giriyoruz.

Enerjide, Güney Gaz Koridoru olarak Avrupa’nın "güvenli sağlayıcısı olma" noktasında hızla ilerlerken Türkmenistan ve Azerbaycan gibi Türk Devletlerini de birer birer bulunduğumuz ekosistemin içine dâhil etme konusundaki maharetimiz, geleceğimizi de şekillendirecek önemli bir devlet politikası olarak oluşmak üzere...

15 Kasım 2022 Salı

BOMBALARIN ESAS HEDEFİ

İstiklâl Caddesi’ndeki hain terör saldırısının üzerinden 24 saat geçmeden teröristin yakalanması, dosta güven düşmana korku verse de kaybettiğimiz canların acısı tarif edilemez.

“Seçime şurada ne kaldı?” derken çıkan bu bombalama hadisesi adeta 2015 dönemini akıllara getiriyor.

"İktidarı yıpratmak mı?" desek, "Seçim öncesi kamuoyunu yönlendirmek mi?" desek bilemiyor insan...

8 Kasım 2022 Salı

2.NÜKLEER SANTRALİ İSVEÇ YAPSIN

Türkiye’nin ve tüm dünyanın ortaklaştığı konulardan biri resesyon bir diğeri ise enerji krizi...

"Enerji Krizi Türkiye’yi teğet geçti!" diyebiliriz.

Çünkü, ödemeler ertelendi ve halihazırda Avrupa’nın neredeyse yarı fiyatına kullanılan enerji ile avantajlı bir duruma geçildi.

Lakin 2019’da 7 milyar dolar fatura çıkan doğal gazda o eşik çoktan 30 milyar doları aştı bile...

Çözüm ise Akkuyu’daki gibi nükleer atılımda saklı.

11 Ekim 2022 Salı

MEYDANLARI DEĞİL CEPLERİ DOLDURALIM

Avrupa Birliği’nin Rusya’ya karşı hayata geçirdiği sekizinci yaptırım paketi ilişkilerin ticari boyutunun da iyiden iyiye kötüleşeceğini gösteriyor.

Rusya’dan petrol ürünleri alınmasını ve Avrupa vatandaşlarının Rus şirketlerinde "yönetici" olmasını yasaklayan yaptırım kararları Avrupa ile Rusya arasında azalan ticaretin Türkiye üzerinden yürütülmesini zorunlu kılıyor.

Geçen hafta gelen baskılarla birlikte Mir ödeme sistemini kullanmayacağını açıklayan kamu bankalarının ardından yeni bir çözüm olarak TROY (Türkiye’nin ödeme yöntemi) kullanımının konuşulmaya başlanması Türkiye’nin Rusya ile ticarette her yolu deneyeceğini gösteriyor.

4 Ekim 2022 Salı

YOLUNACAK KAZA DÖNEN AVRUPALILAR

Enerji krizi derinleşecek...

Rusya’dan Almanya’ya oradan da Avrupa’ya dağılan doğal gazın taşıyıcısı olan Kuzey Akım 1 ve 2 boru hatları, düzenlenen sabotajla kullanılamaz hâle geldi.

Tamir sürecine ilişkin proseslere bakıldığı zaman ilkbahardan önce kesin bir sonuç alınması olası görünmeyen bu sabotaj, keskinleştiren kutupları birbirine düşürdü.

Rusya, "Anglosaksonları suçlu" diyerek İngiltere ve ABD'yi suçlarken suçlarken Norveç, Danimarka, Finlandiya, İsveç ve Almanya’dan gelen ilk işaretler Rusya’nın yaptığı iddiasına dayanıyor.

17 Eylül 2022 Cumartesi

BATI MI DOĞU MU?

BATI MI DOĞU MU?

Kalem kılıçtan keskindir, derler.

Bu sözü söylemenin bir sebebi de devletler arasında savaşlarla yani kılıçla elde edilen kazanımların masadaki anlaşmayla yani kalemle kaybedilmesi ya da daha da geliştirilmesinden dolayıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son zamanlarda “Doğu Bloğu” (Tanımlama olarak daha iyi bir ifade şu an için yok) ülkeleri ile fazlaca kareye girmeye başlamasının yanında aynı masayı da paylaşması bu zamana kadar ortaya koyulan “Yeni Osmanlı” yakıştırmalarına alternatif getireceğe benziyor.

