AK Parti kurmayları
seçim döneminde bedelli askerlik ile ilgili ciddi bir beklenti olduğunu
söylemişler ve sonrasında da seçimlerin hemen ardından bir düzenleme
yapılacağının müjdesini vermişlerdi.
Bedelli askerlik
ile ilgili çok şey söylendi.
İstesek de
istemesek de bedelli askerlik bekleyen gençlerimizin varlığı kuşku götürmez bir
gerçek…
Bu gerçeği kabul
etmekte fayda var.
“Vatan sana canım feda” naraları
daha çok meydanlarda atılır olduğu için ve popüler kültür nedeniyle artık insanlar
savaşmak yerine daha başka şeyler yapmayı tercih ettikleri için gelinen bu
nokta çok da abartılı karşılanmamalı bence.
Neticede bu gençlik
tüm “yapılan, yapılmayan ve
yapılamayanların” sonucunda ortaya çıktı.
Ayrıca bir de şöyle
ilginç bir durum varmış, Genelkurmay Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı’ndan
paylaşılan bilgilere göre nüfusun hızlı artışı sebebiyle askere alınamayacak
sayıda ciddi bir genç nüfus ortaya çıkmış.
Bunların askerlik görevini
yerine getirerek eritilmesi için ancak on yıl gerekiyormuş.
Bu süre zarfında da
bu sayıya yeni gençler ekleneceği için burada bir kısır döngü meydana
gelecekmiş.

O zaman bu durumu
avantaja çevirelim.
Bedelli askerlik
ile ilgili düzenleme bekleyen gençlerin büyük çoğunluğu askerlik süresinin
hayatlarında “çok önemli bir zamana”
denk geldiğinden yakınıyor.
Gençler, iş
hayatlarında geri kalmaktan ve askerden geldikten sonra tekrar aynı “imkânları ve fırsatları”
yakalayamamaktan şikâyetçiler.
Bu arada 15
Temmuz’da canını sokağa atan esnafımızı ve bütün işverenlerimizi, vatan
sevdalısı bu gençlerin “imkânları ve fırsatlarını (!)”
ellerinden aldıkları için kınıyorum.
Ve şu teklifte
bulunuyorum:
Şu ana kadar bedelli
yasası için istenecek şartların neler olduğuna dair kulislerde dolaşan bazı
şeyler var. 20 bin Türk Lirası
ve 27 yaş şartının şimdi de 15 bin TL ve 25 yaşa dönüştüğü yönünde bir bilgi
dolanıyor.
Hükûmet konunun hassasiyetinin
farkında olduğunu için bu tarz bilgiler sızdırarak kamuoyunu yokluyor.
Ayrıca AK Parti’den
yetkililer ilgili yasanın Yasama Tatili sonrası Meclis’e geleceğini söylediler.
Bu da birkaç aylık
süre içerisinde konunun kamuoyunda iyice şekillenmiş olacağını gösteriyor.
Bu sürece katkı
sunmak adına benim teklifim şöyle:
20 bin, 15 bin gibi bedeller istemek yerine şehit ailelerinin taleplerine ve
gençlerin de iş ile ilgili ortaya koydukları sorunlara da değinerek herkesi “mutlu” edecek bir formül bulalım.
Bir “Bedelli Askerlik Fonu” kurulsun.
Bedelli askerliğe
başvuru yapacak kişilere “10 yıl”
boyunca bir işyerinde “sigortalı”
olarak çalışma ya da bir iş yeri kurarak 10 yıl boyunca burayı “çalıştırma” şartı getirilsin.
Bu şekilde hem gençlerden
çalışmak isteyenler “mutlu” olur hem
de çalışmayı bahane edenlerin toplum vicdanında oluşturacağı yaranın önüne
geçilmiş olur.
Bedelliye
başvuracak her “asker” için sigorta primlerinin
üzerine eklenecek aynı miktar da olacak
şekilde bir “bedel” alınsın.
Bunlar çok paralar
değil.
Aylık 100 ile 200
TL arasında bir rakamdan bahsediyorum.
10 yıllık süreç
tamamlanınca “askerlik” görevini ifa
etmiş sayılsın bu gençler…
10 yıl boyunca
ödenen primler ile büyüyen fon da daha önce teklif ettiğim bir uygulama ile üretime
destek sağlayabilir.
Özel sektör ile
ortaklık kurularak gerçekleştirilecek bir üretim modeli ortaya koyulabilir.
Devlet bu fon ve
teşvikler ile katkı sağlarken özel sektör de bir miktar sermaye ortaya koyarak
işletme görevini yürütür.
Bu fabrikalarda
çalışma önceliği de “şehit ailelerine” verilir.
Hem üretime destek verilmiş
hem de bu ülke için canlarını ortaya koymuş şehitlerin ailelerine de büyük bir
katkı sağlanmış olur.
Ayrıca bedelli
askerlik hakkından faydalanan genç işgücünün de üretime yönlenmesi sağlanır.
0 yorum:
Yorumunuz kısa zamanda yayımlanacaktır.
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.