Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan öncülüğünde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi 1.Toplantısı Açılış Töreni,
Birinci TBMM’de düzenlendi.
Birinci TBMM’nin özelliği neydi
hatırlayalım isterseniz…
![]() |
| Birinci Meclis Açılışı |
Birinci Meclis, Kurucu Meclis
görevi ile yaşamsal kararlar vermesi gerektiği için Yasama, Yürütme ve Yargı
erklerinin hepsini bünyesinde barındırmış, hatta İstiklâl Mahkemeleri’ni dâhi
kendi içerisinden oluşturmuştur.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin
geldiği noktada artık Yasama, Yürütme ve Yargı erkleri tamamıyla ayrı.
Ama neden Cumhurbaşkanı Erdoğan
ilk kabineyi, İlk Meclis’te topladı?
Sebebi şu:
Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde,
bu ülkenin kuruluş zamanlarında önemli mücadeleler verildi.
Yaşamak için, var olmak için “tam anlamı ile bir olmak” gerekiyordu
ve Türk Milleti de “Birinci Meclis”
çatısı altında birliğini oluşturarak büyük mücadeleler ile bugüne geldi.
Bugün Türkiye artık güçlü ve
daha da güçlenmek istiyor.
Ama Türkiye’nin dünya
sisteminde daha fazla söz sahibi olması şu anda pastayı yiyen büyük güçler için
çok arzulanan bir durum değil.
Bu nedenle Türkiye, “Tavşana
kaç, tazıya tut” diyerek gemisini yürütmeye çalıştı yıllarca…
Bunun yerine artık “ben yaptım oldu” anlayışına dönmeye
başladı, Türkiye.
Bunun sebebi gücünün artması
tabii ki…
Halkın büyük desteği, bazen
ülkenin zararına görünse bile uzun vadede faydasına olan işlere imza atılmasını
sağladı.
Bugün bunların birçoğunun
emaresini de görüyoruz.
Yeni bacasız sanayi geliyor
Sağlık Bakanlığı’ndan çok
kıymetli bir dostum önemli uyarılarda bulundu.
Türkiye’nin ikinci bacasız
sanayisi olarak şehir hastaneleri
geliyor. Yurtdışından gelecek sağlık turistleri hem şifa bulacaklar hem de
bizim cari açığımızı kapatmamız için büyük bir katkı sunacaklar.
Piyasa bildiğini okuyor
Yeni Hazine ve Maliye Bakanı
Berat Albayrak her ne kadar selefinin söylediklerini tekrarlasa da piyasaların
kafasında başka şeyler var.
Ülkemizde artan döviz
miktarından kâr elde etmek isteyen vatandaşlar mevcut.
Bu da çok doğal bir şey.
Hükûmet elinde parası olan bu
kesime kâr edeceği alternatif araçlar sunmalı…
Bunlar küresel piyasaların
müşterileri olamaz.
Çünkü bu vatandaşlar dışarıya çıktıkça kapitalist
sistemin ağababalarının değirmenine su taşıyor.
Daha Yerli ve Millî finansal
araçlar gerekiyor.
Benim bu anlamda önemli bir
tavsiyem var:
Ekonomi yönetimine tavsiyem
Türkiye olarak henüz yeterli
girişimcilik perspektifini yakalayamadığımız bir gerçek!
Devlete olan bağlılık hala çok
yüksek…
Bu aslında kötü bir şey değil.
Elinizde ne varsa onu kullanırsınız.
Un lazımsa ve elinizde de mısır
varsa o zaman mısır ununu kullanırsınız.
Benim tavsiyem ise halkımızın
devlete olan bu bağlılığını değerlendirelim.
Buradan yeni bir sistem üretelim.
Dünyada melek yatırımcılık
anlayışı pek bir revaçta…
Aynı zamanda kitlesel
fonlamalar da öyle…
İnsanlarımız devletine
güveniyor.
Yap-işlet-devlet modeli çok
başarılı olmuş bir model.
Peki…
Türkiye’de pazarı hazır olan ama ithalata dayalı ürünlerin
hüküm sürdüğü sektörlerdeki malların üretimini devlet güvencesi ile kurulacak
bir şirket vasıtasıyla halkın kitle fonlaması sağlayarak kursak…
Çok iyi olmazı mı?
İşletmesi de özel sektöre
verilse…
Böylece devletin şirketlerdeki kronik
sorunlarını bu yapılara sirayet ettirmeyiz.
Aslında dünyada bu yöntem zaten var.
Ama benim söylediğim; bu modeli
tersten uygulamak üzerine kurulu…
Normalde devlet veya özel
şirket önce şirketi kurar.
Sonra işletmesini yapar.
Markalaştığı zaman, yeni
yatırımlar için halka arz uygulaması ile kaynak sağlar.
Bu model dünyada da bu şekilde
uygulanıyor.
Ama Türkiye’nin elinde özel
bir güç var.
Vatandaş devletine inanıyor.
Bu nedenle devletin kefil
olacağı bir yapıya destek verecektir.
Üretim temelli bir model olduğu
için bu yapı faizsiz finansmanın da katılmak isteyeceği önemli bir mekanizma haline gelebilir.
Teşvikler ile desteklenen
alanlarda, üretimi yapacak bir konsorsiyum kurulup finansmanı ise halktan “kitlesel fonlama” usulü ile toplanabilir.
İyi olmaz mı?
Tabii burada ana ilke şu: kazançlar döviz veya altın ile yarışmalı.
Mekanizmaya destek için ortaya
koyulacak teşvikler ve yasal düzenlemeler çok önemli…
Yeni Hazine ve Maliye Bakanımız
Berat Albayrak’ın ve Yeni Hükûmet Sistemi’nin ekonomi ekibine sunarım…
13.07.2018 tarihinde MİLAT GAZETESİ'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

0 yorum:
Yorumunuz kısa zamanda yayımlanacaktır.
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.