29 Eylül 2023 Cuma

AB RÜYASI KARABASAN OLDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Gerekirse AB ile yollar ayrılır.” açıklamasının üstüne MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bizim için Avrupa Birliği bitmiştir. AB'yle doğmadık, AB'siz de ölmeyiz. AB'yle var olmadık, AB'siz de yolda kalmayız. 60 yıl kaybettik, bir 60 yıl daha kaybedemeyiz, onun bunun ağzına bakamayız.” demişti.

Bu kadar laf edildi ama değişen bir şey yok!

18 Şubat 2023 Cumartesi

ZÜLFÜ YÂRE DOKUN

Depremin ilk anından itibaren yeterli müdahale yapılmadığı eleştiri üzerinden ilerleyen bir deprem süreci geçirdik.

Yıllarca uzaklaştırmaya çalıştığımız hatta bazılarımız tarafından “Artık ne ihtiyacımız var?” dediğimiz Avrupa Birliği’nin oluşturduğu kriz yönetimi sayesinde birçok insanımızı enkaz altından kurtarmak için canla başla çalışan yabancı ekiplere şahit olduk.

Hatta Ermenistan, İsrail, Yunanistan gibi yıllarca karşı karşıya geldiğimiz ülkelerin ekiplerinin dur durak bilmeden çalıştıklarını gördük.

Ermenistan Dışişleri Bakanı mevkidaşı ile başka ülkelerde yaptığı normalleşme görüşmelerini bir kenara bırakarak taziye ve destek için ülkemize geldi.

26 Kasım 2022 Cumartesi

PATLAMANIN ARDINDAKİLER

İstiklal Caddesi’nde düzenlenen terör eylemi sonrasında başlatılan Pençe Kılıç Hava Harekatı’nı Meclis’te AK Parti grup toplantısında, "kara harekatı"nın takip edeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı konuşmada “Herkes gibi biz de oyunumuzu kurduk!” diyerek aslında uzun süredir yapılan çalışmayı ilan etmiş oldu.

Her şey 20 ay önce Suudi Arabistan’ın Yunanistan ile Doğu Akdeniz’de "ortak tatbikat yapması" ile başladı.

Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı yanına aldığı Fransa’nın dışında Ortadoğu’daki devletleri de ittifaka dâhil etme girişimleri sonuç verince Türkiye’nin etrafında gerçekleşen çevreleme ile harekat alanı kalmaması durumu, devlet mekanizmasınca açık bir güvenlik tehdidi olarak dile getirilerek alarm durumuna geçildi.

22 Kasım 2022 Salı

DEMOKRASİ VE ORTA SINIF

Demokrasinin teminatı orta sınıftır.

Türkiye Modeli ile başlayan ve TL emisyon artışı ile kurdaki dengeyi "ihracatta avantajlı noktaya getirmeyi" hedefleyen politikanın, ucuz emek kullanımı ile sermayeye “gel gel” denilmesi, alım gücü azalan vatandaşların orta gelir grubundan hızla alt gelir grubuna geçmesine neden oluyor.

Aslında yaptığımız bir şemayı kurtarmak için mucizeleri reddetmekten başka bir şey değil.

15 Kasım 2022 Salı

BOMBALARIN ESAS HEDEFİ

İstiklâl Caddesi’ndeki hain terör saldırısının üzerinden 24 saat geçmeden teröristin yakalanması, dosta güven düşmana korku verse de kaybettiğimiz canların acısı tarif edilemez.

“Seçime şurada ne kaldı?” derken çıkan bu bombalama hadisesi adeta 2015 dönemini akıllara getiriyor.

"İktidarı yıpratmak mı?" desek, "Seçim öncesi kamuoyunu yönlendirmek mi?" desek bilemiyor insan...

13 Ağustos 2022 Cumartesi

SIRA SATRANÇ'TAKİ SON KALEYE GELDİ

Azez’de yakılan Türk bayrağı, ABD’nin Irak’a girerek orayı bataklığa çevirmesi sonrasında gündeme gelen görüntüleri anımsattı.

Türkiye’nin Amerika’dan farkı, gittiği yeri sömürmesi değil ihya etmesidir.

Türkleri, "suçlu" gösteren ve iki millet arasına "nifak tohumları" serpmeye çalışanların gündeme sokmaya çalıştığı kaos tablosu çok iyi analiz edilmeli.

