17 Haziran 2023 Cumartesi

 İKTİDAR İLMEĞİN UCUNU VERDİ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Türkiye’nin gündeminde şu sıralar iki konu iyice öne çıktı:

1-İktidarın ekonomi politikası ne olacak?

2-Muhalefetin birlikteliği devam edecek mi?

CHP’deki “değişim” çıkışıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açıktan bayrak açması, Ankara’da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştükten sonra biraz durulmuşa benziyor.

10 Haziran 2023 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU'NA AKŞENER MODELİ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Sistemi değiştirme mottosu ile bir araya gelen muhalefetin, ilk turun sonunda birliktelik amacını yitirmesi, bundan sonraki süreçte "Birleştirici unsur ne olacak?" konusunda arayışı gündem getirdi.

İttifakı dağıtma isteğiyle, "Yalnız kalanı yutarlar..." düsturu arasında sıkışan muhalefetin, arafta kalan bu duyguları siyasetlerine de yansıyor.

Yalnız İYİ Parti, yeni dönemde, CHP'nin koltuğuna göz dikmiş durumda...

3 Haziran 2023 Cumartesi

BU ATEŞ SÖNMEZ

BU ATEŞ SÖNMEZ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Muhalefet kanadı yılgın, yıkık ve yenilmiş...

Alınan 25 milyon oyun hakkını vermekten bahseden liderlere rağmen seçmen, kazanamamış olmanın ruhu içinde kırgın ve istifa bekliyor.

Şu ana kadar istifa konusunda öne çıkan olmadığı gibi, seçmendeki gazı almak için de as kadrodan danışıklı istifa dışında bir adım gelmiş değil.

27 Mayıs 2023 Cumartesi

SEÇİM SONRASI GÜNDEMİ

(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Türkiye’de demokratik seçimlerin yapıldığı ilk andan itibaren, tarihinde ilk kez yapılacak ikinci tur seçiminin, sosyolojik olarak yansımasının nasıl olacağı tam bir muamma!..

Siyasiler şimdiden kulislerde"ikinci tur seçiminin gereksiz olduğu, ve bu işi ilk turda bitirecek şekilde yeniden bir düzenleme yapılması gerektiği" fikrini dillendirmeye başladılar bile...

20 Mayıs 2023 Cumartesi

YOLUNMUŞ KAZ STRATEJİSİ
(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


İlk tur seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önüne gelen anketlerdeki oranlarla, seçim sonrasında ortaya çıkan tablonun, neredeyse birebir örtüşmesi, "Erdoğan’ın sağlam bir kadro" ile seçime hazırlandığını gösteriyor.

Seçim günü, Anadolu Ajansı’nın önceki seçimde, saat 22 sularında aşağı yukarı yüzde 90 açılan sandık sonuçlarını açıklamasına rağmen, bu seçimde, bu orana ulaşmasının gece 2 sularını bulması dikkatimi çekse de, çok temiz bir seçim olduğunu söyleyebilirim.

29 Nisan 2023 Cumartesi

LİDERLERE SEÇİM SORULARI

Ankara’da hem partilerin hem de vatandaşın nabzını tutmaya çalışıyorum.

Gördüğüm kadarıyla, yurtdışı seçmenlerin sandık başına gitmeye başladığı bugünlerde yurtiçindeki seçmenin kafası hâlâ karışık...

İstikrar isteyenlerin tercihi belliyken, sorunlara çözüm bulma konusunda "iktidarın yetersiz olduğu" eleştirilerine odaklananların ise muhalefetten beklentisinin yukarı çıkaramadığına şahit oluyorum.

22 Nisan 2023 Cumartesi

SİYASİLERİN PROPAGANDA SORUNLARI

Seçim süreciyle ilgili birtakım sorunlar baş göstermeye başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceden açıklanan takvime uygun olarak Karadeniz gazını şebekeye vermiş olması, seçmen nazarında "güven" oluştursa da, doğal gazın bir yıl "ücretsiz" verileceği vaadi, kısmi olarak oluşan bu güveni zedeledi.

Buna benzer söylemler bazı seçmenin aklında iktidarın, “Seçimi kazanmak için ne gerekiyorsa onu yaparız.” düşüncesine kapıldığı fikrini oluşturuyor.

