Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın yeni Meclis’te yemin etmesi ile başlayan yeni hükûmet sistemi sonrasında Türkiye’de büyük bir “dönüşüm” yaşanmaya başladı.
Art arda yayımlanan
kararnameler ile ciddi bir reformlar
sürecine girdik.
Yemin
ettiği günün akşamı yeni bakanları açıklayan Erdoğan’ın tevazu ortaya koyan
duruşu dikkatimi çekti.
“Diktatör” denildiği zaman susan, “Lider” denildiği zaman susan ama
dünyadaki herhangi bir mazluma ya da
kendi halkına bir “kötülük” gelince bütün gücüyle
karşılık veren bir Cumhurbaşkanı…
16 Nisan
Referandumu sonrası, “Artık demokrasi
bitmiştir” diyenlere rağmen Erdoğan’ın, yeni sistem ile elde ettiği güçle
hiçbir ego göstermemiş olması bana “bu değişikliği halk için istiyoruz”
argümanında samimi olunduğunu gösterdi.
Neyse, yeni kabine
açıklandı.
Ben de salonda
sabırsızlıkla bekledim.
Açıklanan liste gerçekten çok sürpriz oldu.
Ankara kulislerinin
nabzını tutan birçok kişinin tahminleri gibi benim de tahminlerimin çok dışında
atamalar gerçekleşti.
Yeni Bakanları Duyunca
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı’nın bir kişi olması büyük şaşkınlık yaptı.
Tanıdık isimleri
görünce, “Tabii abi ya” dedik!
Özel sektörden
yapılan atamaları anlamaya çalıştık.
Kadın bakanların
olması sevindirdi, iki kadın bakanın
olması üzdü.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı” Berat Albayrak’ın Hazine ve
Maliye Bakanı olması şaşırttı.
Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı’nda tüm önyargılara rağmen “güzel işler” başarmış olması önemli bir durum…
Kendi rüştünü
burada ispatladı.
Ama...
Hazine ve Maliye
çok başka bir alan…
Burada rüştünü ispatlaması için daha da çok
çalışmalı...
“Enflasyon Canavarı” azmışken atacağı “özel adımlar” ile bu canavarı
dizginlemesi ona büyük “itibar”
kazandırır.
Süleyman Soylu’nun
İçişleri Bakanlığındaki “üstün başarısını”
kimse reddedemez.
"Halkın adamı", "personeli ile uyumlu yönetici" ve "teröristlerin en büyük düşmanı" sıfatları ile ciddi
bir “ün” sahibi oldu.
Bunu devam
ettirmesi ülkemiz için çok iyi olacak…
Hulusi Akar Gerçeği...
Genelkurmay Başkanı
Orgeneral Hulusi Akar’ın Savunma
Bakanlığı’na getirilmesinde çok önemli bir detay var.
Yeni döneme geçiş
ile birlikte yayımlanan kararnamelerde öne çıkanlardan biri: Savunma Bakanlığı, ordu üzerindeki her türlü
denetleme faaliyetini tek başına gerçekleştirecek.
Ne var bunda zaten
daha önce de yapıyordu, diyenler olmasın sakın.
Daha önce “kısmen”
yapıyordu.
“Teamüller” engelliyordu.
Subayların rütbelerini
yükseltme sürelerini de Cumhurbaşkanı belirleyecek.
Yüksek Askeri Şura
(YAŞ)’nın etkinliği de iyice kırıldı.
MGK desen aynı
durum…
Vesayetin kökünü tamamen kazımak için ordunun sivil denetim altına girmesi önemli bir dönemeçti.
Ve bu önemli
dönemeç, tüm TSK mensuplarının “saygı
duyacağı tek adamın sivilleşmesi”
ile başladı.
Bu şekilde sonraki
dönemlerde gelecek diğer sivil bakanlara karşı askeriye içerisindeki tepki
kırılmış olacak.
Yani “yeni teamüller” oluşacak.
Askeriye'ye son büyük reform
Tamamen profesyonel
ordu kurulmasına çok az kaldı.
Yakında bedelli ile
ilgili Meclis’e gelecek yasa teklifi askeriyede profesyonelleşme ile ilgili de
önemli bir dönemeç olacak.
Jandarma’nın
İçişleri Bakanlığı’na bağlanması gibi büyük bir hamle daha gelecek.
Çok yakında 15
Temmuz Hain Darbe girişiminin başarısızlığa uğramasını sağlayan en önemli
yapı da Cumhurbaşkanlığı’na bağlanacak.
Ömer Halisdemir
gibi vatan kahramanlarının bulunduğu
Özel Kuvvetler Komutanlığı da yakında direkt Cumhurbaşkanına bağlı olacak.
Bu değişiklik ile
Türkiye’deki askeri vesayet, bir daha geri gelmemek üzere tamamen yok olacak.
Adnan Oktar Çetesi
Emniyet Müdürlüğü, Adnan Oktar Çetesi isimlendirmesi ile
bu çeteye mensup 235 kişiye operasyon yaptı.
Adnan Oktar ve
kediciklerinin yanında bu grupla irtibatlı birçok kişi gözaltına alındı ve mal varlıklarını tedbir
getirildi.
Bu hamlelerin yeni
hükûmet sistemi ile gelmesinin tesadüf olduğunu sananlar olabilir.
O iş öyle değil, kardeşim...
Artık siyaset
üzerinde üretilen baskılar ile ülkeyi dizayn etme dönemi bitti.
Ama dikkat
edilmeli, yargı hakkı kutsaldır.
Hiç kimse Türk
yargısının sağladığı adaletten şüphe etmemeli.
Bu nedenle bir an
önce köklerimize uyan köklü bir yargı reformu yapılmalı.

0 yorum:
Yorumunuz kısa zamanda yayımlanacaktır.
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.