Sürece bir bakalım.

7 Mayıs 2022 Cumartesi

SURİYELİLERİ "BİR" GÖRME YANLIŞI

Birkaç aydır yükselen yabancı düşmanlığı dalgasının "arkasındaki dinamikler" çok iyi anlaşılmalı.

Fizikteki temel kaidelerden biri her maddenin bir esneme noktası olduğu gerçeğidir.

Eğer maddeyi o noktadan daha fazla bir kuvvete tabi tutarsanız madde kırılır.

Sosyal doku da böyledir.

Eğer sosyolojik gerçeklerden uzak kalınırsa o zaman toplum da bir yerde kırılır.

İşte birkaç aydır bu kırılmayı yaşıyoruz.

16 Nisan 2022 Cumartesi

ÇILGIN PLANA İRAN DESTEĞİ GELİR Mİ?

İsveç Başbakanı NATO’ya üyelik başvuru yaptıklarını açıkladı.

Finlandiya’nın da eli kulağında...

Rusya’nın tehditleriyle ortaya çıkan tablo, Çin’in ekonomi ile dağıtacağı Batı Blokunu tekrar diri ve bir hâle getirdi.

Peki bunun ne kadarı ABD planı?

“Aaa kuşa bak!” diyerek dalı gösterenin aklındakilere şöyle bir bakalım.

9 Nisan 2022 Cumartesi

 SABİTLERİN DEĞİŞECEĞİ UMUDU

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un ziyareti sonrasında taraflar karşılıklı olarak iyi niyet gösterip ilişkilerin yeniden kurulması için pozitif gündem belirlemeyi ilke edindiklerini ilan etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak basın açıklamasında mevkidaşı Herzog’dan Ramazan ayı süresince Mescid-i Aksa’da Filistinlilerin ibadetlerini özgürce yapabilmesi için yardımcı olunması talebinde bulunduğunu dile getirdi.

Bu talebe karşılık vermek yerine Filistinlilere zulmeden yaklaşımı daha da artıran İsrail’in ne yapmaya çalıştığını anlamak mümkün değil.

18 Mart 2022 Cuma

YEDİNCİ GÜÇ FIRSATI

ABD basınında Türkiye’nin S400’leri Ukrayna’ya konuşlandırması karşılığında F35 projesine dönebileceği hesapları yazılıyor.

Atlantik’in öteki tarafında bulunan süper güç, Rusya ile yakın ilişki içerisinde bir Türkiye istemiyor.

Yaptıklarının birçok pratik faydası görülse de Batı Bloğu'nda ABD otoritesine karşı gelen tek ülke olan Türkiye’nin başkaldırışı cezalandırılmaya çalışılıyor.

12 Şubat 2022 Cumartesi

İSRAİL PLANI İLE İRAN YOLU

Türkiye’nin taraf olduğu ve çözemediği birçok sorun var.

Suriye ve Libya gibi direkt müdahil olduklarının dışında bir de Ukrayna ile Rusya arasındaki Donbass krizi ile Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Karabağ krizi gibi dolaylı müdahil olduğu konular var.

Ülkemiz yaşanan tüm zorluklara rağmen hem Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini yürütmeye çalışırken bir yandan da dünyada yaşanan güç değişimine göre adım atarak Rusya ve Çin ile ilişkilerini ilerletmeye gayret gösteriyor.

5 Şubat 2022 Cumartesi

HEM İÇTE HEM DIŞTA

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin Osman Kavala’nın serbest bırakılması kararına Türkiye’nin uymadığı iddiası Avrupa Konseyi'nin gündemine getirilmişti.

AİHM kararlarına itiraz uygulamasının ikinci aşamasına geçilmesi kararını alan Bakanlar Komitesi aslında “Avrupa’nın Türkiye’ye karşı duruşu”ndaki istikrarlı tavrın devam edeceği kararını verdi.

Avrupa’nın Türkiye’ye karşı yukarıdan bakan tutumu yeni değil.

29 Ocak 2022 Cumartesi

ABD'NİN 15 TEMMUZ'U GELİYOR

2022 yılının başından bu yana dünyanın gündeminde üç önemli konu var.