Her istenileni vermek, bazen düşünülen sonucu üretmeyebilir.

15 Nisan 2023 Cumartesi

ADAYLARI SIKIŞTIRAN SÖYLEMLER

Ramazan ayın propaganda yapmak için çok yeterli bir zemin bırakmadığı için bu dönem daha çok seçim hazırlığı ile geçen bir zaman oldu.

Bayramdan sonra kabaca kalacak iki haftalık zaman Cumhurbaşkanı adaylarının kozlarını paylaşacağı, kıran kırana geçen bir yarışa sahne olacak...

8 Nisan 2023 Cumartesi

KILIÇDAROĞLU İLE ERDOĞAN KARŞILAŞABİLİR

Milletvekili aday listelerini belirlemeye çalışan siyasi partiler ortak liste ile ayrı liste konusunda uzlaşma çabalarıyla geçen bir haftayı geride bıraktı.

Cumhurbaşkanlığını kazanma ve milletvekili sayısını artırmak adına Millet ve Cumhur İttifaklarında ittifakları genişletecek çalışmalar da devam etti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun "vaat verilmeyen ziyaretleri" ile aldığı destek, hafta boyunca gündeme gelirken Cumhur İttifakı’ndan son dakikada DSP hamlesi geldi.

Başkanlık sistemi iki partili bir yapıyı dayatıyor.

1 Nisan 2023 Cumartesi

SİYASETİN YANLIŞ ANLAMALARI

Bu siyasetçilerin ağzından çıkan öyle sözler oluyor ki bazen anlamakta güçlük çekiyorum.

Vatandaşların sert tepkileri bile akıllarını başlarına aldırmıyor.

Böyle olunca hemen komplo teorileri başlıyor...

Komploları dinlemeyi sevsem de onlara kapılmayı pek sevmem, akıllıca da bulmam doğrusu...

25 Mart 2023 Cumartesi

YÜKÜ TAŞIYAMAYANLAR GİTMELİ

Haftalar süren yıkıcı depremin ardından yine haftalar süren yıkıcı siyasi bir atmosfere teslim oldu canım Türkiyem...

O kadar dert varken seçimi erken yapmak yerine zamanında yapmanın gerekliliği şu günlerde yaşadıklarımızdan bile anlaşılabilir aslında...

Depremzedelerin yaşadığı sorunları bir yana koysak bile enkaz altında eşini, çocuğunu veya anne babasını çıkarıp toprağa vermek isteyenler hâlâ acılı bir bekleyiş içindeler.

18 Mart 2023 Cumartesi

AMERİKANCI BİR SİSTEM

Türkiye öyle bir seçim sürecine girdi ki, bu başka bir seçime benzemiyor.

"Tarihi bir seçim bu!..", laf salatalarına gerek yok.

Türkiye’de her seçim tarihi...

Sistem değişikliği ile gidilen bir seçimin siyaset yapma anlayışımızı bu kadar kökten değiştireceğini kimse beklemiyordu.

Yüzde 50+1 tüm siyaseti geri dönülemez bir şekilde değiştirdi.

Cumhur İttifakı bile değiştirdiği bu sistemden dolayı kendisini de değiştirmek zorunda kalıyor.

Bu zamana kadar Cumhurbaşkanı Yardımcılığı için sadece bir ismi görevlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefetin yedi isimli Cumhurbaşkanı Yardımcısı formülünü halkın çok da garipsemediğini görmesi siyasete yeni kapılar açacak.

"Nasıl anlaşacaklar?" sorusu benim de aklıma gelse de yetkinin tek kişide olacağı gerçeği eğer kazanacak olursa Kılıçdaroğlu’nun bu yetkisiyle rest çekebileceği gerçeğine yerini bırakıyor.

Zorluklar olacak tabii...

Önemli olan siyasetin o bildiğimiz kavgacı ve kıt çözümler ile milletvekili pazarlıklarından uzaklaşması...

Sadece, muhalefetin uzlaşabilmiş olması bile Türkiye’de demokrasi adına çok güzel bir şey....

Ama vatandaşın değişimleri garipsemeyip hemen kabul etmesi bence en önemli nokta...

