11 Aralık 2021 Cumartesi

İŞSİZLİK SORUNUNA MESLEKİ EĞİTİM NEŞTERİ

TÜİK Ekim ayı işsizlik oranını açıkladı.

Dar tanımlı işsizlik oranı ekimde 0,2 puan azalışla yüzde 11,2'ye gerileyerek 75 bin azalış gösterirken geniş tanımlı işsizlik oranı ise 1 puan artarak yüzde 22,8'e oranına yükseldi.

Tabloya göre 30 milyona yakın insanımız emek ortaya koyarak Türkiye ekonomisini sırtlarında taşıyor.

3,7 milyon insanımız ise iş arıyor.

İstihdam sorununda işveren tarafı ise bambaşka bir tablo çiziyor.

İş dünyası “İş var ama çalışmak isteyen yok” yorumunu yapıyor.

Bir de ekliyor:  “Herkes üniversite mezunu, herkes masabaşı iş istiyor.”

Çırak-Kalfa-Usta modeli eğitim bir türlü eğitim sistemimizin içine tam olarak giremediği için işverenler okullardan istedikleri elemanı bulamadıklarından yakınıyorlar.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile geçen gün bir araya geldik.


Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nin açığını giderecek bir çalışma başlattıklarını anlattı.

Mesleki Eğitim Merkezleri ile öğrencilerin haftada 1 gün teorik eğitim alacağını ve kalan dört gün anlaşma yapılan şirkette 4 yıllık eğitim süresince çıraklıktan ustalığa yükseleceklerini söyledi.

Bakan Özer’i beğendim.

Benim gibi kitabın ortasından dalıyor, lafı dolandırmıyor.

Samimi ve öngörülemez bir tarafı var.

Ben de ‘pat’ diye sordum.

“Peki mevcut işsizler ne olacak?”

O da 6 aylık bir programla lise mezunu herkesin bu merkezlerde usta olabileceğini söyledi.

Hemen ardından gazeteciliğin verdiği o refleks devreye girdi.

“Üniversite okuyanlar artık sanayide usta mı olacak?”

Bakan Özer, Turkcell ile protokol yaparak yazılım uzmanlığı için 1000 (bin) kişiyi eğittiklerini ve eğitim bittikten sonra da orada işe başlayacaklarını söyleyerek ekledi, “Üniversite mezunlarını mesleki eğitimde değerlendirmek tenzili rütbe olur.”

İLETİŞİM GÜCÜ KİMDE?

CHP’nin bir süredir değişen bir iletişim stratejisiyle hareket ettiği açıkça görülüyor.

Bu kadar çabaya rağmen 500 bin oy aldığı Mersin’deki mitingde resmi rakamlara göre 21 bin, diğer açıklamalara göre 150 bin kişiyi ancak toplayabildi.

Demek ki taban, parti ile aynı ölçüde bir inanışta değil.


AK Parti’nin iletişim stratejisinde ise rahmetli Erol Olçok’un büyük bir yeri olduğu herkesin malumu...

AK Partililer, Olçok sonrasında bu eksikliği hissediyor.

Sahaya bakıldığında AK Parti milletvekilleri başta olmak üzere birçok AK Parti teşkilatı üyesi sanki seçim kaybetmiş  tadında bir duruş  sergiliyor.

Bunda iletişim stratejisine yeni bir boyut kazandırılamamasının etkisi oldukça büyük.

Ama buna rağmen birçok teşkilat mensubu da açık bir şekilde ve pozitif ruh hâliyle vatandaşla cesurca bir araya geliyor.

AK Parti’nin yapmaya çalıştıklarını kendi anladıkları dille anlatmaya çalışıyorlar.

Geçen akşam AK Parti teşkilatından kapıma ziyarete gelen kişiler tam da böyle insanlardı.

Gelenler tam olarak emekçi, yurdum insanı diyeceğimiz tiptendi.

AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan inançları hâlâ devam ediyor.

“Cumhurbaşkanımızın selamını getirdik” dediler.

Acaba “riyakârlık ya da partiden bir beklenti var mı?” diye iyice süzdüm.

Oldukça samimiydi.

İşten güçten geldiği her hâlinden belli olan emekçi insanların emeklerini korumak ve yüceltmek Türk hükûmetlerinin yegâne amacıdır.

Bu amaçla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni ekonomik sistemle birlikte asgari ücretin 4 bin liranın yukarısında olacağı beklentisi iyiden iyiye hissedilir vaziyette.

Benden söylemesi.



11.12.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.






7 Ağustos 2021 Cumartesi

ZİYA SELÇUK NE YAPTI?

ZİYA SELÇUK NE YAPTI?

Orman yangınları sürerken gerçekleştirilen Yüksek Askeri Şûra’dan çıkan kararlar TSK’yı takip edenler tarafından oldukça dikkat çekici sonuçlar olarak değerlendirildi.

Bir önceki sene 40 dakika süren toplantının bu sene 2 saat sürmesi ve Ümit Dündar’ın emekliye sevk edilmesi kulislerin gündemine oturdu.