Nisan ayında Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanun Teklifi, iktidar ve muhalefetin uzlaşısı ile Meclis’ten geçerek bir ay önce Resmi Gazete’de yayımlandı.
Altmış madde, üç günlük zorlu mesaiyle yasalaştı.
Bu kanun Meclis mesaisine göre "oldukça hızlı" ilerleyen "nadir" çalışmalar arasında yer alıyor.
Meclis’teki yasalaşma sürecinde kulislerde milletvekillerine "lobi" yapan spor camiası temsilcileri, gündeme getirdikleri talepler ile maddelerin
bir kısmının değişmesine neden oldu.
İşte o maddelerdeki değişimi ve kanunlaşan metnin spor ekonomisine ve camiasına katkısını Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na sordum.
Sayın Bakan da sağ olsun bu konudaki soruları ilk kez bana cevapladı. Gelelim soru ve cevaplara:
.jpeg)
Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Neşat Gündoğdu ve Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu
- Meclis'te bazı
maddelerde yapılan düzenlemelerin yasanın ruhunu etkileyeceğini düşünüyor
musunuz?
Bakanlık olarak pandeminin hemen öncesinde 13 -17 Ocak 2020
tarihinde Türk sporunun mevcut durumunun değerlendirilmesi ve gelecek
stratejilerinin belirlenmesi amacıyla bir çalıştay düzenledik. 5 gün boyunca
devam eden çalıştayda 7 ayrı salonda toplam 150 saatlik oturumlar gerçekleşti.
175 kulüp temsilcisi, 91 federasyon temsilcisi, 6 amatör spor kulüpleri
federasyonu temsilcisi, 95 bakanlık temsilcisi, 12 moderatör, 10 raportör, 17
genç gönüllü, 48 basın ve hukuk temsilcisi olmak üzere toplamda 457 kişi
katıldı.
- Hatta bu çalışmanın
çıktılarını bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurmuştunuz ve kısa zaman önce
de yine bir basın toplantısıyla konuyu tekrar gündeme getirmiştiniz.
Tüm bu çalışmaların sonucunda 3 ana tema tespit edildi.
Birincisi Hukuki Altyapının Güçlendirilmesi, İkincisi Ekonomik Durumun
Güçlendirilmesi, Üçüncüsü Yönetim ve Koordinasyonun Geliştirilmesi. Bu
konuların konuşulma ağırlıkları da sırasıyla; %44, %30 ve %26. Yasaya
baktığınızda da "ağırlık olarak bu dağılımı görüyorsunuz" zaten. Yasa çalışması
Türkiye’de sporun "tüm paydaşlarının katkısıyla" hazırlandı. Arkadaşlarım yasayla
ilgili bir web sitesi de hazırladı. Orada çalıştaya katılan hangi üye ne demiş,
hangi konulardan şikâyet etmiş, hepsini bulmak mümkün. Sonrasında yasa teklifi
yüce Meclisimizde, Komisyonda görüşüldü. Orada farklı katkılar da oldu. Ama
günün sonunda yasamız iktidarıyla, muhalefetiyle oy birliğiyle geçti. Bu nokta
çok önemli. Demek ki herkes bu yasanın Türk sporunun uzun süreden bu yana gelen
sorunlarına çözüm getireceğini düşünüyor. Bu ortak fikir ve oy birliği yasanın
en güçlü temelini oluşturuyor.
- Yasalaşmanın
ardından spordaki değişimi ilk olarak nerelerde ne zaman görmeye başlarız?
Bu bir süreç. Hem kulüpler hem federasyonlar kendi
planlamalarını yapmaları açısından da bir fırsata sahip. Özellikle finansal
anlamda orta vadede önemli kazanımlar elde edileceğini düşünüyorum. Mevcut
finansal zorlukları aşmak için özellikle kulüplerimiz daha dengeli bütçeler
yapmak ve bu bütçelere uymak zorunda kalacak. Bu da sportif anlamda öz kaynak
düzeninin daha da önem kazanmasına yol açacak. Ben yeni yasanın, yapısal
faydalarının yanında sportif anlamda da uzun vadede önemli katkılarının olacağını
düşünüyorum.
- Yasanın getirmesi
planlanan spor düzeninin sağlayacağı faydaların ne olması bekleniyor? En çok
hangi sorunlara çözüm getirilmiş oldu?
Ülkemizde faaliyette bulunan spor kulüplerinin hukuki,
finansal, şirketleşme, halka açılma ve yönetimsel bir çok sorunu var ama bunlar
içinde en önemli olanı mali sorunlar. Peki mali sorunların sebebi nedir? Bir
çok sebep var ama temel olarak yeterli düzeyde gelir üretilmemesine rağmen, bu
gelirlere uygun olarak gider ve harcamaların düzenlenmemesi ve sürekli
tekrarlanan bütçe açıkları olarak görünüyor. Bu tanımlamanın altını doldurmak
mümkün. Kurumsallaşma, yönetim ve organizasyon yetersizlikleri, sporcu ve
teknik insanlara yapılan parasal ödemeler, yüksek transfer bedelleri, açıkların
genellikle kısa vadeli ve yüksek faiz borçlanmayla kapatılmaya çalışılması gibi
teknik tespitleri yapmak mümkün. Bunlar gizli, bilinmeyen, ilk defa dile
getirilen durumlar değil. Kamuyu
Aydınlatma Platformu aracılığı ile açıklanan finansal tablolar Türkiye Süper
Ligi’nde yer alan özellikle dört büyük kulübün teknik olarak mali yapısının
sürdürülebilir olmaktan uzak olduğunu gösteriyor.
KULÜPLERİN BORÇLARI
Kulüpler tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamalara göre.
2020 Ekim ayı itibariyle:
A Kulübünün 5,33, B Kulübünün 5,2, C Kulübünün 3,3 ve D
Kulübünün 1,25 milyar TL olmak üzere toplam 15.08 milyar TL borcu
bulunmaktadır.
BORÇLAR HIZLA ARTIYOR
Kulüpler tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamalara göre.
2021 Mayıs ayı itibariyle:
A Kulübünün 5,96, B Kulübünün 5,47, C Kulübünün 4,51 ve D
Kulübünün 1,44 milyar TL olmak üzere toplamda 17,38 milyar TL tutarında borcu
bulunuyor. Bu borç toplamı son sekiz yılda %534 oranında artmış.
İFLAS ÖNLENECEK
Bu tablonun açıklaması şu:
Kulüplerin borçları varlıklarını ve öz sermayelerini yok ediyor ve artan zararlar dolayısıyla kulüpler teknik anlamda iflasa sürükleniyor.
Yasa öncelikle kulüplerin mali olarak sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlayacak.
Herkesin ayağını yorganına göre uzatmasını
sağlayacak.
28.05.2022 tarihinde Milat Gazetesi'nde yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.
0 yorum:
Yorumunuz kısa zamanda yayımlanacaktır.
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.