Muhalefet, "Partili Cumhurbaşkanı olmaz!." diyerek çok eleştirdi ama geldiğimiz noktada partili Cumhurbaşkanını bizzat kendileri kullanır oldu.

Bu nedenle siyasetin bazen sistemi anlamayarak eski alışkanlar göstermesi nedeniyle geriden geldiğini görüyoruz.

Bu durum Cumhur İttifakı için de geçerli...



Tek Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile pratik çözümlere ulaşabilen Erdoğan’ın artık Cumhurbaşkanı Yardımcılığı adayları üzerinden seçim propagandasını açan muhalefete ayak uydurma zorunluluğu doğdu.

Her ne kadar şu an Türkiye’de tek başına en güçlü seçilmiş isim Erdoğan olsa da halk, gücün paylaşılmasını istiyor.

Ama Parlamenter Sistemi de istemiyor.

Kavgaların gürültülerin bitmesi iyi, fakat çözümlerde ortaklaşmanın da gelebilmesi lazım.

Ben bu konuda yıllardır Başkanlık Sisteminin bir gereği olan dar bölge ya da ön seçim sisteminin bir an önce devreye girmesini savunuyorum.

Bu kapsamda bir daha hatırlatmış olayım.

Yalnız çok ilginç bir durum var.

Daha önce baskın seçim diyerek ön seçim yapmayan Kemal Kılıçdaroğlu, bu seçimde de CHP’nin milletvekili listelerini ön seçim yapmadan belirleyecek.

Gerekçe yok.

Mevcut yönetimin "antidemokratik" yaklaşımlarını eleştirirken gerek partili Cumhurbaşkanı olmak gerek ise partisinin Genel Başkanı olarak görevde kalmak öncelik oldu. 

Ön seçimden vazgeçerek eleştirdiği şeye dönüşen bir Kılıçdaroğlu var.

Ülkenin daha fazla demokrasiye ihtiyacı var.

Bunu da buraya not etmiş olayım.

Ama şunu unutmamak gerekiyor.

Muhalefet önemli bir kapı açtı. ABD tarzı Başkanlık Sisteminin önü açıldı.

O zaman fiili durumu resmi hâle getirmek gerekiyor.

Güçler ayrılığı daha da keskinleştirilmeli...

ABD sistemine daha fazla yakınsamak şart!

“BEN DEDİM” DİYENLERE BİR BİLET ALAYIM

Muhalefetin dişli bir birliktelik içine girmesi AK Parti’yi de harekete geçirdi.

İbrahim Kalın ve Hakan Fidan isimlerinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak geçmesi ve Mehmet Şimşek’in ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görevlendirileceği açıklamaları Reuters’a yansıdı.

(Onlara gelmeden önce benim kulağıma gelmişti ama ne yaparsın köşe yazısının bir günü var.)

AK Parti’nin 2002 seçim beyannamesi ile seçime gireceği de iddia edildi.

Bence bu iyi bir şey olmaz.

21 yılda aynı noktaya gelmek bir başarı değil.

Neyse...

Yapılan anketlerde Kılıçdaroğlu’nun tek başına aday olmasıyla iki belediye başkanını yardımcı olarak yanına alıp bir kampanya yürütmesi arasında ciddi bir fark olacağını yazmıştım.

Nitekim yapılan ilk anket çalışmaları beni haklı çıkardı.

Son durumda Kılıçdaroğlu lehine pozitif yönlü fark olduğu görünüyor.

Yani daha önce söylediğim gibi iki belediye başkanını, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak kampanyasına eklemesi Kılıçdaroğlu için en iyi konfigürasyonu sağladı.

MERAL AKŞENER’İN ERKEN AÇIKLAMASI

Meral Akşener, muhalefetin mutabakatı sonrasında Fatih Altaylı’ya yaşananları anlattı.

Çok şey konuşuldu. Tartışıldı.

Ama kimsenin dikkat etmediği bir hususu gündeme getirmek bana düştü.

Akşener, ilk hedefinin "sistemi hemen değiştirerek erken seçime gitmek" olduğunu söyledi.


Hâlbuki bir gün önce imzaladığı belgede "5 yıl seçim olmayacağı" yazıyordu.

Yani bu demek oluyor ki Akşener seçimden sonra Cumhurbaşkanlığı konusunda nasıl bir sonuç olursa olsun Anayasa değişikliği ile ilgili AK Parti’nin kapısını çalacak.

Bakalım görelim.

NEDEN TÜRKİYE DEĞİL!

İçeride büyük olaylar oluyor ama dışarısı da memleketten farklı değil.

Pekin’de İran ve Suudi Arabistan’ın tarihi düşmanlığını bitirmesi büyük bir olay...

Bu adım Pekin’in yeni bir güç merkezi olduğunu gösterirken Suudi Arabistan’ın ABD’yi iyice denklemden çıkardığını da gösteriyor.

Türkiye’nin İsrail açılımının ABD’de istenilen sonucu vermemesi aynı zamanda Arapların da ABD ile uzaklaşması Türkiye’nin Arap halklarının gönlünü almak için İsrail ile yeniden "soğuk ilişki" dönemine gireceği düşüncesini bende uyandırıyor.

Ama daha önemlisi... Hem Şii hem de Sünni dünyasında önemli bir karşılığı olan Türkiye’nin neden bu rolünü Çin’e kaptırdığı gerçeği...

Bu iş Türkiye’nin uhdesinde olmalıydı.

FRANSA BİLDİĞİMİZ GİBİ...

Her fırsatta Türkiye’deki Kürtleri ayrılıkçılığa teşvik eden Fransızlardan yeni bir iki yüzlülük geldi.

Fransa’ya bağlı 350 bin nüfuslu Korsika Adası’nda, Korsikaca'nın resmî olarak kullanımı yasaklanıp ülkedeki tek resmî dilin Fransızca olduğu ve Korsika dilinin kullanılmasının anayasaya aykırı olduğuna konusunda bir mahkeme kararı alındı.

Macron, Afrika’dan geçen gün bir zılgıt yemişti.

Yakında Fransa için işler iyi olmayacak gibi görünüyor.

Belki bu durum Avrupa’daki Türk düşmanlığını bir miktar kırar ve AB konusunda Türkiye’nin önünü açabilir.

Bakalım.



18.03.2023 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.





11 Mart 2023 Cumartesi

PROJELER SEÇİMİ GELİYOR

Millet İttifakı, pazarlık protokolü ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ortak aday olarak açıkladı.

Millet İttifakı’nın “Ülkede yanlış giden şeyler var.” diyerek kurduğu masanın Erdoğan karşıtlığı dışında çok az çözümde birleştiği bir yıl süren toplantıları izledik.

Her toplantı sonrasında açıklanan tutanaklarda birbirlerinin ayağına basmamak için özenle seçilen kelimelerin sıraya koyulduğunu, tabanlarda biriken gazın öteye gönderildiğine şahit olduk.

4 Mart 2023 Cumartesi

AKŞENER KENDİSİNİ SIKIŞTIRDI

Siyasetin biriken tüm sorunlarının bir anda nasıl da deşarj olduğuna hep birlikte şahit olduk.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik açıktan olmayan eleştirileri dün itibarıyla ayyuka çıktı.

Akşener’in haklı olduğu yerler var.

25 Şubat 2023 Cumartesi

İHTİYAÇ SİYASETİ DAYATIYOR

Depremzedelerin yaşadıkları sorunlar varken ve acılar henüz tazeyken siyaset ve gündem konuşmanın getirdiği yükü hâlâ üzerimde taşısam da mesleğim gereği memleketin meselelerine dair ortaya koyulacak farkındalık havuzuna katkıda bulunma zorunluluğum beni kalem oynatmaya itiyor.

18 Şubat 2023 Cumartesi

ZÜLFÜ YÂRE DOKUN

Depremin ilk anından itibaren yeterli müdahale yapılmadığı eleştiri üzerinden ilerleyen bir deprem süreci geçirdik.

Yıllarca uzaklaştırmaya çalıştığımız hatta bazılarımız tarafından “Artık ne ihtiyacımız var?” dediğimiz Avrupa Birliği’nin oluşturduğu kriz yönetimi sayesinde birçok insanımızı enkaz altından kurtarmak için canla başla çalışan yabancı ekiplere şahit olduk.

Hatta Ermenistan, İsrail, Yunanistan gibi yıllarca karşı karşıya geldiğimiz ülkelerin ekiplerinin dur durak bilmeden çalıştıklarını gördük.

Ermenistan Dışişleri Bakanı mevkidaşı ile başka ülkelerde yaptığı normalleşme görüşmelerini bir kenara bırakarak taziye ve destek için ülkemize geldi.

11 Şubat 2023 Cumartesi

KADER DEĞİL KEDER!

Aynı gün Kahramanmaraş Pazarcık’ta 7,7 ve Elbistan'da 7,6 büyüklüğünde gerçekleşen depremler ne sürprizdi ne de saldırı...

Bazıları HAARP sistemi üzerinden Türkiye’ye saldırı yapıldığını söylerken bazıları da günler öncesinden büyükelçilerin Türkiye’de yaptığı güvenlik uyarılarının bu depremlerin olacağını önceden bildikleri düşüncesine dayandığını söylüyor.

Bazıları da ABD’nin yardım için uçak gemisini bölgeye göndermesini işgal fırsatını değerlendirme olarak görüyor.

NATO üslerinin bulunduğu, NATO tam bağımlı bir Türkiye’nin ABD uçak gemisi ile işgale mi ihtiyacı var Allah aşkına...

Yabancılar görüyor ama bizde hâlâ göremeyen çok kişi var.

Bu yaşanan öyle böyle bir afet değil.


Ne 17 Ağustos ne Van ne İzmir ne de başka bir deprem bu kadar büyük bir hasarı şu ana kadar Türkiye Cumhuriyetine vermedi.

Ortaya çıkan koordinasyonsuzluğun bir nedeni plansızlık ise önemli bir nedeni de afetin çok ama çok büyük olmasıdır.

Bu yaşadığımız afet 2004 yılında Endonezya'ya bağlı Açe'de 9,1 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunamide hayatını kaybeden 230 bin kişinin yaşadığı afete çok benziyor.

Açe Deprem öncesi ve sonrasındaki durumu gösteren uygu görüntüsü

Açe’de haftalarca yaralar sarılamamış, devlet kendisine gelememişti.

Türkiye hem güçlü hem de yalnız değil.

Sadece Avrupa’dan gelen 1500 kişi ve 100 köpekten oluşan uzman ekiple birlikte dost ve kardeş ülkelerden gelenlerle dünyanın dört bir yanından gelen hatırı sayılır bir destek var.

Ekonomisi güçlü ama binaları zayıf ülkemizin en azından kötü gün dostları çok fazla...

Hatta Yunanistan bile gönderdiği ekiple birlikte birçok canın kurtulmasına vesile oldu.


Avrupa'nın hakaretamiz bazı dergileri ahlaksızlaşsa da Miçotakis’in zor günde dayanışma çağrıları takdire şayan bir tutum...

Ama ülkemiz bu kaderi yaşamak zorunda değildi.

Kaderimiz kederimiz olmak zorunda değildi.

Siyasetin toptan başarısız olduğu bir durum ile karşı karşıyayız.

Twitter yasağı bir yana eksiklerin söylenmesine karşı tepki geliştirmek çok yersiz.

Böyle bir günde birlik ve dayanışma içinde olmak zorunda olduğumuz apaçık ortada...

Öte taraftan bazı muhalefet partilerinden gelen açıklamalar ise tam bir fecaat..

Vatandaşın yardım kolilerine milletvekillerinin reklamlarını yapıştırmak mı dersiniz, hiçbir milletvekili ya da belediye personeli sahada değilken ortalığı ayağı kaldıranlar mı dersiniz, yoksa birkaç dönemdir belediye başkanlığı yapan şehirlerin dümdüz olmasını mı dersiniz bilemedim!

Çok öfkeliyim!..

İçim yanıyor!..

Enkaz altında insanların hâlâ sesleri gelirken ve kurtarılmayı beklerken ülkeyi bölenlere çok ama çok kızgınım.

Nedendir bilemiyorum ama basının birkaç yerdeki görüntüleri aktararak ortak yayın yapmasını da anlamış değilim.