Rusya ile üç ay içinde üçüncü kez bir araya gelinirken bir yandan da ABD ile kurulan stratejik mekanizmanın üçüncü tur görüşmeleri yapılıyor.

Yani Türkiye ne yardan ne de serden geçmiyor.

7 Eylül 2022 Çarşamba

20 Ağustos 2022 Cumartesi

BİTMEYEN VALS POLİTİKASI

Rusya’yı caydırmak için uygulanan yaptırımların hiçbir işe yaramadığı ortadayken naralar atmaya devam eden Avrupa’nın önde gelen devletleri, hâlâ açıktan sanki başarılı olmuşçasına sallıyorlar da sallıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile birlikte Ukrayna’da Zelenskiy ile bir araya gelebilirken bir yandan da işgali kınayıp, BAYRAKTAR SİHA’ları satıyor.

Başka bir yandan da Rusya’ya uygulanan yaptırıma katılmayıp daha ötesine geçerek S400 alımı konusunda yeni anlaşmalar yapıyor.

7 Haziran 2022 Salı

G10 HEDEFİNE REÇETE

Ülkemizin dünyadan farklı olarak ortaya koyduğu birkaç yaklaşım, aslında birbirini destekliyor.

Dış politikada Batılı güçlerin her dediğine “tamam” diyerek baş sallayan Türkiye’nin, bu güçleri “Biz sizinle denk statüdeyiz.” noktasına getirmesi diplomatik zeminde epey bir iş yapıldığını gösteriyor.

Trump gibi birine bile gözdağı verilmesi, Fransa’nın 100 yıldır hüküm sürdüğü bölgeden çıkarılması, Afrika ve Avrasya’da dengelerin bir tarafında yer alınması hatta taa Latin Amerika’da Venezuela’ya bile müdahil olunması öyle kolay yapılacak işler değil.

Türkiye’nin 90’lardan bu yana kırmaya çalıştığı kabuğu çatlatması ancak 20 sene sürdü.

Bu zamana kadar “Suyuna Gitme Politikası” Türk Dış Politikasının adeta bir özetiydi.

Tamam, dışarıda hem diplomatik hem de askeri bağlamda kabuğundan çıkan bir Türkiye var, peki ekonomide de durum böyle mi?

Maalesef hayır!..

17 Mayıs 2022 Salı

YAZBOZ POLİTİKASI OLMASIN

Türkiye Modeli’nin temel dayanağını ihracat odaklı büyüme olarak açıklayan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin ve bu hedeflemeye yakınsayan politikalar ile destek veren Merkez Bankası’nın duruşuyla kur krizinden bu yana altı aylık bir süreci bitirdik.

İlk çıktılara göre enflasyon artışının devam ettiği görülürken ithalat odaklı büyümeye alternatif olacak bazı sektörlerde hızlanan bir yerlileşme olduğunu tablolara yansıdı.

İhracat odaklı büyüme uzun soluklu bir iş...

Bunu sağlayacak teknik alt yapıyı kurmak vakit ister.

Gelin birlikte bilanço cetvelini çizerek duruma bir bakalım.

14 Mayıs 2022 Cumartesi

KÜFEMİZ KIRILDI TARTIMIZ BOZULDU

2023 Haziran seçimleri yaklaştıkça siyasetin sertleşen dili iyiden iyiye kendisini gösteriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun devlete alenen hakaretten aldığı cezayı onayan Yargıtay’ın "silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan verilen kararı bozması bile adaletin tecelli edildiği algısını neden olmadı.

Hukukun siyasileştiği bir düzleme gelinmesinde muhakkak surette siyasetin ağır yükümlülüğü var.

10 Mayıs 2022 Salı

BİR İKİ ÜÇ TIP DEMEYELİM ÇÖZELİM

Bazı meslek örgütlerine bakarak bir meslek grubunun tamamını kötülememek gerekiyor.

Toplumun tüm cenahları için geçerli bu...