Biri, enerji dönüşümünün getirdiği enerji kriziyle mücadele ve dönüşümü devam ettirme arzusu...

Diğeri, tüm dünyada artan enflasyon ile birlikte FED faiz artışı ile ortaya çıkacak büyüme krizi...

Sonuncusu ise Türkiye’nin denizden iki komşusu olan Rusya ile Ukrayna arasında bir savaş çıkma beklentisi...

Tüm bu olayları yakından takip eden Türkiye'nin de bir planı var.

6 Kasım 2021 Cumartesi

HEDEFİNİZ “DOĞU”, İLERİ...

Gün geçmiyor ki Türkiye yeni bir ayrımcılığa maruz kalmasın!

Güzel ülkemizde olan meseleleri kendi içimizde çözme sancımız bizleri epey yoruyor.

Bir de yorgunluğumuzu katlayan, sınırlarımız dışındaki “dostlarımız” olmasa ne de güzel olacak!

Ama gel gör ki o da mümkün değil.

19 Haziran 2021 Cumartesi

KARAYILAN’I “OĞLU” BİTİRECEK

Türkiye Cumhuriyeti, uzun yıllardır temel sorunlarını çözme iradesi gösteriyor.

Başta Ermeni, Alevi ve Kürt açılımlarıyla ilerletilen bir dizi sürecin bazılarında başarıya ulaşıldı.

Azınlık cemaatlerinin haklarının verilmesi temel sorunlardan birçoğunun çözümünü kolaylaştırırken "Sözde Soykırım" konusunda maalesef yeterli yol alınamadı.

Ergenekon Olayı ile Aleviler ötekileştirildi.

Kürt açılımıyla kanayan bir yaranın kapatılmasına küresel güç dengeleri müsaade etmedi ve süreci baltaladı.

Çok doğal!...

Neticede PKK’nın kontrolünde gerçekleşen büyük bir uyuşturucu trafiği var.

Mafyanın ve tüm illegal yapıların yer aldığı bu düzenden nemalananlar, bu çarkın durmasına olumlu bakmadı.

Farklı farklı ülkelerdeki bazı siyasilerin de bu işten nemalandığı söylentileri PKK’nın hayatta kalmasını gerekli kıldı.

Bunların yanında İsrail’in bölge denklemi ve ABD’nin oyun kurgusunun yanında Yunanistan, Fransa ve Almanya’nın tutumlarını da dışlamamak gerekiyor.

Bahsi geçenlerin ayakçısı FETÖ’nün süreci baltalayan girişimleri başlamadan önce “Acaba bu iş gerçekten de başarılı olacak mı?” sorusu akıllarda yer ediniyordu.

PKK’nın direkt muhatap alınmasından rahatsız olan birçok kişi bu ihtimale karşı bir süre yumruklarını sıkmayı tercih etti.

Süreç son bulup da tekrar silahlar çekilince FETÖ’nün emniyet güçleri ve TSK içindeki kolları ile Türkiye’nin mücadelesi zafiyete uğratıldı.

Sonuçta herkes “Keşke böyle bir yola girilmeseydi” eleştirisini yaptı.

15 Temmuz’dan sonra FETÖ’nün Jandarma, Polis ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden büyük ölçüde temizlenmesi PKK ile mücadelede önemli bir yol alınmasını beraberinde getirdi.

İnsansız Hava Aracı (İHA) ile başlayan doğru istihbarat toplama süreci, FETÖ’den arındırılmış güvenlik güçlerinin daha etkili saldırılar düzenlenmesine imkân verince PKK’ya karşı hızlı bir üstünlük kuruldu.

Bir de Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA)’nın bu serüvene katılması Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Polis güçlerinin elini daha da rahatlatacak bir süreci beraberinde getirdi.

4 yıldır hızla gerileyen PKK yapılanması ülke içinde neredeyse bitme noktasına geldi.

Öyle ki 2021 yılı başından bu yana örgüte katılım 20 kişi ile sınırlı kaldı.

Bunların büyük çoğunluğunu da Türkiye dışından katılımlar oluşturdu.

Ayrıca 2021 yılı başından bu yana 80 kişiye ulaşan teslim olan sayısı örgütteki çözülmenin ne boyutta olduğunu açıkça gösteriyor.

