13 Haziran 2023 Salı

EKONOMİNİN VAKAYI HAYRİYESİ
(Dinlemek ve izlemek için burayı tıklayın.)


Türkiye’nin, yatırımdan vazgeçme ile enflasyonu dizginleme arasında kaldığı ayrımda, Mehmet Şimşek faktörü nereye konumlanacak?

İşte önümüzdeki günleri belirleyecek olan gelişmeler, bu sorunun cevabında saklı…

Su testisi su yolunda kırılır…

18 Nisan 2023 Salı

FİNANS MERKEZİ OLMAK

İstanbul Finans Merkezi açıldı.

Hayırlı olsun.

Açıldı ama, asıl iş şimdi başladı.

Çünkü, bina yapıp ona isim vermek, o işin yapılabileceği anlamına gelmiyor.

Son 20 yılda, ciddi bir yol kat edilmiş olsa da, Türkiye’nin finansal piyasalarda bir türlü istenilen derinliğe ulaşamadığı bir sır değil.

Bunun üç sebebi var.

27 Mart 2023 Pazartesi

BUNDAN SONRASI TUFAN

Türkiye’deki bir arabanın satışıyla elde edilecek gelirin ABD’de 6 ay kirası ve faturaları ödenip dayanıp döşenmiş bir eve yettiği üstelik yine aynı arabanın kapının önüne çekildi hesabı herkes izledi.

Bazen yazmak, söylemek yerine göstermek çok daha kolay oluyor.

Gelinen nokta konut ve otomobil üzerinden sağlanan rantın gözler önüne serilmiş hâlidir.

18 Ekim 2022 Salı

 DAHA FAZLA YATIRIM MÜMKÜN

Yatırım olmadan sağlıklı bir büyümenin olması mümkün değil.

Çünkü Türkiye’nin sürekli artan bir nüfusu var.

Bu nüfusun bırakın kaliteli bir eğitim ve sağlık hizmetini almayı, yeterli olan hizmete bile hâlâ ulaşabilmiş değil.

Son 20 yılda bu konuda ciddi bir yol gidilmiş olsa da gidilen yolun 9 ayda büyük oranda geri gittiği bir süreç yaşadık.

Gelişmiş ülkelerde insanlar çocuklarının gelişim çağında omega desteği sağlayarak zeka ve kavrama kabiliyetlerini ileri taşımaya çalışırken hatta Japonya’da bu bir devlet politikası hâlini almışken bizim gidecek daha çok yolumuzun olduğu belli azizim.

20 Eylül 2022 Salı

O BAŞKA BİR PARK OLMAMALI

Ekonominin siyaset ile yakın ilişkisi birçoklarını çok rahatsız eden bir durum.

Bir siyasetçinin ağzından çıkan lafla Amerikan Dolarının, Borsa İstanbul’un ya da herhangi finansal aracın yükselip alçalması ülkenin kurumsal yapısına olan güvensizliği gösterir.

Türkiye, 19 Şubat 2001 MGK toplantısında atıldığı söylenen Anayasa Kitapçığı ile girdiği krizi hâlâ unutabilmiş değil.

Unutulmaz(!) denilen bu krize rağmen 21 yıl boyunca liderlerin ağzından çıkanların pozitif veya negatif bir etkiye neden olduğu garip bir durumu yaşamaya devam ediyoruz.

21 Haziran 2022 Salı

PİYASA YAPAR GERİSİ BAKAR

Amerikan Merkez Bankası (FED)’nın 75 baz puanlık faiz artışı sonrasında tüm dünyadaki merkez bankaları da peş peşe faiz artırdı.

Bir tek Japonya’nın geri durduğunu gördük, onların da yıllardır enflasyona ihtiyacı olduğu gerçeği baskın geldi.

Türkiye Modeli ile enflasyonist ortamda büyüme yaklaşımının tercih edildiği açıklamalarını yapan yetkililer daha sonra düşük faizin sabit kalacağını da belirtmişti.

Ara ara yapılan döviz müdahaleleri ile Merkez Bankası rezervlerindeki hatırı sayılır azalmalar, Türkiye’nin dövize olan bağımlılığını kritik eşiğe getirdi.

26 Nisan 2022 Salı

VATANDAŞIN PLANI UYGULANSIN

Devlette devamlılık esastır.

Aynı zamanda devlette planlama da esastır.

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin planlı ve programlı bir zihinle ilerlemesini sağlayan önemli kurumlardan biri olarak arkada sessiz sedasız vazifesini icra eden Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) vardı.

8 Şubat 2022 Salı

100 GÜN ÖNE GEÇMEK GEREK

Ocak ayı enflasyonundaki artış herkesi tedirgin etti.

Türkiye Modeli adıyla ortaya koyulan yeni ekonomik düzenin zamlardan başka bir getirisi olup olmayacağı konusunda şüpheler ortaya çıkmaya başladı.

Bu şüphelerin ortaya çıkmasını destekleyecek veri şu an için sadece market raflarına gelen zamlardan ibaret.

Yaşananların her birinin açıklaması olmasına rağmen bu açıklamaların birbiriyle ilintili bir şekilde ortaya koyulamaması sürecin işleyişinde güven zedeleyici bir durum ortaya çıkarıyor.

Vatandaşın yaşadığı zorluğu göz ardı etmek, küçük görmek kimse tarafından hoş karşılanamaz.

18 Ocak 2022 Salı

BAL DÖK YALA MODELİ

Enflasyon zenginliği eriten felaket bir canavardır.

Bu canavarı alt edecek araçlar kullanılmazsa o zaman bu canavar kurbanını yavaş yavaş yer...

En sonunda ülke ekonomisine yapılan dış yatırım tamamıyla kesilir, içerideki kaynaklar da dışarıya kaçmaya başlar ve ülkenin iflası kaçınılmaz olur.

Ulusal paranın kullanımının azalması bu süreçte en belirleyici olan göstergedir.

Türkiye eski dönemlerde olduğu gibi neredeyse her yıl paraya bir sıfır eklenen dönemlere rahmet okutacak durumda.