Sadece vakit ezanlarında "caminin yolunu" tutan, cemaati ise "caminin masraflarını" gidermek için bir kaynak olarak gören imam ile teröristin hayatını kurtarmayı önceleyip askerin vatan düşmanlarıyla şehadete ermesini dile bile getirmeyen doktorlardan başkası da var elbet memlekette...

Hem de inanılmaz sayıda fazla...

30 Nisan 2022 Cumartesi

YIKILMADAN YAPILACAK BİR RÜYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çark ederek Araplarla tekrar masaya oturduğunu söyleyenler siyaset ile dış politika arasındaki ilişkiyi fazlaca birbirine bağlıyor.

Dış politikada lider, devleti için pragmatist olmayı bilenlerden çıkarken siyasette lider, oportünist olmayı becerenlere doğru kayıyor.

Hele ki Türkiye siyaseti içinde oportünizm en geçerli akçe...

Çünkü vatandaşın da dayandığı oportünist yaklaşımlar siyasetin öncelikli konusudur.

15 Mart 2022 Salı

NAÇİZANE HATIRLATMA

Ekonomik öngörü kıymeti dışarıda bırakılmayacak kadar önemli bir mesele...

Devletlerin, şirketlerin, uluslararası kurumların tüm çabası geleceği öngörerek kendilerine bu gelecekte olabildiğince fazla yer açmaktan ibarettir.

Bu da geçmişi bilip bugünün dinamiklerini kavrayıp geleceği tahayyül etmek anlamına geliyor.

Eğer geçmiş tecrübelerle bağınız koparsa bugün yaşananları “yeni” görebilirsiniz.

8 Mart 2022 Salı

ARTAN ENERJİ FİYATLARININ ARKASI

Küreselleşmenin dünyayı getirdiği şu hâle bakar mısınız...

Bir yerde ekmek kuyruğu oluyor.

Tüm dünya etkileniyor.

Bir yerde bir diktatör çıkıyor.

Kalan her yer rijit politikalardan nasibini alıyor.

Bir yerde çatışma hatta savaş çıkıyor.

26 Şubat 2022 Cumartesi

SAVAŞIN ÖRTÜK NEDENLERİ

Siyasetin nabzı tavan yapmışken ortaya çıkan Ukrayna gündemi hem muhalefet partilerinin grup toplantılarında konuştuklarını hem de 28 Şubat’taki ortak açıklamayı şimdiden gölgede bıraktı.

Ölmeden önce Çar (Deli) Petro, Lenin, Stalin’in ardından adını Rusların ve dünyanın hafızasına kazıma imajı çizen Putin’in Ukrayna işgali, SSCB hayalinin hayata geçirilmesi projesi gibi görülse de gerçek bundan çok farklı...

29 Ocak 2022 Cumartesi

ABD'NİN 15 TEMMUZ'U GELİYOR

2022 yılının başından bu yana dünyanın gündeminde üç önemli konu var.

Biri, enerji dönüşümünün getirdiği enerji kriziyle mücadele ve dönüşümü devam ettirme arzusu...

Diğeri, tüm dünyada artan enflasyon ile birlikte FED faiz artışı ile ortaya çıkacak büyüme krizi...

Sonuncusu ise Türkiye’nin denizden iki komşusu olan Rusya ile Ukrayna arasında bir savaş çıkma beklentisi...

Tüm bu olayları yakından takip eden Türkiye'nin de bir planı var.

18 Ocak 2022 Salı

BAL DÖK YALA MODELİ

Enflasyon zenginliği eriten felaket bir canavardır.

Bu canavarı alt edecek araçlar kullanılmazsa o zaman bu canavar kurbanını yavaş yavaş yer...

En sonunda ülke ekonomisine yapılan dış yatırım tamamıyla kesilir, içerideki kaynaklar da dışarıya kaçmaya başlar ve ülkenin iflası kaçınılmaz olur.

Ulusal paranın kullanımının azalması bu süreçte en belirleyici olan göstergedir.

Türkiye eski dönemlerde olduğu gibi neredeyse her yıl paraya bir sıfır eklenen dönemlere rahmet okutacak durumda.