Güvenlik kaynaklarıyla yaptığım görüşmede ülkenin her yerinde PKK’ya yönelik ihbarların arttığını ve vatandaşlarımızın PKK’nın ülkenin hiçbir yerinde varlık göstermesine tahammülü olmadığını öğrendim.

Başarılı operasyonlarla sürekli küçülen terör örgütünün içinde kazanların kaynadığını söyleyen İçişlerinin kıdemli personelleri, örgütte çekirdek kadro denilen üst yönetimin örgüt üyeleri tarafından sorgulanır hâle geldiğine vurgu yapıyorlar.

Tam bu aşamada kırmızı kod ile aranan ve örgütün içinde önemli bir yeri olan Özgür Gabar kod adıyla bilinen sözde Botan Eyalet Sorumlusu Fırat Şişman’ın 8 Nisan’daki operasyonla ele geçirilmesi bambaşka bir serüveni başlattı.

Özgür Gabar Kod Adlı Fırat Şişman

Çatışmada yaralanan ve vücuduna 7 kurşun isabet eden Fırat Şişman, öleceğini düşündüğü bir anda Jandarmanın kanıyla hayata döndü.

Gördüğü muamele karşısında şoka uğrayan Şişman 11 yaşından bu yana PKK’nın söylediği yalanları ancak fark etti.

90 günlük bir tedavi süreci sonrasında adli süreç devam ederken PKK içerisinde söylenen yalanları açıkça ortaya döken Şişman’ın açıklamaları Pazar günü Milat Gazetesinde geniş bir şekilde yer bulacak.

Murat Karayılan’ın “oğlum” dediği Fırat Şişman’ın açıklamaları örgütte birçok yeni kopmaya neden olacaktır.

Murat Karayılan

Bu süreci yakından takip etmeye devam edeceğim.

Bir yandan bu açıklamaların HDP’nin kapatılma davasıyla ilişkilendirileceğini şimdiden söylemek işten bile değil.

Bir kısım zevat muhakkak suyu bulandırmak için çabalayacak hatta HDP İzmir İl Binasına yapılan saldırıyla bile bağlantı kuracaktır.


Bunlara itibar edilmemeli.

Çok acayip şeyler olacak...

Detayları paylaşacağım.


19.06.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

29 Mayıs 2021 Cumartesi

DOLAR ARTSA NE OLMAZ! NE ZAMAN UMRUMUZDA OLMAZ?

Dolar bir anda yükselişe geçti.

Hemen başladılar yine...

“Neler oluyor, yoksa yine Türkiye için yeni bir plan mı devreye sokuldu”...

Hayır efendim.

Yok öyle bir şey...



EĞER,

İsrail Başbakanı Netanyahu, “iktidarını korumak için” gaza getirdiği “aşırılık yanlısı Yahudiler” ile başlatılan Filistinli katliamıyla hedeflerine ulaşırken Türkiye’nin öncülük yaptığı “Uluslararası Barış Gücü” çağrısı olumlu sonuçlansaydı...

O zaman olurdu.

EĞER,

Bazı siyasilerden gelen talihsiz benzetmelerle Netanyahu’nun yaptıklarını küçülten ve “birliği bozan tavır” olmasaydı ve tüm ülke tek ses olarak uluslararası kamuoyuna “dış güçleri rahatsız edecek” şekilde çağrıda bulunsaydı...

O zaman olurdu.

EĞER,

Sedat Peker konuşmaya başladığında “İşte şimdi seni yedik Erdoğan” diyenlerin; PKK ve FETÖ’nün bazı söylemlerine sahip çıktığı gibi mafyanın da bazı söylemlerine sahip çıkması sonuç verseydi...

O zaman olurdu.

Sedat Peker

EĞER,

Tüm eleştirilere rağmen ortada sürdürülebilir bir düzen olmasaydı ve vatandaşa sadece ekonomi denilen “kocaman kamyon’un asfaltı” olma görevi verilmiş olsaydı.

O zaman olurdu.

EĞER,

Tüm dünyanın çaresizce bakakaldığı bir dönemde “Aşı olmazsa biteriz” diyenlerin “Biz gönderemedik bari korona göndersin” umutlarını bitirecek aşı anlaşmaları yapılmasaydı...

O zaman olurdu.

DOLAR ARTINCA HİÇ Mİ BİR ŞEY OLMAYACAK?

