3 Eylül 2022 Cumartesi

ADAY GÜLTEKİN UYSAL OLMALI

Zor geçen yaz döneminin ardından gelen sonbahar da zor geçecek gibi görünüyor.

Vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısının yanına bir de artan enerji fiyatlarının eklenmesi kış aylarındaki sıkıntıyı artıracağı düşüncesini iyice perçinledi.

Bu süreçte yaşanan ekonomik problemlere karşı iktidarın ortaya koyduğu çözümleri yeterli bulanlar olduğu gibi daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini düşünenler de var elbet...

AK Parti iktidarını 21 yılda yıkamayan muhalefetin arkasına aldığı bu ekonomi rüzgârını avantaja çevirerek iktidara geçme isteği anketlerde karşılık bulsa da, beklentileri karşılanmayan AK Parti seçmeninin daha çok "kararsızlar" cephesinde kaldığı gerçeği gözden kaçırılmamalı.

Fakat bu anlamda iktidarın eksik bıraktığı yeri doldurmak için gayret göstermeye çalışan muhalefet partilerinin en büyük başarısı Altılı Masa olsa gerek.

Zira Türkiye demokrasisinin güzel bir örneği olan Altılı Masa, "ortak politika" geliştirmek yerine "Erdoğan’ı göndermek" amacında birleşe bile yine de bu kadar partinin bir araya gelebilmiş olması Türk siyaseti açısından gerçekten de çok iyi bir durum.

Şüphesiz bu durumu sağlayan önemli bir araç da Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi yani namıdiğer Başkanlık Sistemi ile gelen yüzde 50 artı 1 oy ile yürütmeyi elde etme şartıdır.

Çıkarları için bir araya gelme refleksi gösteren muhalefetin ortak politika yürütebileceğini de göstermek adına kurduğu önce "Dörtlü" sonra DEVA ve Gelecek Partilerinin de katılımıyla Altılı hale gelen Masa’nın Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş hedefi dışında ortak bir hedef ortaya koyamadığını görüyoruz.

Seçim güvenliği ile kuşatıcı bir Cumhurbaşkanı adayı uzlaşılan diğer konular arasında olsa da "adayın masadan çıkacağı" fikrinde uzlaşılması oldukça garip...

Çünkü masada aynı zamanda “kazanacak aday” hedefi de ortaya koyuldu.

Ama masadaki mensupların hepsi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı seçim kaybetmiş isimler...

Bu nedenle masanın vaatleri ile gerçekler arasında yaşadığı bazı tutarsızlıklar var.

Bu tutarsızlık, söylem ve eylemlere de yansıyor aslında.

Cumhurbaşkanlığı adaylığını garanti altına almak için "helalleşme" çıkışı yaparken "yerine göz diken genel başkan yardımcılarını" da dikkatinden çıkarmayan sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaşadığı benzer durumu sayın Meral Akşener’in de yaşadığını gördük.

Yavuz Ağıralioğlu’nun İYİ Parti’nin "sonraki genel başkanı olma hedefini" taşıyan diğer bir isim Koray Aydın ile aynı yolda buluşması, siyasettin geleceğinde de Karadenizli figürlerin yer alacağını gösteriyor.

Ankara'da Ankaralı bir adayın kazanacağı inancının defalarca dile getirilmesi Mansur Yavaş'ın kazanmasına katkı sağlamıştı.

Bir süredir İç  Anadolu seçmeninin bir kısmının kendilerinden bir Cumhurbaşkanı görmek istediğini duyuyorum.

Altılı Masa'da "seçilebilecek aday" konusunun ortak uzlaşı maddesi olduğu göz önünde bulundurulunca Gültekin Uysal'ın Afyonkarahisarlı oluşuyla bu kontenjana uygun bir isim olduğu görülüyor.


Masanın ayan beyan ortada duran birçok sorunu var.

Kemal Kılıçdaroğlu'na oy vermek istemeyen İYİ Parti, Demokrat Parti, Saadet Partisi, DEVA ve Gelecek Partisi seçmeni olduğu bir sır değil.

Buna rağmen Kılıçdaroğlu'nun HDP'den tam oy alma ihtimali skorborda önemli bir artı ekliyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in "Cumhuriyetin 100.yılında ilk kadın Cumhurbaşkanı" olma fikrini sempatik gören CHP tabanına rağmen HDP'nin kesin kes oy verilmeyeceği beyanları sayın Akşener'in eksi puan hanesine yazılıyor.

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun CHP tabanında tepki görmesi ortak aday olmalarının önündeki en büyük engel olunca geriye Temel Karamollaoğlu ile Gültekin Uysal kalıyor.

Ne yalan söyleyeyim Temel beyin ortak aday olmasını isterim ama Saadet Partisi'nin adayına CHP'nin ne kadar destek vereceği meçhul.

Bir de CHP içinde Sivas olayları konusunda Temel beyi suçlayan ve iş birliğini hâlâ sindiremeyenler var.

Hiçbir rezervi olmayan, CHP'den aday gösterilip sonraki seçim için Meral hanımın kendi listelerinden aday olmazsa "gönül koyacağını" söylediği Gültekin Uysal bu durumda herkesin ortasında kalan bir isim oluyor.

HDP'nin ne cevap vereceğini bilmesem de net bir karşı duruşu olmayacağını tahmin ediyorum.

Masadan çıkacak "ortak aklı" da uygulayabilecek bir isim olabilir.

Çünkü diğer isimlerin ortaya koyduğu güçlü figürler ve büyük oy oranları ile ittifakta yer almaları birçok başka dinamiği devreye sokabilir.

Gültekin Uysal'ın "sayın Fethullah Gülen" şeklinde evvelce yaptığı açıklamasından dolayı geriye dönük bir özür gerekliliği var.

Son günlerde konuşulan yolsuzluk iddialarının bireysel değil de AK Parti'ye mâl edilmesi gerektiğini söyleyerek "kapatma davası açılabileceğini" vurgulayınca Gültekin Uysal'ın muhalefette alamayacağı bir oy kalmıyor zaten.

Cemal Enginyurt'un partiye katılması ile sakin kişiliğinin aksi yönde çıkışlar yapsa da Gültekin beyin sakin kişiliğiyle iş dünyası ile kurduğu derin ilişkileri olduğunu da biliyorum.

Gerisi seçmenin takdiri...



03.09.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.




0 yorum: