Türkiye’nin, yatırımdan vazgeçme ile enflasyonu dizginleme arasında kaldığı ayrımda, Mehmet Şimşek faktörü nereye konumlanacak?
İşte
önümüzdeki günleri belirleyecek olan gelişmeler, bu sorunun cevabında saklı…
Su testisi su yolunda kırılır…
#AraFormül
Asgari Ücret
bddk
Enflasyon
Göç
hafize gaye erkan
KKM
Mehmet Şimşek
Merkez Bankası
Parasal Genişleme
Şahap Kavcıoğlu
Tasarruf
vakayı hayriye
Yatırım
Türkiye’nin, yatırımdan vazgeçme ile enflasyonu dizginleme arasında kaldığı ayrımda, Mehmet Şimşek faktörü nereye konumlanacak?
İşte
önümüzdeki günleri belirleyecek olan gelişmeler, bu sorunun cevabında saklı…
Su testisi su yolunda kırılır…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılacağı açıklaması birçoklarını memnun etse de daha ocak ayında alınan zamların seçime varmadan büyük ölçüde erimeye başladığı açıkça görülüyor.
Enflasyonla anlamlı mücadele edilmediği müddetçe ne zam
haberleri ne de 2000 lira altındaki borçları silmek gibi kısmi
çözümler biter.
İktidarın ekonomi politikasındaki ana amacı; cari fazlayı kurumsal hâle getirebilmek için Çin’in Avrupa pazarına yaptığı satıştan hatırı sayılır miktarı Türkiye üzerinden satmak...
#AraFormül
Alım Gücü
ara formül
ARGE
Asgari Ücret
Batı
Bütçe
Çin Malı
GSYİH
Güney Kore
Japonya
meclis
OECD
Özel Sektör
Rekabet
savunma sanayi
Teknoloji
Teşvik
TÜİK
Ekonomilerin gelişmesinin altında yatan itici güç her zaman için Araştırma Geliştirme yani ARGE yatırımlarıdır.
ARGE’ye yapılan yatırımdaki artış, dünya ekonomisinden
alınmak istenen payın daha yüksek olmasının arzulandığı sonucunu doğurur.
Devletin ARGE'de devrim yapması veya tüm ARGE’nin devlet tarafından yapılması beklenmez.
Zira devlet, bu alanda yaptığı yatırımlar ile bir süreç yürüttüğünde; çokça harcanan para ama ortaya çıkmayan ürünler gerçeğine
savrulup kalır.
ARGE konusundan kabaca söylemek gerekirse ya Stalin gibi "gaddar" ya Güney Kore gibi "darbeci" ya da Batılılar gibi "kâr merkezli" bir sistem kurmak zorundasınız.
ABD
ASALA
Asgari Ücret
Başörtü
Gıda
İç Savaş
Kemal Sunal
Özal
Özgürlük
Para
para politikası
PKK
Sol Sağ
Tarım Kredi Kooperatifi
Tarım Market
Türkiye’yi kısır tartışmaların içine sıkıştırarak dünyanın başardıklarının farkına varılmamasını isteyen gündemler bir geçmiyor azizim.
Başörtüsü meselesini gündeme taşıyıp bunu fırsat görüp
üstüne atlayanlar arasında hak savunuculuğu yapanların da olduğu doğrudur ama...
Karşı çıkanların da destek verenlerin de arasında yer alan yüksek
maaşlarını hak etmek için fırsat kollayanlar “Ah Türkiye’nin şu kırmızı çizgilerini
içeren bir polemik konusu çıksa da biz de yolumuzu bulsak!” diyor ve ülkenin
dikkatini dağıtıyor.
Hâlbuki dertler bunlar mı?
açlık sınırı
Asgari Ücret
cumhurbaşkanı
Doğal Gaz
eğitim
elektrik
erdoğan
fatura
Giyim
İnternet
İşsizlik Oranı
kira
Kredi Kartı
Sağlık
Su
Telefon
Tüketici Kredisi
Asgari geçim ücreti olarak belirtilen asgari ücrette sadece en temel gıda harcamaları hesaplanıyor yani kira, elektrik, su, doğal gaz (ısınma), telefon, internet, giyim kuşam, sağlık, eğitim gibi diğer temel harcama kalemlerinin hiçbirisi bu hesaba katılmıyor.
5 bin 500 TL olarak güncellenene asgari ücretin yanında dört
kişilik bir ailenin sadece açlık sınırının 6 bin 300 TL dolayında olduğu birçok
muhatap tarafından açıklandı.
Toplumun yüzde 50’den fazlasının asgari ücretle geçimini
sağladığı, işsizlik oranlarının da hâlâ yüzde 10’un üzerinde olduğu gerçeğine
bakarsak birçok dört kişilik ailenin sadece 5 bin 500 TL ile geçinmek zorunda
olduğu gerçeğini görürüz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın enflasyonda kalıcı düşüş için 2023’ün Şubat, Mart aylarını işaret etmesi bugünü kurtaramayan insanlar için epey uzak bir tarih olarak duruyor.
ABD
Asgari Ücret
biden
Boris Johnson
çin
ekonomi
Finlandiya
fransa
İngiltere
İspanya
İsveç
Komünist
Küreselleşme
Macron
Madrid
NATO
Rusya
Stratejik Konsept
Ukrayna
Zelenski
Vatandaşın derdi açlık, yokluk ve yoksunluk iken, birkaç haftadır gündemden düşmeyen Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyeliğine koyduğumuz veto gündemi de artık ortadan kalktı.
Geldik yine vatandaşın yokluğuna...
Asgari ücrete yapılması planlanan ya da gündeme getirilen hiçbir
rakamın dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırına yaklaşamadığı
gerçeği çarpıveriyor suratlarımıza...
Savaş bitti! Hepimiz evimize döndük ama fark ettik ki aslında dönecek bir ev
yok...
Ama yaşasın, savaşı kazandık(!)
Peki gerçekten öyle mi?
Asgari Ücret
CDS
dolar
Döviz
Enflasyon
faiz
FED
GES
Katılım Bankacılığı
KKVM
Melek Yatırımcı
Merkez Bankası
Türkiye Modeli
Yatırım
Amerikan Merkez Bankası (FED)’nın 75 baz puanlık faiz artışı sonrasında tüm dünyadaki merkez bankaları da peş peşe faiz artırdı.
Bir tek Japonya’nın geri durduğunu gördük, onların da yıllardır
enflasyona ihtiyacı olduğu gerçeği baskın geldi.
Türkiye Modeli ile
enflasyonist ortamda büyüme yaklaşımının tercih edildiği açıklamalarını yapan yetkililer daha sonra düşük faizin sabit kalacağını da belirtmişti.
Ara ara yapılan döviz müdahaleleri ile Merkez Bankası rezervlerindeki hatırı sayılır azalmalar, Türkiye’nin dövize olan bağımlılığını kritik eşiğe getirdi.
2023 Seçimi
açlık
açlık sınırı
ak parti
araç
Asgari Ücret
Enflasyon
erdoğan
jip
kabine değişikliği
kira
mak
mehmet ali kulat
meyve
sebze
Servet
Vergi
vergilendirme
Vatandaş inim inim inliyor...
Faturalardan gelen ağır yük ile girilen yılın ilk aylarının yerini yaz aylarının gelmesiyle bile inmeyen sebze meyve fiyatları ve kira
artışları aldı.
4 bin 250 Türk Lirasını nereye yetiştireceğini bilemeyen çalışanların
yüzde 50’den fazlası için açlık sınırının 6 bin Türk Lirasını geçtiği gerçeği dışında bir konu yok.
Türkiye’nin bölgesinde yaşadığı dış politik zorlukların
ülkenin geleceğini zora sokma ihtimalini değerlendiren devlet refleksinin, bir
anda bölgesel adımları peşi sıra atması bile bu gündemin önüne geçebilmiş değil.
AK Parti’nin Kızılcahamam kampında masaya yatıracağı ekonomik sorunlar ve çözüm önerileri paketini ve olası kabine değişikliği gündemini konuşmak bile ekonomide değişiklik bekleyenler için dikkat çekici olabilir.
İnsanoğlu olarak hem diğer canlılara büyük bir tehdit hem de kendi içinde acziyet yaşayan garip varlıklarız.
Yapılan her teknolojik keşif narsist duygularımızı körüklemesine rağmen evimizden ayrılmanın getirdiği özlem ve yoksunluk duygusuna çabucak yeniliriz.
Türk insanın hâli ise daha da vahim.
Çünkü bizim misyonlarımız var.
Türkiye’de siyasi partilerin geleceği "orta direk" diye tabir edilen vatandaşların tercihlerine bağlıdır.
Süleyman Demirel, Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Recep Tayyip
Erdoğan’ın sağ seçmenin gönlüne girmesinde esas formül orta direği genişletecek
adımlar atmalarıydı.
Son 10 yılda yaşanan gelişmeler karşısında alt gelir grubunun iyiden iyiye zora girmesiyle birlikte darbe girişimi sonrasındaki süreçte dış ve iç politikadaki gelişmelere bağlı olarak Türk ekonomisinde yaşanan zorluklar, artık orta direği iyiden iyiye geçim derdine soktu.
TÜİK Ekim ayı işsizlik oranını açıkladı.
Dar tanımlı işsizlik oranı ekimde 0,2 puan azalışla yüzde
11,2'ye gerileyerek 75 bin azalış gösterirken geniş tanımlı işsizlik oranı ise
1 puan artarak yüzde 22,8'e oranına yükseldi.
Tabloya göre 30 milyona yakın insanımız emek ortaya koyarak
Türkiye ekonomisini sırtlarında taşıyor.
3,7 milyon insanımız ise iş arıyor.
İstihdam sorununda işveren tarafı ise bambaşka bir tablo
çiziyor.
İş dünyası “İş var ama çalışmak isteyen yok” yorumunu
yapıyor.
Bir de ekliyor:
“Herkes üniversite mezunu, herkes masabaşı iş istiyor.”
Çırak-Kalfa-Usta modeli eğitim bir türlü eğitim sistemimizin
içine tam olarak giremediği için işverenler okullardan istedikleri elemanı
bulamadıklarından yakınıyorlar.
Milli Eğitim Bakanı
Mahmut Özer ile geçen gün bir araya geldik.
Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nin açığını giderecek bir
çalışma başlattıklarını anlattı.
Mesleki Eğitim Merkezleri ile öğrencilerin haftada 1 gün
teorik eğitim alacağını ve kalan dört gün anlaşma yapılan şirkette 4 yıllık
eğitim süresince çıraklıktan ustalığa yükseleceklerini söyledi.
Bakan Özer’i beğendim.
Benim gibi kitabın ortasından dalıyor, lafı dolandırmıyor.
Samimi ve öngörülemez bir tarafı var.
Ben de ‘pat’ diye sordum.
“Peki mevcut işsizler ne olacak?”
O da 6 aylık bir programla lise mezunu herkesin bu
merkezlerde usta olabileceğini söyledi.
Hemen ardından gazeteciliğin verdiği o refleks devreye
girdi.
“Üniversite okuyanlar artık sanayide usta mı olacak?”
Bakan Özer, Turkcell ile protokol yaparak yazılım uzmanlığı
için 1000 (bin) kişiyi eğittiklerini ve eğitim bittikten sonra da orada işe
başlayacaklarını söyleyerek ekledi, “Üniversite mezunlarını mesleki eğitimde
değerlendirmek tenzili rütbe olur.”
İLETİŞİM GÜCÜ KİMDE?
CHP’nin bir süredir değişen bir iletişim stratejisiyle
hareket ettiği açıkça görülüyor.
Bu kadar çabaya rağmen 500 bin oy aldığı Mersin’deki
mitingde resmi rakamlara göre 21 bin, diğer açıklamalara göre 150 bin kişiyi
ancak toplayabildi.
Demek ki taban, parti ile aynı ölçüde bir inanışta değil.
AK Parti’nin iletişim stratejisinde ise rahmetli Erol
Olçok’un büyük bir yeri olduğu herkesin malumu...