Saldırı ihtimallerini bir kısmına cevap vereyim.

Konuştuğum uzmanların bir savaş silahı ihtimalinin imkânsız olduğu yönündeki bilimsel açıklamalarını burada uzun uzun anlatamam ama sözü özü; ABD’nin yıllar önce böyle bir çalışma başlattığını ama başarılı olamadığını bilin yeter!

Seçim döneminin hemen öncesinde böyle bir afet gelmesinin milletvekili seçilebilmek için hiçbir değeri tanımayanlarca fırsat olarak görüldüğünü ve aptal açıklamalarla milletin iyice canını sıktığını bilin isterim.

Vatandaş can derdine düşmüş, bu insan müsveddeleri de milletvekilliği ile için kendini gösterme derdinde...

Ülkemizin yaşadıklarının büyüklüğünü o kadar fazla ki... 

Milat Gazetesi’nin felaket boyunca attığı manşetler aslında durumu en güzel özetleyen ifadeler:

MEDET YA RÂB

ZAMANLA YARIŞ

UMUTLAR ÖLMESİN

KURTULUŞ SAVAŞI


Milat’ın manşetleri ve ilahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, sanırım tarihe düştükleri not ile söylenmesi gerekenleri yürekten güzel bir şekilde dile getirmiş. Bana da her kelimesine katıldığım bu düşünceleri aynen alıntılamak düşer:

“Bilim adamlarının, işin uzmanlarının sözü, bizim için dini bir emir gibidir. Uzmanları dinleyeceğiz. Bundan sonraki süreçte onları dinlemek zorundayız. Geçmişte dinlemediğimiz için başımıza felaket gelmişse bunu kaderle ifade etmeyeceğiz. Kader bu değil, kader akıllı düşünmektir, tedbir almaktır. ‘Akıldan daha büyük tedbir yok diyor’ sevgili Peygamberimiz... Bizim kader anlayışımızda bu vardır. Bütün tedbirleri alacağız, bize rağmen bir hadise olursa yapacak bir şey yok tabii. Bir yıllık binalar yıkılıyor. Demek ki orada bir hile var." 



11.02.2023 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.






4 Şubat 2023 Cumartesi

MİLLETVEKİLLERİNİN MAAŞI HELAL DEĞİL Mİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis çalışmalarını takip etmeyen ve devamsızlık yapan milletvekillerine hakkını helal etmeyeceğini ve aldıkları maaşların da helal olmadığını söylemesi vatandaşların bir kısmı tarafından takdir topladı.

Özellikle bulundukları şehirlerde milletvekiline ulaşamayan, sorunlarını iletemeyen ya da iletse bile karşılık bulamayan milletvekilleri bu kapsamda çok eleştiriliyor.

Ankara'nın son zamanlarda öne çıkan muhitlerinde bulunan kafelerde gezip, iş insanlarıyla bir araya gelenler burada okların hedefindeki isimler...

Ama ben yine de AK Parti kulislerini bir dolanarak başka isimler de hedefte mi diye yoklayayım dedim.

28 Ocak 2023 Cumartesi

ADAYLIK SAVUNMASI HAZIR

Altılı Masanın İYİ Parti ev sahipliğinde gerçekleşen 11.toplantıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olamayacağı ve buna ilişkin hukuki girişimlerde bulunulacağı kararı çıktı.

2007 yılında yapılan anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi anayasa hükmü hâline geldi.

11.Cumhurbaşkanı olarak “Kardeşim Abdullah” tabiriyle Abdullah Gül’ü öne çıkaran Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kararı Abdullah Gül’ün aynı zamanda Meclis’te seçilen son Cumhurbaşkanı olmasını sağladı.

21 Ocak 2023 Cumartesi

AL GÜLÜM VER GÜLÜM VAKTİ

Seçimin öne alınması kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat ağzından yapıldı.

Öne alınma gerekçesi olarak; mevsimsel şartlar ve seçime katılımın düşük olmasına neden olacak takvim gösteriliyor.

Hâlbuki bu takvim Eylül ayında belliydi.

Okulların kapanacağı, sınavların yapılacağı, hacıların gideceği tarih belliydi.