26 Ekim 2021 Salı

DEVLETİ KURTARMA REÇETESİ

Enflasyonun ekonomiyi zora soktuğu artık herkesin hemfikir olduğu bir konu haline geldi.

Faiz-enflasyon ilişkisinde neden-sonuç üzerine yapılan tartışmalar bir yana vatandaşın cebindeki paranın pula dönmesi herkesin hayatında yaşadığı acı bir gerçek.

1 kuruşun 26; 25 kuruşun 39; 50 kuruşun üretimi için 66 kuruş değerinde bakır, nikel ve çinko kullanılması yüksek enflasyon ile Türk Lirasındaki değer kaybının ülkemizi getirdiği son nokta oldu.

9 Ekim 2021 Cumartesi

MUHALEFETİN ANAYASA MASASINDA ÇATLAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Eylül’de Türkiye’nin 2016’da imzaladığı Paris Anlaşması’nı TBMM’de onaylayacağını açıklamıştı.

1 Ekim itibarıyla Komisyon’dan hızla geçen Paris Anlaşması yine aynı hızla Genel Kurul’a geldi ve ilk çalışma haftasında konsensüs sağlanarak oy birliği ile kabul edildi.

Meclis uzun zamandır ilk kez bir konuda hemfikir oldu.

27 Temmuz 2021 Salı

BAE’NİN OPEC+ İLE DARBE FİNANSMANI

OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı) üyeleri olan; İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Venezuela, Katar, Endonezya, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Nijerya, Ekvador, Gabon, Angola, Ekvator Ginesi ve Kongo’ya bir de Rusya’nın eklenmesiyle ortaya çıkan OPEC+ oluşumu dünya petrol fiyatlarını belirleyen yegâne kurum.

Arzı kısarak fiyatı belirleyen ve esasında monopol bir yapının kurulduğu petrol piyasası olmasına rağmen içten yanmalı motorların keşfinden bu yana en ucuz ve en verimli insan ve mal taşımacılığının sağlandığı tek piyasa...

29 Mayıs 2021 Cumartesi

DOLAR ARTSA NE OLMAZ! NE ZAMAN UMRUMUZDA OLMAZ?

Dolar bir anda yükselişe geçti.

Hemen başladılar yine...

“Neler oluyor, yoksa yine Türkiye için yeni bir plan mı devreye sokuldu”...

Hayır efendim.

Yok öyle bir şey...



EĞER,

İsrail Başbakanı Netanyahu, “iktidarını korumak için” gaza getirdiği “aşırılık yanlısı Yahudiler” ile başlatılan Filistinli katliamıyla hedeflerine ulaşırken Türkiye’nin öncülük yaptığı “Uluslararası Barış Gücü” çağrısı olumlu sonuçlansaydı...

O zaman olurdu.

EĞER,

Bazı siyasilerden gelen talihsiz benzetmelerle Netanyahu’nun yaptıklarını küçülten ve “birliği bozan tavır” olmasaydı ve tüm ülke tek ses olarak uluslararası kamuoyuna “dış güçleri rahatsız edecek” şekilde çağrıda bulunsaydı...

O zaman olurdu.

EĞER,

Sedat Peker konuşmaya başladığında “İşte şimdi seni yedik Erdoğan” diyenlerin; PKK ve FETÖ’nün bazı söylemlerine sahip çıktığı gibi mafyanın da bazı söylemlerine sahip çıkması sonuç verseydi...

O zaman olurdu.

Sedat Peker

EĞER,

Tüm eleştirilere rağmen ortada sürdürülebilir bir düzen olmasaydı ve vatandaşa sadece ekonomi denilen “kocaman kamyon’un asfaltı” olma görevi verilmiş olsaydı.

O zaman olurdu.

EĞER,

Tüm dünyanın çaresizce bakakaldığı bir dönemde “Aşı olmazsa biteriz” diyenlerin “Biz gönderemedik bari korona göndersin” umutlarını bitirecek aşı anlaşmaları yapılmasaydı...

O zaman olurdu.

DOLAR ARTINCA HİÇ Mİ BİR ŞEY OLMAYACAK?

Olur tabii...

EĞER,

Kısa zamanda turistlerin geleceği bir düzen kurulamaz ve ekonominin sıcaklığı küresel ısınmayı geçerse o zaman vatandaşın istiklâl ruhuna bürünerek “Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım” ruhu kendisini gösterirse...

Bir şey olur.

EĞER,

Risk primleri (CDS) 400’ü geçen 3 ülkeden biri olma durumunu değiştirecek anayasa değişikliğinde uzlaşma zemini bulunmazsa...

Bir şey olur.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov

EĞER,

Çin ve Rusya, Türkiye’nin  onlara bağımlı olduğunu düşünürse Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “Kırım’ı Rusya’nın sınırları içinde tanıma tehdidi” sadece bir başlangıç olur ve o zaman...

Bir şey olur.

EĞER,

Geçmişin karanlık dönemlerinde yaşananları Erdoğan’a yüklemek için fırsat kollayanlara bu fırsat verilirse işte o zaman...

Bir şey olur.

DOLARIN HAREKETİNE BAKILMAYACAK GÜNLER GELECEK Mİ?

Sorusunu soranların taşıdıkları umudun varlığı o günlerin en büyük müjdecisi iken;

BİR DE,

Taksim gibi “girilemez” denilen yerlere camii açmak önemli ama  tüm bu camileri açarken bahçesine çocuk parkı koyup içlerine kreş eklemenin farkındalığı da anlaşılırsa o günler gelir.

Taksim Camii açılışı

BİR DE,

Neyin doğru neyin yanlış olduğuna sosyal medyada TT olduğuna göre karar vermek yerine vicdanlarımızı kullanırsak o günler gelir.

BİR DE,

Eğitimin yatırımla taçlandığı bir düzen kurarsak o günler gelir.

BİR DE,

Kahvedeki dostlarla muhabbetli kanka hâlimiz mahalle siyasetine de bulaşırsa o günler gelir.

AMA EN ÖNEMLİSİ

Siyaseti kardeşi kardeşe düşman edecek bir dilden hepimizi kuşatacak bir dile taşımak zorunda olduğumuzu anlarsak işte tam da o zaman o günler gelir.


29.05.2021 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

15 Temmuz 2018 Pazar

BAŞKA TÜRKİYE...
15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’nin üzerinden iki yıl geçti. 

O gün birçok şey yaşandı.

İnsanlarımız daha önceki dönemlerde kendi iradelerine gösterilen müdahalelere tepki gösterememişti.

Bu tepkisizliğin birçok sebebi olmakla birlikte “devlet yapıyorsa doğrudur” propagandaları da çok etkili olmuştu.