AK Partililer, Olçok sonrasında bu eksikliği hissediyor.
Sahaya bakıldığında AK Parti milletvekilleri başta olmak
üzere birçok AK Parti teşkilatı
üyesi sanki seçim kaybetmiş tadında bir
duruş sergiliyor.
Bunda iletişim stratejisine yeni bir boyut
kazandırılamamasının etkisi oldukça büyük.
Ama buna rağmen birçok teşkilat mensubu da açık bir şekilde
ve pozitif ruh hâliyle vatandaşla cesurca bir araya geliyor.
AK Parti’nin yapmaya çalıştıklarını kendi anladıkları dille
anlatmaya çalışıyorlar.
Geçen akşam AK Parti teşkilatından kapıma ziyarete gelen
kişiler tam da böyle insanlardı.
Gelenler tam olarak emekçi, yurdum insanı diyeceğimiz tiptendi.
AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan inançları hâlâ
devam ediyor.
“Cumhurbaşkanımızın selamını getirdik” dediler.
Acaba “riyakârlık ya da partiden bir beklenti var mı?” diye
iyice süzdüm.
Oldukça samimiydi.
İşten güçten geldiği her hâlinden belli olan emekçi
insanların emeklerini korumak ve yüceltmek Türk hükûmetlerinin yegâne amacıdır.
Bu amaçla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni ekonomik
sistemle birlikte asgari ücretin 4 bin liranın yukarısında olacağı beklentisi
iyiden iyiye hissedilir vaziyette.
Benden söylemesi.
11.12.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.
AB
ABD
Arap Sermayesi
Asgari Ücret
BAE
Cari Açık
cumhurbaşkanı
Çin Modeli
erdoğan
faiz
IMF
Katar
Merkez Bankası
Suudi Arabistan
TL
Türk Lirası
Yüksek Kur
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Çin Modeli” olarak açıkladığı yeni ekonomik yaklaşımın merkezinde düşük faiz ve ulusal paranın değerinin ihracat yapan diğer ülke paralarına göre daha avantajlı bir düzeyde tutulması anlayışı yer alıyor.
Merkez Bankası’ndan
gelen faiz indirimleri sonrasında Türk
Lirası’nın yabancı paralara karşı yüzde 50’ye yakın değer kaybı yaşaması ülkenin
emeğinin ucuzlatıldığı eleştirisine neden oluyor.
AK Parti’nin 20 yıllık iktidarında ne oldu da bir anda ekonomide büyük bir değişime gidildi?
AB
ABD
Altın
Asgari Ücret
BAE
biden
çin
dolar
FED
Fiyat İstikrarı
Merkez Bankası
Ortadoğu
Petrol
Rekabet
Rezerv Para
Suudi Arabistan
Üretim
Yeşil Dönüşüm
Yuan
Asgari Ücret Tespit Komisyonu bu hafta toplanıyor.
Gelen haberlere göre 1 Ocak 2022 tarihi itibarıyla
uygulanacak asgari ücret rakamına
ilişkin hükûmetin kararı kesinleşti.
Enflasyonun üzerinde olacağı vaadine bakılırsa geçen yıl yüzde 21,56 oranında yapılan artış kadar zam yapılması gerekiyor.
ABD
Asgari Ücret
Beklenti Ekonomisi
cumhurbaşkanı erdoğan
çin
Dijital Para
Finans Piyasası
Hazine ve Maliye Bakanlığı
Lütfi Elvan
Manipülasyon
Merkez Bankası
Naci Ağbal
Zam
2021’in sonuna yaklaşırken çalışanların da işverenlerin de aklında ortak bir soru var:
Asgari ücrete ne kadar zam gelecek?
Mal ve hizmetlerde olağan dışı fiyat artışlarının yaşanmasıyla
vatandaşların alım gücünün düşmesi her kesimden insanımızın tepkisini çekiyor.
Halkın buram buram hissettiği bu durum, ekonominin 2021 yılında vatandaşın gündemini belirleyen birinci konu hâline gelmesine neden oldu.
Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesi ABD’den gelebilecek yaptırımlar konusuydu. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo , Türkiye’nin Rus...