Olur tabii...

EĞER,

Kısa zamanda turistlerin geleceği bir düzen kurulamaz ve ekonominin sıcaklığı küresel ısınmayı geçerse o zaman vatandaşın istiklâl ruhuna bürünerek “Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım” ruhu kendisini gösterirse...

Bir şey olur.

EĞER,

Risk primleri (CDS) 400’ü geçen 3 ülkeden biri olma durumunu değiştirecek anayasa değişikliğinde uzlaşma zemini bulunmazsa...

Bir şey olur.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov

EĞER,

Çin ve Rusya, Türkiye’nin  onlara bağımlı olduğunu düşünürse Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “Kırım’ı Rusya’nın sınırları içinde tanıma tehdidi” sadece bir başlangıç olur ve o zaman...

Bir şey olur.

EĞER,

Geçmişin karanlık dönemlerinde yaşananları Erdoğan’a yüklemek için fırsat kollayanlara bu fırsat verilirse işte o zaman...

Bir şey olur.

DOLARIN HAREKETİNE BAKILMAYACAK GÜNLER GELECEK Mİ?

Sorusunu soranların taşıdıkları umudun varlığı o günlerin en büyük müjdecisi iken;

BİR DE,

Taksim gibi “girilemez” denilen yerlere camii açmak önemli ama  tüm bu camileri açarken bahçesine çocuk parkı koyup içlerine kreş eklemenin farkındalığı da anlaşılırsa o günler gelir.

Taksim Camii açılışı

BİR DE,

Neyin doğru neyin yanlış olduğuna sosyal medyada TT olduğuna göre karar vermek yerine vicdanlarımızı kullanırsak o günler gelir.

BİR DE,

Eğitimin yatırımla taçlandığı bir düzen kurarsak o günler gelir.

BİR DE,

Kahvedeki dostlarla muhabbetli kanka hâlimiz mahalle siyasetine de bulaşırsa o günler gelir.

AMA EN ÖNEMLİSİ

Siyaseti kardeşi kardeşe düşman edecek bir dilden hepimizi kuşatacak bir dile taşımak zorunda olduğumuzu anlarsak işte tam da o zaman o günler gelir.


29.05.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

15 Mayıs 2021 Cumartesi

HERKES KUTLADI TÜRKİYE KUTLAMADI

İkinci Dünya Savaşında Yıldırım Ordularıyla “süratli işgal” taktiğinde başarıya ulaşarak Avrupa’yı fetheden Hitler’in hırsını hiçbir şey doyuramıyordu.

Kendisine fethedilecek daha büyük hedef arayan Hitler, 1941 yılında hayata geçirdiği Barbarossa Harekâtıyla Sovyet topraklarını işgal operasyonunu başlattı.

21 Haziran 2018 Perşembe

W ile و (VAV) ARASI
Türkiye, kendine özgü dinamikleri olan bir ülke.

Ne Avrupa'ya ne Asya'ya ne Ortadoğu’ya benzer…

Türklerin geleneksel Batı-Doğu şeklinde ayrılan devlet yönetiminde; “Büyük Kardeşler” devletin başı olarak "Doğu" kanadını, “Küçük Kardeşler” ise "Batı" kanadını yönetirdi.

Türkler, azimli bir millet…

Her zaman ileriyi hedefleyen bir zihin var.

Büyük kardeşin derdi büyük: Çin.

Küçük için, “Ata’ya saygı” kaçınılmaz.

O zaman gidecek tek yer kalıyor o da "Batı"...

Öyle veya böyle yüzünü hep "Batı"ya dönen bir "Doğu" olarak, tam bir medeniyet tasavvuru ortaya koyuyor Türkiye…

Bu yolculukta ilerlerken “yetmiş iki buçuk milletle” kaynaşıyor...

Dost oluyor...

Beraber yürüyor...

Bir de üstüne İslâm ile müşerref olunca;
Apayrı bir “güzellik”,
Apayrı bir “vizyon” kazanıyor…

"Batı"nın kendi içinde yaşadığı bitmek tükenmek bilmeyen savaşlar,
Batılıların barış temelli bir sistem oluşturmasına neden oluyor ya…

İşte bu sistem "Batı"ya yaklaşan her bünyeye tesir ediyor…