13 Temmuz 2018 Cuma

“İLK MECLİS” MESAJI!..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi 1.Toplantısı Açılış Töreni, Birinci TBMM’de düzenlendi.

Birinci TBMM’nin özelliği neydi hatırlayalım isterseniz…
Birinci Meclis Açılışı

Birinci Meclis, Kurucu Meclis görevi ile yaşamsal kararlar vermesi gerektiği için Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinin hepsini bünyesinde barındırmış, hatta İstiklâl Mahkemeleri’ni dâhi kendi içerisinden oluşturmuştur.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin geldiği noktada artık Yasama, Yürütme ve Yargı erkleri tamamıyla ayrı.

Ama neden Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk kabineyi, İlk Meclis’te topladı?

Sebebi şu:

Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde, bu ülkenin kuruluş zamanlarında önemli mücadeleler verildi.

Yaşamak için, var olmak için “tam anlamı ile bir olmak” gerekiyordu ve Türk Milleti de “Birinci Meclis” çatısı altında birliğini oluşturarak büyük mücadeleler ile bugüne geldi.

Bugün Türkiye artık güçlü ve daha da güçlenmek istiyor.

Ama Türkiye’nin dünya sisteminde daha fazla söz sahibi olması şu anda pastayı yiyen büyük güçler için çok arzulanan bir durum değil.

Bu nedenle Türkiye, “Tavşana kaç, tazıya tut” diyerek gemisini yürütmeye çalıştı yıllarca…

Bunun yerine artık “ben yaptım oldu” anlayışına dönmeye başladı, Türkiye.

Bunun sebebi gücünün artması tabii ki…

Halkın büyük desteği, bazen ülkenin zararına görünse bile uzun vadede faydasına olan işlere imza atılmasını sağladı.

Bugün bunların birçoğunun emaresini de görüyoruz.

Yeni bacasız sanayi geliyor

Sağlık Bakanlığı’ndan çok kıymetli bir dostum önemli uyarılarda bulundu.

Türkiye’nin ikinci bacasız sanayisi olarak şehir hastaneleri geliyor. Yurtdışından gelecek sağlık turistleri hem şifa bulacaklar hem de bizim cari açığımızı kapatmamız için büyük bir katkı sunacaklar.

Piyasa bildiğini okuyor

Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak her ne kadar selefinin söylediklerini tekrarlasa da piyasaların kafasında başka şeyler var.

Ülkemizde artan döviz miktarından kâr elde etmek isteyen vatandaşlar mevcut.

Bu da çok doğal bir şey.

Hükûmet elinde parası olan bu kesime kâr edeceği alternatif araçlar sunmalı…

Bunlar küresel piyasaların müşterileri olamaz.

Çünkü bu vatandaşlar dışarıya çıktıkça kapitalist sistemin ağababalarının değirmenine su taşıyor.

Daha Yerli ve Millî finansal araçlar gerekiyor.

Benim bu anlamda önemli bir tavsiyem var:

Ekonomi yönetimine tavsiyem

Türkiye olarak henüz yeterli girişimcilik perspektifini yakalayamadığımız bir gerçek!

Devlete olan bağlılık hala çok yüksek…

Bu aslında kötü bir şey değil.

Elinizde ne varsa onu kullanırsınız.

Un lazımsa ve elinizde de mısır varsa o zaman mısır ununu kullanırsınız.

Benim tavsiyem ise halkımızın devlete olan bu bağlılığını değerlendirelim.

Buradan yeni bir sistem üretelim.

Dünyada melek yatırımcılık anlayışı pek bir revaçta…

Aynı zamanda kitlesel fonlamalar da öyle…

İnsanlarımız devletine güveniyor.

Yap-işlet-devlet modeli çok başarılı olmuş bir model.

Peki…

Türkiye’de pazarı hazır olan ama ithalata dayalı ürünlerin hüküm sürdüğü sektörlerdeki malların üretimini devlet güvencesi ile kurulacak bir şirket vasıtasıyla halkın kitle fonlaması sağlayarak kursak…

Çok iyi olmazı mı?

İşletmesi de özel sektöre verilse…

Böylece devletin şirketlerdeki kronik sorunlarını bu yapılara sirayet ettirmeyiz.

Aslında dünyada bu yöntem zaten var.

Ama benim söylediğim; bu modeli tersten uygulamak üzerine kurulu…

Normalde devlet veya özel şirket önce şirketi kurar.

Sonra işletmesini yapar.

Markalaştığı zaman, yeni yatırımlar için halka arz uygulaması ile kaynak sağlar.

Bu model dünyada da bu şekilde uygulanıyor.

Ama Türkiye’nin elinde özel bir güç var.

Vatandaş devletine inanıyor.

Bu nedenle devletin kefil olacağı bir yapıya destek verecektir.

Üretim temelli bir model olduğu için bu yapı faizsiz finansmanın da katılmak isteyeceği önemli bir mekanizma haline gelebilir.

Teşvikler ile desteklenen alanlarda, üretimi yapacak bir konsorsiyum kurulup finansmanı ise halktan “kitlesel fonlama” usulü ile toplanabilir.

İyi olmaz mı?

Tabii burada ana ilke şu: kazançlar döviz veya altın ile yarışmalı.

Mekanizmaya destek için ortaya koyulacak teşvikler ve yasal düzenlemeler çok önemli…

Yeni Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak’ın ve Yeni Hükûmet Sistemi’nin ekonomi ekibine sunarım…


13.07.2018 tarihinde 
MİLAT GAZETESİ'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

0 yorum:

Yorumunuz kısa zamanda yayımlanacaktır.

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.